Alfa Romeo

F1 pilotları yeni Alfa Romeo Giulia GTA’yı test etti

İSTANBUL (AA) – Alfa Romeo, sınırlı sayıda ürettiği spor modelleri Giulia GTA ve GTAm üzerinde gerçekleştirdiği aerodinamik iyileştirmeleri gerçek yol koşullarında gözler önüne serdi.

Tofaş'tan yapılan açıklamaya göre, Alfa Romeo, efsane modeli Giulia Quadrifoglio temelleri üzerine inşa ettiği iki spor otomobili Giulia GTA ve GTAm versiyonlarını, aerodinamik çözümlerle daha da geliştiriyor.

Her iki versiyona entegre edilen karbon bileşenleri ve araçların aerodinamiği konusunda mühendislik şirketi Sauber Engineering ile çalışan Alfa Romeo, yapılan optimizasyonları gerçek yol testleriyle sergiledi.

33 yıl aradan sonra 2019’da F1 pistlerine “Alfa Romeo Racing-Orlen” takımıyla dönen Alfa Romeo, takım pilotları Kimi Raikkönen ve Antonio Giovinazzi’yi de iki yeni modelin yol test süreçlerine dahil etti.

1960’lardan bu yana tüm Alfa Romeo spor otomobillerinin geliştirilerek test edildiği İtalya’daki ünlü Balocco Test Pisti’ndeki çalışmalarda F1 pilotları, çekilen özel videolar eşliğinde limitlerde testler yaparak gerçek yol koşullarında veri topladı.

Elde edilen veriler doğrultusunda tarihi Alfa Romeo yarış departmanı Autodelta’nın atölyesinde bilgi paylaşımı yapılarak araç ayarları yapıldı. Böylelikle her iki pilot da araçlar üzerindeki geliştirmeleri yakından inceleme fırsatı buldu.

– F1 bilgi birikimi ve deneyimi GTA projesinde

Balocco’da bulunan “Alfa Romeo Pisti” olarak da bilinen tarihi pistte, dünya şampiyonu Raikkönen ve genç İtalyan pilot Giovinazzi, aerodinamiği ve yol tutuşu optimize etmek için mühendislerle yakın iş birliği içerisinde çalıştı.

F1 pilotları, GTA ve GTAm’in ince ayarlarını tamamlamak adına araçlarda yapılan değişiklikleri analiz etti ve pist üzerinde izlenimlerini aktardı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen İtalyan pilot Antonio Giovinazzi, “Karbon fiber gövde bileşenleri” ve final halinin stil 5 tipi Alfa Romeo tasarımını andıracağı prototip jantlarda uygulanan “kilitli merkezi bijon” gibi yeni teknik çözümlere dikkati çekerek, "Araç üzerinde yapmış olduğumuz geliştirmeleri ve iyileştirmeleri gerçek yol şartlarında görebilmek güzel.” ifadelerini kullandı.

Kimi Raikkönen ise aerodinami mühendisleriyle birlikte yeni ön tampona entegre edilen ayarlanabilir eklenti ve yeni manuel ayarlı arka spoyler üzerinde çalışmalar gerçekleştirdi.

Raikkönen ayrıca, bu yeni bileşenlerle gövde altı kaplamaların etkileşimiyle elde edilen genel dengeyi de inceledi. Elde edilen sonuçtan memnun kalan Fin pilot, “Tüm bu aerodinamik yapıyı günlük kullanım ile pist kullanımı arasında mükemmel bir karışım olarak görüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

– Aerodinami ve yol tutuşu için yapılanlar

GTA ve GTAm için olan aerodinamik nitelikteki karbon bileşenleri konusunda Sauber Mühendislik şirketi ile çalışan Alfa Romeo, bu kapsamda yeni ön tampon, hava aspiratörü, yan etekler, GTA spoyleri ve GTAm hava çıkışı gibi parçaları Sauber’e ürettiriyor.

Giulia GTAm’in aerodinamik performansı, manuel olarak ayarlanabilen ön eklenti ve arka spoyler sayesinde, sürücünün tercihlerine uygun olarak her türlü pist veya yol koşuluna uyarlanabiliyor.

Rüzgar tünelindeki aerodinamik araştırmalar, sadece eklenti ve spoylerler ile sınırlı kalmıyor, aynı zamanda Giulia Quadrifoglio modelinde yapıldığı gibi tamamen gövde altını da kapsıyor.

Ayrıca GTA ve GTAm için yol tutuşunu artıran ve böylece yüksek hızlarda daha stabil bir sürüş sağlayan özel bir hava aspiratöründen de yararlanılıyor. Giulia GTAm’de uygulanan yüksek yere basma kuvvetine sahip aerodinamik konfigürasyonun, GTA’nın yere basma kuvvetinden iki kat ve kendi sınıfında standartları belirleyen Giulia Quadrifoglio’dan 3 kat daha etkili olduğu testlerle ortaya koyuldu.

– Esin kaynağı 1965 model Giulia GTA

Yarışçı kimliğiyle dikkati çeken Alfa Romeo Giulia GTA, teknik ve konsept olarak dünyanın dört bir yanındaki yarışlarda zaferler kazanan Giulia Sprint GT’den ve Autodelta tarafından geliştirilen 1965 model Giulia GTA’dan (Gran Turismo Alleggerita) ilham alıyor.

Giulia Quadrifoglio’nun bir türevi olan ve sınırlı sayıda yeni Giulia GTA, Alfa Romeo’nun 540 HP güç üreten 2.9 V6 Bi-Turbo motorun daha da geliştirilmiş bir versiyonu ile donatılıyor. GTAm versiyonu ise 2,82 kg/HP’lik şaşırtıcı bir güç-ağırlık oranı sağlayan 100 kg’lık ağırlık azaltma tedbirlerinden yararlanıyor.

– Yarış dünyasına Sauber Engineering katkısı

Alfa Romeo’nun karbon tasarımı ve aerodinami konularında bilgi birikimi ve deneyiminden yararlandığı Sauber Engineering şirketi, 27’si F1 olmak üzere motorsporlarında 50 yıllık bir deneyimle hizmet veriyor.

İsviçre menşeili şirketin yine İsviçre’de yer alan tesisi, Avrupa’nın en ileri teknolojiyle donatılan lokasyonları arasında gösteriliyor. “Kendi rüzgar tüneline sahip tek F1 şirketi” unvanını uzun yıllar elinde bulunduran Sauber Engineering ile Alfa Romeo’nun bu iş birliği de mühendislik, hızlı prototip üretim süreci ve bileşen üretimine kadar birçok avantajı beraberinde getiriyor.

Storie Alfa Romeo web serisi 156 modeli ile sürüyor

İSTANBUL (AA) – Alfa Romeo'nun 110 yıllık geçmişi üzerine kurulan ve otomotiv dünyasında iz bırakan hikayelerin gözler önüne serildiği Storie Alfa Romeo web serisi, geçmişe yolculuğu sürdürüyor.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, seri, güç, hafif yapı ve kontrolü sürüş gibi Alfa Romeo DNA'sının karakteristik özelliklerini harmanlayan 156 ile devam ediyor.

Satışa sunulduğu lansman sürecinde bayilere 1 milyon kişiyi çeken ve 1997-2005 yılları arasında 680 bin adedin üzerinde satışla markanın en başarılı modellerinden biri olan 156, 1998 yılında yılın otomobili seçildi.

Başarısını pistlere de taşıyan 156, Gran Turismo şampiyonasında 10 yıl içinde 13 şampiyonluk kazandı. Common rail teknolojisine sahip 156'nın DNA'sı, markanın Alfasud, 145 ve 146 modellerinin üzerine inşa edildi ve unutulmazlar arasındaki yerini aldı.

Alfa Romeo modelleri arasında gerek satış rakamları gerekse de kazandığı ödüller ve sportif başarılarla ön planda olanlar arasında 156'nın ayrı bir yeri bulunuyor.

– Önden çekişli otomobil üretme fikri tasarımcıları her daim etkiledi

Dünya üzerinde üretilen ilk otomobillerin arkadan çekişli olmasına karşın, önden çekişli otomobil üretme fikri tasarımcıları her daim etkiledi.

Bu durum ikinci dünya savaşının sonunda Alfa Romeo mühendislerini harekete geçirdi. Satta Puliga ve Busso, markanın 1900 modeli için önden çekişli bir geliştirme programını başlattı.

1950'lerin başında ise önden çekişli ve buna bağlı olarak çeşitli güç-aktarma organları üzerinde çalışmalar başlatıldı.

Ancak bu çalışmalar endüstrileşme aşamasına gelemedi. Sonrasında Alfa Romeo, satışlarını artırmak adına Giulietta’nın altında konumlandırılan bir modelle ürün gamını genişletmeye karar verdi.

Bu kapsamda marka satışlarına ivme kazandıracak hızlı bir otomobilin üretilmesi hedeflendi.

Yeni proje, çeşitli Giulietta versiyonlarının da babası olan Rudolf Hruska'ya emanet edildi ve bu doğrultuda yeni otomobile ek olarak üretileceği fabrikanın tasarım sorumluluğu da kendisine verildi. Neticede Alfa Romeo’nun bir model için bir fabrika tasarlayıp inşa ettirdiği, ilk önden çekişli modeli olan Alfasud doğdu.

Alfa Romeo, 1986 yılında 1933 yılından bu tarihe kadar markanın sahibi olan devlete ait olan IRI şirketinden Fiat Grubu'na satıldı.

Tüm endüstriyel entegrasyon süreçlerinde olduğu gibi, ilk yıllar üretim ve tedarik zincirlerinin daha rasyonel hale getirilmesine ayrıldı.

– Alfa Romeo 1995 yılında orijinal iki hacimli mimari ve 145 modeliyle C segmentine girdi

155 GTA modeli, 1993 yılında markalar için bir gövde gösterisi niteliğinde olan DTM'e katıldı.

20 yarıştan 11'ini birinci bitiren pilot Nicola Larini, Alfa Romeo'yu ilki Nürburgring olmak üzere tekrar podyumun en üst basamağına taşıdı.

Pininfarina tarafından tasarlanan 164 modeli ise 1987 yılında markanın ilk önden çekişli amiral gemisi olarak yollara çıkmıştı.

Bu tarihten sonra, şirketin kendi bünyesinde olan Centro Stile Alfa Romeo’nun rolü giderek daha da önemli hale geldi.

Alfa Romeo 1995 yılında orijinal iki hacimli mimari ve 145 modeliyle C segmentine girdi. Ertesi yıl bunu iki buçuk hacimli versiyon 146 takip etti.

Sonrasında Pininfarina iş birliği ile GTV ve Spider spor modelleri yollara çıktı. Asıl dönüm noktası ise 156 modeliyle gerçekleşti.

156, aynı zamanda halkın ve eleştirmenlerin kalbini kazanarak Alfa Romeo'ya uluslararası yılın otomobili ödülünü getirdi.

Birkaç yıl sonra aynı tasarım dili dışında aynı platform, süspansiyon ve motorlarla yollara çıkan küçük kardeşi 147 de 2001 yılında aynı ödülü kazandı.

Alfa Romeo, “Storie Alfa Romeo” serisiyle geçmişteki yolculuğunu sürdürüyor

İSTANBUL (AA) – İtalyan otomobil markası Alfa Romeo, 110. yılı dolayısıyla hazırlanan "Storie Alfa Romeo" serisiyle geçmişteki yolculuğunu sürdürüyor.

TOFAŞ açıklamasına göre, Alfa Romeo, günümüze değin uzanan hikayesinde kitlelere hitap eden otomobillerinin yanında, sınırlı sayıda ürettiği ve motor sporları dünyasında izler bırakan fütüristik tasarımlı otomobillere de imza attı.

Bu modellerden biri olan Tipo 33'ün tasarım mimarisinin temelini de yaratıcılık ve teknolojinin harmanlandığı bir stil, malzeme seçiminde ustalık ve cesaret gibi nitelikler oluşturdu. Söz konusu tasarım, her Alfa Romeo otomobiline ilham veren iddialı ve rekabetçi ruha dayandı.

Bu durum, çok sayıda yarış zaferini beraberinde getirirken, farklı ikizler olarak tabir edilebilecek 33 Stradale ve Carabo modellerinin ortaya çıkmasını sağladı. 33 Stradale, yenilikçi aerodinamik yapı ve işlevselliği harmanlayan, aynı zamanda teknik uzmanlık ve yaratıcı cesaretin bir sentezini ortaya koydu. Farklı ikizi Carabo ise fütüristik tasarım özellikleriyle geleceğin otomobili olarak tasarlandı.

Diğer yandan, Tipo 33 motoruyla donatılan ve Carabo'nun yenilikçi kromatik renk keşfine sahip çıkan Montreal modeli ise "modern insanın en iyi otomobillere olan arzusu" şeklinde lanse edildi.

Tofaş'tan yılın ilk yarısında 634 milyon TL net kar

İSTANBUL (AA) – Tofaş'ın 2020'nin ilk 6 aylık dönemine ait net karı 634 milyon TL'ye ulaştı.

Tofaş, yılın ilk yarısına ait finansal sonuçlarını açıkladı.

Türkiye'nin binek ve hafif ticari araç üreten tek otomotiv şirketi Tofaş, koronavirüs sürecini başarılı şekilde yöneterek toplum ve müşterilerinin sağlığına yönelik pek çok projeyi devreye aldı.

Tofaş, yılın ilk yarısında Bursa'da yer alan fabrikasında üretimini gerçekleştirdiği 84 bin 500 aracı banttan indirerek otomotiv sanayi üretiminin yüzde 16'sını karşılarken, ürettiği araçların 48 bin 200 adedini ihraç etti. Tofaş'ın ilk 6 aylık gelirleri 7,5 milyar TL oldu. Aynı dönemde net karı ise 634 milyon TL'ye ulaştı.

– "Fiat, yılın ilk yarısında da Türkiye'nin tercihi olmayı sürdürdü"

Açıklamada görüşlerine yer verilen Tofaş Üst Yöneticisi (CEO) Cengiz Eroldu, "Tofaş'ta ürettiğimiz Egea, Doblo ve Fiorino modellerimizle iç pazarda başarılı sonuçlarımızı devam ettiriyoruz. 2019'u lider kapatan Fiat, yılın ilk 6 ayında 39 bin 557 adet binek ve hafif ticari araç satışı gerçekleştirdi ve tek başına yüzde 15,6 pazar payı elde etti. Böylece Fiat markası, yılın ilk yarısında da Türkiye'nin tercihi olmayı sürdürdü. Başarısında Tofaş Ar-Ge'nin önemli pay sahibi olduğu Egea, yine ülkemizin en çok tercih edilen modeli oldu. Alfa Romeo ve Jeep markalarımız ise daralan pazarda satış hacimlerini korurken, pazar paylarını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 45 artırdı." ifadelerini kullandı.

Türkiye'de temsil ettikleri Fiat, Fiat Professional, Alfa Romeo ve Jeep markalarının satışlarının 41 bin 115 adet ile Türkiye otomotiv pazarının yüzde 16,2'sini oluşturduğunu aktaran Eroldu, yıl sonunda pazarın 600-640 bin adet civarında kapanmasını öngördüklerini kaydetti.

Eroldu, yılın geri kalanında içinde bulunulan şartlarda yine en iyi sonuçları almak için çalışmaya devam edeceklerini bildirdi.

– "Kabinli Taksi' uygulamasına önemli katkılar sunduk"

Koronavirüs salgınıyla birlikte önemli bir süreç yönetimi de gerçekleştirdiklerini aktaran Eroldu, şunları kaydetti:

"İlk olarak fabrikamızda koruyucu önlemleri hızla devreye aldık. Böylece çalışanlarımızın sağlığını riske atmayarak üretim hatlarımızı ve ofislerimizi sosyal mesafeye uygun şekilde yeniden düzenledik. Üretime ara verdiğimiz dönemde çalışanlarımızın gönüllü katılımıyla sağlık ekipmanları ürettik. Tofaş Ar-Ge desteğiyle tasarladığımız sağlık ekipmanlarının şemalarını web sitemiz üzerinden paylaştık.

Temsil ettiğimiz markaların garanti ve bakım sürelerini uzatırken, tüm bayilerde görüntülü görüşme, ücretsiz dezenfeksiyon, adrese teslim servis hizmetiyle dijitalleşmeye odaklanarak müşterilerimizin yanında olduk. Yakın zamanda ise Ar-Ge merkezimizde sürücüleri ve yolcuları virüsten koruyacak özel bir izolasyon sistemi de geliştirerek Fiat ve BiTaksi iş birliği çerçevesinde hayata geçirilen 'Kabinli Taksi' uygulamasına önemli katkılar sunduk."

– "Pandemi döneminde 50 milyon avro yatırım yaptık"

Cengiz Eroldu, planlarını uzun vadeli yaptıklarını belirterek, "Koronavirüsün risklerinin devam etmesine ve ihracatımızın önemli bir bölümünü gerçekleştirdiğimiz Avrupa'da pazarın eski haline dönmesi zaman alacak olmasına rağmen yatırımlarımıza ve yeni ürün çalışmalarımıza ara vermedik. Yılın ilk 6 ayında 50 milyon avro yatırım gerçekleştirdik. Yıl sonuna değin toplam 150 milyon avroluk yatırım planlıyoruz." ifadelerini kullandı.

– "Dirençli ve esnek olabilmek başarının anahtarları olacak"

Tofaş CEO'su Eroldu, sıra dışı bir süreç olarak adlandırılan pandemi döneminde çalışanlar, müşteriler ve toplum sağlığına olan odakları ile birlikte deneyimli ekipleri, dayanıklılıkları ve çevik Ar-Ge ve üretim kabiliyetleri ile başarılı faaliyet sonuçlarına ulaştıklarını bildirdi.

Eroldu, "Bu süreçte tüm Tofaş çalışanları üstün bir gayretle çalıştı. Pandemi sebebiyle üretim ve ihracatta belirli yavaşlamalar yaşasak da iç pazarda başarılı sonuçlar elde ettik. Bizi önemli değişimlerin beklediği bu dönemde, dirençli olabilmek ve esneklik gösterebilmek sürdürülebilir başarı ve katma değerin anahtarları olacak. Bu yetkinliklerle ülkemizin geleceğine ve potansiyeline olan inancımızla çalışmaya devam ederek Ar-Ge, teknoloji ve insan kaynağımıza yatırım yapmayı sürdüreceğiz." değerlendirmesinde bulundu.