Boşanma

Yükseklik korkusu nedeniyle mahkeme salonu değişti

MERSİN (AA) – Mersin'de eşiyle anlaşmalı boşanmak isteyen adam, 5. kattaki duruşma salonuna yükseklik korkusu olduğu gerekçesiyle çıkmayınca yargılama 2. katta yapıldı.

Alınan bilgiye göre, 11 yıllık evli olan ve bir çocukları bulunan A.G. (38) ile karısı B.G. (29), anlaşmalı olarak boşanmaya karar verdi.

Adliyenin 5. katındaki Mersin 5. Aile Mahkemesi'nde görülen duruşmaya B.G. katılırken, eşi adliyeye gelmesine rağmen yükseklik ve asansör korkusu olduğu gerekçesiyle mahkeme salonunun olduğu kata çıkamadı.

Durumun aktarıldığı hakim, anlayış göstererek duruşmanın 2. kattaki boş olan bir mahkeme salonunda görülmesine karar verdi.

Asansör kullanmayıp zor da olsa ikinci kata yürüyerek çıkan A.G'nin de duruşmaya katılmasıyla dava görüldü.

Çifti dinleyen hakim, tarafların boşanmasına karar verdi.

B.G'nin avukatı Yılmaz Can, AA muhabirine yaptığı açıklamada, büyük şaşkınlık yaşadıklarını ifade ederek, hakimin anlayış göstererek duruşma salonunu değiştirdiğini söyledi.

Davanın boş olan 2. kattaki bir mahkeme salonunda görülerek karara bağlandığını aktaran Can, "Taraflar boşandı ama kaç yıllık avukat olarak hala şaşkınlık içerisindeyim." dedi.

Adliye önünde “boşanmak istiyorum” eylemi

ADANA (AA) – Adana'da, eşinden şiddet gördüğü iddiasıyla boşanmak için hukuki süreç başlatan ancak lehine karar çıkmayan kadın, "boşanmak istiyorum" yazılı pankartla adliye önünde günlük 2 saat bekleme eylemi başlattı.

Kentte yaşayan Meryem K. (45), 20 yıl önce evlendiği Cerrah K'den evliliğinin ilk yılından itibaren şiddet gördüğü gerekçesiyle boşanmak için 2015 yılında Adana 7. Aile Mahkemesinde dava açtı.

Yerel mahkemede görülen yargılama sonucunda 2017 yılında davanın reddine karar verildi. Bunun üzerine dava, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesine taşındı.

Daire, 2018 yılında istinaf başvurusunun esastan reddine karar verdi.

Kararın sonuç bölümünde şu değerlendirmelere yer verildi:

"Davanın kabul edilebilmesi için evlilik birliğinin onarılamayacak şekilde temelinden sarsıldığını; az da olsa davalının kusurlu bir davranışını ve davalının boşanmaya karşı çıkmasının hakkı kötüye kullanımı niteliğinde olduğunu ispatlaması gerekir. Davacı, davalının bir kusurunu ispat edemediği, ilk derece mahkemesinin tespiti de bu doğrultuda olduğundan davanın reddi doğru olmuştur."

Bu karar da davacı tarafından temyiz için Yargıtay 2. Hukuk Dairesine götürüldü. Daire, bölge mahkemesinin kararını yerinde bularak temyiz itirazlarının reddine, hükmün onanmasına oy birliğiyle karar verdi.

Bu kararın ardından Meryem K, boşanma davasını açtığı Adana 7. Aile Mahkemesinin bulunduğu merkez Seyhan ilçesindeki Adana Adliyesi'nin ek hizmet binası önünde üzerinde "Boşanmak istiyorum" yazısı bulunan pankartla günlük iki saat bekleme eylemine başladı.

Meryem K, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, 20 yıllık evliliğinin son 16 yılında eşinden şiddet gördüğünü ileri sürdü.

Eşinin neden olduğunu iddia ettiği şiddet olaylarını anlatan Meryem K, şunları söyledi:

"Eşim, evliliğimiz süresince beni ailemle görüştürmedi. Bu sürecin sonunda ikiz kızlarımı da alarak evden ayrıldım ve boşanma davası açtım. Eşim ve kayınlarımın tehditleri üzerine boşanma davamı çektim ve birlikte yaşamaya devam ettik. Bir yıllık birlikteliğimiz daha oldu ve bu süreçte yine şiddet uyguladı. Uygunsuz davranışları da vardı. Bundan dolayı da yargılanması devam ediyor. Bir yıllık birlikteliğin ardından ayrılıp yeniden boşanma davası açtım. Bu dava da 4 yılın ardından reddedildi."

Bir yakınının evinde kaldığını bildiren Meryem K, davanın reddedilmesiyle çaresiz kaldığını ve bu eylemi başlattığını sözlerine ekledi.

Boşananların sayısı 3 ilin nüfusunu geride bıraktı

ANKARA (AA) – Türkiye’de geçen yıl 553 bin 202 çift dünya evine girerken, 142 bin 448 çift ise yollarını ayırdı. Boşananların sayısı Tunceli, Bayburt ve Ardahan’ın nüfusunu geride bıraktı.

AA muhabirinin Türkiye İstatistik Kurumu verilerinden yaptığı derlemeye göre, geçen yıl evlenen çiftlerin sayısı 553 bin 202, boşananların sayısı ise 142 bin 448 olarak kayıtlara geçti. Bu dönemde boşanmaların en fazla olduğu il İstanbul, en az gerçekleştiği il ise Hakkari olarak belirlendi.

Geçen yıl boşananların sayısı, nüfusu 100 binin altında olan Bayburt, Tunceli ve Ardahan gibi illeri geride bıraktı.

Boşanmada İstanbul ilk, Hakkari son sırada

Öte yandan, geçen yıl nüfus oranlarına paralel en çok boşanma 30 bin 336 ile İstanbul’da gerçekleşti. İstanbul’u 11 bin 994 boşanma ile İzmir, 11 bin 696 ile Ankara, 7 bin 612 ile Antalya, 7 bin 953 ile de Bursa takip etti.

Boşanan çift sayısı Adana’da 4 bin 394’ü, Mersin’de 4 bin 165’i, Konya’da da 3 bin 717’yi, Kocaeli’de 3 bin 447’yi buldu. Hakkari ise 45 boşanmayla son sırada yer aldı. Boşanma sayısı Bayburt’ta 46, Ardahan’da 64, Gümüşhane’de 87 olarak hesaplandı.

Belirli bir yıl içinde her bin nüfus başına düşen boşanma sayısını ifade eden kaba boşanma hızı 2018 yılında binde 1,75 olarak gerçekleşti.

Kaba evlenme hızının en yüksek olduğu il, binde 8,55 ile Kilis oldu. Bu ili binde 8,29 ile Adıyaman, binde 8,05 ile Aksaray izledi. Kaba evlenme hızının en düşük olduğu il ise binde 4,43 ile Gümüşhane oldu.

“Evlenme yaşı yukarı çekiliyor, boşanmalar artıyor”

İSTANBUL (AA) – İstanbul Müftüsü Hasan Kamil Yılmaz, Türkiye'de "Güçlü bir aile yapımız var." diye övünüldüğünü ancak Batı'nın bireyselci felsefesinin diziler ve filmler yoluyla halkı olumsuz etkilemeye başladığını belirterek, "Evlenme yaşı yukarı çekiliyor, boşanmalar artıyor. Ailenin bizde de kaygı verici noktalara gelmeye başladığını bilmeli, hem aileye hem de çocuklarımıza sahip çıkmalıyız." dedi.

Müftülükten yapılan açıklamaya göre, Yılmaz, Beykoz Kavacık Yıldırım Bayezit Camisi'nde gençlerle sabah namazında buluştu.

Yılmaz, burada yaptığı konuşmada, millet olmanın temel esasları olduğunu ve bunların başında dinin geldiğini anlattı.

Din duygusunun insanları kenetleyen, gönülleri birbirine bağlayan çok önemli bir değer olduğunu aktaran Yılmaz, şunları kaydetti:

"İkincisi dün (geçmiş) ve dil bilgisidir. Dün deyince tarihi kastediyoruz. Bir ortak tarih bilgisi, geçmişimiz ve dilimizin bilgisi bizi millet yapan, birbirimize kenetleyen önemli değerlerimizden birisidir. Bir diğeri yarın kaygısıdır. Gelecekle ilgili endişelerimiz, düşüncelerimizdir. O da elbette neslimiz, gençlerimiz, evlatlarımız, yavrularımızdır. Bir diğeri ise bayrak ve vatan sevgisidir. Din duygusu, dün ve dil bilgisi, yarın kaygısı, bayrak ve vatan sevgisi milleti, millet yapan değerlerdendir. Geleceğimiz adına yarın endişesi hepimizin derdi ve hedefi olmalıdır."

Batılı ülkelerin genç nüfusun azalması ve insanların yaşlanması sebebiyle ekonomik olarak gerileyecekleri yönünde tahminler olduğunu dile getiren, Yılmaz şöyle devam etti:

"Genç nüfusuna değer veren ülkelerin gelecekleri her zaman parlaktır ve ayakları üzerinde durma şansları yüksektir. Neslimizin manevi değerlerimizle bezenmesi geleceğimizin teminatıdır. Anne babanın devamı evlatları, milletlerin devamı genç nesilleridir. Genç nesilleri olan milletler beka kaygısı taşımazlar. Genç nesli olmayan ya da istedikleri değerlerle donatamayanlar beka endişesi taşıyacak olan ülkelerdir. Son yüzyılda Batı dünyasında pozitivizmin ürettiği bireyselci felsefe evlenmenin ve nüfusun azalması sonucunu getirdi. O yüzden nesillerimize sahip çıkmamız, aileyi korumamız, aileyi korurken çocuklarımızın da milli ve manevi değerlerimizle donanmasını sağlamamız olmazsa olmazımızdır."

İstanbul Müftüsü Yılmaz, gelecekte büyük ekonomik sıkıntılar çekmemek ve aile yapısının korunması için gençlere sahip çıkılması gerektiğini hatırlatarak, "Güçlü bir aile yapımız var diye övünüyoruz ama son zamanlarda Batı'dan gelen bireyselci felsefenin ürünleri diziler ve filmler yoluyla bizim de dünyamıza tesir ediyor. Evlenme yaşı yukarı çekiliyor, boşanmalar artıyor. Ailenin bizde de kaygı verici noktalara gelmeye başladığını bilmeli, hem aileye hem de çocuklarımıza sahip çıkmalıyız. O yüzden gençlerimizi ve gençliğimizi önemsiyoruz." ifadelerini kullandı.

Beykoz Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek, İstanbul Müftü Yardımcıları Veysel Işıldar ile Bahri Şamat, Beykoz Müftüsü Ali Efe ve çok sayıda gencin katıldığı programda, Kur'an-ı Kerim okundu, tesbihat yapıldı ve dualar edildi.

Program, Beykoz Belediyesinin cemaate çorba ikramıyla sona erdi.