AVM

FİBA Commercial Properties 20 yeni mağaza açtı

İSTANBUL (AA) – FİBA Commercial Properties (FİBA CP), son bir ay içerisinde hem yurt içi hem de yurt dışındaki AVM'lerinde 20'ye yakın yeni mağazayı misafirleri ile buluşturdu.

FİBA CP'den yapılan açıklamaya göre, ticari gayrimenkul yatırımcılarından FİBA CP, global başarısını yeni tip koronavirüs (Kovid-19) pandemi sürecinde yürüttüğü özverili çalışmalarla Türkiye'ye taşıdı.

Sektöre yön veren, öncü ve sürdürebilir hizmet politikasıyla Türkiye, Çin, Romanya ve Moldova'da pek çok ödüllü projeye imza atan FİBA CP, pandemi döneminde de ulusal ve uluslararası AVM yatırımlarında global markalarla iş birliklerini büyütmeye devam etti.

Süreç boyunca yeni mağazalarla uzun süreli sözleşmelere imza atan FİBA CP, son bir ay içerisinde hem yurt içi hem de yurt dışındaki AVM'lerinde 20’ye yakın yeni mağazayı misafirleri ile buluşturdu.

– "Yeni mağaza açılışlarımız devam edecek"

Açıklamada görüşlerine yer verilen FİBA Commercial Properties Üst Yöneticisi (CEO) ve Yönetim Kurulu Üyesi Yurdaer Kahraman, hem Türkiye'de hem de yurt dışındaki AVM'lerinde yeni iş birliklerine imza attıklarını bildirdi.

Pandemi sürecinin küresel çapta sağlık, ekonomi, eğitim ve sosyal yaşam gibi pek çok açıdan toplumu etkileyen zorlu bir dönem olduğuna işaret eden Kahraman, "Farklı ülkelerdeki yatırımlarımızdan edindiğimiz tecrübe, bu süreçte olaylara daha sakin ve sağduyulu yaklaşmamızı sağladı. FİBA CP ailesi olarak yine bu dönemde hem iş ortaklarımızın hem çalışanlarımızın hem de AVM'lerdeki misafirlerimizin sağlığına odaklandık ve yönetmeliklere uygun üst düzey hijyen koşulları için detaylı çalışmalar yaptık." ifadelerini kullandı.

Kahraman, salgın sürecinde sektörle olan iletişimlerini güçlü tutarak yerli ve yabancı pek çok markayı yurt dışı yatırımlarından da edindikleri tecrübelerle ailelerine kattıklarını belirterek, şunları kaydetti:

"Dünyanın sayılı kahve zincirlerinden Starbucks, M1 Adana AVM'mizde ikinci mağazasını, İnegöl AVM ve M1 Konya AVM'de ilk şubesini açtı. FİBA CP ve Starbucks iş birliği önümüzdeki dönemde de devam edecek. Bir dünya markası olan Siemens de yine bu dönemde M1 Konya AVM'mizde misafirlerimizle buluşmaya başladı. Giyim sektörünün önde gelen markalarından Tudors M1 Gaziantep, Türkiye'nin ilk yerli kozmetik markalarından Sevil Parfümeri ise M1 Adana AVM'mizde kapılarını açtı.

Yurt dışı yatırımlarımız da aynı süreçte dünya devlerini marka karmasına ekledi. Örneğin, Romanya'daki yatırımımız Bucuresti Mall Alışveriş Merkezi'mizde dünya markası Calvin Klein hizmet vermeye başladı. Çin'deki Starmall AVM'de ise bu dönemde yeme içme, spor giyim, kozmetik, eğlence ve hobi alanlarında hizmet veren 7 farklı mağaza açıldı. Bütün bu gelişmeler, küresel çapta ekiplerimiz tarafından gerçekleştirilen büyük başarılardır. Global iş ortaklıklarımızı büyütmeye odaklanıyoruz. Yeni mağaza açılışlarımız devam edecek. Sürdürülebilirlik, paydaşlarımız ve perakendecilerimizle güvene dayalı yakın iletişim, başarımızdaki ana faktörlerdendir."

Milli Kütüphanenin kitap sayısı arttı

ANKARA(AA) – Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü Hamdi Turşucu, Milli Kütüphanenin kitap sayısının azaldığı yönündeki iddialara ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Milli Kütüphanenin kitap sayısının 2018’den 2019’a göre yaklaşık 20 bin azaldığına yönelik iddialar var. Bu konu hakkında neler söylemek istersiniz?

Milli Kütüphane koleksiyonunda azalma olduğu ile ilgili çıkan haberler gerçeği yansıtmamaktadır. Üzücü olan bir süreden beri hem medyada hem de sosyal medyada çıkan bu habere karşı Genel Müdürlüğümüz ve ilgili STK’lar gerekli açıklamaları yapmalarına rağmen aynı haberin ve sorgulamanın yapılmış olmasıdır.

Söz konusu durum, 2018’de Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Milli Kütüphane ve Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü hizmetleri aynı çatı altında toplanınca, Milli Kütüphane uhdesindeki yazma ve basma nadir eser niteliğindeki kitapların öteden beri Yazma Eserler Bölge Müdürlüğüne bekleyen devir mevzusudur. Yani yazma ve basma nadir kitapların hem mevzuat, uzmanlık gereği hem de aynı bina içerisindeki ilgili bölge müdürlüğü envanterinde gösterilmesi meselesidir.

Buna göre 27 bin 255 yazma eser, 89 bin 599 basma nadir eser olmak üzere toplam 116 bin 854 kitap resmi kayıt üzerinde Milli Kütüphaneden Bakanlığımız Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Ankara Bölge Müdürlüğüne devredildi. Böyle olunca Milli Kütüphane 2019 istatistiklerinde 116 bin 854 eksik gözükmesi gayet tabii, ancak 2019’da 97 bin 117 kitap daha envantere dahil olunca 19 bin 737 kitap eksikmiş gibi görünmektedir.

Milli Kütüphane envanterinde görünen 116 bin 854 yazma ve basma nadir kitap yine bina içerisinde kullanımımızda olan Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Ankara Bölge Müdürlüğü envanterindedir. Bu kitapların dışında 97 bin 117 kitabın daha Milli Kütüphane envanterine dahil olduğunu ve toplam kitap sayımızın 1 milyon 443 bin 751’e ulaştığını ifade edebiliriz. Mamafih bir eksilmeden değil 97 bin 117 kitap artışından bahsedebiliriz.

Milli kütüphane üye sayısında artış

Milli Kütüphanenin üye sayısının TÜİK rakamlarına göre 2018’e göre 2019’da arttığı görülüyor. Bu artışın sebebi nedir?

Bu konunun izahı aslında çok basit. 2019’a gelene kadar, 2018 yılı da dahil olmak üzere, TÜİK’e sadece o yıl içerisinde üye olanların sayısı verilmiş. Ama bir veya daha önceki yıllarda Milli Kütüphanemize üye olup aktif üyelikleri devam edenler son yılın üye sayısına eklenip sayı bildirilmemiş. Bu da doğal olarak aktif üye sayımızın düşük görülmesine sebep olmuş. Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü olarak aynen halk kütüphanesi üyelerinde olduğu gibi Milli Kütüphane üyelerinde de toplam aktif üyelerimizin sayısını üye sayısı olarak açıklamaya başladık. 2019 yılı sonu itibarıyla Milli Kütüphanenin aktif üye sayısı 137 bin 14’tür.

Halk kütüphanesi sayısı 1196

Adnan Ötüken İl Halk Kütüphanesi ve halk kütüphanelerindeki kitap sayısına ilişkin iddialar da var. Halk kütüphanelerinde kitap sayıları ve üye sayınız hakkında bilgi verebilir misiniz?

Zaman içerisinde bir dönem yerel yönetimlere 300’ün üzerinde halk kütüphanesi devredildi. Ancak son yıllarda hiçbir kütüphane devredilmedi ve 2012’de 1112 olan kütüphane sayısı an itibarıyla 1196’ya ulaştı. Son 2-3 yıldır yıllık ortalama 20 yeni halk kütüphanesi açıldı. Bu devirlerden kaynaklanan Bakanlığımız halk kütüphanelerinde bir azalma görülmüş olmakla, TÜİK istatistiklerinde yer almayan ülke genelinde binin üzerinde Belediye Halk Kütüphanelerine dikkat çekmek gerekir. Aslında totalde ülkemizde halk kütüphanelerinin azalması söz konusu değildir. Çünkü Bakanlığımız halk kütüphaneleri yanında yine halk kütüphanesi olan yerel yönetimlerin kütüphaneleri dikkate alınmamaktadır.

Bakanlığımız, belediyeler, üniversiteler, kamu kurum ve kuruluşları ile okul kütüphanelerini dikkate aldığımızda ülkemizde 30 binin üzerinde kütüphane, vatandaşlarımızın okuma kültürü ve bilgiye erişimi açısından ciddi bir kültürel katkı sağlıyor. Ayrıca kütüphaneler sadece sayılar üzerinden bakmak da yaptığımız güzel işleri gölgelemektedir. Özellikle son 5-6 sene içerisinde halk kütüphanelerimizin oturma kapasiteleri yaklaşık yüzde 50 civarında yükselmiş, hizmet çeşitliliği ve kalitesi arttırılarak halk kütüphaneleri Etkin Kütüphane kavramı ile buluşturulup adeta içerisinde kültür merkezi, halk eğitim merkezi ve sanatsal faaliyetlerin yapıldığı mekanlar haline getirildi.

Milli Kütüphane koleksiyonunda azalma iddiası gibi halk kütüphanelerindeki koleksiyon konusu da izahı basit bir meseledir. 2018’de Adnan Ötüken İl Halk Kütüphanesinin yaklaşık 800 bin kitabı derleme fonksiyonu ile Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesine devredildi. Neticede bu kitaplar yine Ankara’da başka bir kütüphanede halkımızın kullanımına sunuldu. Halk kütüphanelerimize son yıllarda yılda yaklaşık 1 milyon kitap, merkezi satın alma yoluyla alındı.

2019 yıl sonu itibarıyla halk kütüphanelerindeki kitap sayısı 20 milyon 742 bin oldu. 2018 ve 2019’da halk kütüphanelerine 2,5 milyonun üzerinde kitap satın alındı. 2018’de devredilen kitaplara rağmen yeni satın almalarla beraber kitap sayımızda artış yaşandı. Kamuoyunun son 5 yıl içerisinde 800 binden 4 milyona çıkan halk kütüphanesi üye sayımızı ve 4 milyondan 13 milyona çıkan ödünç kitap alma sayımızı da görmelerini temenni ediyorum. Bunun yanı sıra ilklerini yaptığımız ve yapacağımız Havaalanı Kütüphanesi, Gar Kütüphanesi, Bebek Kütüphaneleri ve AVM Kütüphanelerini de kamuoyunun dikkatine sunuyorum.

Keçiören Belediye Başkanı Altınok yaşlılarla bayramlaştı

ANKARA (AA) – Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok, belediye bünyesinde hizmet veren huzurevinde düzenlenen Kurban Bayramı eğlencesine katıldı.

Keçiören Belediyesi'nden yapılan açıklamaya göre, Keçiören Tepebaşı Mahallesi'nde hizmet veren huzurevinin bahçesi bayram eğlencesi için sosyal mesafe ve temizlik kurallarına göre hazırlanırken, programda her bir yaşlının maskesini takmasına da özen gösterildi. Alana kurulan ses sistemi ile de yaşlılar müzik eşliğinde gönüllerince eğlendi.

Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok, yaşlıları tek tek selamladıktan sonra onlara hitaben bir konuşma yaptı.

Altınok, yaptığı konuşmada, şu ifadeleri kullandı:

"Yaşlılarımızın sofrasında kuş sütü bile olacak. Gıdalar için en kaliteli malzemeler kullanılacak. Yaşlılarımıza bunu yaptığımız zaman belediyemize bereket geliyor, nitekim bereket geldi de… Ankara'nın en borçlu belediyesiydik, en fazla faiz ödeyen belediyesiydik. Ama şu anda en itibarlı, ekonomik olarak en rahat ve en çok yatırım yapan belediyesiyiz. Milli Piyango'dan ya da şans oyunlarından para çıkmadı. Analarımızdan, babalarımızdan aldığımız dualarla belediyemiz bereketlendi. Burada verilen her şeyi Rabbim bize misliyle geri veriyor.

Huzurevimizde yaşayan analarımızın babalarımızın ellerinden öpüyorum. Kurban Bayramı'nız mübarek olsun, hayırlara vesile olsun. Bütün dünya, bütün insanlık Kovid-19 denen bela ile mücadele ediyor. Bu nedenle eskisi gibi bayramlaşamadık. Bu bela bir tehdit olarak devam ediyor."

Altınok, Keçiören Belediyesi'nin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına yönelik huzurevinde önlem aldığını ve bu önlemlerin eksiksiz uygulandığını aktardı.

Altınok, şunları kaydetti:

"Dünyada gördüğümüz, huzurevlerinde birçok yaşlı alınamayan önlemler nedeniyle hayatını kaybetti. Toplu ölümler gerçekleşti. Ama biz Keçiören Belediyesi olarak hızlı davrandık, diğer kurumlarımızdan da hızlı davrandık ve tedbirlerimizi aldık. Çok şükür, herhangi bir yaşlımızda Kovid-19 görülmedi. Bundan sonra görülmemesi için de temizlik, maske ve mesafe kurallarına riayet etmeliyiz.

Hiçbir şey henüz geçmiş değil. Tam aksine dünyada yaşanan gevşeme nedeniyle koronavirüs belasında artış yaşanıyor. Bugün de açık bir alanda bayram eğlencesi düzenleyerek temizlik, maske ve mesafe kurallarımızı da uygulayarak programınızı gerçekleştiriyoruz."

– "Anne ve babanın rızasını gönlünü almayanın iki dünyası perişandır"

Turgut Altınok, anne ve baba sevgisinin önemine işaret ederek, "Sizler bizim her şeyimizsiniz. Anamız, babamız ne ise sizler de onlar gibisiniz. Sizlerin mutluluğu bizim mutluluğumuzdur, sizlerin üzüntüsü bizim de üzüntümüzdür. Hani denir ya, 'Anne ve babanı sırtında hacca bile götürsen of deme.' Anne ve babaya hürmetin tarifi tam da böyledir. Anne ve babanın hakkını kimse ödeyemez. Sevgili Peygamber Efendimiz (SAV) , 'Cennet anaların ayağının altındadır' buyurmuştur. Anne ve babanın rızasını gönlünü almayanın iki dünyası perişandır." değerlendirmesini yaptı.

Huzurevi hizmetini verenlerin bu işe gönül vermesi gerektiğini aktaran Altınok, bir yaşlının gönlünü kıranın bütün dünyanın gönlünü kırmış, bir yaşlının gönlünü alanın bütün dünyanın gönlünü almış gibi olacağını kaydetti.

Altınok, "Burayı 'sevap merkez bankası' ya da 'beddua merkez bankası' yapacak olan bizleriz. Burada işler iyi giderse sevabımız büyük olur. Eğer burada işler kötü giderse beddua alırız, günah olur, vebali büyük olur. Görevimiz bitecek, gök kubbede hoş bir seda, gönüllerde hoş bir intiba bıraktığımızda en büyük, en yüksek makam budur." ifadelerini kullandı.

– "Yurdumuzu 7 yıldızlı otel gibi yapacağız"

Huzurevinin taşınmayacağını belirten Altınok, yaşlıların ikamet ettiği yurdun da yenileneceğini bildirdi.

Altınok, "Yurdumuzun ihalesini de yaptık. İlk göreve geldiğimizde de yurdumuzu yapmıştık. Şimdi de görüyorum ki yine bakıma ihtiyacı var, pırıl pırıl yapacağız. 7 yıldızlı otel gibi yapacağız. Burası hiçbir yere taşınmıyor, AVM mi, darphane mi derseniz ben huzurevi derim ve hepsinden kıymetlidir." değerlendirmesini yaptı.

Altınok, konuşmasının ardından yaşlılara bayram hediyesi takdiminde bulundu.

AVM'lerin ciro ve müşteri kaybı devam ediyor

İSTANBUL (AA) – Türkiye Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Federasyonu (TAMPF) Başkanı ve Koçtaş Yönetim Kurulu Üyesi Alp Önder Özpamukçu, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) pandemisinin AVM'lere ağır bir darbe vurduğunu belirterek, "Çin, AVM'leri yeniden açtığında müşterilerinin yüzde 70'ini kaybederek başlamıştı. Türkiye de aynı süreci yaşadı. Temmuz ayına geldik, gerçek anlamda açılış haziran sayılır. Haziran başından temmuz sonuna kadar geldiğimiz dönemde hala yüzde 55'ler belki biraz da yüzde 60'a doğru giden müşteri sayıları var." dedi.

Özpamukçu, Koçtaş'ın Linkedin sayfasında yapılan canlı yayında, Kovid-19 salgını ve yeniden şekillenen perakende sektörünü değerlendirdi.

Türkiye'de AVM'lerin toplam ticaret içinde yüzde 7'lik bir büyüklük oluşturduğunu ifade eden Özpamukçu, AVM'lerin organize ticaret içerisindeki payının ise çok daha yüksek olduğunu söyledi.

Pandemi sürecinde AVM'lerin büyük kayıplar yaşadığını anlatan Özpamukçu, nisan ve mayıs ayı boyunca AVM'ler üzerinden pandemi tartışmalarının yapıldığını, bunların da vatandaşta kafa karışıklığına yol açtığını, halbuki AVM’lerin hijyen konusunda aldıkları önlemlerle çok güvenli alışveriş noktaları haline geldiğini belirtti.

Özpamukçu, AVM’lerde iyi lokasyonlarda olanların bir parça daha iyi müşteri sayılarına yaklaştıklarını, ancak her halukarda ciddi bir trafik kaybı yaşandığını belirterek, "Trafik kaybı ciro kaybı demek. O yüzden perakendecilerin de AVM mağazalarında cadde mağazalarına göre daha fazla zorlandıklarını tespit ediyoruz." diye konuştu.

– "AVM'ler önümüzdeki dönemde de fonksiyonlarını sürdürüyor olacaktır"

AVM yatırımcıları ve diğer tüm paydaşlarla beraber yoğun bir toplantı trafiği gerçekleştirdiklerini aktaran Özpamukçu, Türkiye’deki AVM'lerin perakendecilere Avrupa’daki AVM’lere kıyasla daha fazla destek olduğunu söyledi.

Özpamukçu, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Ülkemize yıllar içinde 50 milyar dolarlık yatırım yapıldı AVM'lerle birlikte. Şu anda yaklaşık 15 milyar dolarlık bir kredi borcuyla karşı karşıyalar ve bunlar yabancı para cinsinden. O bakımdan burada bankalara da devlete de birtakım işler düşüyor. Perakendeciye de birtakım işler düşüyor. Burada memlekete yapılmış önemli yatırımlardan da bahsediyoruz.

Amerika'daki örnekler çok konuşulur kapanıyor, ediyor diye… Şehirlerde yeterli sayıda meydan bulunmayışı sebebiyle Türkiye'de AVM'ler açıkçası bir meydan işlevi görüyor ve buralar sosyalleşme alanları. O bakımdan AVM’ler hayatımızda devam edecek ama mutlaka ve mutlaka perakendeciyle kol kola bu indirimlere devam ederek, AVM ve perakendeci bazında iyileştirmeler yaparak bu süreci geçmek gerekiyor.

Şu anda AVM’ler hijyen açısından en güvenli alışveriş alanları. Hala sürecin ortalarındayız, o desteklerin devam etmesi gerektiği çok açık. AVM'ler önümüzdeki dönemde de fonksiyonlarını sürdürüyor olacaktır."

Önümüzdeki yıllarda çok fazla yeni AVM yatırımı beklemediklerini ifade eden Özpamukçu, cadde mağazacılığın önemini artırabileceğini kaydetti.

Koçtaş'ın perakendenin geleceği hakkında düzenlediği çok paydaşlı çalıştayların tüm sektör için yol gösterici olduğunu aktaran Özpamukçu, perakendenin tüm ekonomiyi etkilediğini hatırlattı.

– "Birçok değişik senaryo oluşturduk ve bunlara göre yeni çalışma düzenlerimizi kurguladık"

Koçtaş Genel Müdürü Devrim Kılıçoğlu da yeni normali kendi normalleri olarak benimsediklerini ifade ederek, müşterilerini ve çalışanlarını merkeze koyarak çalışmaya devam ettiklerini söyledi.

Mağazaları pandemi nedeniyle mart sonundan itibaren kapattıklarını aktaran Kılıçoğlu, "Nisan ayında tüm arkadaşlarımızın, paydaşlarımızın katılımıyla bir çalıştay yaptık. Birtakım tahminlerde bulunduk. Yatırımların hangilerini önceliklendireceğimiz, hangilerini hızlandırmamız ve hangilerini de bırakmamız gerektiği hakkında görüştük… Birçok değişik senaryo oluşturduk ve bunlara göre yeni çalışma düzenlerimizi kurguladık." diye konuştu.

Perakendecilerin mağaza kapatma kadar kötü bir durumla karşılaşmadığını ifade eden Kılıçoğlu, bu dönemde dahi ustalarla iletişimi güçlü tuttuklarını ve tedarikçilerine ödemeleri aksatmadıklarını kaydetti.

Pandemi döneminde devletin verdiği teşvikleri çok kıymetli bulduğunu anlatan Kılıçoğlu, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Kısa çalışma ödenekleri bu dönemde istihdamın kırılmaması adına özellikle perakende sektörü gibi istihdam yoğun çalışan bir sektör için önemli bir can suyu oldu. Aynı zamanda kredi oranlarının düşmesinin ve makroekonomik göstergelerde tüketiciye yönelik verilen teşviklerin sektöre önemli katkılar sağladığını düşünüyorum. Umut ediyorum ki, pandemi süresince bu teşvikler devam eder. Sektördeki işletme sermayesi çok önemli, krediyle dönen bir sektör perakende… Bu anlamda kredi faiz oranları düşse bile masrafların artması nedeniyle sektör mutlaka olumsuz etkileniyor. Bu anlamda devletin ve alışveriş merkezlerinin yapıcı tavırları çok önemli."

– "Mağazalarımızın müşteri memnuniyeti ve satış anlamında iyi gittiğini görüyoruz"

Kılıçoğlu, pandeminin başlamasıyla mağaza renovasyonlarından mümkün olanların yapılması konusunda istişarelerde bulunduklarını ifade ederek, tüm tedbirleri alarak Trabzon mağazasını yenilediklerini ve Eskişehir mağazasını da konumunu değiştirdiklerini söyledi.

Dijital yatırımlara öncelik vermeyi son 4-5 yıldır sürdürdüklerini anlatan Kılıçoğlu, Koçtaş'ların mahalleli formatı olarak hizmete sunulan Koçtaş Fix'lerin açılışlarını sürdüreceklerini kaydetti.

Kılıçoğlu, şöyle devam etti:

"Ayda 5-6 Koçtaş Fix açıyoruz. Burada da hem Türkiye'deki yatırımcılardan çok talep görüyoruz; hem de müşterilerden çok olumlu geri dönüşler alıyoruz. Özellikle müşterilerimizin 'İlçemizde Fix'i görmek istiyoruz' çağrılarını duymak bizi çok mutlu ediyor açıkçası. Açmış olduğumuz mağazalarımızın da müşteri memnuniyeti ve satış anlamında iyi gittiğini görüyoruz.

Sürekli çalışmalarımız ve araştırmalarımız devam ediyor. Müşterilerimizin şu zorlu dönemde ihtiyaçlarını uygun fiyatla alabilmeleri bizim için çok önem arz ediyor. O nedenle kaliteden ödün vermeden, daha uygun fiyata nasıl yeni ürünler bulabiliriz diye satın alma ekiplerimiz çok ciddi araştırmalar yapıyor.

Özellikle bu dönemde veriler bize gösterdi ki, müşterilerimiz evlerinde kaldıkları dönemde evlerini yenilemeye yöneldiler. Biz de hem Koçtaş Fix'lerle hem de büyük Koçtaş mağazalarımızla hem de dijital kanallarımızla birlikte müşterilerimizin en iyi markalara en uygun fiyatlarla ulaşabilmelerini sağlamaya çalışıyoruz."