Altay Tankı

Altay tankı, Akıncı ve Aksungur için üretim ve envanter tarihi

ANKARA (AA) – Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, Altay tankının seri üretiminin gelecek yılın ortalarında başlamasının beklendiğini, Aksungur ve Akıncı gibi yüksek faydalı yük taşıyacak insansız hava araçlarının da gelecek yıl teslim edilmeye başlanacağını bildirdi.

İsmail Demir, ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Yiğit ve ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, savunma sanayisindeki gelişmeler ve şirketin yürüttüğü çalışmalara ilişkin basın toplantısı düzenledi.

Demir, ROKETSAN’ın dünyada savunma sanayisi şirketleri arasında ilk 100’de yer aldığına işaret ederek, burada yürütülen projelerinin Türkiye’ye stratejik avantajlar sağlayarak harekat alanında vurucu gücünü etkileyeceğini söyledi.

ROKETSAN’ın roket çalışmalarının yanı sıra uydu fırlatma çalışmaları da yürüttüğünü anlatan Demir, "Bir taraftan kara-kara, deniz-kara, hava-kara füzelerimizin geliştirilmesi çalışmaları sürerken, diğer taraftan burada kazanılan kabiliyetlerin, uzay teknolojilerinde kullanılmasıyla ilgili çalışmalar devam ediyor." dedi.

Demir, mevcut roket teknolojilerinin hepsinin Türkiye’de çalışıldığını ve belirli bir olgunluk seviyesine gelindiğini belirterek, kontrol ve kumanda sistemlerine yönelik de çalışmalar yürütüldüğünü dile getirdi.

– "Azerbaycan için hiçbir zaman tereddüt etmedik"

İsmail Demir, Azerbaycan’ın son günlerde yürüttüğü harekatta kullanılan Türk savunma sanayisi ürünlerine yönelik soru üzerine, "Biz Azerbaycanlı kardeşlerimize Türk savunma sanayisinin imkanlarını sunmak ve bu konuda destek vermek açısından hiçbir zaman tereddüt etmedik." değerlendirmesinde bulundu.

Balistik füze sistemlerine yönelik soruya karşılık Demir, bu konuda herhangi bir iş birliğine ihtiyaç duyulmadığını söyledi. Demir, "Bu konuda ROKETSAN kendi iç Ar-Ge'sini yürütüyor, çeşitli Ar-Ge kuruluşlarımızdan da destek alıyor, kendi yol haritası var. İngiltere veya başka bir ülkenin bu konuda bize destek vermesi gibi bir beklentimiz yok.” dedi.

– Altay tankı seri üretim yolunda

Demir, Altay tankında seri üretimin başlamasına yönelik, "Alternatif motoru bulup, getirip, sisteme girmesiyle arada büyük bir boşluk bırakmamakla ilgili zamansal yol haritamız var. Hattı kurup üretecek hale getirdikten sonra senkronize bir yol haritası düşünülüyor. Seri üretim hattının kurulması ve tesisle ilgili çalışmalar başladı. Önümüzdeki senenin ortalarına doğru hattın faaliyete geçmesi ve üretimin başlamasını bekliyoruz." ifadelerini kullandı.

ROKETSAN’ın stratejik ürünleri üretttiğini belirten Demir, "ROKETSAN, dünyada az sayıda rekabet edecek şirketin olduğu bir konuma geldi. 3-5 sene sonra daha iyi durumda olacağını göreceğiz. Harekat alanındaki performanslarının görülmesiyle de ürünlerine talepler artacak. ROKETSAN her ürünü her ülkeye satabilir mi konusunda da ülkemizin politika öncelikleri söz konusu olacak.” değerlendirmesinde bulundu.

Şirketin uzaya yönelik çalışmalarından da bahseden Demir, "Buradaki ilk hedefimiz alçak yörüngeye küçük uyduları yerleştirmek. Bununla beraber yerli ve milli uydularımızın üretilmesi ve fırlatılmasına yönelik çalışmalar devam edecek. Bu konuda roket motorları teknolojilerinde, çeşitli kabiliyetlere sahip oluyoruz. Bu anlamda biraz daha süreye ihtiyacımız var." diye konuştu.

– "Müşteriler kapıda bekliyor"

Demir, SAMP-T hava savunma sistemine ilişkin sorulara, "Bir SAMP-T bataryasının doğrudan alınması diye bir şeyin mümkünatı yok. Bu bir zincir ortak üretim, ortak geliştirme… 4-5 aşamadan oluşan bir yol haritamız var, 5 sene önce konuştuğumuz. Bu yol haritasına sadık kalındığı müddetçe diğer meseleler gündeme gelebilir. Kapıyı kapatmış değiliz, hedefimiz yol haritasına sadık kalınırsa gelişmeler devam eder." yanıtını verdi.

Silahlı insansız hava araçlarının (SİHA) vuruş kabiliyetinin artırılmasına yönelik çalışmaların devam ettiğini anlatan Demir, "Teber ve türevleri, MAM-L ve türevlerinin, daha geniş ölçekte SİHA'lara çok daha geniş kabiliyetler kazandıracak belki de sürü mantığıyla hücumu sağlayacak, kendi savunmalarını ortaya koyabilecek muhtelif kabiliyetlerin kazandırılması önümüzdeki dönem stratejilerimiz arasında." diye konuştu.

Demir, Aksungur ve Akıncı insansız hava aracı sistemlerinin envantere alınma sürecine ilişkin soruya da "Siparişler elimizde diyebiliriz, takvimi test ve olgunlaşma süreçleri bittiğinde müşterilerimiz kapıda bekliyor. Onların talep ve kullanım alanlarına göre, hatta bir mühimmat değil, diğer unsurları taşımasına göre bir takvim belirleyeceğiz. Önümüzdeki yıl teslimatları görüyor olacaksınız." karşılığını verdi.

– Elektronik bomba

Elektronik bomba konusundaki sorular üzerine Demir, "TÜBİTAK bünyesinde tasarım çalışmaları vardı, bunlar belli bir olgunluğa erişti. ROKETSAN da bu konuda devrede. Elektronik harp çeşitliliği ve boyutlarıyla alanda önemli etkiler yapabiliyor. Hem savunma hem de hücum anlamında elektronik harp konusu gündemimizin ana başlıkları arasında. Hem ihracat hem de kendi ihtiyaçlarımız anlamında bu çalışmalara devam ediyoruz." dedi.

Demir, ROKETSAN’da sıvı yakıtlı roket motoru çalışmalarının da yürütüldüğünü söyledi.

– Kendi uydusunu fırlatan ülke hedefi

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de şirketin uydu ve uzay alanındaki çalışmalarına yönelik soru üzerine, şu bilgileri verdi:

"Bu senenin sonuna 135 kilometreye çıkmayı planlıyoruz. 2023 yılına kadar uzay çalışmalarında çok önemli bir noktaya geçeceğiz. İlk hedefimiz 100 kilogramlık bir uyduyu 400 kilometredeki yörüngede tutabilmek. Bunu yaptığı zaman uzaya kendi uydusunu fırlatan bir ülke statüsüne geçeceğiz. Daha sonraki uzun vadede hedefimiz de 1-1,5 tonluk uydularımızla kendi kaynaklarımızla uzaya fırlatabilecek kabiliyeti kazanmak."

ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Yiğit ise Hisar hava savunma füzeleri projesindeki değişikliklere ilişkin soru üzerine, şunları kaydetti:

"Daha önce yurt dışından sağladığımız yaklaşma sensörünün karakterini, yapısını değiştirip kendimiz üretmeye başladık. Kendi araç yaklaşma sensörümüzü geliştiriyoruz. Nihai ürünümüzde onları kullanacağız. Gelen isteklerle Hisar’ı daha da geliştirdik çünkü hedef setleri de kabiliyetlerini geliştiriyor. Dolayısıyla Hisar-A’yı ve Hisar-O’yu Hisar-A+ ve Hisar-O+ olarak menzili ve irtifası, kabiliyeti artırılmış olarak teslim etmeyi planlıyoruz.”

“İslam Bilim İnsanları ve İcatları Eskimeyen Teknolojileri Projesi”

İSTANBUL (AA) – İslam Bilim Tarihi Araştırmaları Vakfı (İBTAV) Kurucu Başkanı Ethem Sancak, Altay tankının seri imalat ihalesini 4 rakiple yarışarak aldıklarını belirterek, "Bizim aldığımız fiyat 4 milyar avroydu. Prototipi yapan şirket 7 milyar avrodan aşağı inmiyordu. İlk ihale aşamasında devlete 3 milyar avroluk bir tasarruf sağladık." dedi.

Cumhurbaşkanlığı'nca ilan edilen "2019 Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı" dolayısıyla İstanbul Teknik Üniversitesi'nde (İTÜ) "İslam Bilim İnsanları ve İcatları Eskimeyen Teknolojileri Projesi" düzenlenen programla tanıtıldı.

İTÜ Ayazağa Yerleşkesi Süleyman Demirel Kültür Merkezi Senato Salonu'ndaki programda konuşan Sancak, "BMC'nin milli motoru ortaya çıkartmak için sarf ettiği gayreti dinlemek istediğinizden beni davet ettiniz sanıyorum." ifadesini kullandı.

Sancak, "Benim bu çabaya katkım, sadece fikri düzeyde. Burada esas olarak, ciddi merhaleler aştığımız bu serüvende, teknik üniversitede keşfedildiği için katkılarından dolayı teşekkür ederim. Bütün bu çabayı yürüten onlarca mühendisimizin takım lideri Osman Dur'dur. Ortaya çıkacak eser onun eseri." diye konuştu.

– "Millileşme hareketinin neferi olmaya ant içtim"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile 2001 yılında tanıştığını belirten Sancak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Cumhurbaşkanının başlattığı millileşme hareketinin bir neferi olmaya ant içtim. Süreç içerisinde onun yürüttüğü mazlum milletlere liderlik etmek, ülkeyi ayağa kaldırmak, yerli ve milli sanayi inşa etme hamlesinin simgesi olan Davos sonrası milletin ona 'Dik dur eğilme bu millet seninle' söylemi, beni çok etkilemişti. Kendisine gittim dedim ki 'Tamam dik duracaksın. Kararlısın. Her şeyi de göze aldın. Milli ve yerli bir savunma sanayimiz yoksa dik duramazsın. Durmaya çalışanlar oldu bunu canlarıyla ödediler. Onun için savunma sanayisinin mutlaka millileştirilmesi gerekir. Bunun için de ben sağlık sektöründen tamamen çekileceğim ve bu konuda çaba içerisine gireceğim.' Sadece savunma sanayisinden bahsetmemiştim. Milli ve yerli bir medyanın inşası. Ruhunu Batı'ya ve emperyalistlere satmamış, tanzimat kafasını bir kenara atmış, geçmişine sarılan bir milli medyanın inşası çok önemliydi. O da bunu uygun gördü. O zaman yöneticilerince çökertilmiş, çaresiz kişilerden arta kalmış bir BMC vardı. İhalesine girdik ve şirketi aldık. Bizim amacımız daha çok savunma sanayisine hizmet vermek ve kurumu ona evrimleştirmekti. Çok şükür iyi noktada. En son Altay tankının seri imalat ihalesini 4 rakiple yarışarak aldık. Bizim aldığımız fiyat 4 milyar avroydu. Prototipi yapan şirket 7 milyar avrodan aşağı inmiyordu. İlk ihale aşamasında devlete 3 milyar avroluk bir tasarruf sağladık. Cumhurbaşkanımızın önüne gidince klasik alışkanlığıyla bir 500 milyon avro daha budadı. İnşallah gerçekleştireceğiz bunu."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a milli bir savunma sanayisinin doğması için iki temel şartın bulunduğunu ilettiğini söyleyen Sancak, "Birincisi milli motorun aksamlarıyla birlikte yapılması lazım. İkincisi de zırh çeliği üreten bir ülkeye dönüşmemiz lazım. Türkiye'de maalesef zırh çeliği yapacak bir şirketimiz, kuruluşumuz yok." dedi.

– "Şirketin önüne heykelini dikeceğim"

Hurdadan üretilen çelikten zırh olmadığını ve bunun için 1 milyar dolara yakın yatırım yapılması gerektiğini anlatan Sancak, şöyle devam etti:

"Anlı şanlı çelik şirketlerimiz ülkenin kaderini ilgilendiren böyle bir işte, 80 katlı gökdelenler dikerek, oraya milyarlarca dolar harcarlarken bu işe para ayırmadılar. Cumhurbaşkanının 6 yıllık ısrarına rağmen 'Ya devlet versin ya da yapmayız.' dediler. Sonunda Ereğli Demir-Çelik'e direktif verildi. O bir çaba içerisinde. İnşallah yapacaklar. Ürettiğiniz askeri araçları zırhlandırdığınızda, zırhı aldığınız ülke nerede kullanacağını ve menşeini soruyor. Motor bambaşka bir şey. Savunma Sanayii Başkanlığı bu konuda 4 tane ihale açtı. Biz de BMC olarak Osman Dur hocamızı bulduk. O da neredeyse Fuat Hoca'nın akıbetine uğruyordu, küsüp gitmişti. Neyse ki Türkiye'ye döndü ve ona şunu söyledim 'Bu ihaleye hazırlanıp girelim. Yapar mıyız? Bu insan kaynağımız var mı?' Hazırlanıp ihaleyi aldık. 'Bu ihalede Savunma Sanayii'den alacağımız yetmezse, her şeyimizi satarız. Yeter ki yap. Yaparsan şirketin önüne 12 metrelik heykelini dikeceğim.' dedim. Çok şükür iyi gidiyor."

Sancak, "Bizim Fuat Hoca'yı ve hocanın ürettiği tarihi bir övünme ve böbürlenme için kullanmak yerine en az hoca kadar çalışkan, sufi kadar araştırıcı bireyler yetiştirmemiz gerekiyor." dedi.

– "Fuat Hoca, vatan sevgisi çok yüksek olan bir değerdi"

İBTAV Başkanı Mecit Çetinkaya da vakfın, medeniyetin kaynağı olan Müslümanların sonradan Batı'ya kaptırılan değerlerinin bilinmesi amacını taşıdığını söyledi.

Çetinkaya, "Fuat Hocamız günde 17 saat çalışan, hayatı kitaplarla ve bilimle geçen bir insandı. Vatan ve millet sevgisi çok yüksek olan bir değerdi. Alman Cumhurbaşkanının ve Alman otoritelerinin ısrarlı isteklerine rağmen, asla Alman vatandaşlığını kabul etmedi. Türk vatandaşı olarak doğdu, Türk vatandaşı olarak vefat etti ve Türk topraklarına gömülmüştür hocamız." ifadelerini kullandı.

Bu yılın Fuat Sezgin yılı olmasından ötürü Türkiye'de 77, yurt dışında da birçok üniversite ile protokol imzalandığı söyleyen Çetinkaya, "800 adet protokol yapıldı, yarısı tamamlandı. Maalesef bilim Batı'dan doğmuş gibi söyleniyor. Bizim tarafımızdan oraya gittiği ama devam edilmediği için Batı'dan gelmiş gibi bilinmekte. Hocamız diyor ki 'Müslümanlar bilimler tarihindeki muazzam yerlerini bilmedikleri için Avrupalılar karşısında büyük bir aşağılık kompleksi içindeler. Benim amacım onlara atalarının tarihteki muazzam yerlerini göstermek ve öğretmektir.' Bu da hocamızın çalışmalarını kısaca bize anlatıyor." diye konuştu.

Programa, İTÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca, Anadolu Ajansı (AA) Yönetim Kurulu Üyesi ve İletişim Uzmanı Dr. Şaban Kızıldağ, TRMotor ve BMC Power Genel Müdürü Prof. Dr. Osman Dur, OSTİM Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın, Yavuz Motor Yönetim Kurulu Başkanı Sezai Çelikdoğan, Prof. Dr. Mustafa Kaçar ve Prof. Dr. Ahmet Kala da katıldı.

Altay tankı gövde gösterisine hazırlanıyor

ANKARA(AA) – Türkiye’nin milli ana muharebe tankı Altay, seri üretime yönelik ilk konfigürasyonuyla 14’üncü Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda (IDEF’19) boy gösterecek.

Türkiye’nin lider kara aracı üreticilerinden BMC, IDEF’19’da 11 zırhlı araç ve 1 motorla gövde gösterisi yapacak.

Altay tankı seri üretim sözleşmesi sonrasında ilk kez IDEF’te boy gösterecek. Tankın seri üretim sürecindeki ilk konfigürasyonu olan Altay T1, BMC tarafından ilk kez sergilenecek.

BMC’nin geliştirdiği Türkiye’nin ilk yerli ve milli tank taşıyıcısı da Altay’ı taşımaya hazır halde görücüye çıkacak.

Günümüzün ve geleceğin muharebe koşullarına cevap verme vizyonuyla geliştirilen Altay Ana Muharebe Tankı Programı’nda, 9 Kasım 2018’de Savunma Sanayii Başkanlığı ve BMC arasında imzalanan seri üretim sözleşmesiyle önemli bir kilometre taşı daha geride bırakıldı.

Program kapsamındaki ana yüklenici rolünü üstlenen BMC, sözleşme kapsamında 250 adet Altay Ana Muharebe Tankı’nı üreterek Türk Silahlı Kuvvetlerine teslim edecek. Proje kapsamında büyük çoğunluğu yerli olan 200’e yakın alt yüklenici görev alacak.

Aktif koruma ve ilave zırhlarla donatılacak

Teslim edilecek ilk 40 tank Altay T1 konfigürasyonu üretilecek, geliştirilmiş mevcut prototiplerin konfigürasyonunun yanı sıra ASELSAN tarafından geliştirilen Akkor Aktif Koruma Sistemi ve ROKETSAN tarafından geliştirilen ilave zırh birimlerini içerecek.

İlk seri üretim tankı 24. ayda teslim edilecek, T1 teslimatları 39. ayda bitirilecek. Bununla birlikte, Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir’in direktifleri doğrultusunda sözleşme kapsamında olmayan bir adet T1 konfigürasyonundaki tanıtım tankının 18. ayda tamamlanması hedefleniyor.

Altay T2 ve insansız kuleli Altay

Müteakip 210 tank, Altay T2 konfigürasyonunda üretilecek ve geliştirilmiş zırh sistemi, mürettebat tahliye kapağı, T1 konfigürasyonunda yer alacak tecrit edilmiş gövde mühimmat rafı ve lazer güdümlü tank topu atış yeteneği kazandırılacak.

İlk T2 tankı 49. ayda teslim edilecek ve 87. ayda 250 adet tankın teslimatları tamamlanacak.

Altay T2 konfigürasyonundaki tanklar için güç grubu geliştirilmesi kapsamındaki çalışmalar da BMC POWER sorumluluğunda devam ediyor. İnsansız kule kabiliyeti kazandırılmış bir adet Altay T3 konfigürasyonunda tankın geliştirilmesi de yine sözleşme kapsamında BMC tarafından sağlanacak.

Kara Kuvvetleri Komutanlığına teslim edilmiş olan tankların garanti döneminden sonraki bakım ve idame hizmeti, kara platformlarında bir ilk olan “ömür devri lojistik destek” yaklaşımı ile BMC tarafından sözleşme kapsamında gerçekleştirilecek. Bu sayede sahada kullanılan Altay tanklarından gelen geri bildirimler ile daha mükemmel ve optimize tasarım çözümlerine gidilecek, tankların desteklenebilirlik ve güvenilirlik değerleri üst seviyelere çekilecek.

Altay T1 muharebe deneyimleriyle şekillendi

Türkiye’nin Yeni Nesil Ana Muharebe Tankı Altay, yakın coğrafyada son dönemde yaşanan muharebe deneyimlerinden ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin geleceğe yönelik ihtiyaçlarından yola çıkılarak geliştirilen yeni koruma konseptine göre yeniden tasarlandı ve Altay T1 konfigürasyonuna yükseltildi.

Altay T1, muharebe alanında karşılaşılabilecek tüm tehditleri dikkate alarak geliştirilmiş olan pasif, reaktif ve aktif koruma bileşenlerinden oluşturulan, çepeçevre zırh koruması ile muharebe alanlarında şimdiye kadar görülen en gelişmiş korumaya sahip ana muharebe tankı olacak.

Muharebe sahasının en güçlü tank tehditlerine ve en gelişmiş güdümlü anti-tank füzelerine karşı etkin pasif zırh korumasının yanında, özellikle RPG tehditlerine karsı yeni nesil reaktif zırh (ERA) ve kafes zırh ile tüm anti-tank roket ve güdümlü füzelerine karsı 360 derece koruma sağlayan Aktif Koruma Sistemi de Altay T1 Ana Muharebe Tankı’na entegre edilerek tüm koruma sistemi güncellendi.

Altay’a kazandırılan ilave özellikler

Altay T1 konfigürasyonuyla kazandırılan ilave özellikler arasında güdümlü anti-tank füzelerine karşı çepeçevre koruma sağlayan Aktif Koruma Sistemi bulunuyor. Bu kapsamda tankta, kulenin dört köşesine eklenen Aktif Koruma Sistemi Radarları, Aktif Koruma Sistemine entegre Lazer Uyarı Sensörleri, kule tavanına yerleştirilen Aktif Koruma Sistemi Lançerleri yer alacak.

Arttırılmış zırh koruması için gövde yanlarına yerleştirilmiş reaktif zırh (ERA) paketleri, koruma seviyesi arttırılmış kule üstü zırhları, anti-tank roketlerine karşı koruma sağlayan kafes zırhlar kullanılacak.

Altay T1’de ayrıca gövde mühimmat bölgelerinde infilak geciktirici tedbirler ve genişletilmiş kule arka bölmesi yer alacak.

TSK’ye üstün ateş gücü sağlayacak

Modern muharebe koşullarında çok kritik roller üstelenecek olan Altay 3+ Nesil Ana Muharebe Tankı, yüksek teknoloji silah sistemleri sayesinde sağlayacağı üstün ateş gücünü, gelişmiş atış kontrol sistemleri ile en yüksek isabet oranlarıyla son kullanıcılarının hizmetine sunacak. Mürettebatın korunması, yeni nesil hibrit koruma sistemleriyle sağlanacak. Bu sayede manevra kabiliyeti, çeviklik ve beka optimize edilecek.

Tank taşıyıcı da vitrine çıkacak

BMC, bir süredir üzerinde çalıştığı tank taşıyıcıyı da ilk kez IDEF’19’da sergileyecek.

BMC tasarım ve üretimi olan Tank Taşıyıcı, üzerindeki Altay tankıyla fuarda kamuoyuna tanıtılacak.

Yürür platformu ve kabini tamamen BMC imkan ve kabiliyetlerinde geliştirilip üretilen tank taşıyıcının Ağustos 2019’da Milli Savunma Bakanlığına teslim edilmesi planlanıyor.

Kalifikasyon sürecini takiben ilk etapta toplam 72 adet aracın teslimatının gerçekleştirilmesinin planlandığı Tank Taşıyıcı Projesi kapsamında, küresel pazarda da yoğun talebe istinaden birçok ülke ile görüşmelerin yürütülmekte olduğu belirtiliyor.

Türkiye’nin ilk ve tek tank taşıyıcısı olan ve milli imkan ve kabiliyetlerle geliştirilip tasarlanan araç, 620 beygir gibi güçlü bir motor ile başta Altay tankı olmak üzere 120 ton ağırlığında yük taşıyabiliyor. Geniş, ergonomik, konforlu bir sürüş olanağı ile saatte 90 kilometre hıza ulaşabiliyor.

BMC gerek yurt içi gerekse yurt dışı talepler ve görüşmeler kapsamında, aracın zırhlı kabin opsiyonlarının tasarım faaliyetlerine de devam ediyor.

Savunma sanayisinde durmak yok

ANKARA (AA) – Cumhurbaşkanlığı Kabinesinin 100 günlük icraat programı kapsamında savunma sanayisinin önünde yoğun bir gündem bulunuyor. Bu dönemde güvenlik güçlerine ürün ve teçhizat teslimatlarına devam edilirken, Altay tankı başta olmak üzere seri üretim süreçlerine geçilecek, bir dizi yeni proje başlatılacak.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesinin 100 günlük icraat programında savunma sanayisi projeleri önemli bir yer tutuyor.

Güvenlik güçlerinin ihtiyaçlarının karşılanması, modern araç, gereç ve donanımların temin edilmesi, yeni teknolojilerin kazanılması konularında çalışmalar yürüten ve bunların koordinasyonunu sağlayan Savunma Sanayii Başkanlığı, söz konusu dönemde yüklü bir gündeme sahip bulunuyor.

Buna göre, 100 gün içinde yenilikçi teknolojilere yönelik lazer silah sistemi ve elektromanyetik fırlatma sistemi geliştirilmesine ilişkin ihtiyaç analizi tamamlanacak. Sürü İnsansız Araçlar Geliştirilmesi Projesi de hayata geçirilecek.

Uydu projeleri

Söz konusu dönemde uydu teknolojileri konusunda çeşitli çalışmalar yürütülecek.

Uydu Fırlatma Projesi İkinci Fazı’nda sözleşme imzalanacak.

30 Santimetre Altı Çözünürlüklü Yerli Gözlem Uydusu Projesi başlatılacak.

Kombine Çoklu Mini Uydu Geliştirme ve Entegre Projesi’nin konsept ve fizibilite çalışmaları tamamlanacak.

100 kilogram ve altındaki mikro uyduları, 400 kilometre irtifadaki yörüngeye yerleştirebilecek kapasitede mikro uydu fırlatma sistemi geliştirilmesine yönelik üretim/test altyapısı ve fırlatma üssü kurulması yeteneğinin kazanılması amacıyla sözleşme imzalanacak.

Türksat 6A Uydusu Geliştirilmesi Projesi kapsamında görev yükü üretim testleri sonuçlandırılacak.

Göktürk Yenileme Uydu Sistemi Geliştirilmesi Projesi’nin ihalesi tamamlanacak.

Kara platformları

Hafif, orta ve ağır olmak üzere 3 farklı sınıfta İnsansız Kara Araçları Geliştirilmesi Projesi başlatılacak.

250 tankı içeren Altay Seri Üretim Projesi’nin sözleşmesi imzalanacak.

Anti-tank mühimmatlarının zırhlı araçlara ulaşmadan radarla tespiti ve parçacık yapılı mühimmatlarla bertaraf edilmesine yönelik geliştirilen Pulat Aktif Koruma Sistemi, 40 adet M60TM tankında kullanılmaya başlanacak.

Altay Güç Grubu’nun (motor ve transmisyon sistemleri) geliştirilmesi projesinin sözleşme takvimi başlatılacak.

Akıncı SİHA ve Milli Muharip Uçak

100 günlük dönemde hava platformları alanında bir dizi önemli gelişme yaşanacak.

Özgün Helikopter ve Atak helikopterinde kullanılmak üzere geliştirilmekte olan ve ilk çekirdeğinin ateşlemesi yapılan turboşaft motorun kavramsal tasarım aşaması sonuçlandırılacak.

Taarruzi İHA Geliştirilmesi (Akıncı) Projesi kapsamında yaklaşık 1,5 ton faydalı yük (kamera, mühimmat) taşıma kapasitesine sahip silahlı insansız hava aracının (SİHA) ön tasarım faaliyetleri tamamlanacak.

2030’lu yıllardan sonraki muharip uçak ihtiyacının yurt içinde özgün tasarım modelle karşılanmasına yönelik Milli Muharip Uçak Geliştirilmesi Projesi Dönem-1 Aşama-1 Sözleşmesi’nin uygulama takvimine başlanacak.

Silahlı Hürkuş Uçağı (HÜRKUŞ-C) geliştirilmesi ve seri üretimine yönelik ihale sonuçlandırılarak yüklenici firma belirlenecek.

Yerli hava savunma sistemleri

Uzun menzilli bölge hava ve füze savunma sistemi geliştirilmesine yönelik tasarımın ilk aşaması tamamlanacak.

Hisar Hava Savunma Füze Sistemi Projesi kapsamında Aksaray atış bölgesinde atışlı testler gerçekleştirilecek.

Hava Platformlarına Uzaktan Elektronik Destek/Elektronik Taarruz Kabiliyeti Kazandırılması Projesi’nde (Hava SOJ) sözleşme imzalanacak.

Taşınabilir Erken İhbar Radar Sistemlerinin tasarımı tamamlanacak.

İnsansız Hava Araçları Yerlilik Oranının Artırılması (ANKA-S) Projesi kapsamında ANKA-S Platformu üzerinde CATS Sistemi (kamera) kullanılmaya başlanacak.

Savunma sanayisinde kritik yarı iletken teknolojilerine yönelik yatırım yapılması kapsamında Kızılötesi Dedektör Takımı Geliştirilmesi Projesi imzalanacak.

Teslimatlar yolda

Zırhlı araç teslimatları kapsamında Kirpi II, Akaryakıt Tankeri, Olay Yeri İnceleme Aracı, Zırhlı Komuta Kontrol Aracı, Zırhlı Mini Ekskavatör gibi farklı tiplerde 431 araç teslimatı yapılacak.

Atak Taarruz ve Taktik Keşif Helikopteri Projesi kapsamında 4 adet helikopter teslimatı gerçekleştirilecek.

MPT-76 Projesi kapsamında 5 bin 500 tüfeğin teslimatı yapılacak.

MİLGEM Projesi’nin üçüncü gemisi teslim edilecek.

Güvenlik güçlerine 4 adet insansız hava aracı ANKA’nın, 6 adet SİHA’nın teslimatı gerçekleştirilecek.

Hürkuş eğitim uçağı ilk kez Hava Kuvvetleri Komutanlığı envanterine dahil olacak.

“Modüler Geçici Üs Bölgeleri”ne 3 yeni bölge eklenecek.

Altyapı yatırımları

Güdümlü güdümsüz roketlerin ve hava savunma sistemlerinin test alanının tahsisine ve inşasına yönelik sözleşme imzalanacak.

Test altyapıları envanter çalışmasının ilk fazı tamamlanacak ve Kara Araçları Test Merkezi kurulumuna yönelik fizibilite çalışması yapılacak.

Roketsan İleri Teknoloji Araştırma Merkezi altyapısı kurulacak.

Yerlileştirme çalışmaları

Katmanlı imalat, nadir toprak elementleri, refrakter grubu metaller gibi kritik malzeme teknolojilerinde savunma sanayisinin tam bağımsızlığı için stratejik yol haritaları belirlenecek.

20 milimetre taret ve burun topu (Atak Helikopteri burun topu) sisteminin milli/yerli imkanlarla geliştirilmesine yönelik sözleşme müzakereleri tamamlanacak.

Savunma Sanayi Malzeme Yerlileştirme Programı hayata geçirilecek ve en az 5 malzeme/alt sistemin yerlileştirme çalışmalarına başlanacak.

Savaş uçaklarında kullanılan modern mühimmatlar yerli imkanlarla geliştirilerek tedarik edilecek.

Sivil alana yönelik çalışmalar

75 il ve 243 ilçede kurulu olan Kent Güvenlik Yönetim Sistemleri’nin 424 ilçe merkezinde daha kurulumları gerçekleştirilecek, Güvenli Okul Paketi kapsamında 313 yeni okulla sistemin çalıştığı okul sayısı 137’den 450’ye çıkarılacak.

Milli Baz İstasyonu Geliştirilmesi (ULAK) Projesi kapsamında, kurulu baz istasyonu sayısı 489’a ulaşacak.

Savunma Sanayii Zirvesi yapılacak

Savunma sanayisi ekosisteminin ihtiyaç duyduğu yetkin insan kaynağını yetiştirmeye katkı sağlamak amacıyla savunma sanayisi şirketlerindeki akademi yapılarının konsolide edilmesiyle SSB Akademi idari yapısı kurulacak.

Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı bağlı ortaklıklarının, Milli Savunma Bakanlığı bağlısı yapıların ve TÜBİTAK enstitülerinden müteşekkil Savunma Sanayi Ekosistemi Koordinasyon Platformu oluşturulacak.

Endüstriyel Yetkinlik Değerlendirme ve Destekleme Programı kapsamında mevcut 65 firmaya ilave olarak 25 yerli firma değerlendirilecek ve destek programlarına başlanacak.

İstanbul Teknopark Teknoloji Geliştirme Bölgesi büyütülecek. Girişimci ekibi sayısı 85’ten 115’e, girişimci sayısı 147’den 210’a, personel sayısı 4 bin 161’den 5 bine çıkarılacak.

Savunma Sanayii Zirvesi gerçekleştirilecek.