Blockchain

Deniz Akvaryum ve BAU BlockchainIST Center'dan blockchain teknolojileri için iş birliği

İSTANBUL (AA) – DenizBank’ın inovasyon ofisi Deniz Akvaryum, Bahçeşehir Üniversitesi bünyesinde Türkiye’nin ilk üniversite blockchain merkezi olarak kurulan İstanbul Blokzincir Teknolojileri ve İnovasyon Uygulama ve Araştırma Merkezi (BlockchainIST Center) ile iş birliği gerçekleştirdi.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, DenizBank’ın kurum içerisinde girişimci çalışanlarına ve kurum dışında potansiyel girişimlere destek vererek ekosisteme katkı sağlamak amacıyla kurduğu Deniz Akvaryum İnovasyon Merkezi, Bahçeşehir Üniversitesi’nin (BAU) Türkiye’de bir ilk olarak açtığı İstanbul Blokzincir Teknolojileri ve İnovasyon Uygulama ve Araştırma Merkezi (BlockchainIST Center) ile iş birliği yaptı.

Buna göre, Deniz Akvaryum bünyesinde kurulan Blockchain Lab platformunda, blockchain teknolojisinin finans sektöründeki uygulamalarını tasarlamak ve hayata geçirmek, piyasadaki uzman sayısını artırmak ve projeler üretmek üzere çalışmalarda bulunulacak.

Türkiye’den ve dünyadan uzman isimlerin yer aldığı merkezde projelerin geliştirilmesinin yanı sıra, finans sektöründe daha verimli ve güvenli uygulamaların önünü açacak, geleceğin bankacılık anlayışına uygun çalışmalar da yürütülecek.

– “Gücümüzü teknolojiden alırken, gelecek 10 yıl için en iyiye ulaşmayı hedefliyoruz”

Açıklamada görüşlerine yer verilen DenizBank Dijital Kuşak Bankacılığı Grup Müdürü ve İnovasyon Komitesi Başkanı Gürhan Çam, inovasyonun, çevik olabilmenin ve yeni nesil teknolojilere bugünden yapılan yatırımın kurumların geleceği için olmazsa olmaz olduğunu belirterek, yapay zekâ ve fintech'ler ile bankacılık sektörünü şekillendirecek blockchain teknolojisine odaklandıklarını aktardı.

Gürhan Çam, şunları kaydetti:

“DenizBank olarak DNA’mızda var olan inovasyon çalışmalarımızı tek bir çatı altında toplayıp büyüterek sürdürmek amacıyla Deniz Akvaryum İnovasyon Merkezi’mizi online olarak hayata geçirdik. Deniz Akvaryum bünyesinde kurduğumuz Blockchain Lab ile de yeni nesil girişimciler yetiştirmek ve yenilikçi blockchain projeleri tasarlamak üzere programlar hazırlıyoruz. Bu noktada ulusal ve uluslararası anlamda alan hakimiyeti olan, geleceğin blockchain uzmanlarını yetiştirmek, kamu ve özel sektörün blockchain konusundaki stratejik önceliklerini belirlemek üzere çalışan BlockchainIST Center ile güçlerimizi birleştirerek yarının müşterisine hizmet edecek ürün ve hizmetleri tasarlama vizyonuyla ilerliyoruz. Blockchain teknolojisinin bankacılıktaki yeni kullanım alanları üzerine fikirler de bizi oldukça heyecanlandırıyor. Bu vizyona müşterilerimizin taleplerini de ekleyip, ‘Blockchain Lab’ etrafında oluşturacağımız sinerjiden beslenerek sektöre öncülük edecek projeler geliştirmeye devam edeceğiz. Gücümüzü teknolojiden alırken, gelecek 10 yıl için en iyiye ulaşmayı hedefliyoruz.”

BlockchainIST Center Direktörü Dr. Öğr. Üyesi Bora Erdamar ise blockchain teknolojisi alanında gündelik hayata geçen, toplumda internet uygulamaları kadar yaygınlaşan projelerin hayata geçirilmesinin en büyük öncelikleri olduğunu belirterek, şu ifadelerde bulundu:

"Bu ortak vizyonda birleştiğimiz 'Deniz Akvaryum İnovasyon Merkezi ekibi' ile Türkiye’nin en önemli blockchain ve fintech projelerine imza atacağımıza inanıyoruz. Dünyada pek çok bankanın bu alanda çalışmaları sürerken, Türkiye’de Denizbank’ın öncülüğünde geleneksel finans ile geleceğin finans uygulamalarının birleşmesi çok önemli. Blockchain girişimcilerinin desteklenmesine, özel sektör ve kamu kurumlarının birlikte kullanabildiği blockchain hizmetlerinin geliştirilmesine ve banka müşterilerinin en yeni finansal teknoloji ürünlerini kullanabilmesine olanak sağlayacak bu iş birliği için çok heyecanlıyız.”

'Blockzinciri en önemli teknolojilerden biri'

İSTANBUL (AA) – Türkiye Bilişim Vakfı Genel Sekreteri Çağdaş Ergin, blokzinciri (blockchain) teknolojisinin gelecek döneme şekil verecek en önemli teknolojilerden biri olduğunu söyledi.

Türkiye Bilişim Vakfı Genel Sekreteri Çağdaş Ergin, AA muhabirine Bitcoin teknolojisinin arkasındaki blokzinciri teknolojisi ile ilgili açıklamalarda bulundu. Blokzincirinin dünya gündemine daha çok bitcoin ile girdiğine dikkati çeken Ergin, şöyle konuştu:

“Blokzinciri teknolojisi önümüzdeki döneme şekil verecek en önemli teknolojilerden biri. Bu teknolojini en yaratıcı-yıkıcı tarafı hızlı, güvenli ve dağıtık yapılar tarafından idare edilen merkezi bir otorite olmaksızın kullanılabilen bir teknoloji olması.Dijital paralar tek başına blokzinciri teknolojisini anlamak veya anlatmak için yeterli değiller. Bu teknolojinin paranın dışında sağlık, enerji, üretim ve lojistikte yani insanların en çok haşır neşir olduğu sektörlerde birçok avantajları var.

En önemli avantajı bir kere aracıları ortadan kaldırıyor. Mesela ikimiz aramızda yapacağımız alışverişte bir aracıya gerek olmaksızın, tamamen blokzinciri teknolojisini verdiği güven garantisi ile o alışverişi yapabiliriz. Ben size alacağım gayrimenkulun parasını geçerim sizde eş zamanlı olarak gayrimenkulun devrini yapabilirsiniz. Bu bir daha geri dönülemez ve silinemez bir şekilde zincir ağına kaydolunabiliyor.”

Blokzinciri konusunda yolun en başında olunduğuna vurgu yapan Ergin, “Blockchain Türkiye Platformunun üyeleri arasında da bu uygulamaları geliştiren değerli şirketlerimiz var. Uçtan uca bir gümrük işini yapabilen bir proje deneme aşamasını geçmiş uygulanmaya başlayabilecek durumda. Diğer taraftan dijital kimlik ile ilgili Bankalararası Kart Merkezi’nin yürüttüğü bir çalışma var.” diye konuştu.

Kripto paralar konsunda bankaların mesafeli olduklarını anlatan Ergin, “Merkez bankaları çok doğal olarak kripto paralara karşı temkinli davranıyorlar. Eğer kripto paralar konusunda hayal edilen yere varılabilirse merkez bankalarının faaliyet alanları neredeyse ortadan kalkacak. Ya da onlara olan ihtiyaç ortadan kalkacak.” dedi.

Facebook’un Libra projesi konusunda da yorumlarda bulunan Ergin, Facebook çok sayıda kullanıcıya sahip olmasının önemli olduğunu söyledi. Ergin, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Facebook’un söylediğine göre bugün dünyanın yarıya yakını bir banka hesabına sahip olmadığı ve finansal hizmetlerden yararlanamadığı gerçeğinden yola çıkarak Libra vasıtasıyla finansal hizmet ağı sunma projesiydi bu. Libra kripto paralardan oldukça farklı gibi duruyor. Çünkü karşılığında geçerli bir para birimi var. Bu tatil köylerine girerlerken verilen boncuklar gibi bir şey. O boncuklarla tatil köyü içerisindeki bütün harcamlarınızı yapabiliyorsunuz. Burada siz boncukla işlerinizi görüyorsunuz ama aslında bir para harcıyorsunuz. Çıkarken bun boncukları gerçek parayla ödüyorsunuz. Libra aslında büyük bir proje olarak ortaya çıktı ama başından bazı şirketlerin projeden çekilmesi bazı anlaşmazlıklar olduğunu gösteriyor. İzleyip göreceğiz.”

Bahçeşehir Üniversitesi ABD’de Blokzincir Merkezi açacak

İSTANBUL (AA) – Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) Blokzincir Teknolojisi Uygulama ve Araştırma Merkezi yeni nesil ağ teknolojileri alanında birçok çalışmasıyla bilinen Northeastern Üniversitesi’ne Blokzincir merkezi açacak.

Blokzincir konusunda Amerika’da bulunan Northeastern Üniversitesine bilgi desteği sağlayacak olan Türkiye, bu sayede Blokzincir teknolojisini ve bilgi birikimini ihraç edebilecek. Bahçeşehir Üniversitesi bünyesinde kurulan Türkiye’nin üniversiteler arası ilk ve tek Blokzincir Teknolojisi Uygulama ve Araştırma Merkezi nesnelerin interneti konusunda dünyanın en iyi merkezlerinden biri olan Northeastern Üniversitesi bünyesindeki Nesnelerin İnterneti Enstitüsü ile ortak projeler gerçekleştirecek.

Bahçeşehir Üniversitesi ve Northeastern Üniversitesi'nin birlikte kuracağı blokzincir merkezinin lansmanının yapıldığı toplantıya Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle, BAU Mütevelli Heyeti Başkanı Enver Yücel, BAU Rektör Yardımcısı Tunç Bozbura, BAU Blokzincir Teknolojisi Uygulama ve Araştırma Merkezi Dr. Öğr. Üyesi Bora Erdamar, Northeastern Üniversitesi Prof. Dr. Tomasso Melodia, Northeastern Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Emrecan Demirörs katıldı.

Toplantının açılışında konuşan Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle, TİM’de dijital dönüşüm ofisi adı altında yapılanmaya gittiklerini, teknolojide bu değişim ve dönüşümün arkasında kaldıkları zaman çok şeyin arkasında kalacaklarının farkında olduklarını belirtti.

– "Dijital dönüşümü hızlı ve etkili yapanların kendi sektörlerinde hızlı ilerlediğini görüyoruz"

Kurumların liderlik etmesi ve yol açması gerektiğini belirten Gülle, “Blokzincir teknolojisinin gündeme gelmesiyle kripto paralar, yapay zekâ, nesnelerin interneti her geçen gün daha da farklı bir hale geldiğini görüyoruz. Bu dönüşüme liderlik yapmak büyük bir vizyonun göstergesidir. Dijital dönüşümü hızlı ve etkili yapanların kendi sektörlerinde hızlı ilerlediğini görüyoruz.” ifadelerini kullandı.

TİM olarak Türkiye’nin gelecek hedefleri noktasında en önemli vizyona ve sorumluluk payına sahip olan bir kurum olduklarını dile getiren Gülle, “İhracatımızı artırmak ve ülkeye daha fazla döviz çekebilmek için büyük bir sorumluluğa sahip olduğumuzun farkındayız. Önceden robotik yarışmalar yoktu. Şimdi her okulun, lisenin bir robot takımı var. Bu iş benimsenmiş halde. Gençlerimizin robotik teknolojiyi kullanma, yapay zekayı kullanma anlamında büyük yatkınlıkları var. TİM sadece rakamları açıklayan bir kurum olarak değil aynı zamanda sorun çözen, yol gösteren, bilgiyi iyi kullanan ve kullandıran bir kurum haline getirmeye çalışıyoruz.” diye konuştu.

– "Blokzincir merkezimiz ile teknoloji transferini gerçekleştireceğiz"

BAU Mütevelli Heyeti Başkanı Enver Yücel de Northeastern Üniversitesi ile Bahçeşehir Üniversitesi blokzincir alanında kurulacak olan merkez için anlaşma yaptıklarını ve Prof. Dr. Tomasso Melodia’nın başkanlık yapacağı bu merkezde birlikte yapay zekâ, blokzincir ve nesnelerin interneti alanında çalışmalar yapacaklarını belirtti.

Bilimin evrensel olduğunu, bunun küresel bir şekilde yönetebildiğinde sinerjinin daha fazla çıktığını ve farklı bir şeyler üretildiğine dikkati çeken Yücel, şunları kaydetti:

“Özellikle ABD’de de ki üniversiteler de gördüğüm şeylerden biri de dünyanın birçok farklı yerlerinde laboratuvarlarının olması. Bizim de neden olması dedim. Dünyada birçok farklı üniversitesiyle iş birliklerimiz var. Bunu neden farklı bir alana taşmayalım. Dünyada hiçbir üniversite her şeyi mükemmel bir şekilde ortaya getiremiyor. Bunu keşfettikten sonra dünya da hangi üniversite neyi en iyi şekilde yapıyorsa, oraya gitmeye, ulaşmaya çalıştık. Kripto paraları duyduktan bu alanda iyi bir kaynağın olduğunun farkına vardık ve bu alandaki çalışmalarımızı artırdık. Bu kuracağımız merkeze doktora öğrencilerimiz ve hocalarımız gidip gelebilecek. Bu merkez ile teknoloji transferini gerçekleştireceğiz.”

– "Türkiye’de, nesnelerin internetine, yapay zekaya ve bunların kesişim noktasına fayda sağlayacak muazzam bir kaynak var"

Northeastern Üniversitesi Kablosuz Nesnelerin İnterneti Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Tomasso Melodia ise BAU Blokzincir Teknolojisi Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Northeastern Üniversitesi’nde kurulacak blokzincir merkezi için iş birliğine gittiklerinin dile getirerek, “Bu alana inanmamızı sağlayan Nesnelerin İnternetinin blokzincir ile bir araya gelmesi ve bunu da yapay zekâ ile ilişkilendirme muazzam bir laboratuvar gerektiyordu. Bugün karşılaşmış olduğumuz problemlerin çözümü de bu laboratuvar yapısında yatıyordu. Disiplinler arası enstitümüz çatısı altında özellikle şeffaf ve sıfır güç kullanarak geleceğin internetine az enerji tüketmek marifetiyle idare edecek bir yapı arz etmeyi amaçlıyoruz. Burada bilgisayarlardan ziyade nesnelerin ve insanlarına birbiriyle iletişim kurabildiği bir ortam sağlamayı amaçlıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Burada yeni paydaşlıklara ve iş birliklerine ortam sağlamaya çalışacaklarının altını çizen Melodia, üniversite araştırma laboratuvarın ötesinde devlet kuruluşlarıyla birlikte olmayı önemsediklerini ve devletin güçlü yatırımları olmadan bu tür faaliyetleri gerçekleştirmenin zor olduğunu aktardı.

Melodia, dünya çapında araştırmaya önem verdiklerini, bu alanlarda uzmanlaşacak ve dünyaca etki sahibi olacak kişilerin yetişmesini önemsediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Bu anlamda Türkiye’nin genç nüfusa sahip olması ve bu alana ilgi gösteren gençlerin oldukça fazla olması bizim için çok önemli. Bu bağlamda Bahçeşehir Üniversitesi ile kurmuş olduğumuz bu ilişki bizim için değerli. Türkiye’de, ekonomiye, sosyal yaşama ve nesnelerin internetine, yapay zekaya ve bunların kesişim noktasına fayda sağlayacak muazzam bir kaynak var. Blokzincir Araştırma Laboratuvarı ile birlikte nesnelerin interneti ve yapay zekâ bir araya getirilecek. Bu bağlantının, yapay zekanın dünyaca bir fark yaratacak. Gerçekten de nevi şahsına münhasır bir laboratuvardan bahşediyoruz. Burada blokzincir, yapay zekâ ve nesnelerin internetinin bir araya geleceği ve bu alanda başlangıç projeleri ile birlikte problemlere çözüm üreteceğimiz bir ortam oluşacağını düşünüyorum.”

Turkcell'den Barselona'da “Blockchain” hamlesi

BARSELONA (AA) – Turkcell, iş dünyası için 2030'da değerinin 2 trilyon dolara yükselmesi beklenen Blockchain teknolojisindeki çalışmalarını GSMA Mobil Dünya Kongresi-Mobile World Congress'inde(MWC 2019) tüm dünyaya tanıttı.

"Teknolojinin kalbinin attığı yer" olarak nitelendirilen GSMA Mobil Dünya Kongresi, global alanda faaliyet gösteren teknoloji devlerinin gövde gösterisine sahne oluyor.

Dünyanın en büyük teknoloji fuarlarından biri olarak kabul edilen GSMA Mobil Dünya Kongresi'nde yerini alan Turkcell de, geliştirdiği ürün ve hizmetlerini arka arkaya tanıtmaya devam ediyor.

Bu kapsamda, pek çok sektörde dönüştürücü rol üstlenen Blockchain teknolojisi ile geliştirdiği çalışmaları da fuar kapsamında tanıtan Turkcell'in uluslararası dolaşım, kimlik yönetimi ve bağış gibi alanlarda gerçekleştirdiği projeler sayesinde zaman tasarrufu sağlanacak, hızlı, şeffaf ve güvenilir bir dijital dünya oluşumuna imkân sunulacak.

Her türlü değer paylaşımının arkasındaki yapı taşı olarak tanımlanan blockchain teknolojisinin, etkili olacağı ilk beş sektör finans, tedarik zinciri ve lojistik, kimlik yönetimi, perakende ve e-ticaret ve sağlık olarak tahmin ediliyor.

Tüm dünyadan üst düzey binlerce yönetici üzerinde yapılan Deloitte 2018 araştırmasına göre, bu yöneticilerin yüzde 78'i Blockchain teknolojisine adapte olup, bu teknolojiyi kullanmadıkları takdirde rekabet avantajlarını kaybedeceklerine inanıyor.

Bu yöneticilerden 3'te biri blockchain kullanmaya başladıklarını açıklarken, yüzde 71'i ise bir yıl içinde kullanacaklarını belirtiyor.

Araştırma şirketi IHS Markit'in 2018 raporuna göre, Blockchain'in iş dünyası için değeri 2030'da 2 trilyon dolara yükselecek. 2017'de bu rakam 2,5 milyar dolar olarak açıklanmıştı.

– "Her aşamada şeffaflık ve güven unsurları, ön planda"

Dijital operatör olmanın ancak teknolojinin merkezine müşteri deneyimini koymakla mümkün olduğunu belirten Turkcell Müşteri Deneyimi ve Bilgi Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Serkan Öztürk, şu bilgileri verdi:

"Müşterilerimizi dinlediğimizde her aşamada şeffaflık ve güven unsurlarının ön planda olduğunu görüyoruz. Blockchain teknolojisi bu anlamda müşteri deneyimini mükemmelleştirmek adına olmazsa olmazlar arasında. Bu yüzden de dünya telekom operatörlerinin küresel Blockchain konsorsiyumu Carrier Blockchain Study Group (CBSG) bünyesine dahil olduk.

Ayrıca yaptığımız çalışmalar ile Blockchain teknolojilerini kullanan güvenli küresel dijital ödeme, takas ve hesaplaşma sistemleri, kişisel kimlik doğrulama, IoT uygulamaları ve benzeri diğer hizmetleri sağlamayı amaçladık. Ortaya çıkardığımız çalışmalar, dijital platformlarımızda sunduğumuz hizmetleri geliştirme ve müşteri deneyimini en üst düzeye çıkarmamıza yardımcı olacak."

– Yurt dışı kullanımlarda, aracı firmalar ortadan kalkacak

Blockchain tabanlı geliştirdiği çalışmalarını tüm dünyaya tanıtan Turkcell'in Blockchain teknolojisi ile yaptığı çalışmalardan ilkiyle iki ülke operatörleri arasında karşılıklı ödenecek ücretleri belirleyen aracı firmaların ortadan kalkması söz konusu olacak.

Diğer bir deyişle bu teknoloji sayesinde, yurt dışı kullanımlarındaki ücretlendirmeler, Blockchain ile aradaki üçüncü partiye ihtiyaç duyulmadan uçtan uca iletimle yapılıyor.

Böylece süreç daha hızlı ve güvenli ilerliyor. Süreçler sadeleştiği için mutabakat ve kontrol ihtiyaçları azalıyor, ayrıca sahtecilik tespitine imkan tanınıyor.

– Kimlik Yönetimi ile kişisel veriler güvende olacak

Turkcell, kişisel verilerin korunması ve data güvenliği konusunda da Blockchain teknolojisiyle inovatif çözümler geliştirmeye yöneldi.

Kimlik çözümleri denildiğinde tüm giriş yapılan ortamlar için yeni hesap oluşturulması ya da üçüncü parti ile daha önce paylaşılan veriler kullanılarak sisteme dahil olunması anlaşılırken, bu çözümlerin kullanıcı deneyimini zorlaştırdığı konuşuluyor.

Hesap bilgilerinin hatırlanması ya da kullanıcıya ait işlem bilgilerinin, işleme konu olmayan partilerle paylaşılması gerekiyor.

Turkcell’in Kimlik Yönetimi çözümleri sayesinde ise kullanıcıların mahremiyeti korunması kolaylıkla sağlanıyor.

Bu sistemle birlikte, temel kimlik verileri dışında, kullanıcıya ait kim olduğunu ifade eden diğer kişisel verilerin paylaşılması için bir ağ oluşturuluyor. Kullanıcı, verisini başka bir kurum ile paylaştığında verinin doğruluğu Blockchain'den kontrol edilebiliyor.

– Bağışlar da blockchain'e taşındı

Blockchain üzerinde geliştirilen bağış çözümünde de kimlik yönetimi için oluşturulan altyapı kullanılıyor. İhtiyaç sahiplerinin bilgileri blockchain'de tutularak, bağış yapacak kişilerle ihtiyaç sahiplerinin buluşturulması hedefleniyor.

Örneğin ihtiyaç sahibi bir öğrenciye yardım durumunda öğrenci belgesinin, transkriptinin ve maddi durumunu gösteren belgenin kanıtının ilgili kurumlarca blockchain'e yazılmasına ve bağış yapacakların belirtilen koşullara uyanlara bağış yapmasına olanak sağlanıyor.

Bu çözümde bağış platformu olarak BiP ve ödeme aracı olarak Paycell de kullanılarak uçtan uca Turkcell güvencesi ve deneyimi yaşanıyor.