Bozok Üniversitesi

Yozgat Bozok Üniversitesi kenevir katkılı antibakteriyel sabun üretti

YOZGAT (AA) – Kenevir üzerine ihtisaslaşan Yozgat Bozok Ünivesitesi Fen Edebiyat Fakültesi, kenevir esanslı antibakteriyel sabun üretti.

Fen Edebiyat Fakültesi kimya laboratuvarında "YOBÜ" ismiyle üretilen kenevir esanslı antibakteriyel sabunun tanıtımını yapan Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Karadağ, yeni tip koronavirüsle (Kovid-19) mücadele kapsamında hijyenin öneminin daha da artmasıyla temizlik malzemesine ciddi rağbetin olduğunu söyledi.

Marketlerde antibakteriyel sabun başta olmak üzere temizlik malzemelerinin bulunmaması üzerine kimya bölümünün potansiyelini harekete geçirdiklerini ifade eden Karadağ, "Burada görevli hocalarımızla günlük kapasitesi 1 tona varabilecek bizim ihtisas alanımız olan kenevir yağının kullanıldığı, kenevirin özelliklerinin sabuna taşındığı hem köpük hem de sıvı sabun üretimi gerçekleştirdik." dedi.

Gerek Yozgat genelinden gerekse il dışından sabuna talep olduğuna değinen Karadağ, "Üretimine talip olanlar dahi oldu. Bizim amacımız, ihtisas alanımız olan kenevirden kozmetikten tekstile çok geniş yelpazede ürünler üretmek ve Yozgat'ta üretilmek şartıyla bu ürünleri müteşebbislere sunmaktır." diye konuştu.

Karadağ, kenevirin birçok faydası bulunduğunu anlatarak, "Antibakteriyel sabuna kenevir yağını eklememizin sebebi, tırnak ve cildi beslemesidir. Bazen sıvı sabunlar cildi tahriş edebiliyor ama bizim ürettiğimiz sabun cildi koruyan, cilde yararlı bir sabun." ifadelerini kullandı.

Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Orhan Hazer de kenevirin sabunda kullanımı ve antibakteriyel sabun üretimi hakkında bilgi verdi.

Bozok Üniversitesi Rektörü Karadağ, AA'nın “Yılın Fotoğrafları” oylamasına katıldı

YOZGAT (AA) – Yozgat Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Karadağ, Anadolu Ajansı (AA) tarafından düzenlenen "Yılın Fotoğrafları" oylamasında oy verdi.

AA muhabirleri ve foto muhabirlerinin yurt içinde ve dışında çektiği fotoğrafları tek tek inceleyen Karadağ, haber kategorisinde Muhammed Said'in "Suriye'de saldırının hedefi çocuklar", yaşam kategorisinde Halil Fidan'ın "Harran'da yaşam", spor kategorisinde ise Mustafa Yalçın'ın "Millilerden asker selamı" isimli çalışmasına oy kullandı.

Karadağ, AA'nın düzenlediği güzel bir etkinliğe dahil olmaktan mutluluk duyduğunu söyledi.

Hepsi birbirinden değerli olan fotoğraflar arasından seçim yapmakta zorlandığını ifade eden Karadağ, "Her fotoğrafın farklı anlamı var. Fotoğrafların her biri beni farklı noktalara taşıdı." dedi.

Karadağ, AA'nın hem ulusal hem de uluslararası anlamda önemli görevler ifa ettiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"AA ülkemizin, memleketimizin göz bebeği bir ajans, önemli bir haber kaynağı, güvenilir bir haber kaynağı. Bu haber kaynağı, haberleriyle bir anda dünya gündemini evlerimize taşıyor. Bu haberlerle de birçok şeyin farkına varıyoruz. Bunlarla belki yüreğimiz burkuluyor, belki seviniyoruz, belki üzülüyoruz ama bu haberlerle bir şeyleri fark ediyoruz. Dolayısıyla AA'nın objektif ve tarafsız haberleriyle güvenilir olması da bizim için önemli, AA bizim milli gururumuz."

AA'nın uluslararası boyutta da başarılara imza attığını söyleyen Karadağ, bunun devam edeceğine inandığını dile getirdi.

Yozgat'ta 6 bin üniversite öğrencisine testi kebabı ikram edildi

YOZGAT (AA) – Yozgat Bozok Üniversitesi, kentin kültürünü tanımaları ve yöresel lezzetlerini tatmaları amacıyla 6 bin öğrencisine testi kebabı ikram etti.

Yerleşkedeki merkezi yemekhane önünde Yozgat'ın plaka kodu olan "66" rakamı şeklinde oluşturulan ocakta, sembolik olarak 24 testi kebabı pişirildi.

Testi kebabının nasıl yapıldığını ve pişirildiğini merak eden öğrenciler, ocağa odun atarak ve ateşi karıştırarak ustalara yardım etti.

Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Karadağ ile öğrenciler, testileri birlikte kırarak kebapların tadına baktı.

Karadağ, gazetecilere yaptığı açıklamada, Bozok Üniversitesine Türkiye'nin birçok şehrinden gelen öğrencileri Yozgat'ın güzel lezzetleri ile buluşturmaktan mutluluk duyduğunu söyledi.

Öğrencilerden kentin yöresel yemeklerinden olan testi kebabını tatmayanlar olduğunu ifade eden Karadağ, "Öğrencilerimize yöresel yemeklerimizi tattırarak Yozgat'ımızı tanıtmak, burayı benimsemelerini ve mutlu olmalarını sağlamak istiyoruz. Öğrencilerimiz buradan mezun olduklarında Yozgat'ımızı unutmayacaklar ve bizim kültür elçilerimiz olacaklar." dedi.

Karadağ, bu tür etkinliklerin devam edeceğini vurgulayarak, "Arabaşı, madımak, tandır kebabımız var. Zaman zaman öğrencilerimizi yöresel yemeklerle buluşturarak kentimizi daha iyi tanımalarını sağlayacağız. Bugün ilçelerimizde dahil olmak üzere bu etkinliğimize 6 bin öğrencimiz katıldı. Bu bizim için memnuniyet verici bir durum." ifadelerini kullandı.

Öğrencilerden Sedef Demircan ise Kütahyalı olduğunu belirterek, testi kebabının gayet güzel olduğunu söyledi.

Malatyalı Şeydanur Çiçek de testi kebabının çok güzel oluğunu vurgulayarak, "Rektörümüze teşekkür ediyorum. Sık sık bu yemeğin yapılmasını talep ediyoruz." dedi.

Üniversiteden bağcılığın gelişmesine destek

YOZGAT (AA) – Yozgat Bozok Üniversitesi Ziraat Fakültesince hazırlanan "Aşılı Asma Fidanı Üretimi Projesi" ile kentte bağcılığın modernize edilerek canlandırılması hedefleniyor.

Yozgat Bozok Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Araştırma Görevlisi Selda Daler, gazetecilere, Bozok Üniversitesi, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi ve Yozgat İl Özel İdaresi işbirliğiyle Yozgat'ta bağcılığın gelişmesi için "Aşılı Asma Fidanı Üretimi Projesi" hazırladıklarını söyledi.

Yozgat'ın tarım alanı bakımından önemli bir potansiyele sahip olduğunu, yaklaşık 6 milyon dekar alanda tarım yapıldığını aktaran Daler, "Ancak yöredeki ürün çeşitliliği oldukça sınırlı. Büyük oranda tarla tarımının yapılmakta olduğu ilimizde, katma değeri yüksek olan bağcılığın geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması, yörenin ekonomisine büyük katkı sağlayacaktır." dedi.

Yozgat'ın bağcılık tarihinin Hititler dönemine dayandığını ve 50 yıl öncesine kadar yöre halkı için önemli bir geçim kaynağı olduğunu vurgulayan Daler, "Bağcılık, yaşlanma ve bakımsızlık, hastalık, bununla birlikte yaşanan kırsal göçler nedeniyle günümüzde verimden düşmüş ve atıl durumda kalmıştır. Bağcılıkta bir diğer önemli problem de yerli çeşitlerin filoksera zararlısıdır. Filokseralı alanlarda, yerli çeşitlerden alınan çeliklerin doğrudan köklendirilmeleri yoluyla ekonomik anlamda bağcılık yapılabilmesi söz konusu değildir. Bu nedenle bağ tesisinde aşılı asma fidanlarının kullanımı zorunludur." ifadelerini kullandı.

Daler, "Aşılı Asma Fidanı Üretimi Projesi" ile bölge ekolojisine uygun, farklı değerlendirme şekillerine sahip, pazar değeri yüksek standart çeşitlerle aşılı asma fidanı ürettiklerini anlatarak, sözlerini şöyle tamamladı:

"İlerleyen dönemlerde bu fidanların üreticilere ücretsiz dağıtımının yapılması planlanmaktadır. Böylece bağcılığa olan ilginin artması sağlanarak, Yozgat'ın üzüm üretim merkezi haline getirilmesi hedeflenmektedir. Şu an için yıllık üretim kapasitemiz 10-15 bin tüplü asma fidanı, ilerleyen dönemlerde açık köklü fidanların da üretime dahil edilmesiyle bu kapasitenin 70-75 bin civarına yükseltilmesi hedeflenmektedir."