Anne Sütü

Ayakta duramayan kuzuya “oyuncak kamyon”la destek

MANİSA (AA) – Manisa'nın Saruhanlı ilçesinde bir besici, zayıf olduğu için ayakta duramayan kuzusunu, anne sütü alabilsin diye üzerine sünger yerleştirdiği oyuncak kamyonla ayakta tutmaya gayret ediyor.

Besici Kılıç Kaya'nın ilçeye bağlı Paşaköy Mahallesi'ndeki çiftliğinde 20 Aralık'ta dünyaya gelen ve annesinin o günlerdeki rahatsızlığı nedeniyle yeterince beslenemeyen kuzu, doğumunun üzerinden zaman geçmesine rağmen ayağa kalkamadı.

Kaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Şans" ismini verdiği kuzusunun ayaklarının üzerinde duramadığı için annesini ememediğini görünce onu ayakta tutacak bir çözüm aradığını ve bir veterinerle görüştüğünü söyledi.

Kaya, kuzuların mideleri farklı bölümlerden oluştuğundan hayvanın gelişimi için sütü ayaktayken alması gerektiğini, yavrunun oturarak ya da kucakta emdiği süt midesinin arka bölümlerine gitmediği için gelişemediğini öğrendiğini anlattı.

Bunun üzerine oyuncak kamyona sünger yerleştirdiğini ve kuzuyu buna bağladığını ifade eden Kaya, bulduğu geçici çözümle hayvanı ayakları üzerinde tutmayı başardığını dile getirdi. Kaya, kuzunun, henüz yürüyemese de annesini ayakta emmeye başladığını ve yavaş yavaş ayaklarını kıpırdattığını belirtti.

Kılıç Kaya, "Çiftliğimizin bakıcısının oğlunun oyuncak kamyonunu modifiye edip kuzuyu ayağa kaldırdık. Kuzuyu oyuncağın üzerinde dik durabileceği pozisyona getirdik, karın kısmına canını acıtmaması için sünger koyduk." diye konuştu.

"Şans"ı yaşatmak için ellerinden geleni yaptıklarını söyleyen Kaya, şunları kaydetti:

"Kesmek, ölmesini beklemek, kayıtsız kalmak en kolayı ama kolayına kaçmadık, yaşatmaya çalışıyoruz. Nihayetinde bu iş hayvan sevgisiyle alakalı. Hayvanlarımızı seviyoruz, onlar bize maddi kazancın yanında manevi destek sağlıyor. Hayvanların da bu dünyada bizim kadar yaşam hakları var. Hele bir de besiciysek onlara özel ihtimam göstermemiz gerekiyor. Hayvanlar bize Allah'ın emaneti, o yüzden elimizden geldiği kadar güzel bakmaya çalışıyoruz."

Kılıç Kaya, kuzusu Şans'ı bir ay sonra gelişimini kontrol ettirmek için veterinere götüreceğini de sözlerine ekledi.

Ankara'da “Emzirme Danışma Timi” standı açıldı

ANKARA (AA) – Ankara İl Sağlık Müdürlüğünce açılan "Emzirme Danışmanlık Timi" standında, vatandaşlara anne sütünün önemi anlatıldı, lohusa şerbeti ikram edildi.

Emzirme Haftası kapsamında, Kızılay 15 Temmuz Milli İrade Meydanı'nda düzenlenen etkinliğe, Sağlık Bakan Yardımcısı Emine Alp Meşe, Halk Sağlığı Genel Müdürü Fatih Kara ve İl Sağlık Müdürü Mehmet Gülüm katıldı.

Sağlık Bakan Yardımcısı Meşe, burada yaptığı konuşmada, anne sütünün bebeğin ilk altı aydaki tüm ihtiyaçlarına cevap veren özel bir besin olduğunu söyledi.

Çağlar boyu insanların anne sütünün bebek beslenmesindeki önemini kabul ettiğinin altını çizen Meşe, bilim dünyasındaki çalışmaların da anne sütünün ne kadar önemli bir besin kaynağı olduğunu gösterdiğini vurguladı.

Meşe, doğum sonrasında mutlaka annelerin bebeklerini emzirmeleri gerektiğini belirterek, şöyle devam etti:

"Emzirme süresince anne ile bebeğin sürekli temas halinde olmasının, bebeğin kendini güvende hissetmesini sağladığı, emzirilerek beslenen bebeklerin sinir sistemi gelişimlerinin daha iyi olduğu, emzirmenin psikomotor ve zihinsel gelişimi hızlandırdığı, zeka katsayısını yükselttiği, ileri dönemde okul başarısını artırdığı ve daha mutlu çocuklar olmalarına katkıda bulunduğu görülmüştür."

Bakanlık olarak, tüm bebeklerin yaşamını güvence altına alabilmek için çalışmalar yaptıklarına işaret eden Meşe, bugün açılan stantlarla bu çalışmalara bir yenisini daha eklediklerini aktardı.

Meşe, "İl Sağlık Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen Emzirme Danışmanlık Timi Projesi ile çeşitli nedenlerle bebeklerini emziremeyen annelerimize, profesyonel sağlık çalışanları tarafından ücretsiz emzirme danışmanlığı verilmektedir. Doktor, hemşire, ebe, diyetisyen gibi sağlık personelinden oluşan Emzirme Danışmanlık Timi'ne vatandaşlarımız telefon hattıyla 7 gün 24 saat ulaşabilmektedir." diye konuştu.

– Uygun görüldüğünde annelere evlerinde de danışmanlık verilecek

Vatandaşların birinci ve ikinci basamak sağlık kuruluşlarında çalışan emzirme danışmanlarına ve ilçe sağlık müdürlüklerine bağlı aile hekimliklerinde bulunan "Emzirme Danışmanlığı Uygulama Rehberleri"ne yönlendirileceğini anlatan Meşe, uygun görüldüğünde annelerin evlerine de gidilerek danışmanlık verileceğini ifade etti.

Meşe, Ankara içinde doğum yapan annelere uygulama hakkında bilgi vermek için cep telefonlarına mesaj gönderileceğine değinerek, bugün başlayan uygulamanın Ankaralılara "hayırlı olması" temennisinde bulundu.

İl Sağlık Müdürü Mehmet Gülüm de anne sütünün eşsizliği ile ilgili eğitimler verildiğini ve emzirme danışmanlık stantları açıldığını dile getirerek, Ankara'da Dr. Sami Ulus Kadın Doğum Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim Araştırma Hastanesi, Etlik Zübeyde Hanım Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Ankara Şehir Hastanesi ve ilçe, il müdürlüklerinde emzirme danışmanlıkları ile ilgili stantların bulunduğunu kaydetti.

Bu stantlarda deneyim eksikliği yaşayan annelere emzirme ile ilgili eğitimlerin verildiğinin altını çizen Gülüm, Ankara'nın 2010'dan beri "Bebek Dostu İl" unvanına sahip olduğunu anımsattı.

“Doğumların yüzde 99'u bebek dostu hastanelerde gerçekleşiyor”

ANKARA (AA) – Sağlık Bakan Yardımcısı Emine Alp Meşe, Türkiye'de 1991'den bu yana "Anne Sütünün Teşviki ve Bebek Dostu Sağlık Kuruluşları Programı"nın yürütüldüğünü belirterek, doğumların yüzde 99'unun bebek dostu hastanelerde yapıldığını bildirdi.

Meşe ve Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürü Doç. Dr. Fatih Kara'nın katılımıyla bir otelde, 1-7 Ekim Emzirme Haftası kapsamında "6. Ulusal Emzirme Sempozyumu ve Altın Bebek Dostu İller Ödül Töreni" düzenlendi.

Meşe, sempozyumun açılışında yaptığı konuşmada, sağlığın bir toplumun gelişmesini ve kalkınmasını belirleyen en önemli unsurların başında geldiğini söyledi.

Sağlık alanında ulaşılan teknolojiye ve bilimsel çalışmalara rağmen, dünyanın bazı bölgelerinde halen yetersiz ve dengesiz beslenmeye bağlı sağlık sorunları olduğunu ifade eden Meşe, anne sütünün yeterli süre verilmemesiyle ortaya çıkan klinik durumun, gelişmekte olan ülkelerde çocuk ölümlerinin yaklaşık yüzde 50'sinin nedenini oluşturduğunu vurguladı.

Meşe, beslenme bozukluklarının farklı hastalıklara da zemin hazırladığına işaret ederek, hastalıklardan korunmada anne sütü ile beslenmenin büyük önem taşıdığının altını çizdi.

– "Tüm bebeklerin yaşama sağlıklı başlaması temel amacımızdır"

Beslenme yetersizliklerinin önlenmesi için atılması gereken ilk adımın, anne sütü olduğuna dikkati çeken Meşe, şöyle devam etti:

"Bakanlığımız tarafından bu amaçla 1991 yılından itibaren 'Anne Sütünün Teşviki ve Bebek Dostu Sağlık Kuruluşları Programı' yürütülmektedir. Bebeklerin doğumdan hemen sonra emzirmeye başlatılması, ilk 6 ay sadece anne sütü verilmesi ve 6'ncı aydan sonra uygun besinlerle beraber emzirmenin 2 yaş ve ötesine kadar devam ettirilmesi, bu şekilde tüm bebeklerin yaşama sağlıklı başlaması temel amacımızdır.

Program tüm dünyada uygulanan 'Bebek Dostu Hastaneler' kavramı ile başlamış, 2000'li yıllara gelindiğinde birinci basamak sağlık kuruluşlarının da dahil olması ile 'Bebek Dostu Sağlık Kuruluşları' olarak ilerleme kaydetmiştir. Ardından önce 'Bebek Dostu İl' ve daha sonra çalışmalarını bir adım daha ileri taşıyan illerimiz için 'Altın Bebek Dostu İl' kavramları geliştirilmiştir. Program başlangıcından bugüne kadar bin 296 hastane 'Bebek Dostu Hastane' unvanına layık bulunmuştur. Ülkemizdeki doğumların yüzde 99'u bebek dostu hastanelerde gerçekleşmektedir."

– "81 ilimizin tamamı 'Bebek Dostu İl' unvanını aldı"

Aile hekimliği uygulamasına geçişle beraber illerde "Bebek Dostu Aile Sağlığı Birimi" uygulamasının başlatıldığını hatırlatan Meşe, "Bugün itibarıyla ülke genelinde bebek dostu aile sağlığı birimlerinin oranı yüzde 96,8 olmuştur. 2013 itibarıyla 81 ilimizin tamamı 'Bebek Dostu İl' unvanını almıştır. Başarılı çalışmaları olan toplam 60 ilimize de 'Altın Bebek Dostu İl' unvanı verilmiştir. Bugün bu illerimize 9 ilimiz daha katılacak. Programın başlangıcından bu yana toplam 50 binin üzerinde sağlık personeli 'Anne Sütü ve Emzirme Danışmanlık Eğitimi' almıştır." bilgisini verdi.

Meşe, ekim ayının aynı zamanda Dünya Sağlık Örgütü tarafından 2004'ten bu yana meme kanserinde erken teşhisin önemi ve meme kanseri farkındalığının vurgulanması amacıyla "Meme Kanseri Bilinçlendirme ve Farkındalık Ayı" olarak belirlendiğini anımsattı.

Meme kanserinin, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de kadınlarda en sık görülen ve yaşam kaybına neden olan kanser türü olduğunu anlatan Meşe, kadınlardaki kanserlerin yaklaşık yüzde 25'ini bu rahatsızlığın oluşturduğunu dile getirdi.

Bu kapsamda, 6. Ulusal Emzirme Sempozyumunun bu yıl iki teması olduğunu aktaran Meşe, çalışmaların "Meme Kanseri ve Emzirme" ile "Ebeveynleri Güçlendir, Emzirmeyi Etkinleştir" başlıkları altında ele alınacağını bildirdi.

Bakan Yardımcısı Meşe, kadınların toplumun temeli, çocukların ise ülkenin geleceği ve umudu olduğunu kaydederek, "Kadınların hem bedenen hem ruhen sağlıklı olması ve çocukların en iyi koşullarda dünyaya gelmelerinin sağlanması, büyümeleri ve gelişmeleri için en uygun ortamın hazırlanması, geleceğe dönük fiziksel, ruhsal ve zihinsel donanımlarının en üst düzeyde oluşturulması, ülkenin geleceği açısından yaşamsal önem taşımaktadır." değerlendirmesinde bulundu.

Sempozyumun ardından, il sağlık müdürleri, halk sağlığı başkanları ve birim sorumlularının katıldığı "Altın Bebek Dostu İller Ödül Töreni"nde, Çorum, Zonguldak, Şanlıurfa, Kars, Diyarbakır, Sakarya, Batman, İzmir ve Denizli, "Altın Bebek Dostu İl" olarak belirlendi.

Sağlıklı toplum için ilk adım anne sütü

ANKARA (AA) – Yeni doğan her bebeğin doğumdan sonraki ilk bir saat içinde emzirilmesi, ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenmesi ve 2 yaşına kadar anne sütü almaya devam etmesi durumunda, dünyada her yıl yaklaşık olarak 1 milyon 500 çocuğun hayatının kurtarılacağı belirtildi.

AA muhabirinin Sağlık Bakanlığı verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye’de bebek ve çocuk sağlığına yönelik olarak hatalı anne sütü uygulamalarının önlenmesi, emzirmenin korunması, özendirilmesi ve desteklenmesine yönelik olarak, “Anne Sütünün Teşviki ve Bebek Dostu Sağlık Kuruluşları” programı yürütülüyor.

Anne Sütünün Teşviki ve Bebek Dostu Sağlık Kuruluşları programı çerçevesinde, Türkiye genelinde gebelik döneminden itibaren başlanarak annelerin, ilk 6 ay sadece anne sütü, sonrasında da uygun tamamlayıcı beslenme ile beraber 2 yaş ve ötesine kadar bebeklerini emzirmeleri öngörülüyor. Yürütülen programa ve Türkiye’nin 1991’de kabul ettiği Anne Sütü Muadillerinin Pazarlanmasına ilişkin Uluslararası Yasa’ya göre, bebeklere 6 ayını doldurana kadar anne sütü dışında su dahil hiçbir yiyecek ve içecek önerilmiyor. Anne sütü yerine kullanılabilecek ürünlerin reklamına ve bu ürünlerin örnekleri veya kullanılan malzemelerin serbest bir şekilde dağıtılmasına da izin verilmiyor.

“Türkiye’de her yıl 1 milyon 250 bin bebek doğuyor”

Türkiye’de her yıl yaklaşık 1 milyon 250 bin bebek dünyaya gözlerini açıyor. Bebek beslenmesinde yapılabilecek hatalar bebek sağlığı ve toplumun geleceğini de olumsuz etkiliyor. Türkiye Nüfus Sağlık Araştırması 2013 sonuçlarına göre, emzirilen çocukların sadece yüzde 50’si doğumdan sonraki ilk bir saat içinde anne sütü alıyor. Büyüme ve gelişmenin ideal şartlarda olabilmesi için anne karnında başlayan ve özellikle kritik aşama olarak adlandırılan doğumdan itibaren iki yaşın sonuna kadar anne sütü bebeğin ihtiyaçlarını karşılayan ideal içeriğe sahip olması nedeniyle bu süreçte hayati önem taşıyor.

Beslenmenin önemi ile ilgili olarak dünya genelinde tüm veriler incelendiğinde ise beslenme yetersizliği küresel hastalık yükünün yüzde 10’undan fazlasını oluşturuyor.

Dünya Sağlık Örgütünce, yeni doğan her bebeğin doğumdan sonraki ilk bir saat içinde emzirilmesi, ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenmesi ve 2 yaşına kadar da anne sütü almaya devam etmesi ve yeterli beslenmesi durumunda her yıl 1 milyon 500 çocuğun bağışıklık sisteminin gelişmesi sayesinde hayatının kurtulacağı belirtildi.

Muhabir: Duygu Yener