Aziz Sancar

Prof. Dr. Aziz Sancar'ın ağabeyi Tahir Sancar'ın cenazesi toprağa verildi

İSTANBUL (AA) – Nobel ödüllü bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar'ın ağabeyi emekli binbaşı Tahir Sancar (74), son yolculuğuna uğurlandı.

Tahir Sancar için öğle vakti Büyükçekmece'deki Kuba Camisi'nde cenaze töreni gerçekleştirildi. Cenaze namazı öncesi, Sancar'ın ailesi taziyeleri kabul etti.

Öğle vakti kılınan cenaze namazının ardından Tahir Sancar'ın cenazesi Mimarsinan Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Öte yandan, Prof. Dr. Aziz Sancar, ABD'de bulunduğu için cenaze törenine katılamadı.

Yetersiz beslenme enfeksiyon riskini arttırıyor

İSTANBUL (AA) – İstanbul Üniversitesi (İÜ) Aziz Sancar Deneysel Tıp Araştırma Enstitüsü (Aziz Sancar DETAE) Müdürü ve İmmünoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Günnur Deniz, bağışıklık sistemini güçlendiren en önemli etkenlerden birinin dengeli beslenmek olduğunu belirtti.

Deniz, yaptığı yazılı açıklamada, bağışıklık sisteminin, kendisinden farklı bir yapıya sahip virüs, bakteri, mantar, parazit gibi zararlıları yabancı olarak algılayan ve ondan kurtulmak için çeşitli savunma mekanizmalarını harekete geçirerek, organizmayı koruyan bir sistem olduğunu hatırlattı.

Virüslere karşı koruma kalkanı olarak rol oynayan bağışıklık sistemini olumlu ve olumsuz etkileyen pek çok faktör olduğunu ifade eden Prof. Dr. Deniz, şu bilgileri verdi:

“Bu faktörlerin başında genetik yatkınlık gelmekte ve onu çevre izlemektedir. Stres, kötü beslenme, alkol, uykusuzluk, radyasyon, hava kirliliği gibi etkenler bağışıklık sitemini olumsuz etkilemektedir. Stres, tek başına bağışıklık sistemini baskılayarak enfeksiyon etkenlerinin üremesini kolaylaştıran en önemli risk faktörlerindendir. Bağışıklık sitemini güçlendiren en önemli etkenlerden biri dengeli beslenmedir. Yetersiz beslenme, bağışıklık sistemini bozmakta, fonksiyonlarını baskılamakta ve enfeksiyon riskini artırmaktadır. Ayrıca sigara ve tütün kullanımı da bağışıklık sistemini bozan en önemli etkenlerden biridir.”

Deniz, bağışıklık sistemi yetersiz olanların, özellikle virüs enfeksiyonlarına yatkınlık gösterdiğini ifade etti.

“Bazı virüsler uyku halindedir”

Prof. Dr. Deniz, virüs enfeksiyonlarının esas olarak öksürük, hapşırık ve konuşmayla ortaya çıkan damlacıkların solunması, öpüşme, tokalaşma yoluyla veya virüs bulaşmış eşya, yiyecekle temas sonucu bulaştığını anımsattı.

Koronavirüslerin hedefinin akciğerler olduğunu belirten Deniz, “Bazı virüsler uyku halindedirler ve ortaya çıkmak için insanların yaşlanmasını, bağışıklığın zayıf düşmesini, beslenme eksikliklerini veya stres durumunu beklerler.” ifadelerini kullandı.

Oruç tutmanın bağışıklığı güçlendirdiğine dair bir çalışma bulunmadığını aktaran Deniz, şunları kaydetti:

“Beslenme tarzında yapılan bazı değişikliklerin, intermittent (aralıklı) beslenmenin bağışıklığı güçlendirdiği gösterilmiştir. Oruç tutarken iftarda çok fazla yemekten ve sahura kalkmadan oruç tutmaktan kaçınmak, iftar ve sahurda dengeli ve doğru beslenmek, bol sıvı ve sıvı gıdalar tüketmek büyük önem taşımaktadır. Oruç tutarken uyku düzenine de dikkat etmek gerekir. Sosyal mesafeyi korumak için ramazan ayı boyunca toplu iftar yemeklerinden kaçınmak, evde iftar daveti vermemek ve davetlere gitmemek yeni tip koronavirüs salgınından korunmak için önemlidir.”

Ramazanda güçlü bir bağışıklık için 'bol sıvı ve protein tüketin' önerisi

İSTANBUL (AA) – İstanbul Üniversitesi (İÜ) Aziz Sancar Deneysel Tıp Araştırma Enstitüsü (DETAE) Müdürü ve İmmünoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Günnur Deniz, yeni tip koronavirüsten (Kovid-19) korunmak için salgın sürecinde önemi giderek artan güçlü bağışıklık sisteminin, ramazan ayında da korunması için iftar ve sahurda dikkat edilmesi gereken beslenme önerilerini AA muhabirine değerlendirdi.

Bağışıklık sistemini bozan etkenlerin düzensiz ve kötü beslenme, stres, uykusuzluk, radyasyon, hava kirliliği, sigara veya tütün kullanımı, bazı ilaçlar ve genetik faktörler olarak özetlenebileceğini anlatan Deniz, bağışıklık sisteminin aşırı, eksik ya da hatalı çalışması sonucu farklı hastalıkların ortaya çıktığını söyledi.

Prof. Dr. Deniz, viral hastalıklardan korunmak veya hastalık seyrini en hafif şekilde atlatabilmek için bağışıklık sisteminin güçlü olmasının büyük önem taşıdığını vurgulayarak, şöyle konuştu:

“Virüslere karşı koruma kalkanı olarak rol oynayan bağışıklık sistemini olumlu etkileyen pek çok faktör var. Bağışıklık sitemini güçlendiren en önemli etkenlerden biri dengeli beslenmedir. Yetersiz beslenme, bağışıklık sistemini bozmakta, fonksiyonlarını baskılamakta ve enfeksiyon riskini artırmaktadır. Sınırlı veya tek yönlü beslenme gibi aşırı beslenme de bağışıklık sistemini olumsuz etkilemektedir. Sürekli sınırlı beslenmenin insanlarda influenza enfeksiyonunun şiddetini, obez bireylerde ise enfeksiyon görülme sıklığını arttırdığı gösterilmiştir.”

“8 saat aralıklı yemek yiyip, 16 saat yememek bağışıklığı olumlu etkiliyor”

Ramazan ayının başladığını anımsatan Deniz, “Oruç tutmanın bağışıklığı güçlendirdiğine dair bir çalışma bulunmamakla birlikte, beslenme tarzında yapılan bazı değişikliklerin intermittent (aralıklı) beslenmenin bağışıklığı güçlendirdiği gösterilmiştir. Örneğin gün içerisinde yalnızca 8 saat aralığında yemek yemek, 16 saat yemek yememek ‘mTOR’ adı verilen hücre içi sensörlerin doğru çalışmasını sağladığı için bağışıklık sistemine olumlu etkileri olduğu, gene aralıklı açlık uygulamalarının enflamasyonu ve özellikle damarla ilgili olumsuz etkileri azalttığı gösterilmiştir.” diye konuştu.

Beslenmenin dikkat edilmesi gereken en önemli unsur olduğunu ifade eden Deniz, vücudun proteinler, karbonhidratlar, yağlar, vitaminler, mineraller ve su olarak gruplandırılan farklı besin ögelerine ihtiyacının olduğunu belirtti.

“İftar ve sahurda dengeli ve doğru beslenin”

Prof. Dr. Deniz, oruç tutarken iftarda çok fazla yemekten ve sahura kalkmadan oruç tutmaktan kaçınmak gerektiğine dikkati çekerek, şu önerilerde bulundu:

“İftar ve sahurda dengeli ve doğru beslenmek, bol sıvı ve sıvı gıdalar tüketmek büyük önem taşımaktadır. Proteinler vücudun temel işlevlerini sürdürebilmesi için gerekli olan besin ögelerinden biridir. Bu nedenle protein alınması fakat karbonhidrat, yağlı ve şekerli yiyeceklerden, rafine edilmiş içinde katkı maddesi bulunan gıdalardan uzak durulması gerekmektedir. İftarda taze ve mevsimindeki sebzeler, proteinli gıdalar ve meyveler ile beslenmek bağışıklık sistemini olumlu etkiler. Genel olarak sağlıklı bir beslenme için bol su tüketilmeli, lif açısından zengin yoğurt gibi fermente gıdalar tüketilmeli, mümkünse evde yapılanı tercih edilmelidir. Bağırsak florası da bağışıklığı güçlendirmenin başka bir yoludur. Probiyotiklerin (fermente gıdalar) bağırsak florasını daha sağlıklı kıldığı bilinmektedir.”

“Oruç tutarken uyku düzeninize dikkat edin”

Oruç tutarken uyku düzenine de dikkat etmenin ve vücutta bağışıklık açısından stres yaratmamanın önemine değinen Deniz, şöyle devam etti:

“Düzenli uyku bağışıklık sistemini güçlü tutmanın başlıca yollarından biri. Uyku sırasında salgılanan melatonin seviyelerinin en yüksek olduğu gece saatlerinde uyumak önemli. Melatoninin kansere karşı bağışıklık sistemini olumlu etkilediği, depresyon ve stresi azaltıp yaşam süresini artırdığı ve yaşlanma bulgularını azalttığı bildirilmektedir. Günlük 6 saatten az uyuyan kişilerde günlük 7 saatten fazla uyuyan kişilere göre soğuk algınlığına yakalanma ihtimalinin 4,2 kat daha fazla olduğu, 5 saatten daha az uyuyan kişilerde ise bu riskin arttığı gösterilmiştir.”

Prof. Dr. Deniz, tüm bunların yanı sıra pozitif olmanın, doğayı, insanları ve hayvanları sevmenin de bağışıklık sistemine etkilerinin unutulmaması gerektiğini dile getirdi.

“Kronik hastalığı olanlar aşı ve ilaç rejimlerini bozmamalı”

Orucun sağlıklı insanlar için farz olduğunu aktaran Deniz, “Kronik hastalığı (diyabet, yüksek tansiyon, kalp, immün yetersizlik, kanser gibi) olanlar, oruç tutamayacak kadar yaşlılar, hamile veya emziren kadınlar, oruç tutmaları halinde hem sağlıklarının hem de sağlık hizmetlerinin aksamasından endişe edilen sağlık çalışanları, ağır işlerde çalışanlar, Kovid-19 teşhisi konmuş ve doktoru tarafından oruç tutması sakıncalı görülenler oruç tutmamalıdır. Ayrıca kanser hastaları, kronik hastalığı nedeniyle sürekli ilaç kullananlar (steroid) veya immün yetersizlikli bireyler aşı ve ilaç rejimlerini bozmamalıdırlar.” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Deniz, sosyal mesafeyi korumak için ramazan ayı boyunca toplu iftar yemeklerinden kaçınmanın, evde iftar daveti vermemenin ve davetlere gitmemenin koronavirüs salgınından korunmak için önemli olduğunun altını çizdi.

Nobel ödüllü Prof. Dr. Aziz Sancar'ın evinin müzeye dönüştürülmesi çalışmaları sürüyor

MARDİN (AA) – Mardin Valiliği ve Mardin Büyükşehir Belediyesince Savur ilçesinde Nobel ödüllü Türk bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar'ın doğup, büyüdüğü ve bilim insanı olma fikrinin oluştuğu evinin müzeye dönüştürülmesi çalışmaları devam ediyor.

Mardin Valiliği ve Büyükşehir Belediyesince, ilçede Sancar ailesinin yaşadığı 3 katlı ve 36 odalı tarihi konağın bir bölümünün restore edilerek müze haline getirilmesi çalışmaları tamamlandığında Sancar'a ait oda, çalışma odası olarak tasarlanacak, diğer kısımlarda da Sancar'ın bilimsel çalışmaları sergilenecek ve 2015 yılında Nobel ödülünü almasını sağlayan çalışmaların süreciyle ilgili görseller dijital olarak izlenebilecek.

Mardin Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mustafa Yaman, gençlere rol model olan değerli bilim insanı Sancar'ın büyüdüğü tarihi konağı müzeye dönüştürme çalışmasının sürdüğünü, restorasyon çalışmalarının devam ettiğini söyledi.

Yaman, tarihi konağı müzeye dönüştürme projesini Sancar ailesi ile karara bağladıklarını anımsattı.

Çalışmaları kısa sürede bitirmeyi hedeflediklerini ifade eden Yaman, "Konağı, Savur ilçemize gelen misafirlerimizin istifadesine sunmuş olacağız." dedi.