Avrupa Konseyi

Dünya Süryaniler Birliği Başkanı Messo'dan Avrupa Konseyi'nde Türkiye'ye destek mesajı

STRAZBURG (AA) – Dünya Süryaniler Birliği Başkanı Johny Messo, "Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyindeki operasyonları kendi toplumlarımızın güvenliğine katkı sağlıyor." dedi.

Messo, Türkiye'nin Avrupa Konseyi Daimi Temsilciliğinin daveti üzerine Avrupa Konseyi'nde konuşma yaptı.

Ortadoğu'daki Aramilerin kimliğine ve tarihine değinen Messo, konuşmasında terör örgütü PYD/YPG/PKK'nın Aramiler dahil Suriye'nin kuzeyindeki azınlıklar üzerinde uyguladığı ekonomik, kültürel, sosyal ve güvenlikle ilgili baskı politikası hakkında bilgi verdi.

Messo, terör örgütü PYD/YPG/PKK unsurlarının bölgede nüfus yapısını değiştirmeye çalıştığını kaydetti.

Bölgede istikrarın ve barışın tesisi için uluslararası toplumun desteğini talep ettiğini dile getiren Messo, "Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyindeki operasyonları kendi toplumlarımızın güvenliğine katkı sağlıyor." dedi.

Etkinliğe Türkiye'nin Avrupa Konseyi Daimi Temsilcisi Büyükelçi Kaan Esener ile çok sayıda davetli katıldı.

Messo'nun daha önce de PKK/PYD/YPG’nin terörist faaliyetlerine dikkat çeken açıklamaları olmuştu.

Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisinden Gürcistan'da “diaspora” konferansı

TİFLİS (AA) – Gürcistan'da Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisinin (AKPM) Diaspora Politikaları Parlamenterler Ağı tarafından "Devletin İnşa Sürecinde Aktif Diaspora Katılımı" konulu konferans düzenlendi.

Başkent Tiflis'te bir otelde düzenlenen konferansın açılışına Gürcistan Cumhurbaşkanı Salome Zurabişvili, Gürcistan Parlamentosu Başkanı Arçil Talakvadze, MHP İstanbul milletvekili, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Avrupa Birliği (AB) Uyum Komisyonu ve Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Üyesi Arzu Erdem, TBMM Dış İlişkiler ve Protokol Başkanlığından Kenan Arpacıoğlu ile çeşitli ülkelerden temsilciler katıldı.

Konferansın açılışında konuşan Zurabişvili, hemen her ülkenin yurt dışında diasporası bulunduğuna dikkati çekerek bu tür konferansların ülkelerin kalkınmasına katkı sağladığını söyledi.

Açılış töreninin ardından AA muhabirine konuşan Arzu Erdem, Tiflis'te bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek "Özelikle AB üyesi ülkeler göç konuları ve diasporalarla ilgili yapılacak çalışmalarla ilgili buradan bilgi alacalar. Çünkü bu konuda en büyük emeği aslında bu coğrafya sarf ediyor. Bununla ilgili biz de gerekli bilgilendirmeleri ülkemiz adına yapacağız." şeklinde konuştu.

Erdem, ilk oturumda "Gürcü Diaspora Modeli" üzerinde konuşacaklarını kaydetti.

Türkiye'nin diaspora konusunu hep en üst seviyede tuttuğunu ifade eden Erdem, diğer ülkelerle bu konuda iş birliğinin geliştirilmesine büyük önem verdiklerini söyledi.

Avrupa Konseyi Abhazya ile Güney Osetya'daki durumdan endişeli

TİFLİS (AA) – Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Marija Pejcinovic Buric, Gürcistan'dan tek taraflı bağımsızlığını ilan eden Abhazya ile Güney Osetya'da yaşanan güvenlik ve ağır insan hakları ihlallerinin endişe verici olduğunu söyledi.

Buric, resmi temaslar için geldiği Tiflis'te, Gürcistan Dışişleri Bakanı Davit Zalkaliani ile bir araya geldi.

Dışişleri Bakanlığı'nda basına kapalı yapılan ikili görüşmenin ardından Buric ile Zalkaliani, ortak basın toplantısını düzenledi.

Zalkaliani, Buric ve beraberindeki heyete, Gürcistan'dan tek taraflı bağımsızlığını ilan eden Abhazya ile Güney Osetya'daki gelişmelere ilişkin bilgi verdiğini söyledi.

Ülkesinin yaşadığı en ciddi sorunlardan birinin işgal konusu olduğunu belirten Zalkaliani, "Özelikle Rusya'nın Gürcistan topraklarını işgal etmesi ile devam eden yasa dışı sınır hatları çekmesi süreci ve insan haklarının ağır şekilde ihlalini görüştük." dedi.

Zalkaliani, 27 Kasım'da Gürcistan'ın Avrupa Konseyinin Dönem Başkanlığını devralacağını hatırlatarak, bunun ülkesi için büyük bir sorumluluk anlamına geldiğini kaydetti.

Buric de Avrupa Konseyi Genel Sekreteri olarak Gürcistan'da ilk kez resmi temaslarda bulunduğunun altını çizerek, "Ziyaretimin amacı Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin, 27 Kasım'dan başlayacak dönem başkanlığı için hazırlık konusunda Gürcistan'a yardım isteğidir." ifadesini kullandı.

Avrupa Konseyi olarak Abhazya ile Güney Osetya'daki gelişmeleri takip ettiklerinin altını çizen Buric, "İşgal altındaki topraklarda (Abhazya ile Güney Osetya) yaşanan gelişmeleri sürekli izliyoruz. İşgal altındaki bölgelerde güvenlik ve insanı durumlarla ilgili endişelerimi ifade etmek istiyorum." dedi.

Basın toplantısının ardından Avrupa Konseyi ile Gürcistan'ın 2020-2023 dönemi iş birliği planı tanıtıldı. Tanıtıma, Türkiye'nin Tiflis Büyükelçisi Fatma Ceren Yazgan ve diğer diplomatlar da katıldı.

Daha sonra Gürcistan Başbakanı Giorgi Gakharia tarafından kabul edilen Buric'in Gürcistan Cumhurbaşkanı Salome Zurabişvili ve Parlamento Başkanı Arçil Talakvadze ile de görüşmesi bekleniyor.

'Delice tuzu' mineral açısından zengin çıktı

KIRIKKALE (AA) – Kırıkkale’de doğal kaynak suyundan elde edilen, yurt içi ve yurt dışında ilgi gören “Delice tuzu”nun, Dünya Sağlık Örgütü, Avrupa Konseyi ile diğer kuruluşlar tarafından belirlenen kriterlere uygun ve mineraller yönünden zengin olduğu tespit edildi.

Delice ilçesinde Türkiye’nin en büyük doğal kaynak suyu tuzlasında, 2017 yılında 10 milyon liralık yatırımla tuz işleme tesisi kuruldu.

Tesisten doğal yollarla elde edilen ve mineral zenginliği nedeniyle tercih edilen tuz, kısa sürede çok sayıda ülkeden talep gördü.

Tuzlada üretilen yıllık 3 bin ton tuzun bin tonu distribütör firmalar aracılığıyla dünyaca ünlü futbol takımı Arsenal ile Yeni Zelanda ve Avustralya’daki bazı rugby takımlarının yanı sıra pek çok ülkeye de gönderiliyor.

Kırıkkale Ticaret ve Sanayi Odasının talebi doğrultusunda Kırıkkale Üniversitesi (KKÜ) Bilimsel ve Teknolojik Uygulama ve Araştırma Merkezi, “Delice tuzu”nun içeriğiyle ilgili çalışma yaptı.

Bilimsel ve Teknolojik Uygulama ve Araştırma Merkezi Öğretim Görevlisi Ogün Bozkaya, AA muhabirine, merkezde, tuz üzerinde mineral değerleri bakımından yaptıkları çalışma sonucunda, tuz içeriğinin Dünya Sağlık Örgütü, Avrupa Konseyi ve diğer kuruluşlar tarafından belirlenen kriterlere uygun olduğunu tespit ettiklerini anlattı. Bozkaya, şöyle konuştu:

“Bununla birlikte literatür araştırması yaparak tuzun sahip olduğu mineral değerlerini de incelemiş olduk. İncelemelerimiz sonucunda Delice ilçesinde çıkan tuzun gerçekten mineral değeri yüksek olan bir tuz olduğunu gördük ve tespit ettik. Özellikle içerisinde bulunan kalsiyum, stronsiyum, vanadyum ve iyot gibi elementlerin sağlık açısından ne kadar önemli olduğu literatürce açık. Literatür araştırmalarına göre, bizim bulgularımızın sağlık kriterleri açısından limitleri aşmadığını da gördük ve aynı şekilde bu tuzun içerisinde bu minerallerin varlığı da bizi oldukça sevindirdi. Genel olarak düşük düzeyde birçok mineral değerine de sahip. İçerisinde potasyum, magnezyum, çinko ve aklıma gelmeyen birçok mineralin olduğunu da görmüş olduk.”

“Hiçbir katkı maddesine rastlamadık”

Bozkaya, çalışmada tuzun içerisinde organik veya inorganik bir karbon kalıntısına da rastlamadıklarını aktardı.

Yüzde 97-98 civarında bir sodyum klorüre sahip tuzun doğal yapısında karbonata da rastlamadıklarına dikkati çeken Bozkaya, şu bilgileri verdi:

“Teorik olarak yüzde 39 olması gereken sodyumdan daha düşük bir sodyum değeri tespit ettik. Yüzde 36 civarında. Bu da Dünya Sağlık Örgütü’nün gıda maddelerinde tuz oranlarını azaltmaya yönelik çalışmalarını da destekleyen bir besin maddesi oluyor. Bugün sodyum diyeti yapan hastaları da düşündüğümüzde, sodyum oranının az olması da avantajlı bir durum oluyor. En güzel tarafı da hiçbir katkı maddesine rastlamadık. Biliyorsunuz bu tuzların içerisine topaklanmayı önleyici çeşitli kimyasallar katılır. Bunda böyle bir bulguya da rastlamadık. Doğrudan kaynaktan gelen tuzlu suyun buharlaşmasıyla elde edilen doğal bir besin maddesi niteliği kazanmış oluyor.”

Mayi Tuz Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Oktay Gözüyukarı da tuzun sıvı halde çıktığı için topraktan iyot ve birtakım mineraller aldığını dile getirdi.

Tuzun en büyük özelliğinin bu olduğunu vurgulayan Gözüyukarı, şöyle devam etti:

“Dünyanın en büyük sorunu iyot noksanlığı. Özellikle yeni doğan çocuklarda zeka gelişimi için bu iyot gerekli. Kırıkkale Üniversitesinde yapılan araştırmada tuzumuzda 1 kilogramda 1,45 miligram doğal iyot var. Bu doğal iyodu bugüne kadar deniz tuzlarında diye bilirdik ama onlardaki oran 0,7’dir. En büyük farkı doğal iyotlu olması. Doğal iyodun tansiyon hastalarına zararı yok. Sodyum oranı dünyada en düşük. Zaten kaliteli olmasının sebebi de sodyumu düşük olması ve diğer minerallerin yüksek olması.”