Çerkez Sürgünü

Çerkez sürgününün 155. yılı

SAMSUN (AA) – Samsun Çerkesleri Platformu üyeleri, Çerkez sürgününün 155. yılı dolayısıyla Karadeniz'e karanfil bıraktı.

İlkadım ilçesi İstasyon Mahallesi Liman İçi Sahil Sevgi Yolu'nda toplanan platform üyeleri, "21 Mayıs 1864 155. yıl" yazılı çelenkle yürüyüşe başladı.

Kurtuluş Yolu'nda devam eden yürüyüş, Tütün İskelesi'nde son buldu.

Samsunum-1 Gemisi'nde bulunan bir grup platform üyesi de temsili karaya iniş yaptı.

Samsun Çerkes Derneği Başkanı Rahşan Erdoğan Yılmaz, burada Abazaca ve Adigece dillerinde 2 ağıt söyledi.

Platform adına konuşan Sinan İnan, Çerkez soykırımının 155. yılında Samsun sahilinde buluştuklarını aktardı.

Bundan 155. yıl önce imparatorluklar çağının güç savaşlarına kurban edilmiş bir halkın çocukları olduklarını belirten İnan, "Başta Çarlık Rusyasının emperyalist politikalarına kurban edildik." dedi.

İnan, Çerkezlerin Anadolu, Orta Doğu ve Balkanlarda 155. yıldır varlıklarını sürdürmeye devam ettiğini dile getirdi.

Konuşmanın ardından platform üyeleri, Karadeniz sahilinden denize karanfil bıraktı.

“Çerkesler, 21 Mayıs 1864 tarihiyle simgeledikleri bu dramı 155 yıldır unutmamış, toplumsal hafızalarında bütün canlılığıyla yaşatmaktadır.”

İSTANBUL (AA) – Çerkes Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Nusret Baş "Çerkesler, 21 Mayıs 1864 tarihiyle simgeledikleri bu dramı 155 yıldır unutmamış, toplumsal hafızalarında bütün canlılığıyla yaşatmaktadır. Çerkeslerin uğradıkları bu büyük felaketin üzerinden tam 155 yıl geçmesine rağmen yaraları hala kanamaya devam etmektedir." dedi.

Çerkes Dernekleri Federasyonu üyeleri, "21 Mayıs Çerkes Sürgünü'nün 155. yılı" dolayısıyla basın açıklaması yaptı. Taksim Odakule'nin önünde bir araya gelen grup adına açıklama yapan Baş, şunları kaydetti:

"Yerli halklara uyguladığı ağır bir soykırım sonrasında da 21 Mayıs 1864 tarihinde ülkelerini tamamen işgal etmiştir. Ancak Rusya'nın el kanlı çarları, bununla yetinmemiş, hayatta kalan nüfusun yüzde 90'ını oluşturan 2 milyonu aşkın Çerkesi de yurtlarından söküp atmıştır. Sürülen Çerkeslerin yarım milyonu, açlık, soğuk, salgın hastalıklar ile Karadeniz'in gemileri batıran fırtınaları ve vardıkları yerlerde karşılaştıkları olumsuz şartlar nedeniyle yolculuklarının daha ilk günlerinde hayatlarını kaybetmiştir. Öyle ki Çerkes halkını sürgün mahallerine taşıyan gemiler, arkalarında, bu gemilerden atılmış cesetlerden izler bırakarak Osmanlı toprağına kadar gelmiştir."

Acımasız soykırım ve sürgünler sonucunda günümüzde 6 milyonu Türkiye'de olmak üzere 7 milyonu aşkın Çerkesin hala anayurdu dışında ve dünyanın 40 ülkesine dağılmış halde yok olma tehdidi altında yaşadığını anlatan Baş, "Çerkesler, 21 Mayıs 1864 tarihiyle simgeledikleri bu dramı 155 yıldır unutmamış, toplumsal hafızalarında bütün canlılığıyla yaşatmaktadır. Çerkeslerin uğradıkları bu büyük felaketin üzerinden tam 155 yıl geçmesine rağmen yaraları hala kanamaya devam etmektedir." diye konuştu.

Çerkes halkının içerisinde bulunduğu bu mağduriyetin giderilmesinin Çarlık Rusyası'nın bugünkü hukuki mirasçısı konumunda olan Rusya Federasyonu'na düştüğünü ifade eden Baş, Rusya'nın bu tarihi suçu kabul edip bir an önce Çerkes halkından özür dilemesini istedi.

Rusya'ya seslenen Baş, "Diaspora Çerkeslerine anavatana dönüş yolunu kayıtsız, şartsız açmaya ve tüm diaspora Çerkeslerine cumhuriyetlerimizin vatandaşlığını alma hakkını tanımaya çağırıyoruz. Başta Türkiye Cumhuriyeti Parlamentosu olmak üzere tüm dünya parlamentolarını da Çerkes soykırımını ve sürgününü tanıyarak Rusya yönetimi üzerinde baskı oluşturmaya davet ediyoruz. Çerkesler, mağduriyetleri giderilip ulusal hakları kendilerine teslim edilinceye ve varlıkları güvence altına alınıncaya kadar bu hak mücadelesini sürdürecek, ellerine geçen her fırsat vesilesiyle taleplerini dillendirmeye devam edecektir." ifadelerini kullandı.

Şiirler, ağıtlar ve konuşmalarla sürgünde hayatını kaybedenlerin anılmasının ardından grup, Rusya Federasyonu İstanbul Başkonsolosluğu önüne "Soykırım insanlık suçudur" yazılı siyah çelenk bıraktı.

Rusya’nın Kuzey Kafkasya’yı işgali sonrası çok sayıda Çerkez’in, Osmanlı topraklarına sürgün edilişinin 155. yılı dolayısıyla anma etkinliği düzenlendi

MERSİN (AA) – Mersin'de, Rusya'nın Kuzey Kafkasya'yı işgali sonrası çok sayıda Çerkez'in, Osmanlı topraklarına sürgün edilişinin 155. yılı dolayısıyla anma etkinliği düzenlendi.

Kentin sahil şeridinde bulunan Özgecan Aslan Barış Meydanı'nda bir araya gelen Mersin Kafkas Kültür ve Yardımlaşma Derneği üyeleri, anma programı düzenledi.

Sürgün yolunda hayatını kaybedenler için Kur'an-ı Kerim okunan ve saygı duruşunda bulunulan etkinlikte, temsili mezar taşları taşındı.

Dernek Başkanı Güner Savrum, programdaki konuşmasında, 21 Mayıs 1864 tarihinin, milyonlarca Çerkez'in, ana yurtlarından sökülüşünün tarihi olduğunu söyledi.

Çarlık Rusyası tarafından, başta Osmanlı olmak üzere çeşitli ülkelere sürgün edilen Çerkezlerden çok sayıda kişinin yol şartları, salgın hastalıklar ve açlık gibi nedenlerden dolayı hayatını kaybettiğini vurgulayan Savrum, insanlık tarihinin gördüğü en acımasız sürgünün yaşandığını söyledi.

Çerkezler için 21 Mayıs'ın direniş tarihi olduğunu dile getiren Savrum, "Bugün, yaşanan tüm bu acılara ve dağılmışlığa karşın Çerkezler, varlıklarını ve kimliklerini koruyor, yaşatıyorlar. Üzerinde yaşadıkları tüm ülkeleri vatan bilip, içeride hainlere, dışarıda düşmanlara karşı savunuyor; birlikte yaşadıkları halkları kardeş sayıp, barış ve huzur içerisinde yaşıyorlar." dedi.

Konuşmanın ardından yöresel kıyafetler giyen gençler, sürgünü anlatan oyun sahnelerken, koro ağıtlar yaktı ve türküler seslendirdi.

Program, denize siyah çelenk bırakılmasıyla son buldu.

İnsanlık tarihinin kara lekesi: Çerkes sürgünü

MOSKOVA (AA) – Çarlık Rusyası’nın, stratejik açıdan önemli gördüğü Kafkaslardan Çerkes halkını sürgüne göndermesinin üzerinden 155 yıl geçti.

Rusya’nın Karadeniz sahiline inme politikası gereği Kuzey Kafkasya’yı ele geçirme amacıyla 1556’dan itibaren başlattığı Kafkas-Rus Çarlığı savaşı 308 yıl sürdü.

Çerkesleri yok ederek Kafkas Dağlarının iç kesimlerine ilerleyen Ruslar, teslim olanları ya Çarlık ordusuna katılma ya da göç etme seçeneğine zorladı.

21 Mayıs 1864’ten itibaren Çerkes toplulukları başta Osmanlı İmparatorluğu olmak üzere dünyanın çeşitli bölgelerine sürgün edildi.

Resmi olmayan rakamlara göre 1,5 milyona yakın Çerkes bir ay içinde sürgüne tabi tutulurken yol şartları, salgın hastalıklar, açlık gibi nedenlerden dolayı yaklaşık 500 bin Çerkes hayatını kaybetti.

Sürgüne tabi tutulanlar Anapa, Novorossiysk, Gelincik, Soçi, Adler gibi Karadeniz limanlarından gemilere bindirildi ve birçoğu Anadolu’da Ordu, Samsun, Tokat, Amasya, Sinop, Yozgat, Düzce, Adapazarı, Kocaeli’ye yerleştirildi.

Çerkeslerin bir kısmı ise Suriye ve Filistin başta olmak üzere Ortadoğu’ya yerleştirildi. Sürgüne maruz kalan Çerkesler zamanla yerli halka karıştı.

Osmanlı İmparatorluğu’na gönderilemeyen Çerkesler ise Orta Laba ve Orta Kuban nehirleri bölgesindeki Rus Kazak köylerine yerleştirildi.

Rusya’nın çok önceden planladığı “Çerkes halkını öz vatanlarından sürgün etme operasyonu” adım adım gerçekleştirilen bir eylem olarak değerlendiriliyor.

Osmanlı topraklarına bile ulaşamadan binlerce kişinin öldüğü bu sürgün “tarihin en acı olaylarından birisi” olarak nitelendiriliyor.

İnsanlık tarihine kara bir leke olarak geçen Çerkes sürgünü, her yıl Türkiye’de yaşayan Çerkesler tarafından da anılıyor. Deniz kenarında “Nart ateşi” yakıp çevresinde “mezar taşı nöbeti” tutulan anma törenleri, “Sürgün Andı” okunması ile sona eriyor.