Akif Hamzaçebi

Hamzaçebi, otizmli çocuklarla bir araya geldi

İSTANBUL (AA) – CHP Genel Sekreteri Akif Hamzaçebi, 0-18 yaş grubunda 352 bin otizmli genç bulunduğunu belirterek, "Ancak bunların sadece 26 bini eğitim görüyor. Bu eğitimin süresi de ortalama 2 saat, bunu haftalık 3 saate çıkarmak zorundayız. Haftalık 3 saatlik eğitimi otizmli çocuklarımıza sağladığımızda, toplam otizmli bireylerin yarısının sorunu çözmüş oluyoruz." dedi.

Hamzaçebi, Beykoz Otizmli Çocuklar ve Aileleri Yardımlaşma Derneği (BOÇAY) tarafından otizmli çocuklar yararına Beykoz Koru Sosyal Tesisleri'nde düzenlenen etkinliğe katıldı.

Türkiye'deki engelli yurttaş sayısının 2002'de nüfusun yüzde 12,3'ünü oluşturduğunu hatırlatan Hamzaçebi, 2011'deki Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, nüfusun yaklaşık 6 milyonluk kısmının engelli yurttaşlardan oluştuğunu ve bunların 1 milyon 250 bininin otizmli birey olduğunu kaydetti.

Hamzaçebi, doğuştan 3 yaşına kadar tespit edilebilen norölojik bir bozukluk olan otizmde tanı konulmasının, aileler ile toplumun bilgisine ve duyarlılığına bağlı olduğuna değinerek, "Otizmde en büyük mesele tanının erken konulmasıdır. Tanı ne kadar erken konulursa, otizmli çocuklarımızı o kadar kazanabiliriz. Türkiye'de her 10 kişiden 3'ü otizm kelimesini duymuş ve bu 3 kişiden sadece 1 tanesi otizmin anlamını biliyor. Dünyada ve Türkiye'de her 68 kişiden birisi otizmli olarak doğarken, Türkiye'de ancak 10 kişiden bir kişi otizmin ne olduğunun farkında. Farkındalığı artırmak, toplumsal hassasiyeti, ilgimizi o alana yöneltmek, toplumun, devletin ve belediyelerin görevidir, hepimizin de görevidir. Hiç kimse bu görevden kendisini soyutlamamalıdır. " diye konuştu.

– "Belediyelerin ve devletin görevi, otizmli çocukların sosyalleşmesini sağlamak"

Hamzaçebi, otizmli çocukların yaşıtlarıyla beraber olmaya, sosyalleşmeye, toplumsallaşmaya ve eğitime ihtiyaç duyduğunu belirterek, eğitim konusunda devlete, belediyelere önemli görevler düştüğünü söyledi.

Belediyelerin ve devletin görevinin, otizmli çocukların sosyalleşmesini sağlamak olduğunun altını çizen Hamzaçebi, şöyle konuştu:

"Her otizmli çocuğumuzun, her normal insan gibi ihtiyaçları vardır, eğitim, sağlık, eğlenme, sosyalleşme ihtiyaçları var. İhtiyaçlar herkes için aynıdır ama buna ulaşmada otizmli ve engelli çocuklarımızın zorluğu var. Eğer sosyal olanaklar, toplum ve devlet tarafından karşılanmıyorsa, bu çocuklar eve hapsediliyor. Bu çocuklarımızın eve hapsedilmesi en büyük problemimizdir. 0-18 yaş grubu arasında 352 bin otizmli gencimiz var, ancak bunların sadece 26 bini eğitim görüyor. Bu eğitimin süresi de ortalama 2 saat, bunu haftalık 3 saate çıkarmak zorundayız. Haftalık 3 saatlik eğitimi otizmli çocuklarımıza sağladığımızda, toplam otizmli bireylerin yarısının sorunu çözmüş oluyoruz. Her normal insan gibi onlar da hayata katılıyor ve eğitimlerini görüyor. Üniversiteyi okuduktan sonra iş buluyor ve hayata katılıyor. Bunu sağlamak hepimizin görevidir."

CHP Genel Sekreteri Akif Hamzaçebi, Vodafone 40. İstanbul Maratonu'nda otizmli çocuklar için koştuğunu hatırlatarak, gelecek yıl yine otizmli çocuklar yararına koşacağını ifade etti.

Otizmli çocukların halk oyunları gösterisi sunduğu programda, derneğin küçük gönüllüsü 4 yaşındaki Asmin Toprak, Hamzaçebi'ye otizmli çocukların yaptığı bir hediyeyi sundu.

Programa Beykoz Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek, AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut, iş adamları, sanatçılar, otizmli çocuklar ve aileleri katıldı.

“Fındık fiyatı yabancı alıcıların insafına terk edilmiş durumda”

TBMM (AA) – CHP Genel Sekreteri Akif Hamzaçebi, "Fındığın fiyatı yabancı alıcıların, Avrupa'daki çikolata üreticilerinin insafına terk edilmiş durumdadır." dedi.

Hamzaçebi, Mecliste düzenlediği basın toplantısında, tarım sektörünün önemli bir ürünü olan fındıkla ilgili görüşlerini dile getirdi.

Türkiye'de fındığın 16 ilde, 132 ilçede, 5 bin köyde, Çiftçi Kayıt Sistemi'ne kayıtlı 470 bin, kayıtsızlar da dikkate alındığında 500 bin çiftçiyi ilgilendiren bir ürün olduğunu söyleyen Hamzaçebi, fındığın etki alanına bakıldığında doğrudan 10 milyon insanı ilgilendirdiğini belirtti.

"Bu kadar önemli bir ürün olan fındığın sahipsiz durumda" olduğunu savunan Hamzaçebi, "Fındığın bir sahibi yok. Fındığın fiyatı yabancı alıcıların, Avrupa'daki çikolata üreticilerinin insafına terk edilmiş durumdadır." ifadesini kullandı.

Fındık fiyatına ilişkin eleştiride bulunan Hamzaçebi, "Bugün Türkiye'de fiyatı dolar cinsinden belirlenmesi gereken bir ürün varsa o da fındıktır. Fındığın fiyatı, doların Türk lirası karşılığı neyse o esas alınarak belirlenmek zorundadır." diye konuştu.

Hamzaçebi, Türkiye'nin, normal şartlarda dünya fındığının 4'te 3'ünü ürettiğine, ürettiği fındığın da normal bir sezonda 4'te 3'ünü ihraç ettiğine dikkati çekerek, "4'te 3'ü ihraç edilen bir ürünün fiyatı doğal olarak yabancı para cinsinden, onun Türk Lirası karşılığı olarak belirlenmek zorundadır." dedi.

– "Rekolte 500 bin tonun altına düşecek"

Geçen yıl fındık rekoltesinin 640 bin ton civarında olduğunu hatırlatan Hamzaçebi, bu yılki rekoltenin hava şartlarından dolayı 500 bin tonun altına düşeceğini savundu.

Kabuklu fındığın kilosunun iç piyasada 12 lira olduğunu aktaran Hamzaçebi, şunları söyledi:

"Geçen yıl Avrupalı çikolata üreticileri ya da fındığı ürünlerinde kullanan diğer üreticiler, Türkiye'den kilogramı 3,1 dolardan kabuklu fındık satın almışlardır. Yabancı alıcılar Türkiye'de rekoltenin yüksek olduğu bir dönemde Türkiye'den 3,1 dolardan fındık alırken, bu sene fındığın iç piyasa fiyatının, doğal olarak iç piyasa fiyatının ihracat fiyatı olduğunu dikkate alırsak 2 dolara inmiş olması neyle açıklanabilir? Yani Türkiye Cumhuriyeti şimdi Avrupalı çikolata üreticilerine dönüp 'Sizden özür diliyoruz. Biz geçen sene size fındığı kilogramda 1 dolar pahalı satmışız.' mı diyecekler? Rekolte düşmüş, fiyatın daha çok yükselmesi gerekirken fiyat tam tersine aşağıya düşmüş durumda."

Türkiye'de fındığı Avrupalı çikolata üreticilerinin doğrudan satın aldığını belirten Hamzaçebi, "İç piyasadaki şirketin, bir İtalyan şirketi tarafından satın alınması nedeniyle bugün piyasadaki fiyat 12 liralık, 2 dolarlık fiyat o İtalyan şirketi tarafından oluşturulmaktadır. Sayın Cumhurbaşkanı'nı, Sayın Tarım Bakanı'nı göreve davet ediyorum. Fındığı üreticinin aleyhine olacak şekilde yabancı alıcıların, Avrupalı çikolata üreticilerinin insafına terk edemezsiniz. Buna hakkınız yok." değerlendirmesinde bulundu.

– "Bu bir soygun"

2018-2019 fındık sezonunda fındığın yaklaşık yüzde 35'inin pazara indiğini vurgulayan Hamzaçebi, şöyle devam etti:

"Pazara inen fındık küçük üreticinin fındığıdır. Yani yılda 200, 300 kilogram, bilemediniz 500 kilogram üreten üreticinin fındığıdır. Bu fındık 12 liradan satılıyor. Eğer geçen yılki gibi 3 dolar karşılığı Türk Lirası fiyat olsaydı, fındığın fiyatı 18 lira olacaktı. 500 kilogram fındık satmış olan küçük üreticinin cebine 3 bin lira daha fazla para girecekti. Cebine 3 bin lira fazla giren fındık üreticisi okula giden çocuklarına çanta, kıyafet alırken zorluk yaşamayacaktı. Sizin ne hakkınız var 500 kilogram fındık üreten üreticinin cebinden 3 bin Türk lirasını alıp yabancı çikolata üreticilerine vermeye? Bu bir soygundur, fındık üreticisinin sırtından yapılan bir vurgundur. Sayın Cumhurbaşkanı'na, Sayın Tarım Bakanı'na buradan çağrı yapıyorum, fındığı kollayın, fındığa hak ettiği fiyatı verin. Fındığın hak ettiği fiyat asgari olarak geçen yılki fiyattır."

– 3600 ek gösterge

Seçimlerde hem AK Parti hem CHP hem de diğer siyasi partilerin temel konularından birinin 3600 ek gösterge olduğunu hatırlatan Hamzaçebi, 3600 ek gösterge talebinin emekli maaşlarının yetersizliğinden kaynaklandığını söyledi.

Hamzaçebi, CHP'nin 3600 ek gösterge verilmesi yönünde daha önce verdiği tekliflerin ekim ayında TBMM gündemine geleceğini anlatarak, "Muhalefet partilerinin bu konuda ortaklaşa tutumunun, açıklamalarının olduğunu görüyoruz. Adalet ve Kalkınma Partisinin de bu konuda 24 Haziran seçimlerinden önce bir sözü olduğunu anımsarsak 3600 ek göstergenin verilmemesi için hiçbir neden yok." dedi.

– Emeklilikte yaşa takılanlar

Emeklilikte yaşa takılanlara ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Hamzaçebi, "Bu konuda Mecliste en çok sandalyesi olan parti dışında diğer partilerin teklifleri ya da görüşleri var. Bunun yasalaşmaması için hiçbir neden yok. Yine CHP olarak bunları ekim ayında TBMM'ye getireceğiz. Orada umarım siyasi partiler önceki sözleri uyarınca bu teklifin yasalaşması konusunda gerekli adımları atarlar." diye konuştu.

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Akif Hamzaçebi, "Ekonomik krizden bahsediliyor. İktidar açısından emeklilikte yaşa takılanlara ilişkin düzenleme gerçekçi olabilir mi?" sorusu üzerine, "Bu krizin geleceğini bile bile bu sözü vatandaşa, memurlara verdiysen o zaman doğru konuşmamışsın demektir. O zaman çıkıp onu açıklasınlar. 'Biz bu sözü verdik ama bu kriz ortamında bunu veremiyoruz.' Bu da olabilir elbette. Ekonomik krizin faturasını çalışanlara, dar gelirlilere, yoksullara kesmemek lazım. Ben öyle bir şey görüyorum. Onlara kestiğiniz zaman krizle mücadele paketinin hiçbir inandırıcılığı kalmaz." ifadelerini kullandı.

– "Seyirci kalmak siyasi müdahaledir"

Fındık fiyatlarına ilişkin bazı milletvekillerinin açıklamaları hatırlatılarak, "Fındık fiyatlarının düşüşünde siyasi müdahale de var mı?" sorusuna CHP Genel Sekreteri Hamzaçebi, "Bırakalım milletvekilinin açıklamasını, fındığı piyasaya emanet edip seyrediyorsanız, bu siyasi müdahalenin kendisidir işte. Seyirci kalmak siyasi müdahaledir." karşılığını verdi.

“Sevgi ve barış diline çok ihtiyacımız var”

İSTANBUL (AA) – Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Sekreteri, İstanbul Milletvekili Akif Hamzaçebi, "Okullar arasında eğitim farklılıkları olmamalı. Doğu'daki bir okulda okuyan öğrencimiz, İstanbul'da okuyan bir öğrencimizden daha az eğitim almamalı. Hepsi aynı iyi eğitimi almalı." dedi.

Hamzaçebi, partisi tarafından düzenlenen organizasyonla Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinden konuk olan 52 öğrencinin bir hafta süreyle Sarıyer Belediyesinin Kilyos tesislerinde tatil yaptığı programı için düzenlenen toplantıda konuştu.

İlk defa İstanbul'u gören ve tatil yapan öğrencilerle kahvaltı yapan Hamzaçebi'ye, CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ve Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç eşlik etti.

Hamzaçebi, Türkiye'deki tüm çocukların eşit şartlarda eğitim alması gerektiğine vurgu yaparak şunları söyledi:

"Bütün çocuklarımız aynı eğitim olanaklarına sahip olmalı, bütün çocuklarımız sınavlara aynı eğitim düzeyi ile girmeli. Okullar arasında eğitim farklılıkları olmamalı. Doğu'daki bir okulda okuyan öğrencimiz, İstanbul'da okuyan bir öğrencimizden daha az eğitim almamalı. Hepsi aynı iyi eğitimi almalı. İşte burada devlete büyük bir görev düşüyor. Bunlar ileride mutlaka Türkiye'de gerçekleşecektir, omuzlarınızdaki bu yük hafifleyecek. Buna inanın."

Etkinliğin adının "Barışın Çocukları" olduğunu ifade eden Akif Hamzaçebi, sözlerini şöyle tamamladı:

"Kutuplaşmanın çok konuşulduğu, toplum kesimlerinin birbirlerine farklı anlayışlarla baktığı bir süreçte sevgi ve barış diline çok ihtiyacımız var. Sizler bugünün çocukları, gençleri, yarının büyüklerisiniz. Sizler ailenizin içinde, yaşadığımız toplumun ve ülkemizin kalkınmasında çok büyük görevler üstleneceksiniz. Bu süreçte hayat boyu üstleneceğiniz bu görevlerde bütün işlerinizde, çalışma hayatlarınızda sizlere nefreti değil sevgiyi, kavgayı değil arkadaşlığı, dostluğu, çatışmayı değil barışı tavsiye ediyorum. Buna sadaca Türkiye'nin değil bütün dünyanın ihtiyacı var."

Etkinlik hatıra fotoğrafı çekilmesi ile son buldu.

“Millet olarak bu sıkıntıları aşmaya muktediriz”

İSTANBUL (AA) – CHP Genel Sekreteri Mehmet Akif Hamzaçebi, Türkiye'nin büyük ve güçlü bir ülke olduğunu belirterek, "Sıkıntılarımız olabilir. Türkiye olarak, millet olarak bu sıkıntıları aşmaya muktediriz." dedi.

Hamzaçebi, Tarihi Beykoz Çayırı'nda "Yöre Geceleri" etkinliği kapsamında Beykoz Giresunlular Derneği ve Beykoz Gümüşhaneliler Derneği'nce düzenlenen programda yaptığı konuşmada, dünyanın en güzel yerlerinden birisi olarak nitelendirdiği Beykoz'da bulunmaktan mutlu olduğunu anlattı.

Türkiye'nin büyük ve güçlü bir ülke olduğunu aktaran Hamzaçebi, "Sıkıntılarımız olabilir. Türkiye olarak, millet olarak bu sıkıntıları aşmaya muktediriz. Buna yürekten inanıyorum." diye konuştu.

Hamzaçebi, toplulukları millete dönüştüren unsurun kültür olduğuna işaret ederek, "Kültürümüz sağlamsa millet ayaktadır. Türkiye Cumhuriyeti inanıyorum ki sahip olduğu kültürüyle, ilelebet bu bayrak altında özgür ve bağımsız bir şekilde yaşayacaktır. Türkiye daima güçlü olacaktır." ifadelerini kullandı.

Etkinliğe, Beykoz Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek, AK Parti Beykoz İlçe Başkanı M. Hanefi Dilmaç, STK temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.