Cami hoparlörlerinden müzik yayınına ilişkin paylaşımlar yapan Banu Ö'ye 3 yıla kadar hapis talebi

İZMİR (AA) – İzmir'de, cami hoparlörlerinden müzik yayınına ilişkin sosyal medya paylaşımları nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan Banu Ö. hakkında hazırlanan iddianamede, "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" suçundan cezalandırılması istendi.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca 20 Mayıs'ta cami hoparlörlerinden müzik yayınına ilişkin sosyal medya paylaşımları nedeniyle tutuklanan ve bir hafta sonra tahliye edilen Banu Ö. hakkındaki soruşturma tamamlandı.

Banu Ö. hakkında "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" suçundan hazırlanan iddianame, 50. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Olayın anlatımına yer verilen iddianamede, 20 Mayıs saat 17.00 sıralarında İzmir'deki merkezi ezan sistemine korsan giriş yapan kimliği belirsiz fail ya da faillerin "Çav Bella" adlı şarkıyı yayınladıkları, bu yayınların videoya çekilerek internete servis edildiği belirtildi.

Paylaşımları gören Banu Ö'nün sosyal medya hesabından "İzmir Odunkapı Cami Çav Bella", "Bu da İzmir'den Karşıyaka tarafından bir başka cami imiş Çav Bella", "Bornova Manavkuyu Çav Bella" başlığı ile bu cami videolarını paylaştığı kaydedildi.

İddianamede, sanığın, sosyal medyada tepki görmesi üzerine yanlış anlaşıldığını açıklayan bir paylaşım yaptığı ayrıca sosyal statüsü ve sosyal medyadaki takipçi sayısı gereği, dini değerler açısından toplumun çok önemli bir kesimi için hakaret olarak kabul edilerek tahrik edici olarak algılanacağını, tepki çekerek provokatif bir yaklaşım olarak değerlendirileceğini bilebilecek bir durumda olduğuna dikkat çekildi.

İddianamede, Banu Ö'nün ilk yaptığı paylaşımlardan sonra gelen yoğun tepkiler sonrası yaptığı paylaşımın da atılı suça yönelik kastını ortaya koyduğu yer aldı.

İddianamede, "Banu Ö'nün ramazan ayında ve Ramazan Bayramı arifesinde sosyal medya üzerinden videolara hiç yer vermeksizin, yapılan eylemin kınanması mümkünken şüpheli tarafından alay ederek paylaşılması, dini hassasiyetler itibarıyla toplumun önemli bir kesiminde kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlike oluşturacak şekilde kin ve nefrete yol açmaya matuf olduğu ve halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" suçundan cezalandırılması talep edildi.

– Olay

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı 20 Mayıs'ta, müftülüğün merkezi ses sistemini sabote ederek bazı camilerin hoparlörlerinden müzik yayını yapanlar ile eylemi övücü ve destekleyici ifadelerle sosyal medya hesaplarından paylaşımda bulunanlar hakkında yürüttüğü soruşturma kapsamında gözaltına alınan Banu Ö, tutuklanmıştı.

Banu Ö. bir hafta sonra tahliye edilmişti.

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş: “Bu suçu işleyenler inşallah en kısa zamanda bulunur”

ANKARA (AA) – Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, İzmir Müftülüğünün merkezi ses sistemi frekansına girilerek kentteki bazı camilerin hoparlörlerinden müzik yayını yapılmasına ilişkin, "Kim olursa olsun mabetlerin masuniyeti bizim inancımızda çok önemlidir. Dolayısıyla ülkemiz sınırları içerisinde yaşayan kim olursa olsun mabetlere dokunmak çok büyük bir suçtur. Bu suçu işleyenler inşallah en kısa zamanda bulunur ve cezalarını alırlar." dedi.

Erbaş, TRT1'de yayınlanan Sahur Bereketi programına katılarak, İzmir'de bazı camilerin hoparlörlerinden müzik yayını yapılmasının çok üzüntü verici bir hadise ve en önemli değerlerinden birinin ezan, minareler ve camiler olduğunu belirterek, İstiklal Marşı'nın, "Ruhumun senden, İlâhî, şudur ancak emeli: Değmesin ma'bedimin göğsüne nâ-mahrem eli! Bu ezanlar-ki şehâdetleri dînin temeli. Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli." kıtasını hatırlattı.

Namahrem elin sadece düşmanın, ülkenin dışındaki insanların elinin olmadığını belirten Erbaş, "İşte bir namahrem eli bizim minarelerimize değmiş oldu. Bu üzüntü verici. Merkezi ezan sistemimiz vardır çeşitli illerimizde. İstanbul'da pek yok yani ben burada her camiden hocalarımız kendi ezanlarını okurlar. Bir zamanlar bu sistem başlamış, bazen olumlu olmuş, bazen olumsuz olmuş. Ama şu anda bazı illerde bu devam ediyor. Kim tarafından yapıldığını bilemiyoruz. Şu anda istihbarat, emniyet, valilik, müftülüğümüz iş birliği ile araştırıyorlar. Nasıl yapıyorlarsa onu şu an ben bilemiyorum araştırıyoruz bir teknik sızıntı ile sabotaj yaparak minarelerdeki hoparlörlere müdahil oluyorlar ve oradan istedikleri gibi işte müziktir başka şeyler yayınlayabiliyorlar." diye konuştu.

– "Bu şekilde adeta düşmanlık ve provokasyon yapmanın hiç kimseye faydası olmaz"

Erbaş, maalesef böyle bir durumda karşı karşıya olduklarını, devletin yetkili kurumlarının araştırmayı yaptığına vurgu yaparak, şöyle devam etti:

"İnşallah en kısa zamanda bulunur, tespit edilir ve cezaları neyse hukuk karşısında, kanunlar karşısındaki cezaları onlara verilir. Bu cezaların da ben caydırıcı olması gerektiğini düşünüyorum. Belki bir terör faaliyeti bile olabilir, belki kendini bilmeyen birileri yapmış olabilir, bir cehalet eseri olabilir. Şu anda ortada net bir bilgi olmadığı için 'kim tarafından yapılmıştır' bunu söyleyecek durumda değiliz. İnşallah bizim ülkemizde bu güzel, şehit kanlarıyla yoğrulmuş bu ülkemizde inancı ne olursa olsun, düşüncesi ne olursa olsun, ideolojik anlayışı ne olursa olsun hiç kimsenin böyle bir şeye tenezzül etmesini istemem. Biz, farklılıklarımızla bir arada yaşamayı bin yıldır sürdürmüş bir medeniyetin çocuklarıyız. Dinimiz farklı olabilir, burada Müslümanlar da var, Hristiyanlar da var Yahudiler de var, farklı inançlardan, farklı kültürlerden çok farklılıkları bir arada yaşatan bir milletiz biz. Bu da bizim en büyük zenginliğimiz. Yani bir büyük bir toplumun, yüzde 98 dediğimiz, yüzde 99 dediğimiz çok büyük bir kesimin, canını yoluna vermekten çekinmeyeceği en önemli değeri olan ezanına, camisine, minaresine bu şekilde sabotaj yapmak, bu şekilde adeta düşmanlık yapmak, provokasyon yapmanın hiç kimseye faydası olmaz."

"Bundan ancak düşmanı olan birileri yani Türkiye'nin gelişmesini, ilerlemesini, huzur içerisinde olmasını, birlikte yaşama tecrübesini sürdürmesini istemeyenler bundan memnun olur." diyen Erbaş, İzmir'deki bu olayın başka yerlerde olmaması temennisinde bulundu.

– "Mabetlere dokunmak çok büyük bir suçtur"

Erbaş, bu durumun, İzmir'de yaşayan hangi inançtan, hangi ideolojiden, hangi düşünceden olursa olsun hiç kimsenin faydasına olmayacağını, kilisenin çan kulesinden böyle bir şey çalınsaydı, oraya sızılsaydı aynı tepkiyi vereceğine işaret ederek, söyledi:

"Zaten yetkili olmak bunu gerektiriyor. Zarurat-ı hamse dediğimiz, toplumun 5 şeyini koruyacaksınız ve inanç ayrımı gütmeden bunu yapacaksınız, dinini koruyacaksınız. Gayrimüslim vatandaşlar var, onların inancına, dinine, mabedine zarar getirecek her şeyden bizim onları korumamız lazım, bu bizim vazifemiz. Kim olursa olsun mabetlerin masuniyeti bizim inancımızda çok önemlidir. Dolayısıyla ülkemiz sınırları içerisinde yaşayan kim olursa olsun mabetlere dokunmak çok büyük bir suçtur. Bu suçu işleyenler inşallah en kısa zamanda bulunur ve cezalarını alırlar."

– Camilerin cemaatle ibadete açılması

Cuma günü cami ve mescitlerin cemaatle ibadete açılmasıyla ilgili Erbaş, "29 Mayıs, İstanbul'un fetih günü ona da denk geldi. Buradan çok teşekkür ediyorum muhterem Cumhurbaşkanımız lütfettiler, açıkladılar. Biz de çok mutlu olduk. Çok özledik millet olarak. Camilerimiz bizim sadece namaz kıldığımız yerler değil, medeniyetimizin ayakta durmasını sağlayan en önemli mekanlarımız. Camiler bizim mekteplerimiz aynı zamanda. Yaz gününde bizim camilerimizden 4 milyon çocuğumuz istifade ediyor. Yaşları 4 ile 20 arası 25 milyon üniversiteye kadar kadar öğrencimiz var. Bunların 4-5 milyonunu her yıl camilerimizde eğitime alıyoruz, bu ne büyük bir zenginliktir." ifadelerini kullandı.

Erbaş, camilerde ibadet edilmesine cuma namazı ile başlanacağını hatırlatarak, daha sonraki günlerde de öğle, ikindi vakit namazı ile devam edileceğini, normalleşme, iyileşme noktasında geliştikçe de 5 vakit namazları cemaatle camilerde kılacaklarını aktardı.

Milletin camilerle, camilerde cemaatle namaza kavuşabilmesi için tedbirler almaları gerektiğini dile getiren Erbaş, "Sayın İçişleri Bakanımızın imzasıyla bütün valiliklerimize ulaşan bu genelgenin çalışmalarını temellerini bu 3-4 gün içerisinde attık. Hem İçişleri Bakanlığımızın, hem Sağlık Bakanlığımızın hem de bizim birlikte oluşturmuş olduğumuz tedbirlerden bir genelge oldu." dedi.

– "Maskemizi takarak camiye geleceğiz"

Erbaş, tedbirin kendilerinin çok önem verdikleri husus olduğunu belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Maskemizi takarak camiye geleceğiz. Cuma namazlarına önce açık alanda başlayacağız, camilerin avlularında ya da valiliklerimizce, kaymakamlıklarımızca, müftülüklerimizce uygun olan yerlerde, belki işte eskiden namazgah dediğimiz yerlerde. Biraz sıkıntı yaşayabiliriz bu süreçte. Temizliğe dikkat edeceğiz, evimizde abdestimizi alacağız, şadırvanları çok temiz tutmamız gerekiyor, şadırvanlar da mutlaka bir sabunun olması gerekiyor. Sosyal mesafe dediğimiz fiziksel mesafe 2 kişi arasında 1,5 metre mesafe olacak saflarda. İçeride 1,5 metre, açık alanda en az bir metre olacak şekilde bir saf sistemi oluşturulacak.

Bunu kontrol edecek, cemaatimize, camiye gelen vatandaşlarımıza rehberlik edecek 5 kişiden oluşan bir ekip olacak. Bunu müftülüklerimiz, valiliklerimiz bunu belirleyecekler. Bu 5 kişilik ekip, orada rehberlik yapacak yani, 'Safa şöyle durulur, birbirinize fazla yaklaşmayın' uyarılarını yapacak, sonradan gelen cemaatimize yer gösterecek. Sağlık kurallarına, tedbirlere, herhangi bir virüs noktasında salgın hastalıktan korunmaya dikkat ederek, inşallah ibadetlerimizi yerine getireceğiz."

İzmir'de cami hoparlörlerinden müzik yayınına ilişkin tepkiler

İZMİR (AA) – İzmir'deki cami hoparlörlerinden müzik yayını ve bununla ilgili sosyal medya paylaşımları konusunda, kentteki çok sayıda sivil toplum kuruluşu, kınama açıklaması yaptı.

Milli Beka Hareketi İzmir İl Başkanı Ali Can Acar, yaptığı yazılı açıklamada, müftülüğün merkezi ses sistemini sabote ederek kentte bazı camilerin hoparlörlerinden müzik yayını yapanlar ve bu korsan girişimi sosyal medyada yayınlayan eski CHP İzmir İl Başkan Yardımcısı Banu Ö. hakkında suç duyurusunda bulunduklarını bildirdi.

Acar, korsan eylemleri kınadıklarını belirterek milli ve manevi değerlere saldırı yapan, pusu kuran, korsanlığa soyunan kişileri takipte olacaklarını ve suç duyurusunda bulunacaklarını vurguladı.

Acar açıklamasında, "Aziz vatanımızı bölmek ve karıştırmak, çirkin ve çirkef olayları tertipleyen ve kötülüğü yaşam tarzı haline getirmeye çalışan zalimler ordusuna diyoruz ki; 'emellerinize asla ulaşamayacaksınız' Dost, düşman bilsin ki Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının milli mücadele ruhu hala hayattadır ve ayaktadır." ifadelerine yer verdi.

İzmir Diyanet-Sen 2 Nolu Şube Başkanı Nail Çelik de yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

"Bin yıldan uzun süredir İslam'ın bayraktarlığını yapan bir ülkede camilerinin minarelerinde ezanlarının okunduğu mabetlerimize yapılan bu siber saldırı cüretini göstermek ülke insanımıza ve tüm dünya Müslümanlarına yapılmış bir saygısızlıktır. Camilerimiz ve minarelerimiz üzerinden yapılan bu tahammülsüzlük kesinlikle kabul edilemez. Yaptığınız şovdan dolayı sizi kınıyoruz, sizin hakkınızda 'Dini değerlere hakaret etmek ve aşağılamak'tan dolayı suç duyurusunda bulunuyoruz."

İzmir Sivil Toplum Kuruluşları (İSTOK) ise vatanperver ve sağduyulu İzmirlilerin merkezi ezan sistemini sabote ederek Türk milletinin kutsal
değerlerine savaş açmış olan hastalıklı fikirlere asla geçit vermeyeceğini belirtti.

İSTOK'tan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Bu açıkça Türkiye Cumhuriyeti devletinin milleti ile bölünmez bir bütün olan değerlerine saldırmak, devlet ve milletin bağrında bir yara açıp, ülkemizde farklı tartışma ortamları yaratarak, iç cephemizi zayıflatmaya, ülkemizi zayıf düşürmeye çalışan alçakça ve profesyonelce hazırlanmış bir eylem planıdır.

İSTOK olarak İzmirlilerin bu tür eylemlere kayıtsız kalmayıp, her düşünceden, toplumun her kesiminin sağduyulu ve vatanperver bir tavırla tepki göstermesinden duyduğumuz memnuniyetimiz ile birlikte necip milletimiz bugüne kadar dini ve milli değerlerini ayakta tutmuştur. Ezan, Kur'an, bayrak gibi birleştirici gücü olan değerlere saldıranların hukuk karşısında cezasız kalmayacakları aşikârdır."

Anayasa Komisyonu Başkanı Bozdağ'dan cami hoparlöründen müzik yayınına tepki:

TBMM (AA) – Anayasa Komisyonu Başkanı ve AK Parti Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ, "İzmir’de camilerin ses sistemine girilerek minarelerden müzik dinletilmesi alçakça bir saldırıdır; milletimizin sinir uçlarıyla oynamaktır." ifadesini kullandı.

Bozdağ, İzmir Müftülüğünün merkezi ses sistemi frekansına girilerek kentteki bazı camilerin hoparlörlerinden müzik yayını yapılmasına Twitter hesabından tepki gösterdi.

"İzmir’de camilerin ses sistemine girilerek minarelerden müzik dinletilmesi alçakça bir saldırıdır; milletimizin sinir uçlarıyla oynamaktır." ifadesine yer veren Bozdağ, şunları kaydetti:

"Müslümanların kutsal değerlerinden olan ezan, cami ve minare üzerinden yapılan bu alçak saldırıyı yapanları ve yaptıranları lanetliyorum. Mabedlerimize, ezanımıza, kısaca mukaddesatımıza el ve dil uzatanlar daima olmuştur, bundan sonra da olacaktır. Aziz milletimiz; mabedlerimize, ezanımıza ve diğer mukaddesatımıza el ve dil uzatanlara hiçbir zaman prim vermemiştir; aksine daima hak ettikleri cevabı vermiştir.

Mukaddesatımıza el ve dil uzatanlar; bundan sonra da karşılarında yine aziz milletimizi bulacaktır. Kurtuluşun sembol şehri İzmirimiz başta olmak üzere ülkemizin her yerinde ezan sesleri ilelebet yükselecektir. Biz, kısık sesleriz… Minareleri, Sen, ezansız bırakma, Allah'ım."