Arap Birliği

Arap ülkeleri ve Arap Birliği'nden “Kahire Bildirgesi'ne” destek

İSTANBUL (AA) – Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi ile Libya’nın doğusundaki gayrimeşru silahlı güçlerin lideri Halife Hafter ve siyasi müttefiği Tobruk Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih'in açıkladığı "Kahire Bildirgesi'ne" Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Arap Birliği verdiklerini açıkladı.

Libya merkezli News 218 televizyonunun Twitter hesabından yapılan yazılı açıklamada, "Suudi Arabistan'ın, Libya krizinin çözümünü amaçlayan Mısır'ın çabalarını" memnuniyetle karşıladığı ve Libya'da 8 Haziran'da ateşkese varılması yönündeki çağrıyı desteklediği belirtildi.

Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi ise Twitter hesabından, Sisi'nin himayesinde ilan edilen Kahire Bildirgesi'ne destek verdiklerini açıkladı. Bildirgenin "önemli bir başarı ve uluslararası girişimlere paralel bir adım olduğunu" kaydeden Safedi, Libya krizinin çözümü için bildirgenin desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

BAE Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanlığından yapılan açıklamada, Libya'da çatışmaların durmasını ve BM'nin öncülüğünde siyasi çözüm sürecine geri dönülmesini amaçlayan tüm çabaların desteklendiği ifade edildi.

Açıklamada, Libya hükümeti ile Libya ordusu başta olmak üzere tüm taraflara bu girişime acilen yanıt verme çağrısı yapıldı. Siyasi sürecin tek seçenek olduğunun vurgulandığı açıklamada, Libyalılardan ulusal çıkarları öncelemeleri istendi.

Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt ise yaptığı yazılı açıklamada, Libyalıların akan kanının durmasını ve ateşkesi hedefleyen tüm çabaları memnuniyetle karşıladığını belirtti.

BM gözetiminde 5+5 formatındaki ortak askeri komite görüşmelerinin tamamlanması çağrısında bulunan Ebu Gayt, Libya krizine dış askeri müdahalelerden uzak, ulusal bir çözüm bulunması gerektiğini vurguladı.

– "Kahire Bildirgesi" isimli duyuru yapılmıştı

Libya Ordusunun, son dönemde Halife Hafter'e bağlı milislere karşı peş peşe ve önemli başarılar elde etmesinin ardından Hafter ve müttefikleri bugün Kahire'de toplanmıştı.

Yapılan görüşmelerin ardından Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, Hafter ve siyasi müttefiki Salih, ortak bir basın toplantısı düzenleyerek "Kahire Bildirgesi" isimli bir duyuru yapmıştı.

Sisi, basın toplantısında yaptığı konuşmada, "Hafter ve Salih ile Libya'daki çatışmayı sona erdirmek için siyasi bir girişimde bulunma konusunda fikir birliğine vardık. Bu girişim kapsamında 8 Haziran itibarıyla tüm Libya genelinde ateşkes çağrısında bulunuyoruz." ifadesini kullanmıştı.

– Libya hükümetinden ilk tepkiler

Libya hükümeti Başkanlık Konseyi Üyesi de olan Eğitim Bakanı Muhammed Ammari Zayid, resmi sosyal medya hesabı aracılığıyla yaptığı açıklamada, "vatan toprağının tamamını kurtarmaya ve devlet otoritesini tahkim etmeye devam edeceklerini" belirtmişti.

Libya Ordu Sözcüsü Albay Muhammed Kununu da yaptığı yazılı açıklamada, "Bizim savaş suçlularını (Hafter'i) televizyonda izleyecek zamanımız yok. Ordumuzun kahraman güçlerinin kaçan milislerin peşinden gidişini takip ediyoruz." ifadesine yer vermişti.

Libya Devlet Yüksek Konseyi Başkanı Halid el-Mişri de katıldığı bir televizyon programında, "Hafter'in gelecek müzakerelerde yeri olmadığının" altını çizmişti.

Tunus ve Moritanya Cumhurbaşkanları Mağrip Arap Birliğini etkinleştirmekte hemfikir

TUNUS (AA) – Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said ile Moritanya Cumhurbaşkanı Muhammed Vild el-Gazvani, Mağrip Arap Birliğini (MAB) canlandırmanın yeni yollarını araştırmaya karar verdi.

Tunus Cumhurbaşkanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Said, Moritanyalı mevkidaşı Gazvani ile telefonda görüştü.

Görüşmede, MAB'ın etkinleştirilmesi ve iki ülkenin halkları arasındaki kardeşlik ilişkilerinin güçlendirilmesi konusu ele alındı.

Said ve Gazvani, MAB fikrini, yeni bir gelecek inşa etmek isteyen gençlerin beklentileri seviyesine yükseltmenin yeni yolları üzerinde düşünülmesi gerektiği konusunda hemfikir olduklarını belirtti.

Cezayir, Fas, Libya, Moritanya ve Tunus'un üye olduğu Mağrip Arap Birliği, 17 Şubat 1989'da Fas'ın Marakeş kentinde kurulmuştu. Ancak Birlik uzun süredir etkin faaliyet göstermiyor.

İslami Cihad'dan, Arap Birliği ve İİT'ye ABD ile koordinasyonu durdurma çağrısı

GAZZE (AA) – Gazze'deki İslami Cihad Hareketi, Yüzyılın Anlaşması planına tepki olarak Arap Birliği ile İslam İşbirliği Teşkilatı'nı (İİT) ABD ile koordinasyonu durdurmaya çağırdı.

Hareket liderlerinden Halid el-Batş, Gazze'deki El-Ömeri Camisi'nde düzenlediği basın toplantısında, ABD'nin Filistin halkını karşısına alıp İsrail'den yana tavır sergilediğini ve Filistin meselesini tasfiye etmeyi amaç edindiğini söyledi.

Uluslararası hukuk ve adaletin, ABD gözetiminde İsrail'in planlarının yürürlüğe koyulması için kullanıldığını belirten Batş, Batı Şeria, Kudüs ve Gazze'deki Filistinlilerin ABD'nin Yüzyılın Anlaşması planına karşı gelmesi gerektiğini kaydetti.

ABD'nin planlarına karşı koyabilmek için ulusal birliğin sağlanması gerektiğini vurgulayan Batş, Arap Birliği ve İİT'ye de ABD ile koordinasyonu durdurma çağrısı yaptı.

ABD Başkanı Donald Trump dün, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Beyaz Saray'a salı günü gerçekleştireceği ziyaretten önce "Yüzyılın Anlaşması" planını açıklayacağını duyurmuştu.

– "Yüzyılın Anlaşması" planı

Trump'ın, İsrail-Filistin meselesine "çözüm bulmak" amacıyla hazırladığı öne sürülen "Yüzyılın Anlaşması" planının detayları netleşmese de uluslararası basında, buna ilişkin bazı bilgiler yer alıyor.

Haberlere göre, anlaşma, Kudüs'ün tamamının İsrail'e bırakılması ve Batı Şeria'daki yasa dışı Yahudi yerleşim birimlerinin büyük bölümünün varlığını sürdürmesi gibi Filistinlilerin aleyhine maddeler içeriyor.

Planda İsrail'in, topraklarından sürdüğü 6 milyona yakın Filistinli mültecinin dönüş hakkına ise değinilmediği dile getiriliyor.

“Arap Birliği, Mısır Dışişleri Bakanlığının bir kurumu haline geldi”

TUNUS (AA) – Libya Yüksek Devlet Konseyi Başkanı Halid el-Meşri, Arap Birliği'nin Libya'daki tutumunun taraflı ve Birleşmiş Milletlerin (BM) sarf ettiği çabanın aksine askeri yönetimden yana olduğunu söyledi.

Meşri, Tunus'taki Libya Büyükelçiliğinde düzenlediği basın toplantısında, Arap Birliği'nin BM'nin sarf ettiği çabanın aksine askeri yönetimden yana olduğunu ifade ederek, "Arap Birliği, Mısır Dışişleri Bakanlığının bir kurumu haline geldi. Temsilcisi (Selahaddin el-Cemali) Trablus'u ziyaret etmiyor ve Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) ile hiç görüşmedi." dedi.

Hafter'in geldiği yere geri dönmesi ve cezalandırılması gerektiğini savunan Meşri, Libya'da "paralel kurumlara son verilmesi, ulusal diyalog konferansının düzenlenmesi, Anayasa'nın oluşturulması ve ardından seçimlere gidilmesi gerektiğini" vurguladı.

Meşri, şunları söyledi:

"Eğer Hafter bunun dışında bir şey istiyorsa onun evine kadar girmeye gücümüz yeter ancak biz savaştan uzak duruyoruz çünkü yıkım istemiyoruz. UMH askeri çözümden uzak duruyor, yıllar sonra herkes Libya'da askeri çözümün yeri olmadığını anladı. Hafter ise güç konusundaki aç gözlülüğü sebebiyle askeri çözümü siyasi çözüme tercih etti."

Hafter'in hastaneleri ve sivil alanları vurarak ve yasaklı silahları kullanarak savaş suçu işlediğini vurgulayan Meşri, "Hafter Trablus'u kolay lokma sandı ancak karşısında Muammer Kaddafi'yi deviren devrimcilerin de desteklediği gerçek ve düzenli bir ordu buldu. Hafter'in güçlerini idare edenler herhangi bir askeri terbiye ve hiyerarşiden geçmemiş ve herhangi bir askeri kurumla ilişkisi olmayan siviller. Bu da onların kanunsuz milisler olduğunun kanıtıdır." diye konuştu.

Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) Orta Doğu'daki müdahalelerine de değinen Meşri, "Abu Dabi yönetimi Arap devletlerinde demokrasinin yayılmasını önlemek için bir yozlaştırma gayreti içinde." değerlendirmesinde bulundu.

"Hafter'in kullandığı askeri araçlar BAE'den, mühimmatlar ise Mısır üretimi." iddiasında bulunan Meşri, "Hafter'in darbe teşebbüsü ile yan yana duran kim varsa o da Hafterle ortaktır." dedi.

Libya'nın doğusundaki askeri güçlerin lideri General Halife Hafter, başkent Trablus'u ele geçirmek için 4 Nisan'da saldırı emri vermiş, bunun üzerine başkentte konuşlanan UMH birlikleri de karşı operasyon başlatmıştı.

Dünya Sağlık Örgütü, Libya'da 12 gündür devam eden çatışmalarda ölü sayısının 174'e, yaralı sayısının 756'ya yükseldiğini açıklamıştı.