Bienal

7. Çanakkale Bienali Kovid-19 tedbirleriyle misafirlerini ağırlıyor

İSTANBUL (AA) – Renkli atölyeler, sergiler ve keyifli etkinliklerle sanata gönül verenleri ağırlayacak bienalin bu yılki programı pandemi koşullarına uygun bir yapıda hayata geçirildi.

Yapılan açıklamaya göre, gelenekselleşerek, Türkiye’nin dört bir yanında adını duyurmayı başaran Çanakkale Bienali, 7’nci kez kapılarını açan, bienal, ekim sonuna kadar sosyal mesafe kurallarına uygun olarak misafirlerini ağırlıyor.

Çanakkale’nin yanı sıra tüm bölgenin kültür-sanat yaşamına değinen bienalin bu yılki sponsorluğunu Dardanel üstlendi. Renkli atölyeler, sergiler ve keyifli etkinliklerle sanata gönül verenleri ağırlayacak bienalin bu yılki programı pandemi koşullarına uygun bir yapıda hayata geçirildi.

– "Bu topraklara borcumuz var"

Açıklamada görüşlerine yer verilen Dardanel İcra Kurulu Başkanı Mehmet Önen, "Odaklandığımız alanlardan biri de kültür sanat. Geleceği tasarlayan gençlere en çok da bu tür sanat etkinlikleriyle ulaşacağımızı, onların sanatla iç içe yetişmelerine böyle katkı sunabileceğimizi biliyoruz. Bölgenin en büyük kültür sanat etkinliği olan Çanakkale Bienali bu nedenle Dardanel için ayrı bir önem taşıyor. Bunu doğduğumuz ve büyüdüğümüz topraklara bir gönül borcu olarak adlandırıyoruz." ifadelerini kullandı.

– Takımyıldız temasıyla yapılıyor

Öte yandan açıklamaya göre, Türkiye’nin en büyük yerel etkinliklerinden biri olan Çanakkale Binali bu yıl “Takımyıldız / Constellation” temasıyla öne çıkarken; bienalin küratörlüğünü, Çanakkale Bienali İnisiyatifi (CABININ ) ve Azra Tüzünoğlu üstleniyor. Antik zamanların ruhunu yansıtacak olan bienal, gökyüzündeki yıldızların konumlarının tanımlanmasına yardımcı olagelmiş ve hayali sınırlarla birbirlerinden ayrılmış ‘Takımyıldızlar’ı ruhu ile Çanakkale’de yaşanacak.

Çanakkale kent merkezi, MAHAL, Korfmann Kütüphanesi, Kırmızı Konak, Troya gibi farklı mekanlarda gerçekleşecek olan etkinlik takviminde; sergiler, film gösterimleri, Çanakkale’den ilham alan yürüyüş rotaları, ses ve fauna arşivleri ile panel ve atölyelerden oluşan bir dizi program yer alıyor.

Bienalin bu yılki programı, güncel pandemi koşullarına uyarlanacak bir yapıda hayata geçirilecek. Ayrıca küresel yeni tip koronavirüs (Kovid-19) pandemisi sebebiyle gerek görüldüğü takdirde bienal, dijital mecralardan da takip edilebilecek. Altı aylık bir zaman zarfına yayılacak olan bienal, farklı takvim ve mekanlarda sanatseverlerin ilgisine sunuluyor.

Bienalin video eserleri, dijital ortamda izlenimine sunuluyor

İSTANBUL (AA) – İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen İstanbul Bienali, haziran ayında 8 sanatçının filmlerini sanatseverlerle buluşturacak.

Önceki İstanbul Bienallerine katılan sanatçılarla gerçekleştirilen iş birliği kapsamında, her hafta iki sanatçının filmini yedi günlüğüne ücretsiz dijital erişime açan bienal, proje sonunda 30'u aşkın filmden oluşan seçkiyi izlemiş olacak.

Bienalin web sitesiyle İKSV Vimeo hesabı üzerinde haziran ayında izlenebilecek filmler şöyle:

5 Haziran'da Zeyno Pekünlü'nün "Kendine ait bir banyo" ile Halil Altındere'nin "Cehennem Melekleri"

12 Haziran'da Song Ming-Ang'ın "Eski Bir Şey, Yeni Bir Şey" ile Vajiko Chachkhiani'nin "Orada Olmayan Kış"

19 Haziran'da Amar Kanwar'ın "Bir Aşk Hikayesi" ile Pelin Tan ve Anton Vidokle'nin "Sanatçılar Cumhuriyeti'nin Çöküşü"

26 Haziran'da Ozan Atalan'ın "Monokrom" ile Armin Linke'nin "Alpler" adlı eserleri

Song Ming-Ang, Pelin Tan ve Anton Vidokle, ve Ozan Atalan’ın filmleri daha önce İstanbul Bienallerinde sergilenmiş olup, programda yer alan diğer eserler ilk kez erişime açılacak.

İstanbul Bienali'nin Yedinci Kıta başlığını taşıyan 16. edisyonu, 14 Eylül- 10 Kasım 2019'da gerçekleştirilmişti.

İstanbul Bienali her hafta iki filmi erişime açacak

İSTANBUL (AA)- Yeni tip koronavirüs tedbirleri kapsamında İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen İstanbul Bienal’i bünyesinde her cuma kısa filmler sinemaseverlerle buluşacak.

Bienal’e katılan sanatçılarla işbirliği halinde her cuma gerçekleştirilecek programda, iki sanatçı filmi “bienal.iksv.org” adresinden 7 günlüğüne erişime açılacak.

Konuya ilişkin İKSV’den yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“İstanbul Bienali, 33 yıllık serüveninde türlü dalgalanmalar ve belirsizliklere karşı sanatı yanına alıp her zaman yeni yeşeren düşüncelerin, heyecanların, merakların izini takip etti. Dünyanın dört bir yanında hayatımızın sınırlarını yeniden belirlediğimiz bu dönem, çevremizle ve kendimizle kurduğumuz ilişkiyi gözden geçirmek için de bir alan sağlıyor. Bizler bu dönemde sanatın daha yaygın bir erişim imkanı bulacağını umuyor, hayal dünyasının fiziksel sınırlarla belirlenemeyecek ölçüde zengin olduğunu hatırlıyoruz. Daha önce İstanbul Bienallerine katılan sanatçılarla işbirliği halinde, her cuma iki sanatçı filmini 7 günlüğüne dijital erişime açıyoruz.”

Film seçkisinde aralarında Halil Altındere, Francis Alys, Volkan Aslan, Ozan Atalan, Alper Aydın, Rossella Biscotti, Kristina Buch, Vajiko Chachkhiani, Jonathas de Andrade, Elmas Deniz, Jonah Freeman ve Justin Lowe, Jorge Galindo ve Santiago Sierra, Theaster Gates, Suzanne Husky, Pierre Huyghe, Emre Hüner, Rashid Johnson, Armin Linke, Maider Lopez, Basim Magdy, Melvin Moti, Georgie Nettell, Erkan Özgen, Zeyno Pekünlü, Cheng Ran, Mika Rottenberg, Pelin Tan ve Anton Vidokle, Kaari Upson, Adrian Villar Rojas ve Phillip Zach’ın bulunduğu sanatçıların yapımları yer alıyor.

Seçki kapsamında bu hafta Mısırlı senarist ve yönetmen Basim Magdy’nin 2011 yapımı “Dünyayı Anlamak İçin 13 Temel Kural” filmi ile Volkan Aslan’ın 2017 tarihli “Evim Evim Güzel Evim” başlıklı video enstalasyonu izlenime sunuluyor.

Muhabir: Aişe Hümeyra Bulovalı

5. İstanbul Tasarım Bienali tanıtım toplantısı yapıldı

İSTANBUL (AA) – İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen 5. İstanbul Tasarım Bienali'nin başlığı "Empatiye Dönüş: birden fazlası için tasarım" olarak açıklandı.

Salon İKSV'de gerçekleştirilen tanıtım toplantısına, İstanbul Tasarım Bienali Direktörü Deniz Ova ve 5. İstanbul Tasarım Bienali küratörü Mariana Pestana'nın yanı sıra basın mensupları, akademisyenler ve tasarım ve ilgili alanlardan profesyoneller katıldı.

Toplantıda konuşan Ova, İstanbul Tasarım Bienali'nin diyalogların ve alternatif ağların kurulması için zemin yarattığını belirterek, "İş birlikleri ve aracılıklarıyla bağlantılar yaratıyor. Tasarım endüstrisine dolaylı yoldan katkıda bulunan bienal projeleri aynı zamanda tasarım söylemlerinin ilerlemesiyle ilgili fikirleri uygulamaya dönüştürmek için katalizör görevi görüyor." dedi.

Tasarım Bienalini düzenlemekteki amaçlarının tasarım alanında farkındalık yaratmak olduğunu ifade eden Ova, "Seyircilerimize, profesyonel dünyaya ve akademiye günümüzün dünyasının yeni koşullarını tartışabileceğimiz yeni bir platform yaratmayı hedefliyoruz." diye konuşuyoruz.

Ova, İstanbul Tasarım Bienali'nin tasarım etkinliklerinin doğasına aykırı bir meydan okuyuşa sahip olduğunu aktararak, bu alanda ezber bozan fikirlerle izleyiciye yeni deneyimler sağlamayı hedeflediğini söyledi.

5. İstanbul Tasarım Bienali'nin temasını açıklayan küratör Pestana ise bu yıl odaklandıkları kavramın empati olduğunu hatırlatarak, "Bienal empati sözcüğüne dönerken tasarım için hislerle, tesirlerle ve ilişkilerle ilgilenen yeni bir rol hayal etmek istiyor. İnsan sonrası felsefi bakışının etkin olduğu günümüz koşullarını ve güncel teknolojik ufku dikkate aldığımızda, bu yaklaşımlar yepyeni bir potansiyel kazanıyor." değerlendirmesinde bulundu.

Pestana, empati temasıyla gerçekleşecek 5. İstanbul Tasarım Bienali'nin kapsamını, bir bakış açısından, bir boyuttan ve bir bedenden fazlası için yapılan tasarımlar olarak açıkladı.

– "Mutfak" bölümü ilhamını sofradan alıyor

Bienal'in, "Mutfak" ve "Gözlemevi" başlığı altında sergilerin yer alacağı iki ayrı mekana yayılacağını dile getiren Pestana, şu bilgileri verdi:

"Bir mutfakta toplumsal, ekonomik ve kentsel dinamikler gözlemlenebilir. Mutfakta dil, hem tatmak hem de sohbet etmek için kullanılır. Bu programda mutfak hem gerçek hem de mecazi anlamıyla kullanılacak. Program ilhamını, üzerine yemek konulan bir yaygı ya da masa anlamına gelse de daha çok bir tür birliktelik halini çağrıştıran 'sofra' sözcüğünün kültürel öneminden alıyor. Gözlemevi bölümü ise ana sergiye ev sahipliği yapmanın yanı sıra günümüz dünyasının empati pratiklerinin izleneceği, kaydedileceği ve icra edileceği bir platform oluşturacak. Mekan, birden fazla bakış açısı, birden fazla boyut ve birden fazla beden için onlardan hareket ederek ve onlarla birlikte yapılan tasarımı yansıtan araçlar, cihazlar, enstalasyonlar ve başka objeler içerecek."

26 Eylül- 8 Kasım 2020 tarihleri arasında gerçekleştirilecek 5. İstanbul Tasarım Bienali'nde Billie Muraben asistan küratör ve editör yardımcısı, Sumitra Upham da programlar küratörü olarak görev alacak.

Bienalin sergi tasarımını İstanbul merkezli kolektif Future Anecdotes üstlenirken, grafik tasarım Porto merkezli Studio Maria Joao Macedo imzasını taşıyacak.