Bekir Pakdemirli

Bakan Pakdemirli ve Özkan, Denizlili muhtarlarla video konferansla görüştü – DENİZLİ

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ile AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan'ın muhtarlarla video konferans görüşmesi Bakan Pakdemirli ve Özkan, Denizlili muhtarlarla video konferansla görüştü
DENİZLİ (AA) – Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ile AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, Denizli'nin Acıpayam ilçesindeki muhtarlarla video konferans yöntemiyle görüşme gerçekleştirdi.

AK Parti Denizli Milletvekili Özkan, yaptığı yazılı açıklamada, Acıpayamlı muhtarlarla görüntülü görüşerek onların talep ve isteklerini dinlendiklerini kaydetti.

Görüşmeye Bakan Pakdemirli'nin de misafir olarak katıldığını belirten Özkan, toplantının hayırlara vesile olmasını diledi.

Özkan, Bakan Pakdemirli'nin de muhtarlara hitaben, “Meclise gelmişken değerli hemşehrim ve kardeşime uğramak istedim. O sırada sizlerle birlikte olmak sürpriziyle karşılaştım. İşlerinizde başarılar dilerim. İnşallah daha iyi hizmet etmek yolunda çalışmaları birlikte yapıyoruz.” ifadelerini kullandığını aktardı.

Bakan Pakdemirli, Uluslararası Gıda Kaybı ve İsrafı Farkındalık Günü etkinliğinde konuştu – ANKARA

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Tarım ve Orman Bakanı Bekir Bakdemirli'nin konuşması Bakan Pakdemirli, Uluslararası Gıda Kaybı ve İsrafı Farkındalık Günü etkinliğinde konuştu:
– “Gıdanı Koru-Sofrana Sahip Çık Kampanyası kapsamında ekim ayında düzenlenecek 'Söz Veriyorum' haftasında, tüm Türkiye'yi gıda kaybını ve israfını azaltmak için harekete geçmeye çağıracağız. Bu eylem, özellikle gıda israfı konusunda ülke çapında bir farkındalık sağlayacak”
ANKARA (AA) – Tarım ve Orman Bakanı Bekir Bakdemirli, Gıdanı Koru-Sofrana Sahip Çık Kampanyası kapsamında ekim ayında 'Söz Veriyorum' etkinliği düzenleyeceklerini tüm Türkiye'yi gıda kaybını ve israfını azaltmak için harekete geçmeye çağıracaklarını bildirdi.

Pakdemirli, Türkiye'nin katkılarıyla Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda kabul edilen ve bu yıl ilki gerçekleştirilen “29 Eylül Uluslararası Gıda Kaybı ve İsrafı Farkındalık Günü” kapsamında BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından düzenlenen etkinliğe video konferans yöntemiyle katıldı.

Burada yaptığı konuşmada, gıda kaybı ve israfını azaltmaya odaklanmak ve harekete geçmek için bir araya geldiklerine işaret eden Pakdemirli, “Bu konuda çok kararlı davrandık. Böylelikle 2015 yılında Türkiye'nin G20 başkanlığı döneminde gıda kaybı ve israfı konusunu dünya gündemine aldık. Bunu takiben, FAO ve Uluslararası Gıda Politikası Araştırma Enstitüsü (IFPRI) ile Gıda Kaybı ve İsrafının Ölçülmesi ve Azaltılmasına İlişkin Teknik Platform'un kurulması için girişimde bulunduk.” diye konuştu.

Pakdemirli, yaşanan salgının, gıda güvenliği, tarım ve doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımının önemine bir kez daha işaret ettiğini aktararak, bu nedenle sürdürülebilir kalkınma amaçlarına ulaşılması için çabaların artırılması gerektiğini söyledi.

– “Türkiye'deki gıda kaybı düzeyi neredeyse yüzde 40”

Gıda kaybı ve israfı ile ilgili olarak Türkiye'deki durum ve bu kapsamda alınan önlemlere hakkında bilgi veren Pakdemirli, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye her yıl yaklaşık 19 milyon ton gıda israfı yapmaktadır. Bu, ürettiğimizin neredeyse beşte biri. Türkiye'deki gıda kaybı düzeyi neredeyse yüzde 40 civarında. Çalışmalar ışığında, gıda kaybını ve israfını azaltmak ve uzun soluklu ortağımız FAO ile vizyonumuzu ulusaldan küresel düzeye yaymak amacıyla Türkiye Ulusal Strateji Belgesi ve Eylem Planı hazırlandı. Bu belge, işbirlikçi ve çoğulcu bir yaklaşımın mükemmel bir örneğidir. Ayrıca, tamamen Türk hükümeti tarafından finanse edilen FAO-Türkiye Ortaklık Programı kapsamında Türkiye ve Orta Asya'da gıda kaybı ve israfının azaltılmasına yönelik bölgesel bir proje başlattık.”

Projenin aynı zamanda “Gıdanı Koru-Sofrana Sahip Çık” adlı ulusal bir kampanyayı da kapsadığına dikkati çeken Pakdemirli, “Bu kampanya, projenin yararlanıcı ülkeleri tarafından da uygulanabilir. Gıda kaybına ve israfı ile mücadele etmeyi ve hem ulusal hem de uluslararası kamuoyunda farkındalık yaratmayı ve iyi uygulamaları bölgesel düzeyde yaygınlaştırmayı amaçlıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

– “Kampanya 21 milyon kişiye ulaştı”

Pakdemirli, kampanyanın ana mesajının, “İhtiyacın Kadar Al-Geleceği Çöpe Atma” olduğuna işaret ederken, “Dijital ve sosyal medya aracılığıyla bugüne kadar 21 milyon kişiye ulaştık. İnternet sitemiz 'gidanikoru.com' İngilizce ve Türkçe olarak detaylı bilgileri bulabileceğiniz, sürekli güncellenen ve tüketiciler için ipuçlarından en iyi uygulamalara ve kaynaklara kadar her türlü bilgiyi içeren bir yer olarak tasarlandı. Kampanyamızın ilk aşamasında farkındalık yaratmaya odaklandık. Artık milyonlara ulaştığımıza göre, bu yıl sonuna kadar 'Söz Veriyorum' etkinliğimiz ile etkimizi artırmayı hedefliyoruz. Ekim ayındaki 'Söz Veriyorum' haftasında, tüm Türkiye'yi gıda kaybını ve israfını azaltmak için harekete geçmeye çağıracağız. Bu eylem, özellikle gıda israfı konusunda ülke çapında bir farkındalık sağlayacaktır.” ifadelerini kullandı.

Ayrıca, çiftlik, perakende ve hotel, restoran, kafe (HORECA) düzeyinde gıda kayıplarını azaltmak için kılavuzlar üzerine için çalıştıklarını da aktaran Pakdemirli, “Türkiye gıda sektöründe çok iddialı. Sektörün toplam büyüklüğü 66 milyar dolar civarında. Gıda kaybının sadece yüzde 2'sini önleyebilseydik, bu 360 bin asgari ücretlinin yıllık maaşına eşit olurdu. Gıda kaybının yüzde 5'ini önleyebilirsek, bu rakam bir milyon insanın maaşına eşit. Bu rakamlar bize gıda kaybı ve israfı ile mücadelenin önemini gösteriyor.” dedi.

Bakan Pakdemirli, tüm çabalarının BM sürdürülebilir kalkınma amaçlarına ulaşmak olduğunu belirtirken, şunları kaydetti:

“Bunu göz önünde bulundurarak kasım ayında yapacağımız bir etkinliğe daha değinmek istiyorum. Gıdayı tek başına düşünemeyiz. Yaklaşımımız, bu temel konuya kapsayıcı bir şekilde bakmak olmuştur. Türkiye son 10 yıldır orman alanını önemli ölçüde artırmıştır. Bunun sonucunda 'Geleceğe Nefes' teması altında yeniden ağaçlandırma için bir kampanya başlattık. Geçen yıl 13 milyondan fazla fidan toprakla buluştu. Ayrıca, 1 saatte en fazla fidanı dikerek Guinness Dünya Rekoru kırdık. Bu yıl 11 Kasım 2020 tarihinde 35 ülkenin katılımıyla bu kampanyayı sınırlarımızın ötesine taşıyacağız. Doğal kaynaklarımızın sürdürülebilirliğine yönelik uluslararası işbirliği ve kararlılığın sürdürülebilir kalkınma amaçları ve geleceğimiz için çok güçlü bir destek oluşturacağına inanıyorum.”

Bakan Pakdemirli: 91 firmaya ait 113 parti ürünü daha ifşa ediyoruz

ANKARA (AA) – Tarım ve Orman Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, vatandaşın sağlığını korumaya, gıdada taklit ve tağşiş yapanlara göz açtırmamaya devam edildiği belirtildi.

Bu kapsamda taklit, tağşiş yapıldığı veya ilaç etken maddesi ilave edildiği belirlenen ürünlerin, Bakanlık internet sitesinden kamuoyunun bilgisine sunulduğu kaydedildi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Bakan Bekir Pakdemirli de vatandaşın sağlığı söz konusu olunca kimsenin gözünün yaşına bakmayacaklarını vurgulayarak, “Bu kapsamda son olarak 91 firmanın 113 parti ürününü ifşa ediyoruz. Ülkemizde gıda güvenilirliğinin sağlanması, gıdalarda taklit ve tağşişin önlenmesi, kişilerin sağlığının ve tüketici menfaatlerinin korunması ile sektörde haksız rekabetin engellenmesi amacıyla gıda ve gıdayla temas eden madde ve malzemelerin üretim, işleme ve dağıtımının tüm aşamalarında resmi kontrol faaliyetlerini bakanlık olarak büyük bir titizlikle yürütüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Vatandaşlara çağrı

Bu kapsamda en etkin denetimcinin vatandaş olduğuna işaret eden Pakdemirli, söz konusu uygunsuzlukların tespit edilmesinde, bakanlıkça yürütülen denetimlerin yanında tüketiciler tarafından yapılan ihbar, şikayet, CİMER ve “Alo 174 Gıda Hattı” başvuruları neticesinde gerçekleştirilen denetimlerin de büyük payı olduğuna dikkati çekti.

Pakdemirli, tüketicilerin bu başvurularını sürdürmelerinin halk sağlığının korunması yönündeki çalışmalar için büyük önem taşıdığını vurgulayarak şunları kaydetti:

“Bir usulsüzlük gördükleri anda vatandaşlarımızın Alo 174 Gıda İhbar Hattı ve 0501 174 0 174 numaralı WhatsApp Gıda İhbar Hattı aracılığıyla bize ulaşmalarını, şikayetlerini iletmelerini rica ediyorum.”

Bugüne kadar 3 bin 605 parti ürün ifşa edildi

Öte yandan, son yapılan ifşayla beraber, ilk kamuoyu duyurusunun yapıldığı 2012 yılından bu yana 1609 firmaya ait 3 bin 605 parti ürün tüketicilerin bilgisine sunuldu.

Bakanlık tarafından yapılan kamuoyu duyurusuna göre, çoğunluğu süt ve süt ürünleriyle et ve et ürünleri olmak üzere, alkollü içkiler, alkolsüz içecekler, arıcılık ürünleri, baharat, bitki, çay ve kahve ürünleri, çikolata ve kakao ürünleri, enerji içecekleri ve takviye edici gıdalarda uygunsuzluk tespit edildi.

En fazla uygunsuzluk et ve et ürünlerinde

Buna göre, süt ve süt ürünlerinde bitkisel yağ ve nişasta, et ve et ürünlerinde ise kanatlı eti, sakatat, at eti ve tek tırnaklı eti belirlendi.

Alkollü içkilerde “tersiyer butil alkol”, alkolsüz içeceklerde ise ilaç etken maddesi bulunurken, ballarda prolin miktarı yetersiz çıktı, fruktoz tespit edildi.

Baharatlar ile bitki, çay ve kahve ürünlerinde boya saptanırken bir bitki çayında da ilaç etken maddesi olduğu belirlendi.

Zeytinyağlarında tohum yağları olduğu görüldü, çikolatalar, enerji içeceklerinde ve takviye edici gıdalarda ilaç etken maddesi olduğu saptandı.

Bakan Pakdemirli'den G20 bakanlarına “uluslararası ticaret” mesajı – ANKARA

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– G20 Tarım ve Su Bakanları Toplantısı
– Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'nin konuşması Bakan Pakdemirli'den G20 bakanlarına “uluslararası ticaret” mesajı:
– “(Yeni tip koronavirüs salgını) Ne yazık ki dünyanın tamamı halen alarm halindedir ve bu durum bir süre daha devam edecek gibi görünmektedir. Bu sebeple herkes için gıda güvenliği sağlanmalı ve uluslararası ticaret kesintiye uğramadan devam etmelidir”
– “Salgın, çevirim içi pazarlama metotlarının önemini açığa çıkardı. Bu yüzden, bu durumu biz tarım sektörüne yansıttık ve Dijital Tarım Pazarı projesini başlattık”
– “Yalnızca 4 aydır aktif olmasına rağmen Dijital Tarım Pazarı kapsamında yapılan işlem hacmi 14 milyon dolara ulaştı, yani 110 milyon lirayı aştı”
– “Bilgi, en iyi uygulamalar ve deneyimin paylaşılması; su, gıda ve tarım dahil hayatımızın her yönüne etki eden salgının aşılması için vazgeçilmez”
ANKARA (AA) – Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle dünyanın halen alarm halinde olduğuna ve bu durumun bir süre daha devam edeceğine işaret ederek, “Bu sebeple herkes için gıda güvenliği sağlanmalı ve uluslararası ticaret kesintiye uğramadan devam etmelidir.” dedi.

Pakdemirli, Suudi Arabistan'ın başkanlığında video konferans yöntemiyle yapılan G20 Tarım ve Su Bakanları Toplantısı'na katılarak bir konuşma yaptı.

Salgının, gıda güvenliği, tarım ve suyun sürdürülebilir kullanımıyla ilgili sorumlulukların önemini bir kez daha ortaya çıkardığına işaret eden Pakdemirli, toplantının Bakanlar Bildirisi'nin kilit önemde birçok konuya değindiğini, bu konuların hepsinin iş birliği de dahil olmak üzere kapsamlı şekilde ele alınması gerektiğini söyledi.

Pakdemirli, Türkiye olarak bu kilit konularda gayretle çalışmalarına devam ettiklerini ve son G20 toplantısından beri gıda kaybı ve israfı ile tarımın dijitalleştirilmesi konularına daha fazla vurgu yaptıklarını aktardı.

2050 yılında dünya nüfusunun neredeyse 10 milyara ulaşacağına ve bu nüfusu besleyebilmek için gıda üretiminin yüzde 60 artırılması gerektiğine dikkati çeken Pakdemirli, buna karşın üretim kapasitesinin sınırlı kaldığını bildirdi. Pakdemirli, Türkiye'nin 2015 yılındaki G20 başkanlığı döneminde, gıda kaybı ve israfı meselelerini, gıda güvenliğini sağlamanın bir aracı olarak dünya gündemine getirdiğini anımsatarak, FAO-Türkiye Ortaklık Programı kapsamında Türkiye ve Orta Asya'da gıda kaybının ve israfının azaltılması bölgesel projesinin başlatıldığını belirtti.

– “Gıdanı Koru projesini başlattık”

Pakdemirli, bu proje kapsamında mayıs ayında “Gıdanı Koru” adında bir kampanya başlattıklarına işaret ederek, “Bu kampanya ile Türkiye ve FAO, hem ulusal hem uluslararası alanda gıda kaybı ve israfı ile mücadele etmeyi ve toplumsal farkındalığı artırmayı ve bölgesel seviyede iyi uygulamaları yaygınlaştırmayı hedeflemektedir.” diye konuştu.

Salgın sebebiyle küresel gıda sisteminin büyük bir stresle yüzleşmek zorunda kaldığını ve gıda zincirinin tamamının da bu durumdan etkilendiğini kaydeden Pakdemirli, salgının başlangıcında, gıda sanayisiyle yakın irtibatta olmak, perakende sektörünün stok seviyelerini artırmak ve mevsimlik işçilerin ulaşım ve yaşam koşullarını düzenlemek gibi birçok konuda gerekli önlemleri aldıklarını dile getirdi. Pakdemirli, bu önlemler sayesinde Türkiye'nin göreceli olarak yumuşak bir yayılma sürecini deneyimlediğini belirterek, “Ne yazık ki dünyanın tamamı halen alarm halindedir ve bu durum bir süre daha devam edecek gibi görünmektedir. Bu sebeple herkes için gıda güvenliği sağlanmalı ve uluslararası ticaret kesintiye uğramadan devam etmelidir.” dedi.

– “DİTAP'ın işlem hacmi 110 milyon lirayı aştı”

Pakdemirli, salgının, çevirim içi pazarlama metotlarının önemini açığa çıkardığına işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu yüzden, bu durumu biz tarım sektörüne yansıttık ve Dijital Tarım Pazarı (DİTAP) projesini başlattık. Proje arz ve talep zinciri için web tabanlı bir dijital platform içermektedir. Bu platform, küçük çiftçilerden perakende sektöründeki büyük oyunculara kadar geniş bir üye yelpazesi içeriyor, çiftçilerimize birçok yeni fırsat sunuyor, pazarlama kapasitelerini güçlendirmelerini kolaylaştırıyor ve etkili finansal araçları güçlendiriyor. Sistem aynı zamanda sözleşmeli tarıma da uygundur. Yalnızca 4 aydır aktif olmasına rağmen DİTAP kapsamında yapılan işlem hacmi 14 milyon dolara ulaştı, yani 110 milyon lirayı aştı.”

– “Atıksuda virüs çalışması 'en iyi uygulamalar' arasında yer aldı”

Salgının, su ile ilgili sorunların dünya nüfusu üzerindeki etkilerini daha da kuvvetlendirdiğini aktaran Pakdemirli, “Hepimizin bildiği gibi, suyun, aynı zamanda, Kovid-19'a karşı alınan güncel önlemler ve gelecekteki iyileşme ve toparlanma aşamaları için güçlü bir rolü vardır. G-20 ülkeleri virüsün yayılmasını önleme konusunda kendi en iyi çözümlerini ve uygulamalarını sunmuştur. Biz keza, atıksudaki virüs yoğunluğunda beklenmedik artışlar olması durumunda, zamanında önlem alabilmek amacıyla erken uyarı sistemi olması için virüsün atıksuda gözetimi üzerine bir çalışma yapmaktayız. Bu çalışmamız Başkanlığın en iyi uygulamalar raporunda yer aldı.” değerlendirmesinde buludu.

Pakdemirli, bu platformun dünyanın büyük ekonomilerini temsil ettiğini, bu nedenle G20 ülkeleri tarafından alınan kararların küresel seviyede fark yaratacağına inandığını aktararak, “Bilgi, en iyi uygulamalar ve deneyimin paylaşılması, su, gıda ve tarım dahil hayatımızın her yönüne etki eden salgının aşılması için vazgeçilmez.” dedi.