Bel Fıtığı

Bel fıtığının şiddetine göre farklı şekillerde tedavisi mümkün

İSTANBUL (AA) – Medicana Avcılar Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Dr. Öğr. Üyesi Nazlı Çakıcı, "Hekim muayenesinin yanı sıra MR, BT ve EMG gibi ek görüntüleme yöntemleriyle tanısı koyulan bel fıtığının, vakanın şiddetine göre farklı şekillerde tedavisi mümkün." ifadelerini kullandı.

Medicana Avcılar Hastanesi'nden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Çakıcı, insanların yaklaşık yüzde 85'inin yaşamlarının bir döneminde bel ağrısından yakındığını belirtti.

Ağrılar aynı oranda tedaviye gerek kalmaksızın iyileşse de geriye kalan yüzde 15'lik kısmın, bel fıtığına bağlı olarak tedavi gördüğünü aktaran Çakıcı, şunları kaydetti:

"Tıp dilinde lomber disk hernisi olarak tanımlanan bel fıtığı, omurgada bulunan omurlarda gelişir. Her omur arasında bulunan diskler aslında birer bağ dokusudur. Omurların bir arada kalmasını ve vücut hareketleri sırasında vücudun esnemesini sağlar. Çoğunlukla belin son iki diskinde oluşan bel fıtığı, şiddetli bel ağrısının yanı sıra bacakta da ağrıya yol açabilir. Çoğunlukla kişinin zorlanmasına bağlı olarak meydana gelen bel fıtığı vakalarında omurganın ön ve arkasında bulunan bağ dokusu yırtılır. Bel ağrısına yol açan bu duruma ek olarak diskin normal pozisyonunun dışa çıkmasıyla sinirler sıkışır ve ağrı, bacakta hissedilmeye başlar. Hekim muayenesinin yanı sıra MR, BT ve EMG gibi ek görüntüleme yöntemleriyle tanısı koyulan bel fıtığı, vakanın şiddetine göre farklı şekillerde tedavisi mümkün."

Çakıcı, bazı vakalarda cerrahi dışı yöntemlerle bel fıtığının tedavi edilebildiğini belirterek, "Bu tip vakalar, fizik tedaviye ek olarak ilaçlı tedavi yöntemleriyle iyileştirilebilir. Cerrahi tedavinin gerektiği vakalarda ise parsiyel diskektomi ya da diskektomi yöntemleri yapılan bel fıtığı tedavisi sayesinde fıtıklaşan diskin sinire yaptığı bası ortadan kaldırılır. Şiddetli vakalarda ise bacakta güç kaybı görülebilir. Fıtığın sinir köküne baskı yaptığı bu vakaların acil olarak opere edilmesi gerekebilir." ifadelerini kullandı.

– "24 saat içinde hastaları taburcu edebiliyoruz"

Dr. Öğr. Üyesi Nazlı Çakıcı, boyun fıtığı ya da tıp dilindeki adıyla servikal disk hernisi, omurga üzerindeki omurlar arasında bulunan disk ve fasetlerden kaynaklandığını belirterek, şunları kaydetti:

"Bu eklemlerden biri olan disk, omurlar arasında yay sistemi görevi görür. Jel kıvamında iç yapıya sahip olan diskler, yaşın ilerlemesiyle birlikte sıvı içeriğini kaybeder ve yapısı bozulur. Bu durum diskin iç yapısı kadar dış yapısını da etkileyebilir. Disk yapısının dış kısmında oluşan yırtılma ve zedelenmelere bağlı olarak diskin iç kısmı, sinir ve omuriliğin bulunduğu kanala doğru çıkar. Sinirlere baskı yapabilen boyun fıtığı, kollarda ağrı, sızı, his ve güç kaybına yol açabilir. Genellikle cerrahi tedaviye gerek kalmaksızın iyileşen servikal disk hernilerinde öncelikli tedavi yöntemi ilaçlı tedavidir. Ağrının ve ödemin azaltılmasını sağlayan antienflamatuar ve analjezik ilaçların yanı sıra boyun hareketlerinin kısıtlanması, fizik tedavi, egzersiz ve epidural steroid enjeksiyonu gibi yöntemler kombine olarak uygulanabilir. Böylece sinir basısına bağlı olarak oluşan iritasyon giderilir. Bu yöntemlerle iyileşmeyen boyun fıtığı vakalarının yanı sıra güç kaybının belirgin olduğu hastalara cerrahi tedavi yöntemi uygulanabilir. Ameliyat boynun arkasından ya da önünden yapılabilir. Diskin sinir yapısı üzerinde oluşturduğu basının ortadan kaldırılmasıyla tamamlanan boyun fıtığı operasyonlarında vakanın türüne göre protez uygulaması da yapılabilir."

Operasyonu takip eden 24 saat içinde hastaların taburcu edilebildiğini bildiren Çakıcı, operasyon sonrası iyileşmenin hızlanması için rehabilitasyon programları uygulandığını kaydetti.

Vücudunda metal unutulduğunu mıknatısla fark etti

DENİZLİ (AA) – Denizli'de oturan 34 yaşındaki Sevgi Süllerli, 6 yıl önce bel fıtığı ameliyatı sırasında vücudunda metal parça unutulduğu iddiasıyla ilgili özel hastane ve doktor hakkında şikayetçi oldu.

Merkezefendi ilçesinde oturan Sevgi Süllerli, gazetecilere yaptığı açıklamada, yaklaşık 6 yıl önce özel bir hastanede bel fıtığı ameliyatı olduğunu söyledi.

Geçirdiği operasyona rağmen ağrılarının devam ettiğini belirten Süllerli, şöyle konuştu:

"Bu süreçte tedavi için hastaneye gittim ve üzerimde hiçbir metal olmamasına rağmen MR cihazı sinyal verdi. Bu durum bende soru işaretleri oluşturdu. Evde bel fıtığı ameliyatı olduğum bölgeyi mıknatısla kontrol ettim. Mıknatıs vücuduma yapışınca şaşkına döndüm. Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesinde yaptırdığımız test sonucunda ise belimde 1 santimetre boyunda metal parçası olduğu raporlandı. Bel fıtığı ameliyatında vücudumda metal parçası unutulmuş. Ağrımın sebebinin de bu olduğunu düşünüyorum."

Konuyu yargıya taşıdığını anlatan Süllerli, özel hastane yönetimi ve ameliyatı gerçekleştiren doktor hakkında şikayette bulunduğunu kaydetti.

Süllerli'nin avukatı Ali Kaya da müvekkilinin bu olay nedeniyle sağlık sorunları yaşadığını dile getirerek, "Kendisi, savcılığın soruşturma kapsamında isteyeceği raporların ardından metal parçasının çıkarılması için ameliyat olacak." ifadelerini kullandı.

Göbeğindeki 20 santimetre çapındaki fıtıktan Adana'da kurtuldu

ADANA (AA) – Fransa'nın Paris kentinde yaşayan 68 yaşındaki Ömer Gök, göbeğinde bulunan 20 santimetre çapındaki fıtığın tedavisi için başvurduğu Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesinde sağlığına kavuştu.

ÇÜ'den yapılan açıklamaya göre, kalp ve akciğer yetmezliği ile uyku apnesi gibi rahatsızlıkları da olan Gök, göbeğindeki fıtığın tedavisi için Türkiye'deki doktorlara başvurma kararı aldı.

Araştırmalarının ardından ÇÜ Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalında görevli Doktor Öğretim Üyesi Gökhan Sarıtaş ile irtibat kuran Ömer Gök'ün, Adana'ya geldikten sonra tedavisine başlandı.

Sarıtaş ve ekibi tarafından durumu değerlendirilen Gök, yaklaşık 2 saatlik bir ameliyatla rahatsızlığından kurtuldu. Hastanede bir hafta gözetim altında tutulan Gök, taburcu edildi.

Operasyonu gerçekleştiren Sarıtaş, hastanın 20 santimetre çapında, oldukça büyümüş bir göbek fıtığının bulunduğunu belirterek, "2 saatlik bir zamanda ameliyatı tamamladık. Normalde göbek fıtığı ameliyatları kolay gibi görünür ancak bu hastada fıtığın büyüklüğü ve hastanın ek hastalıkları itibarıyla süreç biraz daha zorlu oldu." ifadesini kullandı.

Sarıtaş, Balcalı Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği olarak dünya standartlarında hizmet verdiklerini aktararak, hastaya uygun operasyonları başarıyla yaptıklarını kaydetti.

– "Çözümü, vatanım Türkiye'de bulmanın mutluluğunu yaşıyorum"

Sağlığına kavuşan Ömer Gök, Fransa'daki doktorların kendisine ameliyatını yapamayacaklarını, "Bu şekilde yaşamına devam et." dediklerini anlatarak, "Ben de Türkiye'deki doktorların çözüm üretebileceğini düşünerek Adana'ya, Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesine başvurdum. Çözümü, vatanım Türkiye'de bulmanın ayrıca mutluluğunu yaşıyorum. Türk hekimliğinin geldiği noktayı Gökhan Sarıtaş hocayla daha yakından gördük." ifadelerini kullandı.

Ömer Gök'ün eşi Menşure Gök de ameliyat için doğru adresi Türkiye'de bulmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, operasyonu gerçekleştiren ekibe teşekkür etti.

Bel fıtığında istirahat yerine egzersiz önerisi

ANKARA (AA) – Yeşim Sert Karaaslan – Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ersin Erdoğan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bel ağrısı, fıtık ve soğuk algınlığı şikayetlerinin insanların hayat kalitesi ile verimliliğini düşüren sorunların başında geldiğini anlattı.

Bel ağrısı ve fıtığın ciddi bir sağlık sorunu olmasının yanı sıra iş gücü kaybına da yol açtığına dikkati çeken Erdoğan, bu konuda ABD ve İngiltere’de iki ayrı işveren konfederasyonu tarafından araştırma yapıldığını belirtti.

Erdoğan, şunları kaydetti:

“Araştırmada, çalışanların neredeyse yarısının izin alma gerekçesi bel ağrısı ve soğuk algınlığı olarak belirlendi. Bel ağrısı ve fıtık, hastaya çektirdiği ızdırap kadar devlete de mali açıdan büyük yük getiriyor. Son yıllarda AB üyesi ülkeler, bel fıtığı için egzersiz önerilmesini tavsiye ediyor. Çünkü, bel ağrısına istirahat değil, egzersiz iyi geliyor. Bu yöntem aynı zamanda bütçeyi de yormuyor.”

Amerikan Hekim Birliği ve Amerikan Ağrı Derneğince hazırlanan klinik uygulama kılavuzlarında da bel ağrısı olan hastaların aktif hayata devam etmesi gerektiğinin vurgulandığını ifade eden Erdoğan, bunu destekleyen çeşitli bilimsel araştırmalar da bulunduğunu söyledi.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bel ağrısı olan hastalar için aktivite ile istirahati karşılaştıran 10 çalışmanın dahil edildiği bir araştırmada, aktif kalanlarda küçük ağrı azalmalarının orta düzeyde etkili olduğu ortaya kondu. Akut bel ağrısı olan Japon işçileri içeren bir başka araştırmada, istirahat grubu ile aktif grup karşılaştırıldı. Araştırmada, istirahat grubunda yer alan işçilerde tekrarlayan veya kronik bel ağrısının daha yüksek olduğu tespit edildi.”

“Her bel ağrısı bel fıtığı anlamı taşımaz”

Verimliği düşüren bel fıtığına ilişkin bilgi veren Erdoğan, bunun en sık görülen fiziksel hastalıklar içinde yer aldığını söyledi. Erdoğan, yatakta uyurken yapılan ters bir hareketin bile bel fıtığı gelişmesine yol açabileceğine dikkati çekti.

İnsan iskeletinin, omurga ve disklerden oluştuğunu anlatan Erdoğan, omurgaların birleşerek blok halde iskeleti meydana getirirken, disklerin de omurgalar arasındaki yastıklar olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Erdoğan, disklerin yaşın ilerlemesine bağlı yıprandığının altını çizerek, “Kapsülde küçük yırtıklar başlar. Yırtık, diskin aşırı yük alması ile oluşabilir. Diskin aşırı yüklenmesi için ağır bir şeyler yapmak şart değildir. Yatakta uyurken dönme hareketi esnasında da olabilir. Bu disk çıkıntısı da sinire basarak bacağa yayılan ağrıya neden olur.” diye konuştu.

“Uyuşukluğa dikkat”

Her bel ağrısının bel fıtığı anlamı taşımadığına dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:

“Bacak da ağrıyorsa o tarafta bel ağrısı daha fazladır. Bu ağrı, bel fıtığının bulgusu olabilir. Bacak ağrısı olarak bilinen siyatik ise kalçanın arkasından bacağa devam eden sinirin bel omurlarındaki sinir köklerinin baskı altında kalmasıyla oluşur. Ağrı kalçadan topuğa kadar yayılabilir.

Uyuşukluk ve güçsüzlüğe karşı dikkatli olunmalı. Çünkü, uyuşukluk ve güçten düşme çok sık olmasa bile sinire olan baskının fazla olduğunun işaretidir. Karıncalanma, bacağın genellikle alt kısmında ve ayakta oluyorsa, fıtık ihtimali vardır. Vücutta etkili olan kramp, genellikle etkilenen sinirin kontrol ettiği kaslarda meydana gelir. Bazen belde de olabilir.”

Tedavinin yaklaşık 6 hafta sürdüğünü aktaran Erdoğan, bu sürenin ilk iki haftasının biraz zor geçtiğini belirtti. Erdoğan, ikinci haftadan sonra hastanın kendini daha iyi hissettiğini, önce ağrının geçmeye başladığını, ardından güçsüzlük ve uyuşukluk halinin sona erdiğini ifade etti.

Bel fıtığında tedavi seçenekleri

Prof. Dr. Erdoğan, kuvvetsizlik ve uyuşukluk halinin artması, ağrının şiddetlenmesi ve şikayetlerin artması halinde cerrahi seçeneğinin söz konusu olabildiğini ifade etti.

Genellikle ilk aşamada istirahat verildiğini dile getiren Prof. Dr. Erdoğan, “Eskiden hastalar 20 gün boyunca sert zemine yatırıldı. Şimdi ise bunun yerine mümkün olduğu kadar hareket ve egzersiz öneriliyor. Nörolojik defisit yapmış bel fıtıkları için değil bu öneri. Özellikle ameliyat ya da fizik tedavi yapılıp iyileşen hastaların bel kaslarını güçlendirici egzersizlerine devam etmesi gerekiyor.” dedi.

Prof. Dr. Erdoğan, egzersizin de mutlaka hekim bilgisiyle ve ağrının kişiyi hareket etmeyecek kadar etkilemediği akut dönemin geçtiği durumda yapılması gerektiğini kaydetti.

ABD’de ilaçlı ve ameliyatlı tedavilerde bağımlılık ve ölüm oranlarının arttığını ifade eden Prof. Dr. Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

“İngiltere’de durum daha iyi. Bel ağrısı sonrası sağlıklı yaşamak için ABD’de daha fazla cerrahi uygulama yöntem tercih ediliyor. Ayrıca narkotik ağrı kesiciler kullanılıyor. İngiltere’de bu cerrahi müdahale ve ilaç kullanma oranı daha az ve oradaki doktorlar egzersiz öneriyor. Sonuçlar da bu durumda daha iyi oluyor. Hollanda ve Avustralya da ‘pozitif sağlık’ programı uygulayacağını açıkladı.”