Ali Ağaoğlu

'Yeni sezonun ve Avrupa maçlarının heyecanını taşıyoruz'

TRABZON (AA) – Ağaoğlu, bordo-mavili kulübün internet sitesinden camialarının ve taraftarlarının Ramazan Bayramı’nı en içten dilekleriyle kutlayarak, “Bu sezon da bayramlıklarımız, yeni sezon formalarımız olsun.” ifadesini kullandı.

Ramazan Bayramı’nın ülkede huzur, barış ve güven ikliminin tazelendiği bir bayram olmasını temenni ettiğini aktaran Ağaoğlu, şunları kaydetti:

“Camiamızın ve taraftarlarımızın Ramazan Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum. Geleceğe dönük umutlarımızı yeşerten başarılı bir sezonu geride bıraktık. Bugün armasının hakkını vermek için sahada tüm benliğini ortaya koyan genç ve yürekli futbolculardan kurulu bir takıma sahibiz. Bunun haklı gururunu hep beraber yaşıyoruz. Öte yandan ise yeni sezonun ve önümüzdeki Avrupa maçlarının heyecanını taşıyoruz.”

Ağaoğlu, tüm bu coşku içinde, yeni döneme dair forma ve kombine çalışmalarında da son aşamaya geldiklerini vurgulayarak, şunları ifade etti:

“Merakla beklediğiniz yeni sezon formalarımızı Ramazan Bayramı’na yetiştirmiş olmanın bahtiyarlığı içindeyiz. Ben, ailem ve dostlarımla bayramlaşırken yeni sezon formamı giymiş olacağım. Camiamızın da aynı duyarlılığı göstererek bayramı bordo maviye boyayacağına, bayramlıklarının yeni sezon formaları olacağına inanıyorum. Hepinize sevdiklerinizle sağlık, huzur ve mutluluk dolu nice bayramlar geçirmeyi temenni ediyorum.”

Ali Ağaoğlu tanık olarak dinlendi

İSTANBUL (AA) – Yurt dışına kaçan eski savcı Zekeriya Öz'ün Dubai tatilinin masraflarının kendisi tarafından karşılandığına ilişkin iş adamı Ali Ağaoğlu'ndan belge istediği ve Öz'ün kasası olduğu iddia edilen avukat Tayfun Aktaş'ın yargılandığı davada, Ağaoğlu'nun tanıklığına başvuruldu.

İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya tutuklu sanık Tayfun Aktaş ile 3 avukatı katıldı.

Duruşmada, iş adamı Ali İbrahim Ağaoğlu, tanık olarak ifade verdi. Dava konusu olaya ilişkin daha önce 2 kez ifade verdiğini aktaran Ağaoğlu, önceki ifadelerinin de doğru olduğunu söyledi.

Olay tarihinde Halil İbrahim Demirhan adlı kişinin kendi şirketlerinde bölge temsilcisi olduğunu söyleyen Ağaoğlu, "Aytaç Ocaklı adlı kişi Demirhan'ın yanına gitmiş. Halil, sıkıntılı bir şekilde beni aradı. Demirhan'ı ve yanındaki Aytaç Ocaklı'yı Ataşehir'deki ofise çağırdım. Benim ofisime geldiler. Ocaklı, Zekeriya Öz'e elden eski tarihli makbuz verilmesini talep etti. Çok ahlaksızca bir teklifti. Tayfun Aktaş ofise sonradan geldi. O da makbuz talep etti." dedi.

Ağaoğlu, Aytaç Ocaklı ve sanık Tayfun Aktaş'ın makbuz verilmesi için kendisine küfürlü ifadeler kullandığını belirterek, "Savcıyı yedirmeyiz falan dedi. Asıl beni tehdit ettiler. Seni yaşatmayız falan. Seni ticari olarak da fiili olarak da yaşatmayız, bunu sizin yanınıza bırakmayız. Bu makbuz verilmezse bunun hesabını sorarız gibi tehdit ettiler." diye konuştu.

Bu tehditlerin ardından, "Ofluyum, elhamdülillah. Gereken cevabı verdim." dediğini aktaran Ağaoğlu, Aktaş'a tekme atıp atmadığı sorusunu "Tekme atmam, zaten vurdum mu deviririm. Hepsini ofisten kovdum. Darp şeklinde bir şey olmadı ama itiş kakış olmuş olabilir." diyerek yanıtladı.

Sanığın ve ofisine gelen diğer kişilerin tüm giriş çıkış kamera kayıtları ile bütün fatura ve makbuzları savcılığa gönderdiğini söyleyen Ağaoğlu, sanık sandalyesinde oturan Aktaş'ı tanıyıp tanımadığı sorusu üzerine, dönüp Aktaş'a baktı. Ağaoğlu, "Evet tanıyorum, hatırlıyorum. Bayağı zayıflamış, yakışıklıydı. Yakışıklılığı gitmiş." ifadelerini kullandı.

-"Öz'ü Dubai'ye ben göndermedim"

Ağaoğlu, sanık avukatlarının "Zekeriya Öz'ü tanır mıydınız? şeklindeki sorusuna, "Zekeriya Öz denilen şahıs şerefsiz. Kendisini hayatım boyunca 2 kez gördüm. Sekreterimi aramıştı, o zaman başsavcıydı. 'Ağaoğlu, yerinde misin? Çayını içmeye geleceğim.' dedi. 'Buyurun Sayın Savcım' dedim. Bir kere de babam öldüğünde taziyesine gelmişti. Oraya geldiğinde, daha önceden tanışık olduğu Halil İbrahim Demirhan ile karşılaşmış, konuşmuşlar. Halil İbrahim, kendisiyle çalışmadığımız dönemde Zekeriya Öz'ü Dubai'de ağırlamış. Taziyeden 15-20 gün sonra Öz, Demirhan'ı aramış, tekrar ağırlanmasını istemiş. Demirhan durumu bana söyledi. Gereken şekilde ağırlamasını söyledim. Öz'ü Dubai'ye ben göndermedim. Benim direk bir ilgim yok. Zaten göndersem ne olur? Devletin savcısıydı." yanıtını verdi.

Ali Ağaoğlu, avukatın "Misafirlerinizin her şeyini karşılar mısınız? Su parasını ödemem, viski parasını öderim gibi bir ayrımda bulunur musunuz?" sorusuna ise tepki gösterdi.

Duruşma, diğer tanıkların ifadelerinin alınmasıyla sürüyor.

– İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, örgütün yargı alanındaki kumpaslarında kilit rol oynayan ve hakkında yürütülen soruşturma kapsamında meslekten ihraç edilen eski savcı Zekeriya Öz'ün, "kasası" konumunda olduğu ileri sürülen avukat Tayfun Aktaş'ın "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Ali Ağaoğlu'ndan 'borç' açıklaması: En az borcu olan şirketlerdenim

İSTANBUL (AA) – Ağaoğlu Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ağaoğlu, sadece Türkiye’nin değil dünyanın da sıkıntılı bir süreçten geçtiğini belirterek, oturup da “yandık bittik” deme zamanı olmadığını söyledi.

Ağaoğlu, “Artık her şeyi devletten beklemek mümkün değil. Biz iş adamı olarak üzerimize düşeni yapacağız. İstihdam oluşturmaya devam edeceğiz.”

Ali Ağaoğlu, “Avrupa’nın En Büyük Yaşam Projesi” olarak adlandırdığı, Bodrum’da 12 milyon metrekarelik alanda hayata geçirilecek olan Bodrum projesine ilişkin düzenlenen basın toplantında konuştu.

Bodrum’da Türkiye’nin parlayan yıldızlarından biri olmaya aday bir projeyi hayata geçireceklerini dile getiren Ağaoğlu, Bodrum’un yazlık yaşam alanı olarak lanse edildiğini, ancak artık bu proje ile Bodrum’un kaderinin değişeceğini söyledi.

Ağaoğlu, 12 ay yaşamın canlı olduğu bir yaşam alanı tasarladıklarını kaydederek, “Bodrum denilince akla milyon dolarlar, milyon avrolar geliyor. Bodrum sadece A+ gelir grubuna sahip olanların yaşayacağı bir yer gibi lanse ediliyor. Ancak bizim projemiz herkesin ev alabileceği bir proje olacak. Bu projede her kesime hitap edeceğiz Bodrum’da.” diye konuştu.

Şu anda bu işi en iyi bilen uluslararası ve yerel uzmanlarla çalıştıklarını aktaran Ağaoğlu, Bodrum’da kültürüyle, sosyal aktiviteleriyle yaşanacak bir alan planladıklarını aktardı.

Ağaoğlu, projeye ilişkin şu bilgileri verdi:

“Bodrum biraz küçük İstanbul gibi olmaya başlamıştı. Biz Bodrum’un tekrar o nostaljik yaşamını hayata geçiriyoruz. Eski Bodrum’u özleyenler, Bodrum’un özünü yaşamak isteyenler için bir yaşam alanı hayata geçiriyoruz. İçinde kreşinden lisesine kadar eğitim kurumları olan, artık Bodrum’da 12 ay hem yaşayacak hem çalışacak, içinde golf sahaları ofisleri bulunan, bir proje haline getiriyoruz. Botanik bahçeleri bulunacak. Bodrum’un klasik doğasını ve yeşilini yaşatacak bir proje hayata geçiriyoruz. Herkes Bodrum’dan ev sahibi olacak ve erişilebilir olacak. Burada birinci amacımız herkesin rahatlıkla erişebileceği bir proje yapmak ve bunu yapıyoruz.”

Ağaoğlu, Bodrum’da 12 milyon metrekare alan üzerinde projeyi hayata geçireceklerini kaydederek, araziyi yıllar önce aldıklarını, bu yüzden uygun maliyetlerle konutu üretebileceklerini bildirdi.

Projenin kapasitesinin 30 bin kişi olacağını dile getiren Ağaoğlu, Bodrum’un nüfusunun yüzde 10 artacağını aktardı.

Ağaoğlu, projeyi daha önce yabancılara hitap eder şekilde tasarladıklarını anımsatarak, ancak sonra yerli ve yabancıya hitap eden bir projeyi gündeme aldıklarını, bugünün ihtiyacına yönelik bir proje hayata geçireceklerini anlattı.

Projenin 5 milyon metrekarelik ilk etabı için 3-4 milyar liralık yatırım yapacaklarını kaydederek, 10-12 milyar liralık hasılat beklediklerini, projenin tamamında ise 7-8 milyar liralık yatırım, 20 milyar liralık hasılat elde etmeyi umduklarını aktardı.

Ağaoğlu, projenin tamamını 6 yılda hayata geçireceklerini, ilk etabını ise 3 yıl içerisinde teslim edeceklerini bildirdi.

“Yandık bittik’ demenin zamanı değil yatırıma devam”

Ağaoğlu, Türkiye’nin çeşitli sıkıntıların içinde olduğunu, ancak kendilerinin oturup da “yandık bittik” demediklerini belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Dünya sıkıntılı bir süreçten geçiyor. Dünyanın da Türkiye’nin de güllük gülistanlık olmadığını zaten biliyoruz. Ancak bu böyle diye kabuğumuza çekilip seyirci kalamayız. Binlerce çalışanımız var. Gerekirse bazı varlıklarımızı satıp hayatımızı devam ettirme yönünde işimizi en iyi şekilde yapıp ekonomiye katkı sağlama noktasında elimizden geleni yaparız. Ekonominin dönmesi lazım. Biz işimizin başındayız. İş adamı olarak çarkların dönmesini sağlayacağız. Ekonominin, çarkların dönmesi lazım.”

Ağaoğlu, “Artık her şeyi devletten beklemek mümkün değil. Biz iş adamı olarak üzerimize düşeni yapacağız. İstihdam oluşturmaya devam edeceğiz.” dedi.

Kendilerinin her zaman piyasaların dalgalanmaya girdiği dönemlerde hamle yaptıklarını dile getiren Ağaoğlu, bu dönemde de beklemediklerini, belirsizliklerin yaşandığı dönemde yeni bir proje ile gündeme geldiklerini aktardı.

Ağaoğlu, dünyanın en güçlü teknik ekibine sahip olduklarını belirterek, “Maslak 1453 herkesin altından kalkacağı bir proje değildi. Bodrum projesi de çok büyük bir proje bunun da üstesinden geleceğiz. Bütün ekibimiz 7 gün 24 saat alanında uzman uluslararası ve yerel danışmanlarla çalışıyor. Bodrum’un eksiğini tamamlayacak bir yaşam alanı kazanacağız.” şeklinde konuştu.

“Başarılı olduğumuz için en ufak olumsuzlukta ismimiz çıkıyor”

Ağaoğlu, şu anda faizlerin yüksek olduğunu, parası olanın iyi de mevduat aldığını belirterek, “Ancak kolay para kazanıyorlar diye harcamasınlar. Biz geliyoruz Bodrum’da onlara ev vereceğiz. Bugün alınan ve cazip görülen faiz oranı enflasyonla eriyor ve o alınan para ileride o gayrimenkulü almaya belki de yetmeyecek.” dedi.

Sektörün önde gelen başarılı şirketlerinden olduklarını dile getiren Ağaoğlu, şunları kaydetti:

“Bu yüzden en ufak olumsuzlukta ismimiz çıkıyor, çeşitli dedikodular çıkıyor. Maalesef biraz başarıyı kıskanan bir toplumuz. Bir sporcu dünya çağında başarı elde eder, ona bir şeyler addetmeye çalışırız, bir sanatçımıza bir şeyler uydurmaya çalışırız. Başarıyı kıskanan bir toplum olduk. Sektörde en ufak bir şey olduğu zaman bizim adımız geçiyor. Biraz ölü sevici bir toplum mu olduk bilmiyorum. Böyle de bir toplum olarak eksikliğimiz var. Türkiye’ye ben her zaman güvendim ve güveniyorum. Bütün varlığım Türkiye’de. Yüzde 100 yerli ve milliyim. Yurt dışında 1 lira varlığım ve param yoktur.”

“Türkiye, bu olaylardan güçlenerek çıkacak”

Ağaoğlu, Türkiye’nin bu sıkıntılardan güçlenerek çıkacağını kaydederek, “Bundan birkaç ay önce dünyanın en büyük, İsviçre kökenli bir şirketin İspanyol CEO’sunu burada ağırladım. O bizzat bana, ‘Türkiye gelecek 10 yılın Avrupa’da parlayan yıldızı olacak.’ dedi.” diye konuştu.

Türkiye’nin gelecekte önünün açık olduğuna gönülden inandığını vurgulayan Ağaoğlu, ekonomimize katma değer sağlamaya, işlerini yapmaya devam ettiklerini bildirdi.

Ağaoğlu, şirketle ilgili çıkan söylentilere ilişkin şunları kaydetti:

“Şu anda bilanço büyüklüğümüz 17 milyar lira. Yani 17 milyar liralık mamul, yarı mamul duran varlıklarımız var. Bunun haricinde 18 enerji şirketimiz var. Şahsi mal varlığımız hariç. Enerjide yatırımlara devam ediyoruz. Her alanda yatırımları sürdürüyoruz. Özellikle yenilenebilir enerjide lisanslarımız var. Paraya ihtiyacım olursa malımla vedalaşmasını bilen bir insanım. Fiyatını bulunca ceketim dahil her şeyi satarım. Malımla duygusal bağım yok. Kısa vadeli yükümlülüğümüz fazla değil. Biliyorsunuz Uluslararası İstanbul Finans Merkezi’ni yapıyoruz. Orada ciddi yatırım yaptık, orası biraz aksadı. Onun finansal yükünü taşıyoruz ama benim tüm borcum finans merkezine yatırdığım paranın yarısı bile değil. Orada yaklaşık 400 milyon lira borç kapattık. Ben hep özkaynakla çalışan bir şirketiz.”

“Toplam borcum yaklaşık 200 milyon dolar”

Ağaoğlu, sosyal medyada konkordato ilan edeceğine dair söylentileri anımsatarak, “Böyle bir şey yok. Belki en az borcu olan şirketlerdenim. Toplam borcumuz bilançomuzun yüzde 10’u bile değil.” dedi.

Finans merkezine ortak olmak için ciddi talepler olduğunu dile getiren Ağaoğlu, ancak bu yatırımcı grupların muhatap olarak kamuyu görmek istediğini, bunun sağlanması halinde ciddi yatırımcılar ve ortaklar geleceğini vurguladı.

Ağaoğlu, “Finans merkezine 400 milyon dolar yatırım yaptım. Şu andaki toplam borcum bunun yarısı bile etmiyor. Yaklaşık 200 milyon dolar. Kaldı ki 400 milyon liralık bir banka borcunu da kapattım. Şu anda en karlı iş yenilenebilir enerjide. Üretimde olan iki RES Projesini satıp borcumun tamamını kapatacağım.” dedi.

“Konut balonu yok”

Ağaoğlu, inşaat sektöründe sürekli sıkıntı olduğuna dair söylemler olduğunu kaydederek, ancak yılın ilk yarısında 600 bin konut satıldığını, satışların geçen yıldan çok az geride olduğunu söyledi.

Kur dalgalanmalarına ve bu dalgalanmaların inşaat maliyetlerine etkisine ilişkin soruya karşılık Ağaoğlu, bu durumun sadece Türkiye’de yaşanmadığını akardı.

Ağaoğlu, konut maliyetlerine yüzde 20-25 gibi bir ek maliyet geldiğini, ancak müteahhitlerin karlarından feragat ederek konut satışlarını önceki fiyatlardan sürdürdüğünü anlattı.

Bir soru üzerine Ağaoğlu, Türkiye’de konut balonu olduğuna inanmadığını belirterek, “Aslın konuta ihtiyacı olan C gelir grubu. Bu gruba konut üretmeliyiz. İstanbul’daki arsa fiyatlarıyla bunu yapmak mümkün değil. Şu anda devletin elinde inanılmaz bir arazi stoğu var. Devlet bize arazi tahsis etsin, ‘şu fiyattan yap ve sat’ desin. Bu şekilde ciddi konut satılır.” dedi.

Ağaoğlu, Türkiye’nin sıkıntılı bu süreçten güçlenerek çıkacağının altını çizerek, ancak bu dönemde Türkiye’nin hata yapma lüksü olmadığını, devletin bir an önce tasarrufa başlaması gerektiğini sözlerine ekledi.

Muhabir: Uğur Aslanhan