Balıkesir'de üretilen boraks sabununa talep arttı

BALIKESİR (AA) – Türkiye'de yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı bor madeninden el dezenfektanı üretileceğinin açıklanmasının ardından Balıkesir'de yapılan boraks sabununa talep arttı.

Balıkesir'deki fabrikasında yılda yaklaşık 30 ton bor katkılı sabun üreten firma, bunun 15 tonunu Çin'e ihraç ediyor.

Firmanın genel müdürü Burhan Akbaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bor madeninin koronavirüse karşı etkin olduğunu öğrendiklerini söyledi.

Bor madeninden el dezenfektanı üretileceğinin açıklanmasının ardından boraks sabununa talebin arttığını dile getiren Akbaş, "Telefonlarımız susmuyor. Ülkenin dört bir yanından arayan var. Boraks sabununu, kostik ve bor madeni ile birleştirip üreterek antiseptik, mikrop kırıcı bir özellik katıyoruz. Virüse karşı en iyi çözüm bor mineralidir. Bor madeninin mikrop kırıcı özelliği dünyada biliniyor." diye konuştu.

Talep artışı nedeniyle üretim kapasitesini artırmayı hedeflediklerini anlatan Akbaş, bor madeninin deterjanlarda da kullanıldığını sözlerine ekledi.

Hibrit araçların enerjisini 'bor'dan karşılamak için proje geliştirdi

VAN (AA) – Van’da gelecekte fosil yakıtlı araçların yerini alması beklenen hibrit araçların enerji ihtiyacının bor madeninden karşılanması amacıyla proje hazırlandı.

Türkiye’nin en prestijli ödüllerinden biri olan “TÜBİTAK Bilim Teşvik Ödülü”nü geçen yıl alan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Mehmet Zahmakıran, bor madenindeki hidrojenin uygun katalizörler geliştirilerek salıverilmesi ve bundan hibrit araçların ihtiyaç duyduğu elektrik enerjisinin üretilebilmesi için 19 ay önce proje geliştirdi.

Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projesiyle TÜBİTAK’tan destek almaya hak kazanan Zahmakıran, AA muhabirine, şu an temel bilimler düzeyinde olan projede başarılı olunması durumunda ülke adına önemli bir çalışmayı hayata geçirmiş olacaklarını söyledi.

Küresel ısınmaya karşı fosil yakıtlı araçların satışına sınırlama getirilmesinin gündemde olduğunu belirten Zahmakıran, şirketlerin elektrikli, hibrit ve diğer temiz yakıtlı araçlar geliştirecekleri öngörüsüyle yola çıktıklarını aktardı.

“Dünya bor rezervinin büyük bölümü Türkiye’de”

Projede kullandıkları “hidrazin-boran” kimyasalının birçok önemli özelliğinin bulunduğuna işaret eden Zahmakıran, şu bilgileri verdi:

“Bor, yapısında çok yüksek miktarda hidrojen depolayabiliyor. Geleceğe yönelik enerji sistemleri düşünüldüğünde hidrojen ekonomisi önemli başlıklardan biri olarak karşımıza çıkıyor. Bu parametrelerden biri, hidrojeninin depolanması, diğeri de hidrojenin istenildiği ortamlarda salıverilmesidir. Projemizin temel konusu bor madeni içindeki hidrojenin uygun katalizörler geliştirilerek, salıverilmesi ve bundan enerji üretilmesi üzerinedir. Dünya bor rezervlerinin büyük kısmı Türkiye’de bulunuyor. Projemiz başarıya ulaşırsa hidrojenin depolanması, salıverilmesi ve bor kimyasalının kullanılması ülkemiz açısından büyük önem arz edecek. Projemizin temel konusu içerisinde bulunan hidrojenin uygun katalizörler geliştirilerek, salıverilmesi ve bundan enerji üretilmesi üzerinedir.”

“Hibrit araçların yaygınlaşması gerekiyor”

Benzin ve dizel gibi fosil yakıtların yerine hidrojen kullanmanın, karbondioksit emisyonunu düşürebilmek için en iyi çözüm yöntemlerinden biri olduğunu vurgulayan Zahmakıran, şunları kaydetti:

“Projenin uygulamaya geçmesi için öncelikle hibrit araçların üretilmesi ve yaygınlaşması gerekiyor. Hibrit araçlar elektrik enerjisiyle çalışıyor. Hibrit araçların ihtiyaç duyduğu elektrik enerjisinin üretilmesinde yakıt hücreleri dediğimiz sistemler kullanılıyor. Projemizle, hidrazin-boran yakıt tankı entegre edilen hibrit araçların ihtiyaç duyduğu elektrik enerjisini üretilebileceğiz.”

Muhabir: Emre Ilıkan

Kütahya'da “Sağlıkta Bor Uygulamaları Çalıştayı” yapıldı

KÜTAHYA (AA) – Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesinde (KSBÜ), Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü (BOREN) ve Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü iş birliğiyle "Sağlıkta Bor Uygulamaları Çalıştayı" düzenlendi.

KSBÜ Rektörü Prof. Dr. Vural Kavuncu, çalıştayın açılış konuşmasında, programın dünyanın en büyük bor rezervlerine sahip Kütahya'da yapılmasının büyük anlam taşıdığını, çalıştayda, borun sağlık alanında kullanımıyla ilgili dünyada yapılan bilimsel çalışmaların değerlendirilmesinin hedeflendiğini söyledi.

Kütahya Valisi Ömer Toraman, borla ilgili Türkiye'de hayallerin ve önemli beklentilerin olduğunu belirtti.

Bor madeninin kullanım alanlarının artırılması ve çeşitlendirilmesi yönünde önemli çalışmaların sürdürüldüğünü aktaran Toraman, "Kütahya olarak biz de bu konuda önemli bir iddia sahibiyiz. Hem Dumlupınar Üniversitesi sanayiye dönük yönüyle hem de Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi sağlık uygulamaları yönüyle borla ilgili çok ciddi bilimsel çalışmalar yapıyorlar. Bu çalışmaları sanayiye, üretime, ürüne dönüştürdüğümüz nispette gelirimiz ve refahımız artacak. Sanayici ve girişimcilerin de bilimsel çalışmalara destek vermelerini bekliyoruz." dedi.

– "Bor sanayinin tuzudur"

BOREN Başkanı Doç. Dr. Abdülkerim Yörükoğlu ise sağlıkta bor çalıştayının Türkiye'de ilk kez Kütahya'da yapıldığını aktardı.

Bordan daha fazla faydalanmanın yolunun bilginin üretilmesiyle sağlanacağına işaret eden Yörükoğlu, şöyle konuştu:

"Dünyanın en büyük bor rezervine sahip ülkemiz bir anlamda da borun ana vatanıdır. Bu önemli madenimizden hak ettiği şekilde faydalanabilmenin, borla ilgili bilgi üretimi, tekniğin ve tecrübenin geliştirilmesi, Ar-Ge'nin yapıldığı teknoloji üretimiyle sağlanacağını biliyoruz. Bor farklı özellikleri nedeniyle sağlık sektörü dahil yaklaşık 250 sektörde kullanılmaktadır. Bu anlamda 'Bor sanayinin tuzudur' diyoruz. Az ya da çok bor birçok ürüne giriyor. Girdiği ürünlere de farklı özellikler katıyor."

Yörükoğlu, dünyada borla ilgili gelişmeler dikkate alındığında en büyük eksikliğin yetişmiş insan gücü olduğuna dikkati çekti.

Alt yapıda ve imkanlarda herhangi bir problem olmadığını aktaran Yörükoğlu, "Araştırmacı insan kalitesiyle ilgili ihtiyacımız had safhada. Bu anlamda ilk defa Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız Fatih Dönmez'in destekleriyle 2019 yılında borla ilgili master ve doktora sonrası öğrencilere burs vermeye başladık. Şu ana kadar 24 öğrenciye verdik ve vermeye devam edeceğiz. Çünkü geleceğimiz bu araştırmacıların yetiştirilmesinde." ifadelerini kullandı.

– "Pazar payımızı yüzde 73'e çıkarmayı hedefliyoruz"

Eti Maden Genel Müdürü Serkan Keleşer de dünyada 4,5 milyar ton bor rezervi olduğunu, bunun yaklaşık 3,5 milyar tonunun ise Türkiye'de bulunduğunu hatırlattı.

Dünyadaki bor tüketiminin 4 milyon ton olduğunu anlatan Keleşer, şunları kaydetti:

"Türkiye bor üretiminde ciddi pay sahibi. Türkiye dünyadaki bor rezervinin yüzde 73'üne sahip. Dünyadaki ortalama tüketimi 4 milyon ton. Ekonomik duruma göre bazen azalıyor, bazen de yükseliyor. Dünyada yaklaşık 5,7 milyon ton üretim kapasitesi mevcut. Bunun 2,7 milyon tonu Türkiye'de. Dünyadaki bor satışında çok büyük rekabet var. Türkiye'nin en büyük rakibi, dünyanın yaklaşık yüzde 5 bor rezervine sahip olan ülkenin pazar payı yüzde 25 oranında. Türkiye'nin ise bor rezervi yüzde 73. Pazar payımız ise yüzde 59. Eti Maden'in satış hedefi ise yüzde 73. Rezervimiz kadar satış oranımız olsun diye uğraşıyoruz."

Açılış konuşmalarının ardından yerli ve yabancı akademisyenler, borun sağlık alanlarında kullanımıyla ilgili dünyada yapılan bilimsel çalışmaları değerlendirdi.

Uluslararası Bor Sempozyumu sona erdi

NEVŞEHİR (AA) – Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü (BOREN), Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü ve Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi (NEVÜ) iş birliğinde gerçekleştirilen Uluslararası Bor Sempozyumu (BORON2019) sona erdi.

NEVÜ Kültür ve Kongre Merkezi'nde 17 Nisan'da başlayan, yurt içi ve dışından akademisyenler ile alanında uzman sektör temsilcilerinin katıldığı sempozyum, kapanış oturumu ile son buldu.

Çeşitli ülkelerden katılan 450'ye yakın bilim insanının 250 bildiri sunduğu sempozyumda, çevreci, yenilebilir ve ucuz enerji kaynakları arayışı içinde olan dünyada bor madeninin büyük önem taşıdığı vurgusu yapıldı.

Sempozyumun değerlendirme konuşmasını yapan BOREN Başkanı Doç. Dr. Abdulkerim Yörükoğlu, bilimsel sunumlar ışığında katılımcıların önemli tecrübeler edindiğini, ortaya konulan fikirlerden bilgi havuzu oluşturulduğunu belirtti.

Yörükoğlu, sempozyumda elde edilen verilerin, sonuç bildirgesi haline getirilerek bor sektörünün ilgisine sunulacağını ifade etti.