Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi

Türkiye yeni dijital uygulamalara hazırlanıyor

Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Ali Taha Koç, Türkiye’ye gelecek dönemde dijital alanda yeni uygulamalar, teknolojiler ve altyapılar kazandırılmasına yönelik çalışmalar yaptıklarını belirtti.

Dijital Gündem tarafından düzenlenen Salgınla Mücadele ve Dijital Dönüşüm konulu üçüncü video konferansta Ali Taha Koç, Bilişim Medyası Derneği, Türkiye Bilişim Derneği, Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği, Bilişim Sanayicileri Derneği, Mobil İletişim Araçları ve Bilgi Teknolojileri İş Adamları Derneği, Mobil Telekomünikasyon Operatörleri Derneği, Yazılım Sanayicileri Derneği, Telekomünikasyon Uydu ve Yayıncılık İş İnsanları Derneği, Teknolojide Kadın Derneği temsilcileriyle bir araya geldi.

Dernek temsilcileri konferansta, bilgi iletişim teknolojilerinde yaşanan sorunlar, bunlara ilişkin görüş ve önerilerini dile getirdiler.

Konferansta yaptığı konuşmada, salgın dolayısıyla tüm insanlığın yaşamı ve çalışma şeklinin değiştiğine işaret eden Koç, “Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sadece bir sağlık riski olmaktan çıkıp siyasi, ekonomik ve sosyal boyutları olan benzersiz bir küresel imtihana dönüştü. Bütün ülkeler bu imtihandan başarıyla çıkamayacaklar. İnşallah Türkiye olarak bu imtihanı hızlı bir çıkışla atlatacağız.” dedi.

Bu süreçte dijital teknolojilerin kullanımının ciddi biçimde arttığını, bunun yanında kullanılan dijital uygulamaların güvenliği konusunun gündeme geldiğini dile getiren Koç, “Türkiye’nin dijital dönüşümü için milli ürünlerin kullanılması konusundaki kırmızı çizgimizin ne kadar doğru bir strateji olduğu kanıtlanmış oldu.” diye konuştu.

“Türkiye, e-devlet uygulamasında AB’de 4’üncü sıraya çıktı”

Türkiye’nin, Avrupa Birliği (AB) tarafından gerçekleştirilen ve birkaç hafta içinde yayımlanacak “AB 2020 Yılı e-devlet Endeks Çalışması’nda, kullanıcı odaklılık konusunda 34 ülke arasında 4’üncü sıraya yükseldiğini belirten Koç, bir önceki değerlendirmede Türkiye’nin 24’üncü sırada yer aldığını, vatandaşa ulaşan bir e-devlet anlayışı varlığının AB tarafından da onaylanacağını vurguladı.

Koç, e-Devlet Kapısının salgınla mücadelede sosyal izolasyonun sağlanmasında çok önemli rol oynadığını, birçok önlemin bu şekilde hayata geçirildiğini söyledi. Ali Taha Koç, “Operatörlerin elektronik abonelik konusunu da çalışıyoruz. Bir yasa tasarımız var. O da yakında gelecek, bu yıl içinde güzel haberlerimiz olacak inşallah.” dedi.

“Araçlarım” uygulaması geliyor

Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Koç, gelecek hafta başına kadar konu bazlı bütünleşik hizmetlere de geçeceklerini bildirdi. Koç, şöyle konuştu:

“Birçok kurumun beraber verdiği hizmeti tek bir araçtan vereceğiz. İlk olarak “araçlarım” uygulaması geliyor. Aracınız varsa aracınızla ilgili her şeye bir noktadan erişebileceksiniz. HGS, OGS, emisyon, vergi, trafik cezası farklı kurumlar tarafından verilen hizmetlerdi. Artık vatandaşımıza konu odaklı ve bütünleşik hizmetler vererek. Endekslerdeki sıramızı daha da yükseltmek istiyoruz.”

“Siber saldırı kaynakları 2,5 kat arttı”

e-Devlet kullanıcı sayısının yaklaşık 47 milyona ulaştığı bilgisini veren Koç, son süreçte sosyoekonomik destek başvurularının yaklaşık 62, eğitim bilişim ağına (EBA) girişlerin yaklaşık 15, sosyal güvenlik kayıt belgesi gibi sorgulamaların yaklaşık 6 kat arttığını söyledi.

Yılın ilk 4 ayında yapılan işlem sayısının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 60 arttığına işaret eden Koç, mart ve nisan aylarında birçok işlemin e-Devlet Kapısı üzerinden yapıldığını bildirdi.

Koç, dijital hizmetlerdeki bu artışla birlikte siber saldırıların da arttığını ve son 2 ayda siber saldırı kaynaklarında 2,5 katlık yükselme tespit edildiğini aktardı.

Türkiye’nin video konferans uygulaması planı

Ali Taha Koç, aşı çalışmalarına yönelik olarak bütün araştırmacılarla yakın çalışma halinde olduklarını, ortaya çıkan maske, yüz siperliği gibi ihtiyaçlara yönelik de birlikte iş yapabilme süreçleri oluşturduklarını ifade etti.

Yerli solunum cihazı örneğinde olduğu gibi farklı paydaşları bir araya getirerek Türkiye’nin bir video konferans uygulamasını oluşturmayı hedeflediklerini belirten Koç, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Video konferans, uzaktan eğitim, iletişim konusu artık hayatımızın olmazsa olmazı. Türkiye’de bunu yapabilen birçok kurumun beraber aynı masada oturup Türkiye’nin video konferans uygulamasını yapma planımız var. Dijital Dönüşüm Ofisi olarak buna önderlik edeceğiz. Bütün kurumları toplayıp ihtiyaçlarımızı gidereceğiz.

Milli İletişim Platformu dediğimiz bir platformla beraber e-mail, chat, bulut yazılımlarını birleştiren bir platform üzerinde çalışmalarımız devam ediyor. Kovid-19 süreci dolayısıyla her şeyi biraz ileriye attık. Önceliğimizi bu sürece verdik.”

Yapay zekayla hastalık tahmini

Büyük veri ve yapay zeka uygulamalarının da gündemlerinde olduğunu anlatan Koç, ofis olarak akciğer grafisi üzerinden hastalığa yakalanıp yakalanılmadığını tahmin eden bir algoritma geliştirdiklerini söyledi.

Koç, MR görüntülerinden beyin tümörü teşhisi konusunda bir algoritma geliştirip kullanmaya başladıklarını, bu tür uygulamaları karar süreçlerini desteklemek amacıyla gündeme aldıklarını belirtti.

Ayrıca, hız ve uçtan uca gecikme konusundaki ihtiyaçları fiber altyapı yatırımlarıyla karşılamayı amaçladıklarını kaydeden Koç, “Salgın süreci sonrasında Türkiye’de fiber altyapı yaygınlaştırma kampanyası yapmayı planlıyoruz, bu konuda çalışmalarımız sürüyor.” dedi.

Türkiye evde kaldı kamu hizmetini 'e-Devlet'ten aldı

ANKARA (AA) – Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Ali Taha Koç, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinde birçok kamu hizmetinin daha e-Devlet Kapısı’ndan (turkiye.gov.tr) verilmeye başlandığını belirterek, “Şubat-mart aylarının verileri karşılaştırılarak en çok kullanılan hizmetler sıralandığında karşımıza çarpıcı rakamlar çıkıyor.” dedi.

Koç, AA muhabirine, Kovid-19 salgını sebebiyle vatandaşların evde kaldıkları sürede kamu hizmetlerinden yararlanmak için geçmiş dönemlere göre Türkiye’nin dijital portalı “turkiye.gov.tr”yi çok daha fazla kullandıklarını söyledi.

Salgının Türkiye’de görüldüğü mart ayı ile bir önceki ayda e-Devlet kullanımını karşılaştıran Koç, “Vatandaşlarımızın evde kaldıkları son dönemde dijital hizmetlerin kullanımı artış gösterdi. e-Devlet Kapısı’ndan sunulan 5 binden fazla hizmet sayesinde birçok işlem evden yapılmaya başlandı. Şubat-mart aylarının verileri karşılaştırılarak en çok kullanılan hizmetler sıralandığında karşımıza çarpıcı rakamlar çıkıyor.” diye konuştu.

Eğitim Bilişim Ağı (EBA) için, e-Devlet Kapısı üzerinden şubat ayında 25 bin 186 sorgulama yapılırken, bu sayının martta yaklaşık 30 kat artarak 766 bin 491’e yükseldiğini ifade eden Koç, şu bilgileri verdi:

“TÜRKSAT Şebeke Sorgulama Hizmeti bu yıl şubatta 2 bin 229 kez sorgulanırken, martta bu sayı 37 bin 684 oldu. Yine en çok kullanılan hizmetlerden Sosyal Güvenlik Kayıt Belgesi, şubat ayında 132 bin 368 kez sorgulanırken, bu rakam martta 598 bin 565’e yükseldi. Tapu bilgisi, doğal gaz abonelik sözleşmesi gibi sorgulamalarda da artış oldu. Bu dönemde sosyal destek başvuruları 3 kat arttı. Bu sene şubatta 87 bin 789 kez sorgulanan ‘Alo 183’ Sosyal Destek Başvuru ve Takibi Hizmeti mart ayında 245 bin 861 kez sorgulandı. Vatandaşlarımızın rapor geçerlilik sürelerini takip edebildiği İlaç Kullanım Süresi Hizmeti de şubatta 1 milyon 182 bin 775 kez sorgulamaya tabi tutulurken, martta bu rakam 2 milyon 2 bin 972’ye yükseldi.” ifadelerini kullandı.

Maske talebi ve Seyahat İzin Belgesi de “e-Devlet”te

Kovid-19 salgını döneminde virüsten korunmak için maskenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Koç, “Bu dönemde bazı fırsatçıların ederinin çok üzerinde sanal alışveriş sitelerinde maske satmaya başladıklarını biliyoruz. Yine, ‘Maske kazandınız, hemen tıklayın’ gibi oltalama saldırılarıyla kişilerin verileri ele geçirilmeye çalışılıyor. Bu fırsatçılığa karşı olarak devletimiz belirli alanlarda takılması zorunlu hale gelen maskeleri ücretsiz vatandaşımızın evlerine gönderiyor. Biz de işlemleri kolaylaştırmak adına başvuru işlemini e-Devlet Kapısı’na taşıdık. Bu sayede vatandaşlarımız e-Devlet Kapısı’na girerek kendileri ve aynı evde yaşayan yakınları için adreslerine maske talebinde bulunabiliyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Vatandaşların sistem üzerinden haftada en fazla 1 paket (5 adet) maske talebinde bulunabildiğini aktaran Koç, talep için aranan tek şartın da 20 ile 65 yaş aralığında bulunmak olduğunu dile getirdi.

Koç, hizmete “https://basvuru.turkiye.gov.tr” bağlantısından ulaşılabildiğini anımsattı.

İçişleri Bakanlığınca alınan tedbirler kapsamında şehirler arası seyahatin sınırlamaya tabi olmasının ardından hızlıca “Seyahat İzin Belgesi” hizmetini de e-Devlet Kapısı’na eklediklerine işaret eden Koç, şöyle konuştu:

“e-Devlet Kapısı bu açıdan bakıldığında yaşayan ve sürekli gelişen bir yer. Biz burada 5 binden fazla hizmeti vatandaşımızla buluşturuyoruz. İşlemlerin hızlı ve kolay bir şekilde yapılabilmesi için var gücümüzle çalışıyor ve ihtiyaçlar doğrultusunda yeni hizmetleri e-Devlet Kapısı’na ekliyoruz.”

Dolandırıcı internet siteleri ve sahte sosyal medya reklamlarına dikkat

Son dönemde Kovid-19 ile ilgili oldukça fazla alan adı alındığını tespit ettiklerini belirten Koç, “Özellikle Kovid-19 karşısında direnci artıracak ilaçlar ile zaman zaman temininde güçlük çekilen maske, kolonya gibi ürünlere ilişkin reklamlar verildiğini görüyoruz. Kısa mesajlar, web sayfaları ve sosyal medya üzerinden yayınlanan bu reklamlar ile vatandaşlarımız zararlı sitelere yönlendirilerek oltalama tekniğiyle bilgilerinin çalınması riski taşıyor. Vatandaşlarımızın bu sitelere ve kısa mesajla iletilen bağlantılara dikkat etmesi gerektiğinin altını önemle çiziyoruz. Bu yüzden vatandaşlarımızın resmi kaynaklar haricinde yapılan paylaşımlara itibar etmemesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Kovid-19 salgını sürecinde propaganda ve dezenformasyona kapılmamak için herkesin dikkatli olması gerektiğine dikkati çeken Koç, şöyle devam etti:

“Dijital Dönüşüm Ofisi olarak bu sıkıntılı dönemde yanlış bilgilendirmelerin önüne geçebilmek için birtakım çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Biz de sosyal medya hesaplarımızdan vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştıracak, onların ihtiyaçlarını karşılayabilecek e-Devlet Kapısı hizmetleriyle ve dijital tehditlere karşı ne gibi önlemler almaları gerektiğiyle ilgili paylaşımlar yapıyoruz.”

Koç, vatandaşların doğru bilgiye ulaşabilmeleri için Türkiye’de ve dünyada Kovid-19 virüsünün yayılımının takip edilebileceği bir sayfa oluşturdukları bilgisini vererek, vatandaşların “https://corona.cbddo.gov.tr” adresinden gerekli bilgilere erişebileceklerini bildirdi.

Halkın bu zorlu dönemde evlerinden ayrılma ihtiyacını azaltmak üzere, ihtiyaç duydukları hizmetlerin e-Devlet Kapısı üzerinden kullanmasının önem taşıdığını vurgulayan Koç, şunları kaydetti:

“Bu konuda, e-Devlet’te kaydı bulunan tüm vatandaşlarımıza, mümkün olan bütün işlemleri için e-Devlet Kapısı’nı kullanmalarına yönelik e-posta gönderdik. Benzer içerikte bir bilgilendirme mesajını e-Devlet Kapısı açılış sayfasına ekledik. Bunlara ek olarak, vatandaşlarımızın günlük hayatını kolaylaştıracak e-Devlet Kapısı hizmetlerini de yine sosyal medya hesaplarımızda duyurmaya devam ediyoruz.”

Muhabir: Sefa Şengül

Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisinden vatandaşlara 'veri güvenliği' uyarısı

ANKARA (AA) – Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisinin, Twitter sayfasından yapılan paylaşımda, bu yıl koronavirüsle ilgili 4 bine yakın alan adı alındığı, bunlardan yüzde 8’inin zararlı içerik barındırdığı bildirildi.

Zararlı internet siteleri üzerinden oltalama tekniğiyle kişisel bilgilerin çalınabileceği belirtilen paylaşımda, “Bu sitelere ve kısa mesajla iletilen bağlantılara dikkat edin. Sadece resmi kaynakları takip ederek önleminizi alın.” uyarısı yapıldı.

Paylaşımda yer alan videoda da zararlı internet siteleri üzerinden kişisel verilere ulaşmaya çalışanların kullandığı yöntemler anlatıldı.

Kocaeli'de Ulusal Yapay Zeka Stratejisi Çalıştayı düzenlendi

KOCAELİ (AA) – Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Ali Taha Koç, "Türkiye'nin verisi Türkiye'de kalacak. Bu anlamda da verilerimizi koruduğumuz gibi ulusal verilerimizle oluşturulmuş yapay zeka modellerimizi ve algoritmalarımızı da korumamız gerekiyor." dedi.

Koç, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisinin iş birliğiyle Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank'ın katılımıyla TÜBİTAK Gebze Kampüsü'nde düzenlenen Ulusal Yapay Zeka Stratejisi Çalıştayı'nda konuşan Koç, teknolojiyi sadece tüketen değil, aynı zamanda üreten bir Türkiye olmak için yola çıktıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından verilen vizyon ve stratejiler kapsamında kamu kurumu hizmetlerinin verimliliğini artırmak ve kamunun dijital dönüşümünü sağlamak için görevlendirildiklerini ifade eden Koç, bu günlerde devletlerin en önemli güçlerinden birinin veri olduğunu dile getirdi. Koç, dijital çağda sadece veriye değil, veriden değer üretmeye yönelik bir yönetişim anlayışıyla çalıştıklarını aktararak şöyle devam etti:

"Veriden değer üretmenin en önemli yöntemlerinden birisi de yapay zeka teknolojileri. Yapay zeka veriye dayalı bir sistem. Çağımızın ham petrolü olarak değerlendirilen veri, yapay zeka sistemlerinin hem eğitilmesinde hem de test edilmesinde kullanılan bir kaynaktır. Bu gereklilik bize verilerin doğru sınıflandırılması ve doğru etiketlendirilmesi sonuçlarını çıkarıyor. Veriniz doğru etiketlendirilmezse ve doğru sınıflandırılmazsa ne yazık ki doğru şekilde kullanılamıyor."

– "Yapay zeka algoritmalarımızın güvenliğini nasıl sağlayacağız?"

Dünyadaki yapay zeka gelişmelerinden bahseden Koç, yapay zeka algoritmalarının ne kadar güvenilir olduğunun çalıştayda tartışılması gerektiğini belirterek şunları söyledi:

"Biz ofis olarak Türkiye'nin verisi Türkiye'de kalacak diyoruz. Bu anlamda da verilerimizi koruduğumuz gibi ulusal verilerimizle oluşturulmuş yapay zeka modellerimizi ve algoritmalarımızı da korumamız gerekiyor çünkü yapılan saldırılarla bu algoritmaların önlenebilir, çalınabilir ve aynı zamanda bu algoritmamızı oluşturan ulusal verilerimizin tersine mühendislikle ele geçirilme konusu da bir sorun. Bundan dolayı da yapacağımız şeylerden en önemlilerinden biri, yapay zeka algoritmalarımızın güvenliğini nasıl sağlayacağız? Yapay zeka algoritmalarımızın da aynı şekilde güvenliğini sağlamak zorundayız."

– Yapay zekanın sağlık alanında kullanılmasının etik boyutları

Koç, yapay zeka sistemlerinin özellikle sağlık alanında bir karar destek sistemi olarak kullanılabileceğine işaret ederek şöyle konuştu:

"Biz yapay zeka algoritmalarıyla genom araştırmalarına başladığımız zaman belki koronavirüse, belki kansere tedavi bulabileceğiz ama yapay zeka algoritmalarının çıkardığı sonuçlarla belki de bir biyolojik silah yapılacak. Bundan dolayı yapay zekanın sağlık alanında kullanılmasının etik boyutlarını da tartışıp bir sonuca bağlamamız gerekiyor. Yapay zeka algoritmalarımızın doğru çalışabilmesi için etik ve hukuk dışında en önemli şeylerden biri, açık ve verimli çalışabilme olanağı. Açık veriye sahip olabilmemiz gerekiyor. Yapay zeka algoritmalarının kullanımının toplumsal uyuma katkı sağlayarak ayrımcılığı ortadan kaldıracağı düşünülüyor. Bunun yanında yapay zeka teknolojilerine eşit erişebilme imkanı… Eşit erişme imkanı tanıyarak küresel adaleti de sağlaması yolunda paradigma değişimli bir teknolojisi olduğunu düşünüyoruz. Nasıl Cumhurbaşkanımızın 'Dünya 5'ten büyüktür.' diyorsa biz de yapay zeka anlamında dünyanın bu konularında en gelişmiş 2 ülkesinden daha büyük olduğunu söylüyoruz. Bunların dünyadaki insanlığın refahı açısından çalışılması gereken bir teknoloji olduğunu düşünüyoruz."

– "Yapay zeka dijital dönüşüm alanının da en önemli paydaşlarından biri"

Yapay zekanın her alanda olduğu gibi dijital dönüşüm alanının da en önemli paydaşlarından olduğuna dikkati çeken Koç, şunları kaydetti:

"Yapay zekanın kullanımının artmasıyla şeffaflık, güvenlik ve hesap verilebilirliğin nasıl sağlanacağı konusunda çeşitli endişeler doğdu. Ortaya çıkabilecek endişelerin giderilebilmesi için öncelikle bu sistemin insan merkezli olması lazım, adil olması lazım, toplumsal refahı artırıcı olması lazım, şeffaf, güvenilir, hesap verebilir, veriden değer üreten, ulusal ve etik değerlere bağlı olması gerekiyor. Odağında insan ve etik değerler olması gereken yapay zeka stratejimizde yapay zeka ekosistemi oluşturarak hedefimiz Türkiye'de sürdürülebilir ve üretim tabanlı bir ortam oluşturmak, veriye erişimin ve paylaşımın çerçevesini tamamlayarak ülkemizde yapay zeka üzerine yapılacak çalışmaların önünü açmak, yapay zeka teknolojilerinin kullanımını yaygınlaştırarak öncelikle kamuda iş ve iş süreçlerinin verimliliğini artırmak, nitelikli insan gücü yetiştirerek yapay zeka ekosistemini sürdürülebilir kılmak, üretilecek her yapay zeka sisteminin insanlık faydasını artırıp ve refahını sağlamak gibi zorunluluklarımız var."

Yarın sona erecek çalıştaya, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, Kocaeli Valisi Hüseyin Aksoy, Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın ve çok sayıda bilim insanı katıldı.