Avrupa Parlamentosu

AP yeni Türkiye Raportörü Amor: Tekrar güveni inşa etmemiz gerekiyor

BRÜKSEL (AA) – Avrupa Parlamentosunun (AP) yeni Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, Brüksel’deki AP binasında, raportör seçildikten sonra ilk röportajını AA’ya vererek Türkiye-AB ilişkileri hakkında değerlendirmelerde bulundu.

İlk röportajını çok iyi tanınan bir haber ajansı olan Anadolu Ajansına verme kararı aldığını belirten Amor, selefi Kati Piri’nin zor bir dönemde görev yaptığını ve işinin kolay olmadığını, kendisinin ise ilişkileri daha iyi bir noktaya getirmek istediğini vurguladı.

Amor, “Görevimi objektif ve kapsayıcı bir şekilde gerçekleştirmek istiyorum. Türkiye-AB arasındaki çok taraflı ilişkilerde tüm kesimlerle görüşmek istiyorum.” ifadelerini kullandı.

“İlerleme kaydedebileceğimiz alanları belirlemeliyiz”

Son zamanlarda zor bir dönemden geçen Türkiye-AB ilişkilerinin nasıl iyileştirilebileceğine ilişkin soru üzerine Amor, tarafların birbirini karşılıklı olarak “çok genel kriterlerle” eleştirmekten kaçınması gerektiğine işaret etti.

Amor, AB’nin de Türkiye’nin de birbirini eleştirirken daha hedef odaklı hareket etmesi gerektiğinin altını çizerek, böylelikle sorunların çözülmesi için ortak çalışma alanlarının oluşturulabileceğini dile getirdi.

AB’nin bir bütün olarak Türkiye’nin Barış Pınarı Harekatı’na karşı çıktığını anımsatan Amor, “Hangi alanlarda ilerleme kaydedebileceğimizi, hangi alanlarda ise tıkanıklar olduğunu tespit etmemiz gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

“Meşru güvenlik kaygılarını anlıyoruz, tek taraflı harekata karşıyız”

Amor, Türkiye’nin meşru güvenlik kaygılarının AB tarafından tam olarak anlaşıp anlaşılmadığına ilişkin ise, “Türkiye’nin meşru güvenlik kaygıları olduğunu kabul ediyoruz ancak bu, Suriye’de tek taraflı hareket etmesini onaylamamız anlamına gelmiyor.” dedi.

Türkiye’nin Barış Pınarı Harekatı kapsamında Birleşmiş Milletlerin (BM) 51’inci maddesini gündeme getirdiğini belirten Amor, “Türkiye’nin meşru güvenlik kaygılarını gidermek için attığı adımlar, uluslararası hukukla bağdaşmıyor.” iddiasında bulundu.

Amor, BM’nin 51’inci maddesinin Türkiye’nin dışarıdan saldırıya uğraması durumunda geçerli olduğunu savunarak, terör örgütü PKK/YPG’nin Türkiye’ye attığı roketlerin saldırı sayılıp sayılmadığının sorulması üzerine, şu ifadeleri kullandı:

“Ben, Türk sahillerinde hayatını kaybeden Alan Kurdi bebeği çok net hatırlıyorum ama aynı zamanda Akçakale’de hayatını kaybeden Muhammed bebeği de hatırlıyorum. Sivilleri hedef alan her türlü saldırıyı eleştiriyorum. Tek bir tarafı savunmuyorum aynı şekilde Tel Abyad’daki bombalı saldırıyı da eleştiriyorum.”

“Tüm faaliyetleri ‘terörizm’ olarak etiketlemek doğru değil”

AB’nin, PKK/YPG’li teröristler tarafından bomba yüklü araçla Tel Abyad’a saldırı düzenlenmesini neden “tek bir sesle” kınamadığı yönündeki soruya Amor, AB’nin bu saldırıyı kimin düzenlediğini tespit edecek merci olmadığını, bu nedenle bir açıklama yapmadığını düşündüğünü söyledi.

Amor, Türkiye’nin “terörist” kavramını çok geniş bir yelpazede kullandığını ve bunun “gerçek teröristin” kim olduğunu tespit etmeyi zorlaştırdığını ileri sürerek, “Böylelikle Avrupa’nın, sizin meşru güvenlik kaygılarınız olduğunu anlaması zorlaşıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’ye yönelik her türlü saldırının meşru güvenlik endişesi olduğunun altını çizen Amor, “Bir darbe girişimiyle mücadele etmek tabii ki meşru. Ancak tüm faaliyetleri ‘terörizm’ olarak etiketlemek doğru değil. Bu gerçek terörizme de gölge düşürüyor.” diye konuştu.

“Türkiye önemli bir ortak”

Amor, “Türkiye’nin AB için önemi nedir?” sorusuna ise, “Türkiye, sadece güvenlik ve göç değil her açıdan çok önemli bir ortak. Bunu sürekli dile getiriyoruz. Bu nedenle keskin eleştiriler, büyük sorun teşkil ediyor. Türkiye’nin sığınmacılar konusunda yaptıkları ise Avrupa değerlerini yansıtan belirgin bir örnek. AB, her zaman sığınmacıları kabulü konusunda Türkiye’yi takdir etti.” yanıtını verdi.

“Türkiye AB’den göç konusunda ek yardım talep edebilir”

Türkiye’nin göç konusunda büyük bir yük üstlendiğinin altını çizen Amor, “Türkiye üstlendiği bu yük konusunda AB’den yardım isteme hakkına sahip.” vurgusunu yaptı.

Amor, göç sorununun çözülmediğine dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Eğer sorun çözülmediyse, Türkiye’nin ilave mali yardım talep etme hakkı bulunuyor. Ancak askeri harekat (Barış Pınarı Harekatı), bu konuda olumlu bir ortam oluşturmuyor. Türkiye, güvenli bölgeye sığınmacıları geri göndereceğini ifade etti. Bu tehlikeli bir adım. BM Genel Sekreteri Antonio Gutteres, sığınmacıların sadece güvenli, onurlu ve gönüllü bir şekilde dönebileceğini vurguladı. Güvenli bölgeye Türkiye kimleri geri gönderecek? Bunlar güvenli şehirler mi olacak? Demografiyi mi tekrar şekillendirecek?”

Amor, “AB’nin, Türkiye tarafından tek taraflı yürütülen güvenli bölgeye zorunlu dönüşleri değil”, ancak BM gibi “uluslararası kurumlar” tarafından desteklenen faaliyetleri destekleyeceğine işaret etti.

“AB göç konusunda benzer bir takdiri hak ediyor mu?” sorusu üzerine Amor, AB Komisyonunun gerekli görevi üstlendiğini ancak üye ülkeler arasında farklılıklar oluştuğunu ve AB’nin göç politikasını kabul etmediklerini ifade etti.

Amor, AB’nin Türkiye’deki sığınmacılara yönelik yardımının ise “yavaş da” olsa aktarıldığını kaydetti.

Türkiye’nin AB katkılarından önce de sığınmacıları desteklediğine işaret eden Amor, AB yardımlarının Türk hükümetine gitmediğinin ve sığınmacılara yönelik projelerin fonlandığının altını çizdi.

Amor, “Yardım yavaş geliyor diye Türkiye bizi eleştirebilir ancak bu, AB’nin prosedürü.” dedi.

“Tüm kesimlerle görüşmek istiyorum”

Amor, raportörlük döneminde Türkiye’den tüm kesimlerle görüşmek istediğini vurgulayarak şunları söyledi:

“Türkiye’yi tam olarak anlamak istiyorum. Bu benim gündemim. Alan Kurdi’nin, Akçakale’de hayatını kaybeden Muhhammed bebeğin, PKK’nın çocuklarını almasına karşı çıkan annelerin, sosyal medyada hükümeti eleştirenlerin ve gazetecilerin farkındayım. Ancak bu şekilde bütün resmi görebilirim ve süreci tekrar rayına oturtabilirim.”

Amor, Türkiye’ye FETÖ darbe girişiminden bir ay sonra gittiğini, Meclisi ve 15 Temmuz şehitlerinin mezarlarını ziyaret ettiğini de hatırlattı.

“Yeni dönem için mevcut durum gözden geçirilmeli”

Türkiye-AB ilişkilerinin geleceğine ilişkin Amor, AP’nin Türkiye’yle üyelik müzakerelerini askıya alma kararı aldığını ancak AB Komisyonu ve Konseyinin bu kararı desteklemediğini anımsattı.

Barış Pınarı Harekatı’nın ilişkileri zora soktuğuna dikkati çeken Amor, şunları kaydetti:

“Türkiye, AB ve üye ülkeler için çok önemli bir ülke. Taraflar arasında ciddi anlamda bir güven zedelenmesi oldu. Tekrar güveni inşa etmemiz gerekiyor. Genel eleştiriler, birbirine ithamlar, iki tarafa da hizmet etmiyor. Türkiye’de siyasi anlamda birçok gelişme oldu. Gelişmeleri doğru şekilde değerlendirmemiz gerekiyor. Yeni bir döneme başlamak için mevcut durumu gözden geçirmeliyiz.”

Amor, Türkiye’ye ilk ziyaretini ocakta gerçekleştirmeyi planladığını sözlerine ekledi.

GRAFİKLİ – AP seçimlerinden “değişim talebi” çıktı

BRÜKSEL (AA) – Avrupa Birliği (AB) üyesi 28 ülkede gerçekleşen Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerinin öncü tahminleri, geleneksel olarak hakimiyeti elinde tutan merkez sağ ve sol partilerin gücünü kaybettiğini, vatandaşların değişim vadeden partilere desteğini artırdığını ortaya koydu.

AP tarafından yayımlanan güncel öncü tahminlere göre, Avrupa'da geleneksel olarak en güçlü siyasi gruplar olan merkez sağdaki Avrupa Halk Partisi (EPP) ve merkez soldaki Sosyal Demokratlar (S&D) sandalye kaybederken, aşırı sağcı popülist partiler, liberaller ile Yeşiller güç kazandı.

Son verilere göre, toplam 751 milletvekillinin belirlendiği AP seçimlerinde EPP yine ilk sırada yer aldı. Ancak EPP'nin milletvekili sayısı 2014'teki AP seçimlerine göre 216'dan 180'e geriledi.

EPP'yi, 152 sandalyeyle Sosyal Demokratlar izledi. AP'de ikinci parti konumunda olan S&D de 33 koltuk kaybetmiş oldu.

AP'de üçüncü sıraya yükselen liberal görüşlü Avrupa İçin Liberal ve Demokrat İttifakı (ALDE) ise 105 sandalye alarak milletvekili sayısını bir önceki seçime göre 36 yükseltmiş oldu.

ALDE'yi, 2014'te göre 15 koltuk kazanan ve bu dönem AP'ye 67 milletvekili göndermesi beklenen Avrupa Yeşiller Partisi (EFA) takip etti.

Bir önceki dönemde üçüncü güçlü siyasi grup olan ve aşırı sağcı partilerin de bulunduğu Avrupa Muhafazakarları ve Reformistleri (ECR) ise 16 sandalye kaybederek 61 milletvekili çıkardı.

Diğer yandan, yine aşırı sağcı popülist partilerin bulunduğu Uluslar ve Özgürlükler Avrupası (ENF) ve Özgürlükler Avrupası ve Doğrudan Demokrasi (EFDD) siyasi grupları, güç kazandı.

ENF, 21 sandalye daha kazanarak 57 milletvekili, EFDD de 12 sandalye kazanarak 54 milletvekili çıkardı.

Daha önce 52 milletvekili bulunan solcu Avrupa Birleşik Solu-İskandinav Yeşil Solu (GUE/NGL) ise 14 sandalye kaybederek 38 milletvekili çıkardı.

Geriye kalan 37 milletvekili ise bağımsız ve diğer adaylardan seçildi.

– Fransa'ya aşırı sağ damgası

Yaklaşık 6 aydır sarı yeleklilerin Fransa'da değişim talebiyle sürdürdüğü eylemlerin ardından, ülkedeki AP seçimlerine aşırı sağcı Marine Le Pen'in liderliğindeki Ulusal Birlik Partisi (RN) damga vurdu.

2014 seçimlerine göre oyunu artırmayan RN, yüzde 23,3'lük oy oranıyla Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un kurucusu olduğu iktidardaki Cumhuriyet Yürüyüşü Hareketini (LREM) geride bıraktı. LREM yüzde 22,1 oyla ikinci sırada yer aldı.

Diğer yandan, Fransa'daki Yeşiller Partisi (EELV), 2014 seçimlerine göre oylarını yüzde 3,85 artırdı.

– Almanya'da Yeşiller güç kazandı

Almanya’da AP seçimlerinden Yeşiller Partisinin oylarını neredeyse iki katına çıkarması dikkati çekti. Yeşiller bir önceki seçime göre oylarını yüzde 9,8 artırdı ve yüzde 20,5'lik bir oy oranıyla ülkede ikinci parti konumuna geldi. Yeşiller AP’ye göndereceği milletvekili sayısını da 11’den 21’e çıkardı.

Seçimlerde iktidardaki partiler büyük oy kaybı yaşadı. Başbakan Angela Merkel’in partisi Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) yüzde 7,5 oy kaybı yaşadı. Buna rağmen CDU 22,6'lık oy oranıyla birinci çıktı.

Diğer yandan, Sosyal Demokrat Partinin (SPD) 2014 seçimlerine göre oy kaybı yüzde 11,4 olurken, SPD yüzde 15,8’lik oy oranıyla üçüncü sırada yer aldı.

Aşırı sağcı popülist Almanya için Alternatif (AfD) partisinin de oylarını artırması dikkati çekti. AfD oyunu yüzde 3,9 artırıp seçimi yüzde 11'lik oy oranıyla tamamlayarak AP'ye 11 milletvekili gönderdi.

– İngiltere'ye Brexit damgası

İngiltere'de iktidardaki Muhafazakar Parti, AB'den ayrılmayı (Brexit) gerçekleştirememesinin etkisiyle AP seçimlerinde hezimete uğradı.

Brexit konusunda bir anlaşmaya varamayan ülkenin geleneksel iki partisi iktidardaki Muhafazakar Parti ile ana muhalefet İşçi Partisi kan kaybetti.

AB'den ayrılmayı ana politikası olarak belirleyen ve yeni kurulan Brexit Partisi ise seçimlerde birinci oldu. Aşırı sağcı Nigel Farage'ın liderliğini yaptığı Brexit Partisi, seçimde yüzde 31,6 oy aldı.

AB yanlısı Liberal Demokratlar büyük bir çıkış yakalayarak yüzde 20,3 ile ikinci gelirken, ana muhalefetteki İşçi Partisi yüzde 14,1 ile üçüncü, AB'de kalınmasını isteyen Yeşiller yüzde 12,1 ile dördüncü oldu.

İktidardaki Muhafazakar Parti ise Brexit politikasının etkisi altında yüzde 9,1 ile ancak beşinci sırada kendine yer buldu.

Brexit'i gerçekleştiremeyen ve liderlik sorunu yaşayan Muhafazakar Partinin 2014'teki AP seçimlerine göre oy kaybı yüzde 14'ü geçti.

– İtalya'da ilk kez aşırı sağcı bir siyasi parti birinci oldu

İtalya'da ilk kez aşırı sağ görüşlü bir siyasi parti ülke genelinde birinci çıktı. İtalya'da yaklaşık bir yıldır iktidarda olan koalisyon hükümetinin ortağı, aşırı sağ görüşlü Lig partisi yüzde 30'a varan oy oranı ile ilk sırada yer aldı.

Özellikle göçmen karşıtı politikalarıyla öne çıkan Lig partisinin lideri, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Matteo Salvini, AP içinde aşırı sağcı bir grup oluşturmak için bazı Avrupa ülkelerindeki aşırı sağcı partiler ile çalışmalar başlatmıştı. Bu çalışmaların önümüzdeki dönemde hız kazanması bekleniyor.

Öte yandan, eski başbakanlardan 82 yaşındaki Silvio Berlusconi ise ilk kez katıldığı AP seçimlerinde seçilmeyi başarsa da partisi Forza İtalya yüzde 8,78'lik oy oranıyla büyük bir başarı gösteremedi.

– İspanya ve Portekiz'de galibiyet Sosyalistlerin

İspanya'da Sosyalist İşçi Partisi (PSOE), yüzde 33'e yakın oy oranı ile birinci parti çıktı.

Resmi sonuçlara göre PSOE'nin ardından sağ görüşlü Halk Partisi 12, liberal sağ görüşlü Vatandaşlar 7, aşırı sol görüşlü Podemos 6, aşırı sağ görüşlü Vox 3, ayrılıkçı partilerden Katalonya Cumhuriyetçi Solu, EH Bildu ve Galisya Milliyetçi Bloku'nun oluşturduğu Şimdi Cumhuriyetler İttifakı 3, Katalonya İçin Birlik 2, Bir Avrupa Dayanışması için Koalisyon 1 milletvekili çıkardı.

Gelecek Ekim ayında genel seçime gidecek Portekiz'de ise azınlık hükümeti ile iktidarda olan Sosyalist Parti (PS), AP seçimlerinden birinci parti çıktı.

– Kaçak Puigdemont milletvekili seçildi

Diğer yandan, Katalonya'da 1 Ekim 2017'de yapılan yasa dışı bağımsızlık referandumu ve 28 Ekim 2017'de Katalonya özerk parlamentosunda ilan edilen tek taraflı bağımsızlığın ardından Belçika'ya kaçan eski Katalonya Özerk Hükümet Başkanı Carles Puigdemont, AP milletvekili seçildi.

– Hollanda'da İşçi Partisi sürpriz yaptı

Hollanda’da AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Frans Timmermans’ın seçimlerde liste başı adayı olduğu İşçi Partisi (PvdA) seçimi kazandı.

Diğer yandan, 2014 seçimlerinde 4 sandalye kazanan aşırı sağcı Geert Wilders'in liderliğindeki Özgürlük Partisi (PVV) hezimete uğrayarak 4 koltuğunu da kaybetti ve en büyük kaybı yaşayan parti oldu. PvdA'dan dördüncü sıradan aday olan ve bir önceki dönemde AP Türkiye Raportörü Kati Piri ise yeniden seçildi.

– Avusturya'da Kurz'un partisi açık ara önde bitirdi

Avusturya’da AP seçimlerini Başbakan Sebastian Kurz’un başında olduğu Avusturya Halk Partisi (ÖVP) açık ara fakla kazandı. Oyların yüzde 34,9’unu alarak en yakın rakibine 10 puan fark atan ÖVP AP'ye gönderdiği milletvekili sayısını 7’ye çıkartmış oldu.

Ülkede geçen hafta aşırı sağ koalisyon hükümetinin sonlandırılarak, erken seçim kararı alınmasına yol açan, aşırı sağcı Avusturya Özgürlük Partisi (FPÖ) eski Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Heinz Christian Strache’nin Rusya ile pazarlık yaptığını gösteren görüntülerin ortaya çıkmasının ardından gerçekleştirilen ilk seçimlerde FPÖ oy kaybına uğradı.

Aşırı sağcı parti 2014 seçimlerine oranla 2,5 puan kaybederek, yüzde 17,2 seviyesine geriledi. Geçen seçimde 4 milletvekili çıkartmayı başaran parti, bu seçimde 3 milletvekili çıkarabildi.

– Yunanistan'da erken seçim

Yunanistan'daki AP seçimlerinde ana muhalefet merkez sağ Yeni Demokrasi (ND) partisi yüzde 33 oy alarak birinci oldu. Başbakan Aleksis Çipras'ın partisi SYRIZA ise rakibinin 9 puan gerisinde kalarak yüzde 23,9 oy oranına sahip.

Bunun üzerine, seçim sonuçlarının beklentilerinin gerisinde kaldığını belirten Çipras, ilk turu dün gerçekleştirilen yerel seçimlerin ikinci turunun ardından erken genel seçim ilan edilmesini isteyeceğini duyurdu.

– AP'ye giren Türk kökenli vekiller

Almanya'da daha önce 2 dönem AP’de milletvekili olan İsmail Ertuğ SPD’den yeniden seçilirken, Özgür Seçmenler (Freie Waehler) partisinden Engin Eroğlu ve Sol Partiden Özlem Alev Demirel ilk kez AP milletvekili oldu.

Diğer taraftan ilk kez bir Türk kökenli aday Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) üzerinden AP'ye girmeyi başardı. Akademisyen ve yazar olan Niyazi Kızılyürek, sol AKEL listesinden seçildi.

Öte yandan, 2014'te katılımın yüzde 42,6 oranında gerçekleştiği AP seçimlerinde, 2019'da sandığa gitme oranının yüzde 51'e yükselmesi dikkati çekti.

21 ülke AP seçimleri için sandık başına gidiyor

BRÜKSEL (AA) – Avrupa Birliği (AB) genelinde bugün 21 üye ülke, Avrupa Parlamentosu (AP) seçimleri için sandık başına gidiyor.

Birçok üye ülkede oy verme işlemleri yerel saatlerle 08.00’de başlayıp 16.00’da sona erecek. Resmi olmayan seçim sonuçlarının bu akşam saatlerinde açıklanması bekleniyor.

23 Mayıs’ta İngiltere ve Hollanda’da, 24 Mayıs’ta Çekya ve İrlanda’da ve 25 Mayıs’ta Slovakya, Malta ve Letonya’da başlayan AP seçimleri için oy verme süreci, bugün Almanya, Avusturya, Belçika, Bulgaristan, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, Hırvatistan, İspanya, İsveç, İtalya, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GRRY), Litvanya, Lüksemburg, Macaristan, Polonya, Portekiz, Romanya, Slovenya ve Yunanistan’da vatandaşların sandık başına gitmesiyle son bulacak.

Üye ülkelerin ulusal hukuk kurallarına göre düzenlenen seçimlere, Avusturya ve Malta’da 16 yaşını dolduranlar katılabiliyor. Diğer 26 ülkede ise seçimlere katılım yaşı 18 olarak belirlenmiş durumda. Ulusal hukuk kurallarına göre Belçika, Yunanistan, Bulgaristan, Lüksemburg ve GKRY, AP seçimlerine katılımı zorunlu tutuyor.

Belçika’da federal ve bölge seçimleri

Belçika’da AP seçimlerinin yanı sıra 5 yılda bir düzenlenen federal ve bölgesel parlamento seçimleri, 18 yaşını doldurmuş 8 milyon civarında seçmenin katılımıyla bugün yapılıyor.

İki kanatlı Belçika Federal Parlamentosu, Temsilciler Meclisi ve Senatodan oluşuyor. Federal düzeydeki seçimlerde 150 üyeli Temsilciler Meclisi üyeleri belirlenecek. Seçimlere federal ve bölgesel düzeyde 30 civarında Türk aday katılıyor.

Yunanistan ve İspanya’da yerel seçimler

Yunanistan’da da halk bugün AP seçimlerinin yanı sıra yerel yöneticilerini belirlemek üzere sandık başında olacak.

Toplam 13 eyalet ve 325 belediye başkanının belirleneceği seçimler iki turda düzenlenecek. Bugün en çok oyu alan iki aday 2 Haziran’da tekrar yarışacak. Yarışı önde bitiren belediye başkanı adayları ise 1 Eylül’de 5 yıl sürecek görevlerini devralacak.

9 milyonun üzerinde seçmen 39 bin sandıkta oylarını kullanarak eyalet ve belediye başkanlıkları için yarışacak 7 bin 668 aday arasından seçim yapacak. Seçmenler ayrıca il meclislerini ve mahalli kurulları da belirleyecek.

Türk azınlığın yoğun yaşadığı Gümülcine ve İskeçe illerinde 3 Türk belediye başkanı seçilmesi bekleniyor.

İspanya’da ise ülkedeki 17 özerk yönetim parlamentosundan 12’sinde (Aragon, Asturias, Balear Adaları, Kanarya Adaları, Cantabria, Castilla y Leon, Castilla La Mancha, Extremadura, Madrid, Murcia, Navarra, Rioja) ve toplam 8 bin 131 belediyede yerel seçimler yapılıyor.

Almanya’da eyalet seçimi

Almanya’da Bremen’de ise eyalet meclisi seçimleri yapılıyor. Kamuoyu anketleri, eyalet seçimlerinde iktidarda bulunan Sosyal Demokrat Partinin oylarının düşeceğini gösteriyor.

Bremen eyalet seçimlerinde Türk kökenli adaylar da meclis üyesi olmak için yarışıyorlar.

Romanya’da referandum

AP seçimleri ile aynı gün Romanya’da da referandum düzenleniyor. Referandumda Romanya halkına, “Yolsuzluk suçu işleyenlere af getirilsin mi? Hükümet acil kararname ile yolsuzluk suçu işleyenleri affetsin mi?” soruları yöneltiliyor.

AP seçimleri

AP seçimlerine yaklaşık 400 milyon AB vatandaşının katılma hakkı bulunuyor. Dünya genelinde Hindistan’dan sonra en fazla seçmenin katıldığı demokratik seçimler olarak tanımlanan AP seçimlerinde bu yıl 8 siyasi grup yarışıyor. Seçimlerde adaylar AP’deki 751 sandalye için yarışıyor.

Her 5 yılda bir yapılan seçimlere 2014’te katılım yüzde 42 civarında kalmıştı.

AB vatandaşları 23 Mayıs’tan bu yana İngiltere, Hollanda, Çekya, İrlanda, Slovakya, Malta ve Letonya’da sandık başına gitti.

Birliğin yasama organı olan AP, AB Konseyi ile birliğin yasalarını kabul ediyor ve bütçesini onaylıyor.

Muhabir: Şerife Çetin

Avrupa Parlamentosundan 'tek saate' onay

BRÜKSEL (AA) – Avrupa Parlamentosu (AP), üye ülkelerde yaz ve kış aylarında saat değişikliği yapılmasına son verilmesine ilişkin hazırlanan tasarıyı onayladı.

Strazburg’da bir araya gelen AP Genel Kurulu, Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde mevcut yaz ve kış saati uygulamasının değiştirilmesine yönelik tasarıyı oyladı.

Milletvekilleri, tek saat uygulamasına geçilmesini öngören tasarıyı 192’ye karşı 410 oyla kabul etti.

Tasarıya göre, AB üyesi ülkeler Nisan 2020’ye kadar yaz veya kış saati arasında kalıcı bir tercihte bulunacak ve 2021 yılından itibaren mevsimsel saat uygulamasına son verecek.

AB ülkelerinde her yıl mart ayının son pazar günü saatler bir saat ileri alınırken, ekim ayının son pazar günü de bir saat geriye alınıyor.

AB Komisyonunun yaz saati uygulaması hakkında görüş almak için geçen yıl yaptığı ankete 4,6 milyon kişi katılmıştı.

Ankette, katılımcıların yüzde 84’ü yazın ve kışın farklı saat uygulamasına karşı çıkmıştı.

Muhabir: Ata Ufuk Şeker