Bekir Pakdemirli

Bakan Pakdemirli: 91 firmaya ait 113 parti ürünü daha ifşa ediyoruz

ANKARA (AA) – Tarım ve Orman Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, vatandaşın sağlığını korumaya, gıdada taklit ve tağşiş yapanlara göz açtırmamaya devam edildiği belirtildi.

Bu kapsamda taklit, tağşiş yapıldığı veya ilaç etken maddesi ilave edildiği belirlenen ürünlerin, Bakanlık internet sitesinden kamuoyunun bilgisine sunulduğu kaydedildi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Bakan Bekir Pakdemirli de vatandaşın sağlığı söz konusu olunca kimsenin gözünün yaşına bakmayacaklarını vurgulayarak, “Bu kapsamda son olarak 91 firmanın 113 parti ürününü ifşa ediyoruz. Ülkemizde gıda güvenilirliğinin sağlanması, gıdalarda taklit ve tağşişin önlenmesi, kişilerin sağlığının ve tüketici menfaatlerinin korunması ile sektörde haksız rekabetin engellenmesi amacıyla gıda ve gıdayla temas eden madde ve malzemelerin üretim, işleme ve dağıtımının tüm aşamalarında resmi kontrol faaliyetlerini bakanlık olarak büyük bir titizlikle yürütüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Vatandaşlara çağrı

Bu kapsamda en etkin denetimcinin vatandaş olduğuna işaret eden Pakdemirli, söz konusu uygunsuzlukların tespit edilmesinde, bakanlıkça yürütülen denetimlerin yanında tüketiciler tarafından yapılan ihbar, şikayet, CİMER ve “Alo 174 Gıda Hattı” başvuruları neticesinde gerçekleştirilen denetimlerin de büyük payı olduğuna dikkati çekti.

Pakdemirli, tüketicilerin bu başvurularını sürdürmelerinin halk sağlığının korunması yönündeki çalışmalar için büyük önem taşıdığını vurgulayarak şunları kaydetti:

“Bir usulsüzlük gördükleri anda vatandaşlarımızın Alo 174 Gıda İhbar Hattı ve 0501 174 0 174 numaralı WhatsApp Gıda İhbar Hattı aracılığıyla bize ulaşmalarını, şikayetlerini iletmelerini rica ediyorum.”

Bugüne kadar 3 bin 605 parti ürün ifşa edildi

Öte yandan, son yapılan ifşayla beraber, ilk kamuoyu duyurusunun yapıldığı 2012 yılından bu yana 1609 firmaya ait 3 bin 605 parti ürün tüketicilerin bilgisine sunuldu.

Bakanlık tarafından yapılan kamuoyu duyurusuna göre, çoğunluğu süt ve süt ürünleriyle et ve et ürünleri olmak üzere, alkollü içkiler, alkolsüz içecekler, arıcılık ürünleri, baharat, bitki, çay ve kahve ürünleri, çikolata ve kakao ürünleri, enerji içecekleri ve takviye edici gıdalarda uygunsuzluk tespit edildi.

En fazla uygunsuzluk et ve et ürünlerinde

Buna göre, süt ve süt ürünlerinde bitkisel yağ ve nişasta, et ve et ürünlerinde ise kanatlı eti, sakatat, at eti ve tek tırnaklı eti belirlendi.

Alkollü içkilerde “tersiyer butil alkol”, alkolsüz içeceklerde ise ilaç etken maddesi bulunurken, ballarda prolin miktarı yetersiz çıktı, fruktoz tespit edildi.

Baharatlar ile bitki, çay ve kahve ürünlerinde boya saptanırken bir bitki çayında da ilaç etken maddesi olduğu belirlendi.

Zeytinyağlarında tohum yağları olduğu görüldü, çikolatalar, enerji içeceklerinde ve takviye edici gıdalarda ilaç etken maddesi olduğu saptandı.

Bakan Pakdemirli'den G20 bakanlarına “uluslararası ticaret” mesajı – ANKARA

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– G20 Tarım ve Su Bakanları Toplantısı
– Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'nin konuşması Bakan Pakdemirli'den G20 bakanlarına “uluslararası ticaret” mesajı:
– “(Yeni tip koronavirüs salgını) Ne yazık ki dünyanın tamamı halen alarm halindedir ve bu durum bir süre daha devam edecek gibi görünmektedir. Bu sebeple herkes için gıda güvenliği sağlanmalı ve uluslararası ticaret kesintiye uğramadan devam etmelidir”
– “Salgın, çevirim içi pazarlama metotlarının önemini açığa çıkardı. Bu yüzden, bu durumu biz tarım sektörüne yansıttık ve Dijital Tarım Pazarı projesini başlattık”
– “Yalnızca 4 aydır aktif olmasına rağmen Dijital Tarım Pazarı kapsamında yapılan işlem hacmi 14 milyon dolara ulaştı, yani 110 milyon lirayı aştı”
– “Bilgi, en iyi uygulamalar ve deneyimin paylaşılması; su, gıda ve tarım dahil hayatımızın her yönüne etki eden salgının aşılması için vazgeçilmez”
ANKARA (AA) – Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle dünyanın halen alarm halinde olduğuna ve bu durumun bir süre daha devam edeceğine işaret ederek, “Bu sebeple herkes için gıda güvenliği sağlanmalı ve uluslararası ticaret kesintiye uğramadan devam etmelidir.” dedi.

Pakdemirli, Suudi Arabistan'ın başkanlığında video konferans yöntemiyle yapılan G20 Tarım ve Su Bakanları Toplantısı'na katılarak bir konuşma yaptı.

Salgının, gıda güvenliği, tarım ve suyun sürdürülebilir kullanımıyla ilgili sorumlulukların önemini bir kez daha ortaya çıkardığına işaret eden Pakdemirli, toplantının Bakanlar Bildirisi'nin kilit önemde birçok konuya değindiğini, bu konuların hepsinin iş birliği de dahil olmak üzere kapsamlı şekilde ele alınması gerektiğini söyledi.

Pakdemirli, Türkiye olarak bu kilit konularda gayretle çalışmalarına devam ettiklerini ve son G20 toplantısından beri gıda kaybı ve israfı ile tarımın dijitalleştirilmesi konularına daha fazla vurgu yaptıklarını aktardı.

2050 yılında dünya nüfusunun neredeyse 10 milyara ulaşacağına ve bu nüfusu besleyebilmek için gıda üretiminin yüzde 60 artırılması gerektiğine dikkati çeken Pakdemirli, buna karşın üretim kapasitesinin sınırlı kaldığını bildirdi. Pakdemirli, Türkiye'nin 2015 yılındaki G20 başkanlığı döneminde, gıda kaybı ve israfı meselelerini, gıda güvenliğini sağlamanın bir aracı olarak dünya gündemine getirdiğini anımsatarak, FAO-Türkiye Ortaklık Programı kapsamında Türkiye ve Orta Asya'da gıda kaybının ve israfının azaltılması bölgesel projesinin başlatıldığını belirtti.

– “Gıdanı Koru projesini başlattık”

Pakdemirli, bu proje kapsamında mayıs ayında “Gıdanı Koru” adında bir kampanya başlattıklarına işaret ederek, “Bu kampanya ile Türkiye ve FAO, hem ulusal hem uluslararası alanda gıda kaybı ve israfı ile mücadele etmeyi ve toplumsal farkındalığı artırmayı ve bölgesel seviyede iyi uygulamaları yaygınlaştırmayı hedeflemektedir.” diye konuştu.

Salgın sebebiyle küresel gıda sisteminin büyük bir stresle yüzleşmek zorunda kaldığını ve gıda zincirinin tamamının da bu durumdan etkilendiğini kaydeden Pakdemirli, salgının başlangıcında, gıda sanayisiyle yakın irtibatta olmak, perakende sektörünün stok seviyelerini artırmak ve mevsimlik işçilerin ulaşım ve yaşam koşullarını düzenlemek gibi birçok konuda gerekli önlemleri aldıklarını dile getirdi. Pakdemirli, bu önlemler sayesinde Türkiye'nin göreceli olarak yumuşak bir yayılma sürecini deneyimlediğini belirterek, “Ne yazık ki dünyanın tamamı halen alarm halindedir ve bu durum bir süre daha devam edecek gibi görünmektedir. Bu sebeple herkes için gıda güvenliği sağlanmalı ve uluslararası ticaret kesintiye uğramadan devam etmelidir.” dedi.

– “DİTAP'ın işlem hacmi 110 milyon lirayı aştı”

Pakdemirli, salgının, çevirim içi pazarlama metotlarının önemini açığa çıkardığına işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu yüzden, bu durumu biz tarım sektörüne yansıttık ve Dijital Tarım Pazarı (DİTAP) projesini başlattık. Proje arz ve talep zinciri için web tabanlı bir dijital platform içermektedir. Bu platform, küçük çiftçilerden perakende sektöründeki büyük oyunculara kadar geniş bir üye yelpazesi içeriyor, çiftçilerimize birçok yeni fırsat sunuyor, pazarlama kapasitelerini güçlendirmelerini kolaylaştırıyor ve etkili finansal araçları güçlendiriyor. Sistem aynı zamanda sözleşmeli tarıma da uygundur. Yalnızca 4 aydır aktif olmasına rağmen DİTAP kapsamında yapılan işlem hacmi 14 milyon dolara ulaştı, yani 110 milyon lirayı aştı.”

– “Atıksuda virüs çalışması 'en iyi uygulamalar' arasında yer aldı”

Salgının, su ile ilgili sorunların dünya nüfusu üzerindeki etkilerini daha da kuvvetlendirdiğini aktaran Pakdemirli, “Hepimizin bildiği gibi, suyun, aynı zamanda, Kovid-19'a karşı alınan güncel önlemler ve gelecekteki iyileşme ve toparlanma aşamaları için güçlü bir rolü vardır. G-20 ülkeleri virüsün yayılmasını önleme konusunda kendi en iyi çözümlerini ve uygulamalarını sunmuştur. Biz keza, atıksudaki virüs yoğunluğunda beklenmedik artışlar olması durumunda, zamanında önlem alabilmek amacıyla erken uyarı sistemi olması için virüsün atıksuda gözetimi üzerine bir çalışma yapmaktayız. Bu çalışmamız Başkanlığın en iyi uygulamalar raporunda yer aldı.” değerlendirmesinde buludu.

Pakdemirli, bu platformun dünyanın büyük ekonomilerini temsil ettiğini, bu nedenle G20 ülkeleri tarafından alınan kararların küresel seviyede fark yaratacağına inandığını aktararak, “Bilgi, en iyi uygulamalar ve deneyimin paylaşılması, su, gıda ve tarım dahil hayatımızın her yönüne etki eden salgının aşılması için vazgeçilmez.” dedi.

KKTC Su Temin Projesi onarım çalışmaları – Bakan Pakdemirli – MERSİN

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'nin basın mensuplarına açıklama yapması
MERSİN – Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, KKTC Su Temin Projesi onarım çalışmalarının yürütüldüğü gemide incelemelerin ardından basın mensuplarına açıklama yaptı.

Bakan Pakdemirli: Lisanslı Depo Desteği kapsamında 16,4 milyon lira destek ödemesi cuma günü yapılacak

Tarım ve Orman Bakanlığından yapılan açıklamaya göre Bakan Bekir Pakdemirli, “Ticaret Bakanlığınca belirlenmiş ve Bakanlığımıza bildirilmiş 95 lisanslı depoya, 2020 yılı ikinci dönem için toplamda 16,4 milyon lira cuma günü saat 18.00 itibarıyla kira bedeli olarak ödenecek.” bilgisini verdi.

Ayrıca, küçük aile işletmeleri kapsamında gençlere ve kadın çiftçilere pozitif ayrımcılık yapmaya devam ettiklerini belirten Pakdemirli, Türkiye’de tarımsal işletmelerin büyük bölümünü oluşturan küçük aile işletmelerinin büyük işleme tesisi oluşturmak için ekonomik güçlerinin yeterli olamadığına işaret ederek, bu kapsamda özellikle gençleri ve kadınları destekleyerek bu işletmelerin pazardaki paylarını artırmayı hedeflediklerini vurguladı.

Genç ve kadın çiftçilere hibe desteği

Bu doğrultuda hibe müjdesi veren Bakan Pakdemirli, “Kırsal kalkınma yatırım destekleri ile küçük aile işletmeleri kapsamında ve özellikle genç (18-40 yaş) ve kadın çiftçilerimize 2021-2025 döneminde bitkisel ve hayvansal ürünlerin işlenmesi (meyve sebzelerin dondurulması, kurutulması, konserve, reçel, erişte vb.), paketlenmesi faaliyetlerine yüzde 50 hibe desteği vereceğiz. Bunun için yeni dönem Cumhurbaşkanlığı kararını Temmuz ayında çıkardık.” değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Pakdemirli, yüzde 50 hibede öncelik tanınacak alanlara ilişkin, şu örnekleri verdi:

“Genç ve kadın olması, kırsal da yaşıyor olması ve birincil tarım ürünlerini işleyerek katma değerli ürünlere dönüştürecek küçük ölçekli tesis kurmak istemeleri. Örnek işletmeler; salamura yaprak tesisi, bal işleme ve paketleme tesisi, sebze meyve kurutma tesisi, istiridye mantarı üretim tesisi vb.”

Pakdemirli, ayrıca Mardin, Düzce, İzmir ve Amasya’da pilot olarak uygulanan Uzman Eller Projesi’ni yeni dönemde 81 ile yayacaklarını da kaydetti.