Çocuk İşçiliği

“Çocuklarımızın çalıştırılmaması için gayret gösteriyoruz”

ANKARA (AA) – Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yetkilileri ile çeşitli sivil toplum kuruluşu temsilcileri, “Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü” dolayısıyla Ankara’nın Polatlı ilçesi Sarıoba köyündeki mevsimlik tarım işçilerinin barındığı ve çocuklarına yönelik tesislerin bulunduğu “Mevsimlik Tarım İşçileri Projesi (METİP)” yerleşkesini ziyaret etti.

Çalışma Genel Müdür Vekili Şeref Kazancı, ziyarette yaptığı konuşmada, 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü kapsamında farkındalık çalışmaları yaptıklarını, Sarıoba köyündeki yerleşkede çocuklarla birlikte olduklarını söyledi.

Bakanlık olarak çocuk işçiliğiyle mücadelede 1991’den beri Uluslararası Çalışma Örgütü ile ciddi çalışmalar yürüttüklerini belirten Kazancı, “Çocuk işçiliğiyle mücadeleyi ulusal programla takip ediyoruz. Hükümetimizin de desteğiyle 2023 vizyonuyla ‘Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Ulusal Programı”mızı uygulamaya aldık. İkinci fazını geçen sene başlattık. Burada 80 eylem maddemiz var, 60 kurum, kuruluş ve sosyal taraflarla beraber takip ettiğimiz eylemlerimiz var. Bu kapsamda farkındalık çalışmaları, çocuk işçiliğinin en aza indirilmesi ve sıfırlanması noktasında ciddi çalışmalar içerisindeyiz.” dedi.

Kazancı, mevsimlik tarım işçileriyle alakalı projeleri de bulunduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

“Sarıoba köyünde kurmuş olduğumuz gezici mevsimlik tarım işçilerinin örnek bir yerleşkesi var. Buradaki tesis, yaklaşık 400 hanenin barınabildiği, 200 çadır ve müştemilatın bulunduğu, sosyal alanlar, kreşi, çocukların eğitim anlamında eksikliklerinin tamamlanması noktasında yaptığımız çalışmalar, gezici kütüphanemiz, sağlık birimimiz ile komple örnek bir model teşhir ediyor. O manada burada yine 12 Haziran kapsamında çocuklarımızla bir araya geldik. Onlarla vakit geçireceğiz, yerinde durumu tekrar değerlendireceğiz.”

– “Çocuklarımızın çalıştırılmaması için gayret gösteriyoruz”

Polatlı Kaymakamı Mahmut Nedim Tunçer ise Polatlı’nın, Ankara’nın tarımsal anlamda en büyük ilçesi olduğunu ve bu yüzden buraya çok fazla tarım işçisi geldiğini anlattı.

Tunçer, bu yerleşkenin, tarım isçilerinin gerekli konforunu, rahatlığını sağlamak amacıyla içinde su, elektrik, banyo, mutfak barındırdığını ve her türlü imkana sahip olduğunu ifade etti.

Yerleşkede, çocukların ihtiyaç duyabileceği imkanları sağlamaya çalıştıklarını belirten Tunçer, çocukların çalıştırılmaması için ellerinden gelen gayreti gösterdiklerini bildirdi.

Çocuk maden işçilerinin yaşam mücadelesi: Afgan Kömürü

İSTANBUL (AA) – Yapımcı ve yönetmenliğini Zeynep Keçeciler’in üstlendiği, maden işçisi çocukların yaşam mücadelesini konu alan “Afgan Kömürü” belgeseli, TRT 1 kanalında yayınlanacak.

Yönetmen Zeynep Keçeciler, AA muhabirine yaptığı açıklamada, “Afgan Kömürü” belgeselini, çekim sürecinde karşılaştıkları durumları ve çocukların yaşadıklarını anlattı.

Keçeciler, belgeselde, Afganistan’ın Pakistan sınırına yakın Semengan eyaletine bağlı Tor kasabasındaki “Merek Madenleri”nde çalışmak zorunda kalan çocukların hayat mücadelesine tanıklık ettiklerini söyledi.

Belgesel sinemada maden işçilerinin pek çok defa öykülendiğini belirten Keçeciler, “Afgan Kömürü’nde ise daha önce çekilemeyen, kayda alınamayan bir şey yapıldı. Yaşları 7 ila 16 arasında değişen maden işçisi çocukların yaşam mücadelesi belgelendi.” dedi.

“Şahitlik ettikçe bu öyküyü mutlaka çekmeliyim diye düşündüm”

Keçeciler, belgesel çekimi sırasında şahit olduğu zorlukları şu sözlerle anlattı:

“Bir aya yakın bir süreyi, çocukluğunu yaşayamamış, dünyanın belki de en zorlu coğrafyasında, savaşta babalarını kaybetmiş çocukların, ‘aile babası’ rolünü üstlenmelerine tanıklık etmek benim için hiç de kolay olmadı.

Pek çok defa çekimleri bırakıp dönmeyi düşündüğümü itiraf etmeliyim. Ama sonra ana karakterimiz 9 yaşında küçücük bir çocuk olan Şemsettin’in zorlu yaşam mücadelesine şahitlik ettikçe bu öyküyü mutlaka çekmeliyim diye düşündüm.

500 metre derinliğindeki madene günde 12 defa girip çıkan ve 3 dolara çalışan çocukların çaresizliği karşısında, bizim madende çekim için 22 gün ‘misafir’ olarak kalışımız ve madenin sadece 150 metrelik kısmına inmemizin hiçbir önemi yoktu aslında.”

“Benim için Afgan Kömürü hala bitmemiş bir öyküdür”

“Afgan Kömürü”nün birçok ulusal ve uluslararası festivalden ödülle döndüğünü aktaran yönetmen Zeynep Keçeciler, belgeselin 28’inci Ankara Film Festivali’nde birincilik, Barselona İnsan Hakları Film Festivalin’de Onur Ödülü, Corporate Media & TV Awards Film Festivali’nde ise ikincilik ödülü aldığını dile getirdi.

Afgan Kömürü belgeseliyle aldığı ödüllerin kendisini mutlu ettiğini ifade eden Keçeciler, “Belgeselin aldığı bu ödüllerle hayatta hep kaybeden ‘Kömür Çocukları’ bu defa kazandılar. Yönetmenlik kariyerimde başka ödüllerim de oldu ama Afgan Kömürü’nün ödülleri beni çok mutlu ediyor. ‘Afgan Kömürü’nde Şemsettin, Ali, Hüseyin ve Murtaza’nın sesinin duyulması, kaybedenin aslında kazanan olması beni daha da motive ediyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Keçeciler, belgeselin ulusal ve uluslararası pek çok ödül almasına rağmen amacına ulaşamadığına dikkati çekerek, “Bir belgesel ancak uluslararası kamuoyunda yarattığı farkındalıkla başarı kazanabilir. O yüzden benim için Afgan Kömürü hala bitmemiş bir öyküdür. Ancak o çocukların yaşamını dönüştürdüğü an gerçek bir başarıya ulaşmış olacaktır.” şeklinde konuştu.

Belgesel, 24 Mart’ta saat 00.15’te TRT 1 ekranlarında yayınlanacak.

Belediye işçilerine “Çocuk İşçiliğini Önleme” eğitimi

İSTANBUL (AA) – İstanbul Bilgi Üniversitesi'nce "Çocuk İşçiliğini Önleme" projesi kapsamında Bağcılar Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ve Ruhsat Denetim Müdürlüğü çalışanları için eğitim semineri düzenlendi.

Belediyeden yapılan açıklamada, üniversitenin Santral Kampüsü’nde gerçekleşen seminerde konuşan Prof. Dr. Pınar Uyan Semerci, çocuğa dair algı, çocukluk, çocuk hakları ve çocuğun refahı hakkında konuştu.

Belediye personelinin de sorularla katılımda bulunduğu seminerde, "Hafif iş nedir?", "Ağır ve zor iş nedir?", "Bağcılar’da en çok görülen çocukların çalıştığı işler nedir?" konuları ele alındı.

Bendevi Palandöken: “Çocuk işçiliği ve hakları ile ilgili çalışmalar herkesin asli görevidir.”

ANKARA (AA) – Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Çocuk işçiliği ve hakları ile ilgili çalışmalar herkesin asli görevidir." dedi.

TESK ve Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) iş birliğiyle yürütülen çocuk işçiliğiyle mücadele kapsamında, Çocuk Hakları ve İş İlkeleri Programı, İşyeri Denetleme ve Danışmanlık Gruplarının mevzuatının güncellenmesi amacıyla Grand Ankara Hotel'de çalıştay düzenlendi.

Palandöken, burada yaptığı konuşmada, çocuk işçiliği ve haklarının ülke için olmazsa olmaz bir konu olduğunu söyledi. Palandöken, "Çocuk işçiliğinin ilkelerinin tespitinde ülkemizin fedakarlığı dünyanın göz önünde bulundurması gereken bir mesele. 3,5 milyona yakın insanı çocuklarıyla birlikte Türkiye'de barındırıyoruz ve onların eğitim, iş imkanı ve geleceğiyle ilgili çalışıyoruz." diye konuştu.

UNICEF'in, TESK ve diğer kurumlarla bu alanda çalıştığını aktaran Palandöken, çocuk işçiliği ve hakları ile ilgili çalışmaların herkesin asli görevi olduğunu vurguladı.

Palandöken, UNICEF ile çocuk işçiliğiyle ilgili sorunların nasıl çözüldüğü konusunda ortaklaşa çalıştıklarını ve bu alandaki çalışmaları önemsediklerini belirterek, "Bu alanda hem insani hem de ülkemizin geleceği açısında önemli bir görevi ifa ediyoruz." dedi.

Bu yılın çocuk işçiliğiyle mücadele yılı ilan edildiğini anımsatan Palandöken, "Türkiye önemli bir zaman diliminden geçiyor. Sıkıntılar var ama bunların tamamı gelişmiş ülkelerin geçirdiği evreler. Önemli olan çocuklarımızın geleceği ve bunlarla ilgili yapılacak olanlar." değerlendirmesinde bulundu.

Palandöken, bu gibi projelerin hayata geçirilmesinin ülkenin iyi bir noktaya gelmesi açısından büyük bir öneme sahip olduğunu vurguladı.

– "Çocuk işçiliğiyle mücadele çok katmanlı bir çözüm gerektiriyor"

UNICEF Sosyal Politika Bölüm Başkanı Emre Üçkardeşler, TESK ve UNICEF'in iş birliğinin çocuk işçiliğiyle mücadelede anahtar bir bileşen olduğunu söyledi.

Çocuk hakları ve iş ilkeleri ışığında, nitelikli ve pedagojik formasyonu güçlü bir mesleki teknik eğitim ve çıraklık sisteminin, çocuk işçiliğiyle mücadelede en önemli enstrümanlardan biri olduğunun altını çizen Üçkardeşler, şunları kaydetti:

"Tüm kamu kurumları, meslek örgütleri, belediyeler, sivil toplum kuruluşları ve uluslararası kurumlar çocuk işçiliği konusunda çalışmalarını ve iş birliğini artırdılar. Bizlerde UNICEF olarak her zaman çok önem verdiğimiz bu konu üzerine çalışmalarımızı hızlandırdık. Çok katmanlı bir konu olan çocuk işçiliğiyle mücadele, çok katmanlı bir çözüm gerektiriyor."