Birleşik Krallık

Birleşik Krallık şirketlerinin gözü Türkiye pazarında

İSTANBUL (AA) – BURHAN SANSARLIOĞLU – Türkiye – Birleşik Krallık Ticaret Elçisi Lord Janvrin, “Türkiye ve Birleşik Krallık, bazı yöntemlerle çalışabilirler. İki ülke şirketlerinin birlikte çalışabileceği alanlardan biri üçüncü ülkelerde işbirliği yapmak. Bu tarz iş birlikleri büyük potansiyel barındırıyor.” dedi.

Konuya ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Janvrin, “Birleşik Krallık ve Türkiye arasındaki ticari ilişkiler konusunda uzun dönemli bir ilişki olacağını görüyoruz. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İngiltere Başbakanı Theresa May tarafından hazırlanan ticari rakam hedefleri tutturuldu. 2017 yılının başında 20 milyar dolarlık ticarete ulaşılmıştı. Şu anda bu rakam 23 milyar dolara yükseldi.” diye konuştu.

Bunun Birleşik Krallık için önemli bir ticari ilişki olduğunu ifade eden Janvrin, Birleşik Krallık şirketlerinin Türkiye pazarına uzun vadede yoğun bir ilgisi olduğunu bildirdi.

Türkiye’nin birçok alanında uzman kişinin bulunduğu genç ve büyük bir ülke olduğunu söyleyen Janvrin, “Birlikte çalışabileceğimiz büyük alanlar var. Türkiye’de uzun zamandan beri faaliyet gösteren birçok büyük Birleşik Krallık şirketi bulunuyor. Büyük şirketlerin Türkiye’de yatırım yapması için hem onlarla görüşüyoruz hem de Türkiye’de organizasyonlarla birlikte konferanslar düzenliyoruz. İki ülke bazı yöntemlerle çalışabilirler. Türkiye ve Birleşik Krallık şirketlerinin birlikte çalışabileceği alanlardan biri, üçüncü ülkelerde iş birliği yapmak. Bu tarz iş birlikleri büyük potansiyeller barındırıyor.” ifadelerini kullandı.

“Türkiye’nin inşaat ve altyapı sektörlerinde kuvvetli yönler var”

Javnrin, Birleşik Krallık İhracat Finansman Ajansı’nın (UKEF) bu anlamda üçüncü ülkelerdeki iş birliklerini teşvik etme konusunda çok önemli bir kuruluş olduğunu vurguladı. Great Britsh Business Club’ın da bu piyasada olan ve bu piyasaya gelmeyi düşünen Birleşik Krallık’taki firmaları bir araya getirmede yararlı olabileceğini aktaran Janvrin, bu network olanaklarını teşvik etmenin şu ana kadar iki ülke arasındaki ticari ilişkilerde elde edilen başarılara bakıldığında büyük bir katalizör görevi gördüğünü dile getirdi.

Janvrin, “Türkiye’nin inşaat, altyapı, sektörlerinde müthiş kuvvetli yönleri var. Bizim de tasarımda, proje yönetiminde, sigortacılıkta, finansta uzmanlığımız söz konusu. Bunlar birbirimizi tamamlayacabileceğimiz alanlar.” dedi.

Birleşik Krallık olarak birlikte çalışabilecekleri yeni pazarları gözden geçirme konusunda çok istekli olduklarını söyleyen Janvrin, UKEF’in sağladığı olanakları kullanmanın, Birleşik Krallık’ın Afrika gibi bazı pazarlardaki bilgilerini aktarmanın iki ülkenin yeni pazarlarda çalışabileceği yeni projelere daha fazla değer katacağını belirtti.

Janvrin, “Birlikte yapılabilecek bu tarz çalışmalar bana Birleşik Krallık-Türkiye arasındaki ticari ilişkilerde büyük iş birlikleri ve gerçek bir gelecek sağlanabilecek bir alan olabilecek gibi gözüküyor.” dedi.

Türkiye ile ilişkilerinde Türkiye’nin know-how’daki gücünün, Türkiye pazarının sahip olduğu değerin kaçınılmaz bir şekilde Birleşik Krallık için gerçek bir ilgi teşkil ettiğini ifade eden Janvrin, “Türkiye’nin ikinci ihracat pazarıyız ve bu bir gerçek bir başarı hikayesi. İki ülke arasındaki ticari ilişkiler hızlı bir şekilde gelişiyor ve biz bunu daha fazla geliştirmeliyiz. Şu anda bu hikayeye dahil olmak benim için çok heyecan verici. Burada büyük bir potansiyel var ve bu da heyecan verici.” şeklinde değerlendirmede bulundu.

Birleşik Krallık’ta ‘Camimi Ziyaret Et Günü’ etkinliği düzenlendi

LONDRA

Birleşik Krallık genelinde 200’den fazla cami bugün kapılarını toplumun tüm üyelerine açtı.

Britanya Müslüman Konseyi (MCB) tarafından ada genelinde her yıl düzenlenen “Camimi Ziyaret Et Günü” adlı etkinlikle, 200’den fazla camide toplumun tüm bireylerine ulaşılarak İslamiyet, camiler ve ibadethanelerle ilgili bilgiler veriliyor.

Etkinlik kapsamında organizasyona destek veren cami ile ibadethanelerin çalışanları, ziyaretçilerine çay ve içecekler ikram ederken, camideki günlük faaliyetlere ilişkin bilgi aktarıyor, ziyaretçilerin İslam’a ilişkin sorularını yanıtlıyor.

Etkinlik çerçevesinde İngiltere, Galler, İskoçya ve Kuzey İrlanda’dan oluşan Birleşik Krallık’taki camilerde, İslam’ın temel kavramları ile inanç unsurlarını tanıtan panoların yer aldığı ve broşürlerin dağıtıldığı sergiler de açılıyor.

Etkinliğin amacı “Medyada yer alan olumsuz haberlerin ötesine geçerek bütün Britanya vatandaşlarına erişmek, İslam inancını ve Müslümanları anlatmak” olarak ifade ediliyor.

Bünyesinde 500’den fazla ulusal, bölgesel ve yerel kuruluş ile camileri, yardım kuruluşlarını ve okulları barındıran şemsiye kuruluş MCB’den konuya ilişkin yapılan açıklamada, ada nüfusunun yüzde 90’ının hayatında hiç camiye girmediği belirtildi.

MCB açıklamasında, “Camimi Ziyaret Et Günü” ile toplumun üyelerinin birbirini daha iyi tanımasının, ayrıca Müslümanlar ve İslamiyet hakkında halkın bilgilendirilmesinin amaçlandığı kaydedildi.

Muhabir: İnci Gündağ


Türkiye ekonomisine Birleşik Krallık ilgisi

ANKARA – Bahattin Gönültaş/Sevgi Ceren Gökkoyun

Türkiye ekonomisinin yüksek büyüme performansı ve potansiyeli Birleşik Krallık‘ın ülkedeki projelere ilgisini artırdı.

Türkiye’deki İngiliz Ticaret Odası (BCCT) Başkanı Chris Gaunt, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye ekonomisinin önemine dikkati çekti.

Brexit ve Gümrük Birliği müzakereleri sonrası olası Serbest Ticaret Anlaşması (STA) için ilk çalışmayı Türkiye ile başlattıklarını belirten Gaunt, “Birleşik Krallık, Gümrük Birliği müzakereleri sonucuna göre Türkiye ile güçlü bir Serbest Ticaret Anlaşması müzakere etmeye hazır ve istekli. Böylelikle, Türkiye’nin büyüme potansiyelinden oluşacak fırsatları kaçırmamış oluruz. Birleşik Krallık hükümeti ilişkileri daha verimli hale getirmek amacıyla geçen yıl gerek bakanlık seviyesinde gerekse iş dünyası çerçevesinde Türkiye’ye birçok ziyarette bulundu. Ayrıca iki ülke, ticari ilişkilerini ve Brexit sonrası verimi korumak amacıyla ticari çalışma grubu oluşturarak ilişkilerin en iyi seviyeye getirilmesini amaçlıyor.” dedi.

Gaunt, STA üzerinde çalışmak amacıyla ilk olarak Türkiye’ye gelmesinin, Birleşik Krallık için Brexit sonrası Türkiye’nin yüksek öncelik taşıdığının açık göstergesi olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Kısa dönemde şu zorlukla karşılaştık, AB ile müzakerelerin sonucunu şu an bilmiyoruz. AB ile iyi bir anlaşma yapmamız önemli. Bu sonuçlanıncaya kadar İngiltere ve Türkiye için bir STA yapmak zor. Ekonomik işler bunun sonrasında gerçekleşecek. Umuyorum Türkiye Gümrük Birliğinde kalacak ama biz Brexit’ten sonra, son anlaşmanın ne olduğunu anladığımız zaman Türkiye ile iyi bir STA yapacağımıza eminiz. Birleşik Krallık, Türkiye ile güçlü bir STA’yı müzakere etmeye hazır ve istekli. Böylelikle Türkiye’nin büyüme potansiyelinden oluşacak fırsatları kaçırmamış oluruz.”

Türkiye’nin büyümede büyük bir potansiyelinin bulunduğunu ve ülkesinin büyüyen bir ekonominin paydaşı olmak istediğini ifade eden Gaunt, “Türkiye, Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Orta Asya bölgelerinde yatırım fırsatları arayanlar için mükemmel bir yer yani İngiltere için çok önemli bir ülke. Türkiye’de yüksek profilde kalmak zorundayız.” değerlendirmesinde bulundu.

“Türkiye kendi ürünlerini ürettiği bir noktaya gelmeli”

Gaunt, Türk şirketlerinin kendi ürünlerini üretmesi ve fikri mülkiyet haklarını oluşturması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Türkiye mükemmel şekilde üreten bir ülke fakat başka ülkeler ve markalar için. Artık Türkiye küresel olarak tanınan kendi ürünlerini üretir bir noktaya gelmeli. Bunu değer zinciri hiyerarşisinde konumunu yükselterek ve katma değeri yüksek ürünler oluşturarak gerçekleştirebilir. Türkiye’nin bunları yapabilecek kapasitesi var. Bu başarının gerçekleştiği Arçelik ve Beko gibi bazı örnekler mevcut. İngiltere, Arçelik için en büyük pazar. Çünkü Arçelik, yüksek kalitede beyaz eşya üretiyor. Sadece İngiltere’de değil, Avrupa’da da genişliyorlar. Otomobile gelince, Türkiye deniz aşırı ülkelere çok fazla araç ihraç ediyor ama yine kendi markalarını değil. Bu, insanların Türkiye’yi yüksek kalitede bir üretici olarak tanıdığını ve otomobil sektöründe ülkenin çok gelişmiş olduğunu gösteriyor. Bu artış daha da ileri gidebilir.”

Gaunt, Türkiye ve Birleşik Krallık’ın savunma sektöründe güçlü iş birlikleri kurduğuna işaret ederek, İngiltere’deki perakendecilerin Türkiye’ye yatırıma ilgi gösterdiklerini dile getirdi.

Türk Eximbank ile Birleşik Krallık İhracat Finansman Kuruluşu (UK Export Finance-UKEF) arasında Türk ve Birleşik Krallık firmalarının üçüncü ülkelerde ortak üstlenecekleri projelere finans sağlamak için iş birliği anlaşması imzalandığını hatırlatan Gaunt, “Türkiye’de ve Birleşik Krallık’ta yerleşik firmaların ortaklıklar kurarak ihalelere katılmaları teşvik ediliyor. Eğer bir Birleşik Krallık şirketi Türkiye’deki yabancı bir şirketle çalışmak ister ve projenin yüzde 20’sine dahil olursa UKEF proje için gerekli finansmanı ve sigortayı sağlıyor. Halihazırda bu modeli kullanan 2 proje konusunda anlaşmaya varıldı. Türkiye’deki şirketler ve özellikle inşaat şirketleri için hem finansman hem sigortanın sağlandığı bir model bu. Hangileri olduğunu söyleyemem ama imzalanan büyük bir proje. Türkiye’de olması zorunlu değil, başka bir ülkede çalışan Türk şirketinin projesi de olabilir.” diye konuştu.