Batık Gemi

Batık gemi 2 yıl sonra sudan çıkarıldı

İSTANBUL (AA) – Zeytinburnu sahilinde 2 yıldır batık halde bulunan "Bereket" adlı kuru yük gemisi, yüzen vinç ile sudan çıkarıldı.

Edinilen bilgiye göre, yaklaşık 3 bin grostonluk batık gemi için bir süre önce getirilen dalgıçlar, su altında yaptıkları kaynak işlemiyle gemiyi parçalara ayırdı. "Zakharıy" adlı yüzen vince bağlanan parçalar sudan çıkarılarak bir römorkun üzerine yerleştirildi.

Gemide gün yüzüne çıkarılan parçalar arasında, kaptan köşkü ve makine dairesi gibi bölümler yer alıyor.

Zeytinburnu civarında denizin farklı alanlarında bulunan geminin parçalarını çıkarmak için çalışmalar sürüyor.

28 Ocak 2017'de batan gemide herhangi bir can kaybı yaşanmamıştı.

Türkiye'de bulunan dünyanın en eski gemi batığı UNESCO'da tanıtıldı

PARİS (AA) – Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütünün (UNESCO) Fransa'nın başkenti Paris'teki genel merkezinde düzenlenen konferansta, Türkiye'de bulunan dünyanın en eski gemi batığı tanıtıldı.

UNESCO Nezdindeki Türkiye Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Altay Cengizer tarafından düzenlenen konferansa Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi Uluslararası Sualtı Kültür Mirası Komisyonu (ICOMOS ICUCH) Genel Sekreteri Doç. Dr. Hakan Öniz, Sualtı Görüntüleme Yönetmeni Tahsin Ceylan, Türkiye Sualtı Arkeoloji Vakfı (TINA) Başkanı Oğuz Aydemir, UNESCO Sualtı Kültürel Mirasın Korunması Sorumlusu Ulrike Guerin ve çok sayıda yabancı katıldı.

Akdeniz Üniversitesi Sualtı Araştırmaları Merkezi Öğretim Üyesi Öniz, arkeoloji alanında dünyanın birçok kentinde konferans düzenlediklerini, 2012'de UNESCO ile Selçuk Üniversitesinin liderliğinde UNESCO Su Altı Arkeolojisi Unitwin Network'u kurduklarını anlattı.

Yeni bulunan 3 bin 600 yıllık gemi batığının dünya basınında geniş yer bulduğunu vurgulayan Öniz, konferansta batık gemi hakkında fotoğraflarla detaylı bilgi verdi.

– "Türkiye’nin yaptıkları bizi çok memnun ediyor"

UNESCO Sualtı Kültürel Mirasın Korunması Sorumlusu Guerin, programın ardından AA muhabirine yaptığı açıklamada, sualtı arkeolojisi konusunda ciddi araştırmaların yapılması gerektiğini belirterek, "Türkiye'nin yaptıkları bizi çok memnun ediyor. Türkiye ile uzun yıllardır iş birliği içerisindeyiz." dedi.

Guerin, Kemer'deki Sualtı Müzesinin çok turist çektiğine işaret ederek, insanların sualtı arkeolojisine merak duyduğunu söyledi.

Türkiye'de dünyanın en eski gemi batığının bulunmasının "heyecanlandırıcı" olduğunu ifade eden Guerin, Türkiye'nin sualtı arkeoloji çalışmalarını da desteklediğinin altını çizdi.

Sualtı Görüntüleme Yönetmeni Tahsin Ceylan da 3 bin 600 yıllık gemi batığını görüntülemenin güzel bir duygu olduğunu dile getirdi.

Gemi batığı bulunduktan ve üzerinde araştırma yapıldıktan sonra görüntüleme konusunda destek sağladığını söyleyen Ceylan, Türkiye'de söz konusu geminin bulunmasının dünya mirası açısından önem taşıdığını vurguladı.

– "Türkiye, en zengin sualtı arkeolojik zenginliklerine sahip bir ülkedir"

TINA Başkanı Oğuz Aydemir, başkanlığını yaptığı vakfın sualtı arkeoloji faaliyetlerini desteklemek amacıyla iş adamları tarafından 20 yıl önce kurulduğunu kaydetti.

Türkiye'nin, sualtı arkeolojik zenginliklere sahip bir ülke olduğunun altını çizen Aydemir, sualtı arkeolojisinin temel ilkelerinin Türkiye’de yazıldığını ifade etti.

Aydemir, Akdeniz’de milattan önce 1600’den bugüne kadar her yüzyıldan birkaç gemi batığı bulmanın mümkün olduğunu söyledi.

Bunların insanlık tarihine de ışık tuttuğunu belirten Aydemir, Türkiye'de bulunan zenginliklerin dünyada tanıtılması konusunda üzerine düşen görevleri yerine getirdiklerini anlattı.

Programda söz konusu gemi batığını tanıtan bir video gösterimi de yapıldı.

– Bulunan gemi batığı

Antalya Valisi Münir Karaloğlu tarafından yaklaşık bir ay önce yapılan açıklamada, Antalya'da milattan önce 1600'lü yıllara tarihlenen 14 metrelik gemi batığı bulunduğu bildirilmişti.

Gemi batığının Kemer ilçesindeki Akdeniz Üniversitesi Sualtı Araştırmaları Merkezinin çalışmaları sonucunda kentin batısında bulunduğu ve "Batı Antalya Batığı" adı verildiği belirtilmişti.

Geminin Kıbrıs yönünden batıya doğru seyir halindeyken fırtınaya yakalanıp kıyıya çarparak battığı düşünülüyor. Bu batığın bulunuşuna kadar "dünyanın en eski batığı" tanımlaması Kaş’ta bulunan Uluburun Batığı için yapılıyordu.

Yürütülen çalışmalarda batığın yaklaşık 50 metre derinlikte olduğu ve en az 1500 kiloluk külçe bakır yükü bulunduğu kanıtlandı.

Antalya'da çıkan 3 bin 600 yıllık batıkta kazı yapılacak

ANTALYA (AA) – Antalya Valisi Münir Karaloğlu, Kemer'de bulunan 3 bin 600 yıllık geminin tunç çağına ait olduğunu belirterek, "Üzerinde 1500 kilogram bakır yükü olan 14 metre uzunluğundaki gemide, bu sene Kültür ve Turizm Bakanlığımızın izniyle kazılar yapılacak." dedi.

Kemer ilçesinde, kentte kurulması planlanan sualtı müzesiyle ilgili toplantıya katılan Karaloğlu, Akdeniz Üniversitesi Sualtı Araştırmaları Merkezi'nin tüm Akdeniz sahillerinde kazı ve arkeoloji çalışması yaptığını söyledi.

Bu merkezin bulduğu batığın, yurt içi ve yurt dışında heyecan uyandırdığını aktaran Vali Karaloğlu, şunları kaydetti:

"Dünyanın en eski batığının Antalya sahillerinde bulunması gerçekten hem bizlerde, hem dünyada heyecan yarattı. Bu batığımız, 3 bin 600 yaşında bir batık.
Bundan önceki en eski batık da Antalya Kaş Uluburun açıklarında bulunmuş ama o gün yapılan kazıda çıkan eserler Bodrum'daki sualtı müzesinde sergileniyor.
Bodrum'da sergilensin ama Antalya sahillerinde çıkan eserler burada kurulacak müzede sergilensin istiyoruz."

Kemer'deki merkezin yanında denizcilik fakültesini de açtıklarını hatırlatan Karaloğlu, Kemer'in Türkiye'de kitlesel turizmin ilk başladığı destinasyonlardan biri olduğuna dikkati çekti.

– Kemer'de Sualtı Arkeoloji Müzesi oluşturulacak

Batıktan çıkacak eserlerin Kemer'de sergilenmesi gerektiğine işaret eden Münir Karaloğlu, oluşturacakları sualtı arkeoloji müzesinde eserlerin sergileneceğini anlattı.

Müzenin mimari çalışmalarının yapıldığını, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'a iki kez sunum yapıldığını hatırlatan Karaloğlu, bakanlığın da destek olacağını bildirdi.

Kamu ve özel sektör paydaşlarının ele ele vererek müzeyi bir yere taşımak istediklerini ifade eden Vali Karaloğlu, şöyle devam etti:

"Antalya'da bulunan bu gemi, tunç çağına ait. Sualtı arkeolojisinin Göbeklitepesi'dir, sıfır noktasıdır şu an için. Yarın daha eskisi bulanabilir. İçerisinde külçe olarak, muhtemeldir ki Kıbrıs'tan işlenmiş plakalar haline getirilmiş bakır yüklü bir gemi.
Üzerinde 1500 kilogram bakır yükü olan 14 metre uzunluğundaki gemide, bu sene Kültür ve Turizm Bakanlığımızın izniyle kazılar yapılacak. Eserler ortaya çıkmaya başlayacak. Bunların konservasyonu sonra da sergilenmesi işi var."

Toplantı, açıklamanın ardından basına kapalı devam etti.

Antalya'da 3 bin 600 yıllık gemi batığı bulundu

ANTALYA(AA) – Antalya Valisi Münir Karaloğlu, Antalya’da milattan önce 1600’lü yıllara tarihlenen 14 metrelik gemi batığı bulunduğunu bildirdi.

Karaloğlu, Antalya Yat Limanı’nda düzenlediği basın toplantısında, su altı arkeolojisi bakımından çığır açacağına inandığı yeni bir keşif yaptıklarını söyledi.

“Batı Antalya Batığı ‘su altının Göbeklitepesi’dir”

Kemer ilçesindeki Akdeniz Üniversitesi Sualtı Araştırmaları Merkezinin çalışmaları sonucunda kentin batısında gemi batığı bulunduğunu dile getiren Karaloğlu, buna “Batı Antalya Batığı” adının verildiğini belirtti.

Vali Karaloğlu, şunları kaydetti:

“Bundan önceki en eski batık, yine Antalya’da ‘Uluburun Batığı’ olarak adlandırılan ve milattan önce 1400 yılına ait olduğu varsayılan bir batık. Oradan çıkarılan eserler Bodrum’daki Sualtı Eserleri Müzesi’nde sergileniyor. Bu batığımız, bizi ‘Uluburun Batığı’ndan 200 yıl daha geriye götürdü. Milattan önce 1600 yıllarına ait bir batık. 3 bin 600 yaşında bir batıktan bahsediyoruz. Geminin boyu 14 metre, taşıdığı bakır külçelerin ağırlığı da 1,5 ton.”

Karadaki arkeolojik kazılar sonucu Göbeklitepe’nin “tarihin sıfır noktası” kabul edildiğini anlatan Karaloğlu, “Kazı çalışmalarına başlayacağımız Batı Antalya Batığı ‘su altının Göbeklitepesi’dir. Buradan çıkacak eserler için Kültür ve Turizm Bakanlığına, Kemer’de su altı arkeoloji müzesiyle ilgili proje sunduk. İnşallah yapacağımız bu müzede batıktan çıkacak buluntular sergilenecek. Kemer, su altı arkeolojisinin merkezi haline gelecek.” diye konuştu.

Karaloğlu, batığın bulunduğu alanın 50 metre derinliğinde olduğunu, talan edilme riski nedeniyle yerinin çalışmaların tamamlanmasının ardından açıklanacağını bildirdi.

“Batık gemi çığır açtı”

Akdeniz Üniversitesi Sualtı Araştırmaları Merkezi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hakan Öniz de Kültür ve Turizm Bakanlığının izinleriyle “Akdeniz Kıyılarında Sualtı Araştırmaları Projesi”ni hayata geçirdiklerini söyledi.

Öniz, “Proje kapsamında 2018 yılında, dünyanın en eski ticaret gemisi olduğunu düşündüğümüz bir batığın bilimsel olarak tespitini gerçekleştirdik.” dedi.

Batığın ana yükünün bakır külçeler olduğunu ifade eden Öniz, “Külçelerin tipolojisinden, bunun milattan önce 16. yüzyıla ait bir ticaret gemisi olduğu ortaya çıkıyor. Bu, aynı zamanda dünyanın en erken endüstriyel ürünlerini taşıyan bir gemi. Bu özellikleriyle bilimsel olarak dünyada su altı arkeolojisi kapsamında çığır açtı.” diye konuştu.

Batık üzerinde yapılan çalışmalar

Valiliğin verdiği bilgilere göre, batıkta geçen aylarda 3 aşamalı uygulanan çalışmalarda tespit edilen kargonun bilimsel fotoğraf ve filmleri çekildi, yayıldığı alanın derinlikleri ve fiziki özellikleri kayıt altına alındı.

Gemide sonar incelemeleri, foto mozaik ve photoscan çalışmaları yapıldı, elde edilen görüntüler Akdeniz Üniversitesi Sualtı Araştırmaları Merkezi bilgisayarlarında işlendi. Batığın 3 boyutlu görüntülerinden, taşıdığı görülebilir külçelerin sayısına ulaşıldı.

Kıbrıs’taki madenlerden çıkarılıp milattan önce 16 veya 15. yüzyılda kalıba döküldüğü değerlendirilen külçelerin olduğu geminin, buradan Girit veya Ege kıyılarındaki bir limana giderken yakalandığı fırtınada battığı düşünülüyor.

Külçeler yastığa benzediği için “yastık formlu” olarak sınıflandırılıyor. Bu, Prof. Dr. George Bass’ın “Tip 1” olarak adlandırdığı, dünyada bilinen ilk bakır külçe formunu oluşturuyor.

Batığın görülebilen yayılımından, geminin 12-14 metre boyunda, standart bir Tunç Çağı ticaret gemisi olduğu değerlendiriliyor.