Ağrı Dağı

Angıt kuşları Ağrı Dağı Milli Parkı'na da sadık kaldı

IĞDIR (AA) – HÜSEYİN YILDIZ – Doğada yaşayan kuşların en renklilerinden olan ve eşine sadakatiyle tanınan angıt, üremek için Türkiye'nin en doğusundaki sulak alanları tercih ediyor.

Yurdun İran, Ermenistan ve Nahçıvan'a sınır noktası olan Iğdır'daki Ağrı Dağı Milli Parkındaki sulak alanlar, birçok yaban hayvanına olduğu gibi angıtlara da ev sahipliği yapıyor.

Rengarenk tüyleri, gizemli davranışları ve ürkekliğiyle bilinen angıtlar, sınır hattı olmasından dolayı insan kalabalığının olmadığı bölgelerde yaşamını sürdürüyor.

Milli parkın sınırlara yakın alanlarında yoğun şekilde görülebilen angıtlar, yumurtadan çıkan yavrularıyla sulak alanda gezerek, bölgenin doğal güzelliğine renk katıyor.

Eşi öldüğünde başka bir kuşla bağ kurmaması, eşinin yasını tutmasıyla bilinen ve hikayelere konu olan angıtlar, bölgeye gezmeye gelenlerin de en fazla görmek istediği kuşlar arasında yer alıyor.

Iğdır Üniversitesi Kuş Bilimi Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Emrah Çelik, AA muhabirine yaptığı açıklamada, angıt kuşlarının kuş bilimi açısından önemli olduğunu söyledi.

Milli parktaki sulak alanlarda angıt kuşunun bulunmasının önemine değinen Çelik, "Angıt bu bölge için yerli bir tür. Özellikle mayıs ayında kuluçkaya yatar, haziran ayında yavruları yumurtadan çıkar. Angıt burası için önemli bir tür." dedi.

Angıtların nadir görülebilen kuş türlerinden olduğunu aktaran Çelik, "Özellikle tarım alanlarında ve geniş ovalarda bu türü görmek mümkün. Şimdi yavruları yumurtadan çıkmış, birlikte sulak alanlarda besleniyorlar. Su üzerinde birlikte gezmeleri gerçekten de görülmeye değer anlar." diye konuştu.

– "Angıtlar tek eşlidir, eşlerine sadıktır"

Bu kuş türünün davranışları ve yaşam tarzı nedeniyle de merak edildiğini vurgulayan Çelik, şunları söyledi:

"Angıt kuşunun görsel bir güzelliği var, ilgi çekiyor. Ayrıca angıtlar tek eşlidir, eşlerine sadıktır. Burada bu türü gözlemlemek, yaşayışlarını, ekolojilerini, yaşam döngülerini izlemek mümkündür. Doğa ve yaban hayatı fotoğrafçıları ile kuş gözlemcileri buraya gelerek angıt kuşlarının yaşamının büyük bir bölümünü izleyebilirler."

Ağrı Dağı Milli Parkı yaban hayatı zenginliğiyle ilgi çekiyor

IĞDIR (AA) – Türkiye’nin en yüksek noktası olan 5 bin 137 metre yüksekliğindeki Ağrı Dağı’nın eteklerini çevreleyen milli park, flora ve fauna açısından bölgenin en önemli zenginlikleri arasında yer alıyor.

Milli parkta bulunan sulak alanlar balık türlerine ve su kuşlarına yaşam alanı sunarken birçok kuş, sürüngen, kemirgen ve memeli de bu bölgede yaşamını sürdürüyor.

Ağrı Dağı’nın zirvesinden gelen kar sularıyla beslenen onlarca kilometre uzunluktaki sulak alanların canlandırdığı milli park, hem yaban hayatı varlığı hem de sunduğu doğal güzellikleriyle yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor.

Her mevsim birbirinden farklı hayvanlara ev sahipliği yapıyor

Hayvan çeşitliliğinin yanı sıra bitki çeşitliliğiyle oldukça zengin olan milli park, her mevsim birbirinden farklı hayvanlara ev sahipliği yapması dolayısıyla ziyaretçilerin beğenisini topluyor.

Bölgede çalışma yürüten Iğdır Üniversitesi Avcılık ve Yaban Hayatı Programı Dr. Öğretim Üyesi Emrah Çelik, AA muhabirine yaptığı açıklamada, milli park içerisinde yer alan irili ufaklı göllerin yaban hayatına çok büyük katkı sağladığını söyledi.

Milli parkın çok sayıda farklı türe ev sahipliği yaptığını belirten Çelik, “Fauna olarak memeli, sürüngen ve kemirgen türleri oldukça fazla ayrıca bölgeye ciddi anlamda kuş türlerini de çekmekte.” dedi.

“Önemli kuş göç yolları üzerinde yer alıyor”

Ağrı Dağı Milli Parkı’nın doğa fotoğrafçılığı ve kuş gözlemciliği için de oldukça uygun olduğunu ifade eden Çelik, şunları söyledi:

“Doğaseverlerin bu milli parka gelmesini tavsiye ediyoruz. Burası 3 ülkeye sınır olması bakımından önem arz ederken önemli kuş göç yollarının da üzerinde yer alıyor. Dolayısıyla kuş gözlemciliği için uygun. Sunduğu manzaralarıyla da doğa fotoğrafçılarının ilgisini çekiyor.”

“İlgisi olan arkadaşlara gelmelerini tavsiye ediyorum”

Bölgede çalışma yapan fotoğraf sanatçısı Mert Ekmekçi de ekip olarak deklanşöre basmak için milli parkı tercih ettiklerini dile getirerek, “Adeta görsel şölen var, çok güzel fotoğraflar çektik. Burada çektiğimiz fotoğraflar sosyal medyada ve değişik platformlarda çok ilgi görüyor. Doğa fotoğrafçıları olarak ara ara buraya geliyoruz. Sosyal medyada birçok kişi bu alanın yerini soruyor. Bu tür yerlere ilgisi olan arkadaşlara gelmelerini tavsiye ediyorum.” dedi.

Ağrı Dağı Milli Parkı sakarmeke yavrularıyla cıvıl cıvıl oldu

IĞDIR (AA) – Iğdır'da yumurtadan çıkıp doğayla buluşan sakarmeke yavruları, Ağrı Dağı Milli Parkı'nı şenlendirdi.

Türkiye'nin en büyük milli parklarından olan Ağrı Dağı Milli Parkı, birçok kuş türüne olduğu gibi sakarmekelere de ev sahipliği yapıyor.

Yılın her mevsiminde milli parkta bulunan sakarmekeler, burada üreyip hayatını sürdürüyor.

Kuluçkaya yatan sakarmekelerin yavruları haziran ayında yumurtadan çıkarak, kendi ve diğer kuşların sesleri ile cıvıl cıvıl olan milli parkta doğayla buluştu.

Anneleriyle sulak alanda beslenmeye çıkan sakarmeke yavruları, güzel görüntüler oluşturdu.

Sulak alanın neredeyse her yerine yayılan yavruların doğayla buluşması görülmeye değer anlar sundu.

İhtişamlı Ağrı Dağı ile antik kent aynı karede

KARS (AA) – UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alan, "Dünya Kenti", "Medeniyetler Beşiği", "Binbir Kilise" ve "40 Kapılı Şehir" olarak da adlandırılan Ani Ören Yeri'nin, "Türkiye'nin çatısı" olarak nitelendirilen Ağrı Dağı'yla aynı karede bütünleşmesi, güzel manzaralar oluşturdu.

Türkiye-Ermenistan sınırında yer alan, Kars'ın Arpaçay ilçesi yakınındaki Ani Ören Yeri, 961-1045 yıllarında Pakraduni Hanedanlığı döneminde başkentlik yaptı.

UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne 15 Temmuz 2016'da dahil edilen antik şehir, 11. ve 12. yüzyıla ait İslam mimarisi eserlerini de bünyesinde barındırıyor.

Kurulduğu günden bu yana 23 medeniyete ev sahipliği yapan, aynı zamanda Kafkaslardan Anadolu'ya ilk giriş kapısı olan Ani, her mevsim ziyaretçilerine ayrı güzellikler sunuyor.

Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesinde bulunan ve "Türkiye'nin çatısı" olarak nitelendirilen Ağrı Dağı, zaman zaman havanın açık olmasıyla Kars'taki Ani Ören Yeri'nden görülebiliyor.

Deniz seviyesinden 5 bin 137 metre yüksekliği ile "Türkiye'nin en yüksek dağı" olma özelliğini taşıyan Ağrı Dağı'nın havanın güzel olması nedeniyle Ani Ören Yeri'nden gözükmesini fırsat bilen bazı ziyaretçiler bu anı ölümsüzleştirdi.