Avrupa Birliği

AB: Lukaşenko'nun meşruiyeti bulunmamaktadır

BRÜKSEL (AA) – Avrupa Birliği (AB), Belarus’ta 9 Ağustos’ta yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminin ardından dün yemin ederek göreve başlayan Aleksandr Lukaşenko’nun meşruiyetinin bulunmadığını, seçimin sonucunu tanımadığını bildirdi.

AB adına açıklama yapan Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Belarus’taki seçimin “adil ve özgür olmadığını” belirterek, sonuçlarını tanımadıklarını yineledi.

Borrell, “Aleksandr Lukaşenko’nun 23 Eylül 2020’de sözde göreve başlaması ve bir dönem daha yetkisini sürdürmesinin demokratik meşruiyeti bulunmamaktadır.” ifadesini kullandı.

Seçimlerden bu yana gösterilerin devam etiğini hatırlatan Borrell, Lukaşenko’nun yeniden göreve başlamasının ülkedeki siyasi krizi derinleştireceğini savundu. AB olarak Belarus halkının demokratik taleplerini desteklediklerini belirten Borrell, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) gözetiminde yeniden “özgür ve adil” seçimlerin yapılmasına yönelik isteklerin arkasında olduklarını aktardı.

Belarus’ta 1994’ten bu yana 5 kez arka arkaya cumhurbaşkanı seçilen Aleksandr Lukaşenko’nun 9 Ağustos’ta yapılan seçimi yüzde 80,1 oy ile yeniden kazandığı, en yakın rakibi Svetlana Tikhanovskaya’nın yüzde 10,12 oy alabildiği açıklanmıştı.

Tikhanovskaya’nın önderliğindeki muhalefet seçim sonuçlarına karşı çıkmış, seçim günü akşamı itibarıyla “seçimlere hile karıştırıldığı” iddiasıyla muhalefetin organizasyonuyla protestolar başlamıştı. Devam eden gösterilerde protestocular yeni seçimin yanı sıra ülkede anayasa değişikliği talebinde bulunuyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Başbakanı Merkel ve AB Konseyi Başkanı Michel ile görüştü

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Charles Michel ile üçlü formatta video konferans görüşmesi yapması ANKARA (AA) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Charles Michel ile üçlü formatta bir video konferans görüşmesi gerçekleştirdi.

İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, üçlü zirvede, Türkiye-AB ilişkileri kapsamlı bir şekilde ele alındı. Doğu Akdeniz'deki gelişmelerin de değerlendirildiği zirvede, Türkiye ve Yunanistan’ın istikşafi görüşmelere başlamaya hazır olduğu ifade edildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede, Doğu Akdeniz'de gerginliğin azaltılması ve diyalog kanallarının işletilmesi için yakalanan nispi ivmenin karşılıklı adımlarla korunması gerektiğini belirterek, Türkiye'nin daima diyaloğa ve müzakereye vurgu yaptığını, onca tahrike rağmen sağduyulu ve soğukkanlı tavrından taviz vermediğini ifade etti.

Almanya'nın arabuluculuk çabalarını takdirle karşıladıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, istikşafi görüşmelerin ve diğer diyalog kanallarının canlandırılması noktasında sağlanan mutabakatın nasıl ilerleyeceği hususunda Yunanistan'ın atacağı adımların önemli olacağını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Doğu Akdeniz'de Kıbrıs Türkleri dahil, tüm tarafların katılımıyla düzenecek bölgesel bir konferanstan herkesin yararına olacak olumlu ve yapıcı kararlar çıkacağına inandığını söyledi.

Perşembe günü başlayacak AB Liderler Zirvesinin Türkiye-AB ilişkilerine yeni bir soluk getirmesini umduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, iyi niyetle Gümrük Birliği anlaşması, vize serbestisi ve göç mutabakatı konularında somut adımlar atılması halinde Türkiye-AB ilişkilerinin yeniden olumlu bir mecraya taşınabileceğinden şüphe duymadığını ifade etti.

AB'nin Türkiye ile sağlıklı bir iş birliği geliştirilmesinin bölgesel sorunların çözümüne katkı sağlayacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Merkel ve Michel’in Türkiye-AB ilişkilerine pozitif gündem kazandırma gayretlerinden memnuniyet duyduğunu dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Merkel ve Michel ile gerçekleştirdiği üçlü zirvede, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı Hakan Fidan, Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı Metin Kıratlı, İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ve Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan da hazır bulundu.

Dışişleri Bakanlığı: AB bölgede güvenlik ve istikrar istiyorsa taraflı tutumundan vazgeçmeli

ANKARA (AA) – Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler Konseyi toplantısının ardından Libya bağlamında bir Türk denizcilik şirketinin yaptırım listesine alınmasına “Bizim nazarımızda hiçbir değeri yok” ifadeleriyle tepki gösterdi.

Bakanlık, AB Dış İlişkiler Konseyi Toplantısı sonucunda Libya bağlamında bir Türk denizcilik şirketinin yaptırım listesine alınması hakkında açıklama yayımladı.

Açıklamada, “AB Dış İlişkiler Konseyinin bugünkü toplantısı sonucunda Libya bağlamında bir denizcilik şirketimizin de yaptırım listesine alınmasının bizim nazarımızda hiçbir değeri yoktur.” ifadelerine yer verildi.

AB’nin İrini Operasyonu’nun, Libya’nın doğusundaki gayrimeşru silahlı güçlerin lideri Halife Hafter’i ödüllendirirken, Birleşmiş Milletler (BM) tarafından tanınan Libya hükümetini ise cezalandırdığı vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Ülkemizin meşru hükümete yaptığı yardımlar ambargo ihlali olarak nitelenirken, BAE başta olmak üzere darbeci Hafter’e BMGK kararları hilafına karadan ve havadan silah gönderen ülke ve şirketlerin görmezden gelinmesi AB’nin taraflı tutumunun açık bir göstergesidir.”

Açıklamada, bu tutumuyla AB’nin, uluslararası meşruiyetten yana bir tavır takınmak yerine, saldırganı mükafatlandıran İrini Harekatı’yla ortaya koyduğu çifte standartlı tutumunu sürdürmekte ısrar ettiği görüldüğü belirtildi.

Doğu Akdeniz’de tansiyonun düşürülmesi için gayret gösterilen bir zamanda böyle yanlış bir kararın alınmasının “son derece talihsiz” olduğu vurgulanan açıklamada, “AB bölgede güvenlik ve istikrar istiyorsa bu taraflı tutumundan vazgeçmeli, Türkiye ile istişare ve iş birliği içinde hareket etmelidir.” ifadeleri kullanıldı.

Brüksel’de dün yapılan AB Dış İlişkiler Konseyinin ardından düzenlenen basın toplantısında, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, BM’nin Libya silah ambargosunu ihlal ettiği iddiasıyla Türkiye, Ürdün ve Kazakistan’dan üç şirkete ve insan haklarını ihlal ettiği için de Libya vatandaşı iki kişiye yaptırım kararı aldığını açıklamıştı.

AB dışişleri bakanları Belarus yaptırımlarında anlaşamadı – BRÜKSEL

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :

– AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell'in açıklaması – Kıbrıs Rum kesiminin Türkiye ısrarı nedeniyle Belarus'a yaptırımlarda oy birliği sağlanamadı
BRÜKSEL (AA) – AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, AB dışişleri bakanlarının, Rum kesiminin engeli nedeniyle Belarus'a yaptırımlar konusunda anlaşamadığını açıkladı.

Brüksel'de yapılan AB Dış İlişkiler Konseyinin ardından basın toplantısı düzenleyen Borrell, Belarus'un yanı sıra Libya, Afrika Birliği ile ilişkiler, Venezuela, Rusya, Lübnan ve Doğu Akdeniz gibi konuları ele aldıklarını söyledi.

Belarus'ta 9 Ağustos'ta yapılan seçimde hile yapıldığı gerekçesiyle mevcut Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko'nun meşruiyetini tanımadıklarını belirten Borrell, muhalefetin, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) gözetiminde yapılacak yeni bir seçim teklifini desteklediklerini söyledi.

Muhalif lider Svetlana Tikhanovskaya ile AB dışişleri bakanlarının bir araya geldiğini hatırlatan Borrell, Belarus halkının kendi kaderini belirlemesine destek verdiklerini söyledi.

“Yaptırımlar, oy birliği sağlanamadığı için mümkün olmadı.” diyen Borrell, konunun, 24-25 Eylül'de yapılacak AB liderler zirvesinde görüşüleceği bilgisini aktardı.

– Rum kesimi, Belarus yaptırımlarını engelledi

Borrell, Belarus'a yaptırım uygulanabilmesi için oy birliğiyle karar alınması gerektiğini hatırlatarak, Kıbrıs Rum kesimi nedeniyle oy birliği sağlayamadıklarını, Rum kesiminin aslında Belarus'a yaptırıma karşı olmadığını ancak Türkiye'ye yaptırım uygulanmasını istediğini açıkladı.

Borrell, “Bu, yüksek gerilimli siyasi bir sorun. Bunu AB Konseyi çözmek zorunda. Nasıl olacağını da şu anda söylemek mümkün değil.” dedi.

– “AB'nin güvenilirliği tehlikede”

Belarus'a yaptırımlar konusunda, tüm üyelerin aslında fikir birliği içinde olduklarını aktaran Borrell, şunları söyledi:

“Bir sonraki Dış İlişkiler Konseyinde bunun mümkün olabileceğini ümit ediyorum. Bir sonraki Dış İlişkiler Konseyine (12 Ekim) kadar Belarus'a yaptırımların kabul edilmesi konusunda elimden geleni yapacağım. Bu kişisel bir taahhüt haline geldi. Çünkü bu konu, Avrupa Birliği'nin güvenilirliğiyle ilgili. Bunu yapamazsak güvenilirliğimiz tehlikeye girer. AB Konseyi'nin siyasi rehberliğinde bunu yapabileceğimizi düşünüyorum.”

Borrell, Doğu Akdeniz konusunda ise olumlu bazı gelişmeler gördüklerini ancak Yavuz gemisi ile ilgili Navtex'in uzatılmasını esef verici olarak değerlendirdiklerini belirterek, bunun, 24-25 Eylül'de yapılacak AB zirvesinde görüşülecek ana konulardan biri olduğunu söyledi.

– Libya

Borrell, Libya konusunda ise Tobruk'taki Temsilciler Meclisi (TM) Başkanı Akile Salih ile Nuri Ebu Sehmen'in, yaptırım uygulanan kişiler listesinden çıkarılması konusunda anlaştıklarını ifade etti.

Borrell, ayrıca AB'nin, Birleşmiş Milletler'in (BM) Libya silah ambargosunu ihlal ettiği iddiasıyla Türkiye, Ürdün ve Kazakistan'dan üç şirkete ve insan haklarını ihlal ettiği için de Libya vatandaşı iki kişiye yaptırım kararı aldığını açıkladı.

AB Resmi Gazetesinde yayınlanan karara göre, Kazakistan'dan Sigma Airlines, Ürdün'den Med Wave Shipping ve Türkiye'den Avrasya Shipping adlı şirketler Libya'ya uygulanan silah ambargosunu ihlal ettiği gerekçesi ile yaptırım listesine alındı. Ayrıca, insan haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle Mahmoud Mustafa Busayf Al-Werfalli ile Moussa Diab, AB'nin kısıtlayıcı tedbir listesine eklendi.