Atakan Kayalar

Ruh Sağlığı Derneğinden çocukların medyatikleştirilmesine yönelik uyarı

Ruh Sağlığı Derneği, okuduğu felsefe kitapları üzerine yaptığı yorumlarla sosyal medyada dikkatleri üzerine çeken 10 yaşındaki Atakan Kayalar ile ilgili yapılan haberlerde, hassas davranılması gerektiğini bildirdi.

Dernekten yapılan açıklamada, Kayalar’la ilgili haberlere dikkat çekilerek, toplumun ruh sağlığını korumak ve güçlendirmek için herkesin üzerine düşen sorumluluklar olduğu belirtildi.

Açıklamada, her insanın doğuştan gelen özelliklerle çevresinden kazandığı deneyimleri sayesinde oluşturduğu özgün bir gelişim süreci bulunduğu anlatılarak, “Her insanın güçlü ve zayıf olduğu farklı özelliklere sahip olması, çok normal bir şeydir. Bir insanın toplum ortalamasına yakın tutum ve davranışlara sahip olması, normalliğin en önemli göstergelerindendir. Toplum ortalamasının üstünde veya altında olan durumlarda ise normal dışı anormallikten söz edebiliriz. Bazı anormallikler avantajlıyken, bazı anormallikler dezavantajlıdır. Bu kişiye, zaman ve benzeri diğer faktörlere göre farklılık gösterebilir. Dolayısıyla bir insandan bahsederken ruh sağlığı açısından dikkat etmemiz gereken birden çok faktörden bahsediyoruz, çünkü ruh sağlığı ve psikoloji de bir sonuç tek bir nedenle açıklanamayacağı gibi, bir sebep de birden çok şeye etki edebilir. Bireysel ve toplumsal ruh sağlığı ile ilgili tüm haberler, en üst düzey özen ve hassasiyetin gösterilmesi gereken en önemli konuların başında gelmektedir.” ifadeleri kullanıldı.

Etkileşimin çok hızlı olduğu teknoloji çağında kişiler hakkında bilgilere ve yargılara ulaşırken bilgi kaynağının doğruluğunu tespit etmek, söylenmesi gerekeni konunun uzmanına bırakmak gerektiği vurgulanan açıklamada, çocukların medyatikleştirilmesi hakkında çıkan haberler doğrultusunda bu konunun doğru kaynaklar ve değerlendirmeler üzerinden açıklığa kavuşmasının, bir çocuğun ruh sağlığı hususunda önemli olduğu belirtildi.

Açıklamada, “üstün yetenekli” tanısı konulabilmesinin ruh sağlığı uzmanlarının yetkisinde olduğuna işaret edilerek, bir çocuk hakkında birkaç haber, sosyal medya paylaşımları, konuşma üslubu, ilgi alanı ve davranışlarına indirgenerek bu yargıya varmanın yanlış olduğu aktarıldı.

On yaşında gelişim döneminde olan bir çocuğu, söz konusu hikaye ve tanı ile göz önünde tutmanın, medyatik hale getirmenin travmatik sonuçları olacak bir tehlikeye sebep olabileceği ifade edilen açıklamada, medya organları ve sosyal medya kullanıcıları bu konuda hassas olmaya davet edildi.

“Bu tür konularda pedagojik içerik desteği alınmalı”

Açıklamada görüşlerine yer verilen Ruh Sağlığı Derneği Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Ömer Akgül, medyanın çocuk ve toplum ruh sağlığını gözetmeye daha fazla önem vermesini tavsiye etti.

Akgül, yetişkinken çocuk gibi veya çocukken yetişkin gibi davranan örneklerin popüler hale gelmesinin eşitler arasındaki ilişkiyi zedelediğini, özellikle kişilik gelişimi döneminde kritik süreçte olan çocuk ve gençler ile onlardan rol model olarak esinlenenler için risk oluşturduğunu kaydetti.

Bu tip durumların medyatik hale getirilmesiyle çocuk ile ailesinin hayatının normal seyrinin değiştirildiğine dikkati çeken Akgül, “Burada bir diğer önemli faktör de çocuğun yetiştiği aile yapısı. Bu zamana kadar çocuktaki bu farklılık nasıl ele alındı? Çocuğa karşı çevresinde bulunan yetişkinlerin bu durumdan önce ona nasıl davranacaklarını bilemeyip, karşısında yetersizliklerini açık etmeleriyle çocuğun ruh hali bozulabilir. Burada uygun olmayan davranış biçimleri, çocuktan önce yetişkine ait. Karşımızdaki çocuk da olsa yetişkin de olsa kişiye eleştiri getirmeden, olması gerekeni ifade etmek gerekir. Bu gibi durumlarda üstün yetenekli ya da değil çocuğun medyatikleştirilmeden doğru uzmana yönlendirilmesi hassas bir konudur.” değerlendirmesini yaptı.

Akgül, gençlerin gelecekleri olduğunu, normal ve normal dışı gelişim gösteren tüm bu unsurların geleceği şekillendirmede önemli birer faktör olduğunu belirtti.

Bir insanı değerlendirirken özellikle ruh sağlığı alanında daha özenli ve dikkatli cümleler kurulması gerektiğini anlatan Akgül, “Uzmanlar bilimsel açıklamalarına dikkat etmeli, bahsi geçen kişilerin ve ondan etkilenecek kitlelerin ruh sağlığı düşünülmeli, bir insanın sadece bir özelliği üzerinden değerlendirme yapılmamalı, bu tür konularda pedagojik içerik desteği alınmalıdır. Basın mensuplarının bu tür haberleri yaparken pedagojik içerik editörlerinden onay almaları, toplum ruh sağlığının gelişimi açısından çok önemlidir.” ifadelerini kullandı.

Bakanlık'tan Atakan için rehberlik desteği

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, okuduğu felsefe kitapları üzerine yaptığı yorumlarla sosyal medyanın gündemi haline gelerek dikkatleri üzerine çeken 10 yaşındaki Atakan Kayalar’a pedagojik yönlendirme ve rehberlik hizmeti verilmeye başlandığını bildirdi.

Bakanlık’tan yapılan yazılı açıklamada, her çocuğun pedagojik gelişim hızı ve düzeyinin farklı olduğu, çocukların üstün yarar ve haklarının gözetilmesi gerektiği kaydedildi.

Çocukların, potansiyel, yetenek ve davranış biçimleri bakımından konunun uzmanları tarafından çok boyutlu ve kapsamlı şekilde değerlendirilmesi gerektiği vurgulanan açıklamada, bütüncül değerlendirme yapılmadan, münferit birkaç video üzerinden beyanlarda bulunmanın çocuklar üzerinde olumsuz etki yapacağı uyarısı yapıldı.

Bakanlık uzmanlarının, çocuk ve çocuğun ailesi ile görüştükleri bildirilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Kendilerine ihtiyaçlarına göre en doğru ve sağlıklı pedagojik yönlendirme ve rehberlik hizmeti sağlanmaya başlanmıştır. Çocuğumuzun, sosyal medya üzerinden saldırıya ve tehditlere maruz kalması, ailemizi derinden üzmekte ve kaygılarını arttırmaktadır. Çocuklarımızın hepimizin ortak sorumluluğu olduğunun bir kez daha altını çizerek; çocuk ve aile ile ilgili çalışmaların sağlıklı yürütülebilmesi için basın kuruluşlarımızın ve sosyal medya kullanıcılarının hassasiyetini beklemekteyiz.”

Atakan, tek kişilik sınıf istiyor

İSTANBUL (AA) – Sosyal medyada okuduğu felsefe kitapları üzerine bir yaptığı yorumlarla dikkatleri üzerine çeken 10 yaşındaki Atakan Kayalar, iyi bir eğitim almak için destek istedi.

Mustafa Kemal Paşa Ortaokulu birinci sınıf öğrencisi olan Atakan Kayalar, Satranç Federasyonu Esenyurt İlçe Temsilciliğinde katıldığı kurs sırasında, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Sosyal medyadaki görüntüleri izlediğinde bir şey hissetmediğini ifade eden Kayalar, ilk gördüğünde bin civarında olan tweet sayısının daha sonra 80 bini aştığını görünce ise sevindiğini söyledi.

– Hedef cumhurbaşkanlığı

Son 5 ayda 250 kitap okuduğunu öne süren Atakan Kayalar, çoğunlukla felsefe, fizik, matematik, ekonomi ve iş yönetimi alanlarında kitaplar okuduğunu anlattı. İleride psikiyatrist olmayı istediğini ifade eden Kayalar, "Mesleki hedefin dışında başka bir hedefim daha var: Cumhurbaşkanlığı." dedi.

Cumhurbaşkanı olunca eğitim sistemini değiştirmeyi istediğini dile getiren Kayalar, "Eğitim sisteminin problemi ne?" sorusuna, " 'Problem var' demedim. İlk olarak okul öncesinde saygı ve terbiye eğitimi almalı insanlar. Çünkü görüyoruz örneklerini." diye konuştu.

İlk okuduğu kitabın Devlet-i Aliyye, son okuduğu kitabın ise "Küçük Prens" olduğunu anlatan Kayalar, tek kişilik sınıf istediğini söyledi.

Derslerinin iyi olduğunu dile getiren Kayalar, kitap okumayan yaşıtlarına da "Kendilerini eğitmeyi öğrensinler. Kendilerini eğitsinler demedim, kendilerini eğitmeyi öğrensinler." önerisi yaptı.

Yeterli eğitim desteği alabilirse daha farklı bir yol çizmeyi planladığını da vurgulayan Kayalar, şöyle konuştu:

"İstediğim eğitim şekli tek başına olmak. Sınıfta benden başka kimse bulunmayacak. Öğretmenin bana bilgiyi en uygun şekilde aktarması bu şekilde oluyor. Sınıfta anlatım tarzında yetersizlikler var. 47 kişilik bir sınıfta gelip de bana 'Merhaba çocuğum iyi misin burada kesirler var?' diyemez. 47 çocuğa aynısını yapmaya çalışsa ve hepsi bir dakika sürse ders bitiyor. Okul değiştirmek istiyorum. Ayrıca gerçekten iyi bir eğitim görmek istiyorum. Çünkü onların öğretebilecekleri neredeyse çoğu şeyi biliyorum."

– "Ona kitap almakta zorlanıyoruz"

Anne Hülya Kayalar da Milli Eğitim Bakanlığı yetkililerinin kendilerine ulaştığını anlattı. Oğlunun arkadaşlarından koparılmadan eğitim almasını istediğini belirten Kayalar, "Onlardan koparılmadan bir eğitim istiyorum. Maddi bir beklentim yok." dedi.

Hülya Kayalar, AA muhabirine yaptığı açıklamada da eşinin bir süre işsiz kaldığını, kendisinin de çalışmadığını söyledi. Bir süredir işsizlik maaşıyla geçimlerini sağladıklarını belirten Kayalar, oğlunun tüm zamanını kitapçılarda geçirdiğini, ancak ona kitap almakta zorlandığını anlattı.

– "Kasparov gibi olacak"

Satranç Federasyonu Esenyurt İlçe Temsilcisi Zeki Sarıkavak da Atakan ile alışveriş merkezindeki federasyon temsilciliğinde dolaşırken tanıştıklarını anlattı.

Atakan'ın satranç sporuna ilgisini gördüğünü belirten Sarıkavak, "Atakan ile özel olarak belirli bir çerçevede çalışırsak kesinlikle öncelikle Türkiye şampiyonu, ardından Avrupa ardından dünya şampiyonluğuna ulaşacağına inanıyorum. Atakan çok farklı, süper bir çocuk." dedi.

Atakan'ı yarışmalara hazırladıklarını ifade eden Sarıkavak, "Kasparov gibi olacak." dedi.