Ceyda Düvenci

Tekfen Filar-mini, çocuklara klasik müziği “Oyun” ile sevdirdi

İSTANBUL (AA) – Tekfen Filarmoni, çocuklara klasik müzik sevgisini aşılamak, geleceğin bilinçli dinleyicisini yetiştirmek gayesiyle bir kez daha küçükler için bir araya geldi.

Tekfen'den yapılan açıklamaya göre, bu temsillere özel adını "Tekfen Filar-mini" olarak değiştiren orkestra, şef Aziz Shokhakimov yönetiminde 9 Kasım'da saat 11.00 ve 16.00'da Lütfi Kırdar'da çocuklar ve aileleriyle buluştu. Biletleri satışa çıktığı hafta tükenen konserlerin bu yılki teması ise "Oyun" oldu.

Yazar ve tiyatro yönetmeni Yiğit Sertdemir’in yönetmenliği, Ceyda Düvenci ile Yiğit Sertdemir’in anlatımı ile hazırlanan temsil, çocukları sihirli bir klasik müzik yolculuğuna çıkardı. Küçük müzikseverler aralarında Chopin, Paganini, Rahmaninov ve Brahms gibi nice büyük bestecinin birbirinden güzel eserlerini anlatım, dans ve kukla oyunları eşliğinde dinledi.

Konserden sonraki günün 10 Kasım olması dolayısıyla konser, Muammer Sun tarafından düzenlemesi yapılan ve koro eşliğinde söylenen İzmir Marşı ile sona erdi. Orkestra ve oyuncular, dakikalarca ayakta alkışlandı.

– Konserlerin geliri Barış İçin Müzik Vakfı'na bağışlanacak

Konserlerin geliri, 15 yıldır faaliyetlerini Edirnekapı'da sürdüren ve müzik eğitimi yoluyla çocukların sağlam karakterli bireyler olarak yetişmesine katkıda bulunan Barış İçin Müzik Vakfı'na bağışlanacak.

Bu yıl da konser günü, çocuklar kullanmadıkları ve iyi durumda olan oyuncak ve kitapları getirip fuayede bulunan kutulara bıraktı. Bırakılan kitap ve oyuncaklar, Tekfen Vakfı tarafından ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacak.

Konser mekanında ayrıca çocuklar için birbirinden eğlenceli, öğretici kitapların bulunduğu yayınevleri, rengarenk el sanatları stantları da yer aldı.

Ceyda Düvenci: Her an üçüncü çocuğu yapabilirim

Geçen yıl ikinci çocuğunu kucağına alan Ceyda Düvenci, ‘Her an üçüncü çocuğu yapabilirim’ diyerek hayranlarına müjdeyi verdi.

2015 yılının son günlerinde Kaz Dağları’nda yaptıkları bir törenle evlenen Ceyda Düvenci ve Bülent Şakrak çifti, aşklarının meyvesini geçen yılın temmuz ayında kucaklarına almıştı.

Okan Ali adını verdikleri oğullarıyla ve Ceyda Düvenci’nin kızı Melis’le dört kişilik bir çekirdek aile olan çift yaptıkları paylaşımlarla mutlu bir aile tablosu çiziyor.

Ceyda Düvenci bugün katıldığı bir etkinlikte üçüncü çocuk müjdesini verdi.

‘HER AN ÜÇÜNCÜ ÇOCUĞU YAPABİLİRİM’
7 yaşında Melisa isminde kızı olan Ceyda Düvenci, “Anne olmayı yeniden istiyorum. Her an üçüncü çocuğu yapabilirim. 2 buçuk sene sonra ilk defa Bülent ile yalnız başımıza bu ay sonu tatile gideceğiz. Ama sürekli olmadığımız zamanlar nasıl olacak planlayarak geçiyor” dedi.

GELECEK SENE PSİKOLOJİ OKUYACAK
Çocuk gelişimi alanında eğitim aldığını söyleyen Ceyda Düvenci, “Gelecek sene de psikoloji okuyacağım. İyi bir psikolog olmak istiyorum. 45 yaşımdan sonra özel durumda olan annelerin psikolojilerine destek vermek istiyorum” dedi.

‘BÜLENT ARABAYI KENARA ÇEKİP 10 DAKİKA AĞLADI’
Ceyda Düvenci kızı Melisa’nın eşi Bülent Şakrak’la olan ilişkisini de şu sözlerle anlattı:

”Melisa her zaman benim iki babam var diyor. Bülent de Melisa’nın en iyi arkadaşı olmayı talep etti, ‘İleride size söyleyemediklerini bana söylesin istiyorum’ dedi. Melisa 5 yaşındaydı… Bülent’in üzerinde o gün kamuflaj bir pantolon vardı. Melisa ona baktı ve ‘Sen benim bundan sonra asker babam olur musun?’ dedi. Bülent arabayı E-5’te kenara çekti ve 10 dakika ağladı. Melisa, ‘O benim Bülent babam o benim Engin babam’ dedi ve birbirinden ayırmadı.”

Serebral palsili bebekler için “Kutup Yıldızları” projesi

İSTANBUL (AA) – Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı (TSÇV) ve Allergan iş birliğiyle rehabilitasyon desteğine ulaşamayan serebral palsili 30'a yakın bebek ve aileye, "Kutup Yıldızları" sosyal sorumluluk projesi kapsamında, rehabilitasyon imkanı sunulacak.

Projenin tanıtımı dolayısıyla bir otelde düzenlenen toplantıda konuşan TSÇV Yönetim Kurulu Başkanı Dilek Sabancı, anne ve babasının kendisine verdiği sınırsız sevgi sayesinde, yaşadığı pek çok engeli kolayca aştığını, ailelerin serebral palsili çocuklarına sonsuz sevgi göstermelerinin önemini anlattı.

Sabancı, ailesinin ellerinden gelen bütün gayreti gösterdiğini ifade ederek, "Bütün olanakları zamanında kullanarak, benim daha iyi bir hayata sarılmamı sağladılar. Şansızlıklar içinde yine de çok şanslıyım, zamanında yapılan müdahaleler bana bir eğitim fırsatı yarattı." dedi.

Böylece en iyi okullarda eğitim aldığını söyleyen Sabancı, şöyle devam etti:

"Benimle yapılan bir röportajda, 'En iyi ne yapmak isterdiniz?' şeklindeki bir soruya ben de çocukça bir yaklaşımla, 'Biliyor musunuz ben hiç ip atlamadım. Çocuklar dışarıda ip atlarken, ben hep içeride oturmak zorunda kaldım.' cevabını verdiğimi çok iyi hatırlıyorum. Gerçekten bugüne kadar ip atlayıp, koşamadım ve isteklerimin bir kısmını dilediğim ölçüde yapamadım fakat buna rağmen benim gibi fiziksel engeli insanlara pistlerde atletizm, basketbol, voleybol gibi oyunları oynama, havuzlarda yüzme gibi faaliyetleri gerçekleştirme imkanı için bugün var gücümle çalışıyorum."

Sabancı, kendisinin şanslı bir serebral palsili olduğunu ancak onun kadar şanslı olmayan bebek ve çocuklar için "Kutup Yıldızları" gibi projelerin çok değerli olduğuna işaret ederek, "Kutup Yıldızları gibi projelerin varlığı ancak özel sektörün sivil toplumu desteklemesi ile mümkün olabiliyor. Anne ve babalar, ne olur çok geç kalmayın, bebeğinizin gelişimini takip edin. Çünkü erken dönemde başlayan rehabilitasyon çok önemli." önerisinde bulundu.

– "Serebral palsili çocuklar, ailelerinin gözünde yıldız gibi parlıyor"

Allergan Avrupa Bölge Başkanı James Greenhalgh da "Kutup Yıldızları" projesiyle erken dönemde tespit edilen serebral palsi açısından riskli bebeklerin erken müdahale programına alınarak, ileride oluşabilecek engel seviyelerinin azaltılmasının hedeflendiğini söyledi.

Riskli bebeklerde erken teşhis ve erken müdahalenin öneminden hareketle bu konuda toplumda farkındalık oluşturulmasının amaçlandığını da dile getiren Greenhalgh, şunları söyledi:

"Allergan olarak sağlık ve güzelliği buluşturan yenilikçi ürünlerle Türkiye'de göz sağlığı, medikal estetik, nörolojik bilimler ve ürolojiden oluşan alanlarda hizmet veriyoruz. Kutup Yıldızları projemiz toplumla kurduğumuz bir köprü olması açısından bizim için büyük bir önem taşıyor. Serebral palsi gibi Türkiye'de dünya ortalamasının üstünde görülen toplumsal bir soruna işaret ediyor olmak en önemli önceliklerimizdendi. Özellikle yüksek risk grubunda bulunan prematüre bebeklerde, erken dönemde teşhis edilerek fizyoterapi ve rehabilitasyon açısından erken müdahaleye başlandığında büyük oranda gelişim sağlanabiliyor. Kutup Yıldızları Projesini kendi imkanları ile gerekli rehabilitasyon desteğine ulaşamayan ailelerin serebral palsi açısından riskli bebeklerine destek olmak amacı ile hayata geçirdik."

Greenhalgh, proje adını belirlerken yön gösteren ve en parlak yıldız olan Kutup Yıldızı'ndan ilham aldıklarını dile getirerek, "Serebral palsili çocuklar bazen gülümseme, adım veya küçücük bir kelimeyle ailelerinin gözünde bir yıldız gibi parlıyor ve onlara yön gösteriyor. Destek sağladığımız her biri birer Kutup Yıldızı olan bebeklerin konuştukları, ilk adımlarını attıkları, desteksiz yürüyebildikleri ve hayata karıştıkları o değerli anların hayalini kuruyoruz." diye konuştu.

– "Bebekler, bin 320 seans rehabilitasyon alacak"

Serebral palsili çocuk annesi olan Ceyda Düvenci de bu çocukların topluma kazandırılmalarının önemine vurgu yaparak, kızının ona "Anne" deyip diyemeyeceğini bile bilemiyorken gerekli rehabilitasyon destekleriyle bugüne kadar süregelen başarı yolculuğunun hikayesini anlattı.

TSÇV Direktörü Nigar Evgin ise dünyada her bin bebekten ortalama 2'sinin serebral palsili olarak dünyaya geldiğini aktararak, Türkiye'de ise bu oranın binde 4'ün üzerinde olduğu bilgisini paylaştı.

Vakıf çalışmalarını ve serebral palsi konusunda hazırlanan bilgileri video sunumu eşliğinde anlatan Evgin, şunları kaydetti:

"Serebral palsiden etkilenen çocukların kimisi konuşamıyor, kimisi yürüyemiyor, kimisi de görme bozukluğu yaşıyor. Pek çok araştırmada 0-3 yaş arası erken dönem deneyimlerinin beyin gelişiminde çok önemli yer aldığı,bu dönemde gelişimin oldukça hızlı olduğu belirtiliyor. Bu sebeple erken müdahale programımız doğumdan üç yaşına kadar olan dönemi kapsıyor. Erken müdahaleyle bu bebeklerin hayatında fark yaratabilmek mümkün. Kutup Yıldızları projesi kapsamında, Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı'nda programa alınan bebekler, bu yıl içinde toplam bin 320 seans rehabilitasyon alacaklar. Bu sene sonuna kadar 30 bebeği bu programa dahil etmeyi hedefliyoruz."