Cevdet Yılmaz

Bingöl İl Özel İdaresi 25 aracı hizmete aldı

BİNGÖL (AA) – Bingöl İl Özel İdaresi, yeni 16 iş makinesi, 5 arazi ve 4 hizmet aracını, düzenlenen törenle hizmete aldı.

İl Özel İdaresi yerleşkesindeki törene, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle telekonferansla katıldı.

Yılmaz, İl Özel İdaresinin bugüne kadar Bingöl'e çok güzel hizmetler yaptığını belirterek, "Özel İdaremize sağlanan kaynaklarla inşallah önümüzdeki süreçte çok daha büyük ve güzel hizmetler göreceğiz." dedi.

Vali Kadir Ekinci ise 25 aracı Özel İdare filosuna katmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.

Bingöl'de 325 köy, 818 mezra ve bu bölgede ikamet eden 91 bin vatandaşın bulunduğunu ifade eden Ekinci, "Bu koca alanın yol ağı da 3 bin 400 kilometre. Vatandaşına hizmet sunma gayreti içinde olan bir Özel İdare söz konusu. Özel İdarenin eli kolu da bu iş makineleri. Yeni araçlar hayırlı olsun." diye konuştu.

Okunan dua ve kurban kesiminin ardından yeni araçlar hizmete alındı.

Törene, Belediye Başkanı Erdal Arıkan, İl Genel Meclisi Başkanı Hasan Basatemur, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Enes Üçgül ile personel de katıldı.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz'dan bayram mesajı:

BİNGÖL (AA) – AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Dudaklarımızdan dökülen kelimelerle büyüklerimizin ellerinden, küçüklerimizin gözlerinden öpmeye devam edeceğiz. Sosyal mesafe ve kısıtlar, iletişimin ortadan kalkacağı anlamına gelmiyor." dedi.

Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bir bayrama daha kavuşmanın sevincini yaşadığını belirterek, milletin ve tüm İslam aleminin Ramazan Bayramı'nı kutladı.

Bayramın tüm insanlık için hayırlara vesile olması, sağlık ve esenlik getirmesi temennisinde bulunan Yılmaz, "Bu yıl koronavirüs nedeniyle farklı bir Ramazan Bayramı yaşıyoruz. İnsan hayatı ve sağlığı için evlerimizde geçireceğimiz bir bayram olacak. Ayrıca, böyle günlerde ayrı bir atmosferi olan Bingöl’den uzakta geçireceğim nadir bayramlardan biri olacak." ifadelerini kullandı.

– "Bayram evimize ve kalbimize sığar"

Salgınla mücadele kapsamındaki sınırlandırmalar nedeniyle bu bayramın evde gececeğini ifade eden Yılmaz, şunları kaydetti:

"Bayram evimize ve kalbimize sığar diyoruz. Bayramın neşesini ev ortamında yaşayacak ve çeşitli iletişim araçlarıyla da paylaşacağız inşallah. Dudaklarımızdan dökülen kelimelerle büyüklerimizin ellerinden, küçüklerimizin gözlerinden öpmeye devam edeceğiz. Sosyal mesafe ve kısıtlar iletişimin ortadan kalkacağı anlamına gelmiyor. Gönüllerimiz bir olmaya devam edeceği gibi, bayram neşesini çeşitli kanallarla paylaşmayı ihmal etmeyeceğiz. Bu bayramda, fiziki mesafemizi onların iyiliği için korusak da aylardır sabırla evde zaman geçiren büyüklerimizi sormayı ve çocuklarımızı sevindirmeyi ihmal etmemeliyiz."

Kovid-19 ile mücadele eden sağlık çalışanlarına teşekkür eden Yılmaz, başta sağlık çalışanları olmak üzere salgında hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, hastalara da şifa diledi,.

Yılmaz, salgına karşı sürdürülen başarılı mücadelenin bayram sonrası çok daha iyi noktalara ulaşması ve normalleşme sürecinin sağlıklı bir şekilde ilerlemesini temenni ederek, "Ülkemiz çok şükür huzur ve güven içinde bir bayrama giriyor. İçeride ve sınır ötesinde bayram gününde dahi huzurumuz için çalışan tüm güvenlik görevlilerimizin ve kamu hizmeti yürütenlerin de bayramını kutluyor, şehit yakınlarına ve gazilere özel olarak bayram tebriklerimi sunuyorum." diye konuştu.

Bayramda mazlum coğrafyaların, çatışma altında yaşayanları, yerinden yurdundan olmuşları, çeşitli sıkıntılar içinde olanların da unutulmamasını isteyen Yılmaz, Filistin, Suriye, Libya ve daha nice coğrafyada her şeye rağmen bayram neşesinin egemen olmasını diledi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz, koronavirüs sonrası daha adaletli, insana ve tabiata daha fazla saygılı, barış ve huzur içinde bir dünya için çalışması gerektiğini aktararak, şöyle devam etti:

"Sayın Cumhurbaşkanımızın 'dünya beşten büyüktür' sözü eskisinden de acil bir çağrı haline gelmiştir. Herkes güvende olmadan hiç kimsemin güvende olmayacağı bir anlayışla, küresel dayanışmayı artırmak ve insanlığı ortak sorunlar etrafında birleştirmek şarttır. Yabancı düşmanlığı, ırkçılık, İslamofobia gibi en az koronavirüs kadar insanlığa zarar veren karanlık eğilimlere karşı insanlık olarak birleşmeliyiz. Çevreyle uyumlu bir kalkınma modelini hayata geçirirken, sosyal adaleti ve gelir dağılımını ihmal etmemeliyiz. Doymak bilmez egolarımızı değil, insanı ve tüm farklılıklarımızın üstünde olan insani kardeşliğimizi merkeze alan bir anlayışla geleceği inşa etmeliyiz."

AK Parti Genel Başkan Yardımcı Cevdet Yılmaz'ın acı günü

BİNGÖL (AA) – AK Parti Genel Başkan Yardımcı Cevdet Yılmaz'ın kardeşi Kadir Yılmaz (49), hayatını kaybetti.

Rahatsızlığı nedeniyle bir süredir Ankara Başkent Üniversitesi Hastanesinde tedavi gören Bingöl Barosuna kayıtlı avukat Yılmaz, gece vefat etti.

Sabah uçakla kentte getirilen Yılmaz'ın cenazesi, Bingöl Şehir Mezarlığına defnedildi.

Cenaze törenine Cevdet Yılmaz da katıldı.

“Türkiye'nin Dış Politikası ve Orta Doğu” konferansı

KONYA (AA) – AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Hiçbir mülteciyi zorla göndermiyoruz. Sadece gitmek isteyenlere engel olmuyoruz. Yoksa zorla birilerini göndermek gibi bir durum söz konusu değil. Dolayısıyla gitmek isteyenler kendi iradesiyle gidiyor." dedi.

Yılmaz, Selçuk Üniversitesi (SÜ) Süleyman Demirel Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Türkiye'nin Dış Politikası ve Orta Doğu" konulu konferansta, dış ilişkilerin temelinde bilginin olduğunu söyledi.

Savunma sanayisinde yeterlilik oranını yüzde 20'lerden yüzde 70'lere çıkardıklarını dile getiren Yılmaz, şöyle konuştu:

"İHA, SİHA gibi 3-5 ülkede olan teknolojilere sahip olmamız bizi elbette çok güçlü bir hale getirdi. Osmanlı'nın yıkılışından sonra Orta Doğu'da hiçbir zaman istikrar olmadı. Osmanlı bölgede istikrar, düzen ve güç birliğini sağlıyordu. Bu yüzden 21. yüzyıl şartlarında yeniden daha güçlü bir dayanışmaya ihtiyacımız var. Yerel ve bölgesel aktörlerin daha fazla dayanışmaya ihtiyacı var. Kendimiz çözümler üretmediğimiz sürece dış dünyanın etkilerine daha açık hale geleceğiz. Orta Doğu'nun geleceği Orta Doğu'da yaşayan insanlar tarafından şekillendirilmelidir."

Yılmaz, Suriye'ye kayıtsız kalmanın mümkün olmadığını belirterek, orada yaşayan ve Türkiye'de yaşayan topluluklar arasında çok ciddi etkileşimlerin bulunduğunu aktardı.

– "Yüz binlerce insan hayatını kaybetti"

Suriye'nin çok olumsuz bir noktaya geldiğini anlatan Yılmaz, şöyle devam etti:

"Milyonlarca insan Türkiye başta olmak üzere farklı yerlere göç etmek durumunda kalmıştır. Rejim kendi insanına büyük zulümler yaptı. Yüz binlerce insan hayatını kaybetti. Suriye'de her etnik gruptan ve mezhepten, değişik dinlerden insanlar yaşıyordu. Gerçekten çoğulcu bir yapıya sahipti. Tek tipleştirilmeye çalışılan bir Suriye hem ülkenin geleceği hem de Orta Doğu'nun geleceği açısından büyük bir risk unsurudur. Suriye'nin geleceği Orta Doğu'nun geleceği, Orta Doğu'nun geleceği de Türkiye dahil olmak üzere birçok ülkenin geleceğini belirleyecektir. Yine parçalanmış bir Suriye, Orta Doğu'nun ve Türkiye'nin geleceği açısından risk oluşturmaktadır. Dolayısıyla 'ne olursa olsun biz karışmayalım' anlayışı çok doğru bir yaklaşım değil."

Yılmaz Suriye'nin çoğulcu yapısını, siyasi birliğini ve toprak bütünlüğünü savunduklarını anımsatarak, "Şam'daki rejimden daha fazla Türkiye bunu istiyor. Bunu hem kendimiz hem de Orta Doğu'nun geleceği için istiyoruz. Dolayısıyla Suriye'nin geleceği bizim geleceğimizdir. Suriye'ye kayıtsız kalamayız. Şayet kalırsak gelecekte çok daha büyük bedeller ödemek durumunda kalabiliriz." diye konuştu.

– "Bize insanlık ve demokrasi dersi verenlerin davranışlarını görüyoruz"

Suriye'de siyasi bir çözümün olmasını ve her kesimi kapsayan bir anayasının yapılmasını istediklerini ifade eden Yılmaz, rejimin anayasa çalışmalarını da engellediğine dikkati çekti.

Yılmaz, bu yüzden rejimin askeri bir dayatma içerisine girdiğinin altını çizerek, şunları kaydetti:

"Ülkemizde 3,7 milyon Suriyeli kardeşimiz sığınmacı olarak bulunuyor. Bunun daha fazla artmasına Türkiye'nin kapasitesi müsait değil. Dolayısıyla yeni bir göç dalgasını kabul etmemiz mümkün değil. Hiçbir mülteciyi zorla göndermiyoruz. Sadece gitmek isteyenlere engel olmuyoruz. Yoksa zorla birilerini göndermek gibi bir durum söz konusu değil. Dolayısıyla gitmek isteyenler kendi iradesiyle gidiyor. Bize insanlık ve demokrasi dersi verenlerin davranışlarını görüyoruz, tüm insanlık görüyor. Burada Avrupa'nın taşın altına elini koyması lazım. Kimse kusura bakmasın bu kadar ağır bir yükü Türkiye tek başına göğüsleyemez. 4 milyona yakın mülteciye ev sahipliği yapan Türkiye'ye herkesin saygı duyması lazım. Bugün Avrupa, yaşanan sorunları bu kadar az hissediyorsa burada Türkiye'nin çok büyük bir rolü ve katkısı vardır."

Öte yandan Yılmaz, Türkiye'nin dış politikada son 15 yılda ciddi mesafeler katettiğini anlattı.

SÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Şahin de konferansın düzenlenmesinden dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Programa, AK Parti Konya İl Başkanı Hasan Angı'nın yanı sıra çok sayıda öğrenci katıldı.