AIDS

Çankaya Belediyesinin HIV ve AIDS testlerinden 2 bin 266 kişi yararlandı

ANKARA (AA) – Çankaya Belediyesinin HIV ve AIDS testi ile danışmanlık hizmetlerinden bu yıl 2 bin 226 kişinin yararlandığı bildirildi.

Belediyeden yapılan yazılı açıklamada, Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Genel Müdürlüğüyle imzalanan protokol çerçevesinde, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) ve sivil toplum kuruluşları ile iş birliği yapılarak verilen anonim HIV ve AIDS testi ve danışmanlık hizmetlerinin devam ettiği belirtildi.

Bu yıl içerisinde 1116 vatandaşa laboratuvar testi, 670 kişiye telefonda danışmanlık, 440 kişiye ise yüz yüze danışmanlık hizmeti verildiği bildirilen açıklamada, HIV, AIDS, tüberküloz ve sıtma gibi enfeksiyonlar ile bu hastalıklara bağlı ölümlerin 2030 yılına kadar engellenmesinin hedeflendiği kaydedildi.

HIV düzenli ilaç kullanımıyla kontrol altında tutulabiliyor

İZMİR (AA) – Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Selda Erensoy, HIV'in düzenli ilaç kullanımıyla kontrol altında tutulabildiğini söyledi.

Prof. Dr. Selda Erensoy, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2009'da kurulan derneklerinin, mikrobiyolojik hastalıklar konusunda çalışmalar yaptığını, Edinilmiş Bağışıklık Eksikliği Sendromu (AIDS) hastalığının da çalışma konularından biri olduğunu dile getirdi.

HIV'in korunmasız cinsel ilişki, enjektör paylaşımı, HIV ile enfekte kan ve kan ürünleri transfüzyonu veya anneden bebeğe gebelik döneminde, doğum sırasında veya doğum sonrasında emzirmeyle bulaşabildiğini anlatan Erensoy, hastalığın ölümcül sonuçları olduğunu vurguladı.

Prof. Dr. Erensoy, HIV'den korunmak için henüz bir aşının bulunamadığını belirterek, şunları kaydetti:

"HIV'de erken tanı ve tedavi çok önemli. Çok etkili ve başarılı ilaç seçenekleri var. Hastanın yaşam kalitesinin artmasına hem de virüsü baskılamaya yardımcı oluyor. HIV doğru zamanda erken olarak tanınır, tedaviye başlanırsa, düzenli ilaç kullanımıyla kontrol altında tutulabiliyor. Ancak tamamen enfekte olmuş kişinin vücudundaki tüm hücrelereden yok edilmesi henüz mümkün değil."

Dünyada HIV'in yayılmaması için tüm kurumların çalışma yaptığını anlatan Erensoy, sözlerini şöyle tamamladı:

"DSÖ, 2030 yılına kadar tüm dünyanın sorunu olan HIV/AIDS salgınının kontrol altına alınması ve hatta sonlandırılmasını hedeflemektedir. Bu amaçla enfekte kişilerin yüzde 90'ının durumunun farkında olmasını yani tanı almasını, tanı alan kişilerin yüzde 90'ının tedaviye ulaşmasını ve tedavi alan bireylerin yüzde 90'ının da etkin bir şekilde viral replikasyonunun baskılanması hedefini koymuştur. Bu hedef 90-90-90 olarak isimlendirilmiştir."

Prof. Dr. Erensoy, tedavinin başarısında HIV'li kişilerin ayrımcılığa uğramamasının da son derece önemli olduğunu sözlerine ekledi.

Tüm gebelere HIV taraması

ANKARA (AA) – Sağlık Bakanlığının “Türkiye HIV/AIDS Kontrol Programı” kapsamında, HIV enfeksiyonu yönünden tüm gebelerin taraması yapılacak.

Sağlık Bakanlığı tarafından, Türkiye’de HIV/AIDS (İnsan bağışıklık yetmezliği virüsü/Edinilmiş bağışıklık yetmezliği sendromu) çalışmalarına yol haritası oluşturmak ve HIV/AIDS yayılımı için risk oluşturan faktörlerle mücadele etmek amacıyla “Türkiye HIV/AIDS Kontrol Programı 2019-2024” hazırlandı.

Programla HIV/AIDS yeni vaka sayısı ve enfeksiyona bağlı ölümlerin azaltılması, HIV/AIDS’e yönelik sağlık hizmetlerinin kapasitesinin geliştirilmesi, HIV ile yaşayan kişilere yönelik ayrımcılık ve mahremiyet ihlallerinin önlenmesi amaçlandı.

Program dahilinde sağlıktan eğitime, asayişten ilaca kadar her alanda çalışma yürütülecek.

“Sağlıkla ilgili kongrelerde HIV/AIDS oturumları yer alacak”

Sağlık alanında yapılacak faaliyetler kapsamında, iş yeri hekimleri tarafından çalışanlara yönelik HIV/AIDS konusunda eğitim verilecek. Ayrıca sağlık kurumlarında görevli tüm personele de HIV/AIDS konusunda standart hizmet içi eğitimler düzenlenecek.

Sağlık ilişkili kongrelerde HIV/AIDS oturumlarının yer alması sağlanacak. Burada HIV/AIDS Kontrol Programı’nın ve yürütülen hizmetlerin paylaşımı, hastalıkla ilgili damgalama ve ayrımcılık konularında seminerler düzenlenecek.

Program kapsamında toplumu enfeksiyon risklerinden korumak için hizmet verecek mevcut danışmanlık ve test merkezlerinin sayısı ve erişilebilirliği artırılacak. Riskli davranış sonrası danışmanlık merkezlerine başvuru teşvik edilecek.

Tedaviye devamlılığın sağlanması için danışmanlık hizmeti verilecek

HIV/AIDS ile ilişkili ölümleri ve bulaşmayı azaltmak için de tanı alan hastaların tedaviye devamlılığının sağlanması amacıyla danışmanlık hizmeti verilecek. Gönüllü Danışmanlık ve Test Merkezleri (GDTM) yaygınlaştırılacak. GDTM hizmet sunumunun ve personel eğitimlerinin standardizasyonu ve sürekliliği sağlanacak.

HIV/AIDS korunma, bulaş yolları konusunda bilgi verilmesi, ücretsiz ve gizlilik esasları içerisinde HIV test hizmetinin sunulması, test öncesi ve sonrasında danışmanlık hizmetinin verilmesi, tedavi için bir merkeze yönlendirilmesi amacıyla gönüllü danışmanlık ve test merkezleri için ilgili standart uygulama rehberi hazırlanacak.

Bu merkezlere mesai saatleri dışında da ulaşma ve erişilebilirliğini artırmaya yönelik dış ulaşım aktiviteleri planlanacak ve yürütülecek.

Mevzuat düzenlemesine gidilecek

Toplumda HIV enfeksiyonunun tedavi edilebilir bir enfeksiyon olduğu, düzenli tedavi altında olmanın HIV enfeksiyonundan AIDS evresine dönüşmeyi engelleyip bulaştırıcılığı azaltacağına dair farkındalık çalışması yapılacak.

Hassas grupların büyüklük dağılımının ortaya konulması için bilimsel araştırmalar yapılacak. Madde kullananların riskli davranışlarının önlenmesine yönelik programlar geliştirilecek. Hassas gruplarda HIV enfeksiyonu farkındalığının artırılmasına yönelik çalışmalar yapılacak.

Program kapsamında, enfeksiyonun tanı, takip ve bilgilendirme ile ilgili mevzuat düzenlemesi yapılacak. Evlilik öncesi sağlık muayenesi mevzuatı ve işleyişi, ihtiyaçlar doğrultusunda güncellenerek sürdürülecek. Hasta yakınlarına ve üçüncü şahıslara yönelik bilgilendirmeye yönelik mevzuat düzenlemeleri yapılacak.

HIV pozitif sağlık çalışanlarına yönelik çalışma yaşamı ve sosyal güvenlik uygulamalarını kapsayan düzenleme yapılacak. İstem dışı riskli temas olgularında klinik yönetim algoritmaları düzenlenecek. Ayrıca, cerrahi girişimlerde enfeksiyon kontrol, önleme stratejisi ve prosedürleri güncellenerek uygulanması sağlanacak.

Elektronik HIV/AIDS bilgi sistemi yenilenecek

Kan ürünlerinin kullanımına bağlı HIV enfeksiyonu bulaş riskinin önlenmesi için de çalışmalar yapılacak.

Öte yandan, elektronik HIV/AIDS bilgi sistemi yenilenecek. Geçici barınma kampları ve insani yardım alanlarında görevli sağlık çalışanları da HIV/AIDS bildirimleri ve mahremiyet ilkeleri hakkında bilgilendirilecek.

Öte yandan enfeksiyonun anneden bebeğe geçişinin tamamen önlenmesi için çalışmalar da yapılacak. Bu kapsamda, HIV enfeksiyonu yönünden tüm gebelerin taranması, HIV pozitif gebelerin gebelikleri süresince tedavi devamlılığının sağlanmasına yönelik program geliştirilecek.

Sosyal güvencesi olmayan ve HIV pozitif gebelerin gebelik süresince kesintisiz tedaviye ulaşımı ve aynı zamanda genel sağlık sigortası kapsamında olmayan yabancı uyruklu gebelerin de tedaviye erişimlerinin sağlanması için mekanizmalar hazırlanacak.

Tedavi protokolleri güncellenecek, tedavi ve takip hizmetlerinin kalitesi güçlendirilecek. Tedavide kullanılan ilaçlara erişim kolaylaştırılacak.

Laboratuvar kapasitesi, doğrulama testleri için yetkilendirilmiş laboratuvar ile direnç testlerinin çalışıldığı merkez sayıları artırılacak.

Muhabir: Yeşim Sert Karaaslan

HIV/AIDS ile mücadelede 2019-2024 yol haritası oluşturuldu

ANKARA (AA) – Türkiye'de HIV/AIDS çalışmalarına yol haritası oluşturmak ve HIV/AIDS yayılımı için risk oluşturan faktörlerle mücadele etmek amacıyla "Türkiye HIV/AIDS Kontrol Programı 2019-2024" hazırlandı.

"Türkiye HIV/AIDS Kontrol Programı 2019-2024" ve ilki 2013'te yayımlanan ancak son gelişmelerle güncellenen "HIV/AIDS Tanı Tedavi Rehberi 2019" tanıtım toplantısı yapıldı.

Sağlık Bakan Yardımcısı Emine Alp Meşe, Bakanlığın Bilkent Yerleşkesi'nde düzenlenen toplantının açılışında yaptığı konuşmada, ilk kez 1980'li yıllarda tanımlanan HIV enfeksiyonunun tüm dünyada yayılmaya devam ettiğini söyledi.

Hastalığın korunmasız cinsel temas, ortak paylaşılan enfekte enjektörlerle damar içi madde kullanımı, gebelik ve doğum sırasında anneden bebeğe ve kan transfüzyonu yoluyla bulaşabildiğine dikkati çeken Meşe, Türkiye'de HIV/AIDS ile mücadelede bugüne kadar başarılı adımlar atıldığını ifade etti.

Meşe, 1985'te bildirilen ilk HIV olgusunun ardından, HIV/AIDS bildiriminin zorunlu hastalıklar listesine alındığını aktararak, 1994'ten itibaren özel izlem çalışmaları yürütüldüğünü ve tanı konulan hastaların bildirimlerinin isim belirtilmeden, kodlu olarak yapıldığını vurguladı.

Türkiye'de HIV enfeksiyonunun tedavisinin dünya standartlarında uygulandığını belirten Meşe, şu bilgileri verdi:

"Ülkemizde HIV enfeksiyonu tanısı alan bütün vatandaşlarımız, öncesinde sigortası olmasa dahi, Genel Sağlık Sigortası kapsamında hastalığa yönelik tetkik ve yenilikçi tedavi hizmetlerine rahatlıkla ve ücretsiz ulaşabilmektedir.

Vatandaşlarımız istedikleri merkezlerde tedavi hizmetlerini alabilmektedir. Ülkemizde tanı konan ve bildirimi yapılan tüm hastaların tedavi ve bakım hizmetlerine ulaşmalarını sağlayan Genel Sağlık Sigortası (GSS) uygulaması pek çok ülkeye örnek oluşturabilecek bir uygulamadır. Vatandaşlarımız, yenilikçi ilaçlar dahil ilaca erişimde sorun yaşamamaktadır."

– Hastalıkla mücadelede küresel hedefler

Meşe, dünyada HIV enfeksiyonuna yönelik eylem planı için 2030 vizyonu olarak "Yeni HIV enfeksiyonlarının sıfırlanması, HIV ile ilişkili ölümlerin sıfırlanması, HIV ile yaşayan bireylerin daha uzun ve sağlıklı yaşadığı bir dünya yaratarak HIV nedeniyle yaşanan ayrımcılığa son verilmesi"nin, 2030 hedefi olarak ise "Sağlıklı yaşam ve her yaşta iyi olma hali sağlanarak AIDS epidemisinin 2030 yılına kadar halk sağlığı tehdidi olmaktan çıkarılması"nın belirlendiğini aktardı.

Hastalıkla mücadele için Birleşmiş Milletler HIV/AIDS Ortak Programı kapsamında küresel hedefler seçildiğini anlatan Meşe, bu doğrultuda tüm dünyada AIDS ilişkili ölüm sayısının düşürülmesi, HIV ile enfekte olduğu tespit edilen kişilerin yüzde 90'ının tedaviye erişiminin sağlanması ve tedavi görenlerin yüzde 90'ında viral baskılanma sağlanmasının hedeflendiğini söyledi.

Bakan Yardımcısı Meşe, "Bu hedeflere ulaşmada her türlü ayrımcılığın engellenmesi, HIV ile yaşayan veya etkilenen kişilerin kendi toplumları içinde eşit koruma ve sağlık hizmetine erişim hakkına sahip olması temel yaklaşım olarak benimsenmektedir." diye konuştu.

– "25-29 yaş arası genç nüfusta HIV/AIDS sıklığı artmaktadır"

Dünya genelinde hasta sayısı azalırken, Türkiye'nin de coğrafi olarak konumlandığı Doğu Avrupa bölgesinde ve Orta Asya bölgelerinde hasta sayısının arttığına işaret eden Meşe, "Ülkemiz halen düşük prevalanslı ülkeler arasında yer almaktadır. Ancak bulunduğumuz coğrafyadaki toplumsal gelişmeler, uluslararası ticari ilişkilerle birlikte insan hareketlerinin artması, hastalığa ilişkin farkındalığın artması, tanı ve sağlık kurumlarına erişimin artması ile vaka sayılarında artış trendi izlenmektedir. Özellikle 25-29 yaş arası genç nüfusta HIV/AIDS sıklığı artmaktadır." dedi.

Hastalıkla mücadelede küresel hedeflere ulaşmak amacıyla, akademisyenler, ilgili sivil toplum kuruluşları, Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü merkez ve taşra teşkilatında görevli personelin katılımıyla oluşturulan geniş bir çalışma grubu tarafından "Türkiye HIV/AIDS Kontrol Programı" hazırlandığını bildiren Meşe, sözlerine şöyle devam etti:

"Türkiye HIV/AIDS Kontrol Programı, insan haklarını gözeterek, HIV/AIDS yayılımı için risk oluşturan faktörlerle mücadele etmek, her bireyin tanı ve tedavi, bakım ve desteğe eşit ulaşımını sağlayarak, toplumun sağlığını korumak ve geliştirmek misyonu altında ülkemizdeki 2019-2024 yıllarına yönelik HIV/AIDS çalışmalarına yol haritası oluşturmak, ölçülebilir değerlendirmelerle eylem planlarını yürütmek için oluşturulmuştur.

Türkiye HIV/AIDS Kontrol Programı, HIV/AIDS yeni vaka sayısı ve enfeksiyona bağlı ölümleri azaltmak, HIV/AIDS'e yönelik sağlık hizmetlerinin kapasitesini geliştirmek, HIV ile yaşayan bireylere yönelik ayrımcılığı ve mahremiyet ihlallerini önlemek amaçlarını içermektedir. Bu amaçlara ulaşmak için her bir stratejik amaç altında hedefler ve eylem planları geliştirilmiştir."

– "İlaçların yarıdan fazlası Türkiye'de üretildi"

Türkiye genelinde sunulan, bu enfeksiyona yönelik tanı, tedavi, izlem ve korunma uygulamalarında standardizasyonun sağlanması, hizmetlerin niteliğinin yükseltilmesi ve sağlık çalışanlarına rehberlik etmesi amacıyla "HIV/AIDS Tanı Tedavi Rehberi"nin ilk basımının 2013'te gerçekleştirildiğini anımsatan Meşe, rehberin de güncellendiğini söyledi.

Gelişmiş ülkelerde hangi ilaçlar kullanılıyorsa, Türkiye'de de o ilaçlara rahatlıkla ulaşılabildiğinin altını çizen Meşe, "Bugüne kadar ülkemizde HIV enfeksiyonuna yönelik 46 ilaç kullanıma girmiştir. 2018 yılında 896 bin kutu ilaç satılmış, bu ilaçların yarıdan fazlası (487 bin kutu) Türkiye'de üretilen ilaçlardır." dedi.

Meşe, bu yıl mayıs ayı içerisinde yenilikçi ilaçların Türkiye'de üretilmesi ve teknoloji transferi için yabancı ve yerli ilaç şirketleri arasında iş birliği protokolü imzalandığını hatırlattı.