Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi

Milli Kütüphanenin kitap sayısı arttı

ANKARA(AA) – Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü Hamdi Turşucu, Milli Kütüphanenin kitap sayısının azaldığı yönündeki iddialara ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Milli Kütüphanenin kitap sayısının 2018’den 2019’a göre yaklaşık 20 bin azaldığına yönelik iddialar var. Bu konu hakkında neler söylemek istersiniz?

Milli Kütüphane koleksiyonunda azalma olduğu ile ilgili çıkan haberler gerçeği yansıtmamaktadır. Üzücü olan bir süreden beri hem medyada hem de sosyal medyada çıkan bu habere karşı Genel Müdürlüğümüz ve ilgili STK’lar gerekli açıklamaları yapmalarına rağmen aynı haberin ve sorgulamanın yapılmış olmasıdır.

Söz konusu durum, 2018’de Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Milli Kütüphane ve Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü hizmetleri aynı çatı altında toplanınca, Milli Kütüphane uhdesindeki yazma ve basma nadir eser niteliğindeki kitapların öteden beri Yazma Eserler Bölge Müdürlüğüne bekleyen devir mevzusudur. Yani yazma ve basma nadir kitapların hem mevzuat, uzmanlık gereği hem de aynı bina içerisindeki ilgili bölge müdürlüğü envanterinde gösterilmesi meselesidir.

Buna göre 27 bin 255 yazma eser, 89 bin 599 basma nadir eser olmak üzere toplam 116 bin 854 kitap resmi kayıt üzerinde Milli Kütüphaneden Bakanlığımız Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Ankara Bölge Müdürlüğüne devredildi. Böyle olunca Milli Kütüphane 2019 istatistiklerinde 116 bin 854 eksik gözükmesi gayet tabii, ancak 2019’da 97 bin 117 kitap daha envantere dahil olunca 19 bin 737 kitap eksikmiş gibi görünmektedir.

Milli Kütüphane envanterinde görünen 116 bin 854 yazma ve basma nadir kitap yine bina içerisinde kullanımımızda olan Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Ankara Bölge Müdürlüğü envanterindedir. Bu kitapların dışında 97 bin 117 kitabın daha Milli Kütüphane envanterine dahil olduğunu ve toplam kitap sayımızın 1 milyon 443 bin 751’e ulaştığını ifade edebiliriz. Mamafih bir eksilmeden değil 97 bin 117 kitap artışından bahsedebiliriz.

Milli kütüphane üye sayısında artış

Milli Kütüphanenin üye sayısının TÜİK rakamlarına göre 2018’e göre 2019’da arttığı görülüyor. Bu artışın sebebi nedir?

Bu konunun izahı aslında çok basit. 2019’a gelene kadar, 2018 yılı da dahil olmak üzere, TÜİK’e sadece o yıl içerisinde üye olanların sayısı verilmiş. Ama bir veya daha önceki yıllarda Milli Kütüphanemize üye olup aktif üyelikleri devam edenler son yılın üye sayısına eklenip sayı bildirilmemiş. Bu da doğal olarak aktif üye sayımızın düşük görülmesine sebep olmuş. Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü olarak aynen halk kütüphanesi üyelerinde olduğu gibi Milli Kütüphane üyelerinde de toplam aktif üyelerimizin sayısını üye sayısı olarak açıklamaya başladık. 2019 yılı sonu itibarıyla Milli Kütüphanenin aktif üye sayısı 137 bin 14’tür.

Halk kütüphanesi sayısı 1196

Adnan Ötüken İl Halk Kütüphanesi ve halk kütüphanelerindeki kitap sayısına ilişkin iddialar da var. Halk kütüphanelerinde kitap sayıları ve üye sayınız hakkında bilgi verebilir misiniz?

Zaman içerisinde bir dönem yerel yönetimlere 300’ün üzerinde halk kütüphanesi devredildi. Ancak son yıllarda hiçbir kütüphane devredilmedi ve 2012’de 1112 olan kütüphane sayısı an itibarıyla 1196’ya ulaştı. Son 2-3 yıldır yıllık ortalama 20 yeni halk kütüphanesi açıldı. Bu devirlerden kaynaklanan Bakanlığımız halk kütüphanelerinde bir azalma görülmüş olmakla, TÜİK istatistiklerinde yer almayan ülke genelinde binin üzerinde Belediye Halk Kütüphanelerine dikkat çekmek gerekir. Aslında totalde ülkemizde halk kütüphanelerinin azalması söz konusu değildir. Çünkü Bakanlığımız halk kütüphaneleri yanında yine halk kütüphanesi olan yerel yönetimlerin kütüphaneleri dikkate alınmamaktadır.

Bakanlığımız, belediyeler, üniversiteler, kamu kurum ve kuruluşları ile okul kütüphanelerini dikkate aldığımızda ülkemizde 30 binin üzerinde kütüphane, vatandaşlarımızın okuma kültürü ve bilgiye erişimi açısından ciddi bir kültürel katkı sağlıyor. Ayrıca kütüphaneler sadece sayılar üzerinden bakmak da yaptığımız güzel işleri gölgelemektedir. Özellikle son 5-6 sene içerisinde halk kütüphanelerimizin oturma kapasiteleri yaklaşık yüzde 50 civarında yükselmiş, hizmet çeşitliliği ve kalitesi arttırılarak halk kütüphaneleri Etkin Kütüphane kavramı ile buluşturulup adeta içerisinde kültür merkezi, halk eğitim merkezi ve sanatsal faaliyetlerin yapıldığı mekanlar haline getirildi.

Milli Kütüphane koleksiyonunda azalma iddiası gibi halk kütüphanelerindeki koleksiyon konusu da izahı basit bir meseledir. 2018’de Adnan Ötüken İl Halk Kütüphanesinin yaklaşık 800 bin kitabı derleme fonksiyonu ile Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesine devredildi. Neticede bu kitaplar yine Ankara’da başka bir kütüphanede halkımızın kullanımına sunuldu. Halk kütüphanelerimize son yıllarda yılda yaklaşık 1 milyon kitap, merkezi satın alma yoluyla alındı.

2019 yıl sonu itibarıyla halk kütüphanelerindeki kitap sayısı 20 milyon 742 bin oldu. 2018 ve 2019’da halk kütüphanelerine 2,5 milyonun üzerinde kitap satın alındı. 2018’de devredilen kitaplara rağmen yeni satın almalarla beraber kitap sayımızda artış yaşandı. Kamuoyunun son 5 yıl içerisinde 800 binden 4 milyona çıkan halk kütüphanesi üye sayımızı ve 4 milyondan 13 milyona çıkan ödünç kitap alma sayımızı da görmelerini temenni ediyorum. Bunun yanı sıra ilklerini yaptığımız ve yapacağımız Havaalanı Kütüphanesi, Gar Kütüphanesi, Bebek Kütüphaneleri ve AVM Kütüphanelerini de kamuoyunun dikkatine sunuyorum.

Tüm coğrafi veriler kayıt altına alınacak

ANKARA (AA) – Coğrafi verilere erişim ve paylaşım tek bir noktadan sağlanacak, mükerrer coğrafi veri üretimi önlenecek, tüm coğrafi verilerin kayıt altına alınması sağlanacak.

Coğrafi Bilgi Sistemleri Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, Resmi Gazete'de yayımlandı.

Buna göre, coğrafi verilerin analiz edilmesiyle doğru kararlar alınarak ülkenin kalkınmasına katkı sağlanacak. Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu ancak henüz üretilmeyen coğrafi veriler üretilebilecek.

Coğrafi verilere erişim ve paylaşım tek bir noktadan sağlanacak, mükerrer coğrafi veri üretimi önlenecek, maliyetler azaltılacak, tüm coğrafi veriler kayıt altına alınacak.

Kamu kurumlarınca, kamu kaynağı kullanılarak üretilen coğrafi verilerin paydaş diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mahalli idarelerle hızlı, güncel ve güvenli bir şekilde paylaşılması sağlanacak.

657 sayılı kanun kapsamında ihdas edilen coğrafi bilgi sistemleri uzmanlığı ve uzman yardımcılığı kadrolarıyla tüm kamu kurumlarında ihtiyaç duyulan yetişmiş insan kaynağı sağlanacak.

Bu alanda hedef belirlemek ve kurumlar arasında koordinasyon sağlamak üzere kurullar oluşturulacak.

Türkiye Coğrafi Bilgi Sistemi Kurulunca onaylanacak Ulusal Coğrafi Veri Sorumluluk Matrisinde yer alan coğrafi veriler, özel kurum, kuruluşlar ve üniversitelerle bedelsiz paylaşılacak.

Gerçek ve tüzel kişilerin, Ulusal Coğrafi Veri Matrisi kapsamındaki coğrafi verileri toplaması, üretmesi, paylaşması Çevre ve Şehircilik Bakanlığının iznine tabi olacak.

– Coğrafi Bilgi Sistemleri

Yeryüzüne ait tüm coğrafi bilgilerin bilgisayar ortamına aktarılıp sorgulanması ve analiz edilmesini sağlayan Coğrafi Bilgi Sistemleri, toplumların karşılaştığı problemlere kalıcı çözümler üretmek adına hayatın her safhasında kullanılan önemli bir bilgi teknolojisi olarak tanımlanıyor.

İnsanların çevrelerinde görüp merak ettiği doğal yapılar başta olmak üzere, trafik ve hava durumundan, binaların yaşına ve fiziksel durumuna kadar birçok bilgiyi içeren coğrafi verilere, Coğrafi Bilgi Sistemi altyapısı üzerinden erişiliyor.

Türkiye'nin tüm tarım, orman, korunacak hassas alanları, dere yatakları, afet haritaları, kara yolları ağı, elektrik, doğal gaz, su altyapıları, toprak envanteri, istasyonları, yeşil alanları, donatı alanları, imar planlarındaki emsal bilgileri, en yakın kamu tesisleri, okullardaki öğrenci, öğretmen sayıları ve hastanelerdeki doktorlara kadar her türlü veriye erişim, e-Devlet uygulamalarında olduğu gibi gibi tek noktadan sağlanacak ve Coğrafi Bilgi Sistemleri ile veriye erişim kolaylaşacak.

Coğrafi Bilgi Sistemleri ile bölgelerde yetiştirilebilecek tarım ürünlerinden, pikniğe gidilebilecek orman alanlarına kadar pek çok bilgiye ulaşılabilecek.

Türkiye Adalet Akademisi kuruldu

ANKARA (AA) – Resmi Gazete’de yer alan 34 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Türkiye Adalet Akademisinin kuruluş, görev ve yetkilerine ilişkin usul ve esaslar düzenlendi.

Buna göre, kamu tüzel kişiliği haiz, bilimsel, idari ve mali özerkliğe sahip olacak Akademi, Başkanlık ve Danışma Kurulundan oluşacak.

Akademi’nin merkezi Ankara’da olacak, uzmanlık esasına göre eğitim, öğretim, araştırma ve uygulama birimleri oluşturulabilecek.

Başkan ve daire başkanlıklarından oluşacak Akademi, Adalet Bakanlığına bağlı çalışacak.

Akademide eğitim programları düzenlenecek

Akademi, hakim ve savcı adayları ile hakim ve savcılara yönelik eğitim programları düzenleyecek, talepleri halinde noterler ve avukatlar ile eğitim ve öğretim hizmetlerinden faydalanması uygun görülen kişilere yönelik de eğitim verebilecek.

Ayrıca hukuk ve adalet alanını ilgilendiren konularda uzmanlık ve sertifika programları ile kurs, seminer, sempozyum, konferans ve benzeri etkinlikler düzenleyebilecek olan Akademi, bilgi bankası ve kütüphane kurarak, görev alanıyla ilgili yayınlar yapabilecek.

Akademi bünyesinde oluşturulacak Danışma Kurulu ise Adalet Bakanının görevlendirdiği bakan yardımcısının başkanlığında, Bakanlıkta görev yapan üst kademe kamu yöneticileri arasından Bakanın belirlediği üç üye ile üç yıl için belirlenen üyelerden oluşacak.

Danışma Kurulunda; Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) tarafından bölge adliye ve bölge idare mahkemelerinde görev yapan hakimler arasından seçilen birer kişi, birinci sınıfa ayrılmış olmak kaydıyla adli ve idari yargı ilk derece mahkemelerinde görev yapan hakimler arasından seçilen birer kişi, Cumhuriyet savcıları arasından seçilen bir kişi, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından üniversitelerin hukuk fakültelerinde ve eğitim bilimleri alanında görev yapan öğretim üyeleri arasından seçilen birer kişi üç yıl süreyle görev yapacak.

Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu, Yargıtay üyeleri arasından üç kişiyi, Danıştay Başkanlık Kurulu, Danıştay üyeleri arasından iki kişiyi ve HSK kendi üyeleri arasından bir kişiyi üç yıl için Danışma Kurulu üyesi olarak belirleyebilecek.

Süreli olarak seçilen üyenin herhangi bir sebeple üyelikten ayrılması halinde, yeni seçilecek üye, yerine seçildiği üyenin kalan süresini tamamlayacak.

Danışma Kurulu, yılda en az iki kez toplanacak ve toplantı gündemi Danışma Kurulu Başkanı tarafından belirlenecek. Akademi Başkanı toplantılara katılarak faaliyetleri hakkında Danışma Kurulunu bilgilendirecek ve toplantılara alanında uzman kişiler ile kamu veya özel kurum ve kuruluş temsilcileri de davet edilebilecek.

Danışma Kurulu, eğitim planları ve yıllık faaliyetler, eğitim ve öğretim faaliyetleriyle ilgili strateji ve hedefler ile Akademi faaliyetlerinde karşılaşılan sorunların çözümü ve görev alanına giren diğer konularda önerilerde bulunabilecek.

Meslekte fiilen 8 yılını tamamlamış hakim ve savcılar, öğretim elemanı olarak görev yapmak üzere Bakan tarafından, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu hükümleri uyarınca Akademiye atanabilecek veya görevlendirilebilecek.

Yükseköğretim kuramlarında görevli öğretim üyeleri ve öğretim görevlileri ile araştırma görevlileri de Akademide öğretim elemanı olarak görevlendirilebilecek. Ayrıca Akademi Başkanının talebi üzerine yetkili makamlarca uygun görülen yeteri kadar Yargıtay ve Danıştay üyesi, hakim ve savcılar, avukatlar, noterler ile alanında uzman kişiler de Akademi de ders verebilecek.

Hakim ve savcılar, avukatlar, noterler ve alanında uzman kişilerin görevlendirilmeleri için meslekte fiilen 5 yılını tamamlamış olmaları şartı aranacak. Bu kişiler ders verdikleri günlerde izinli sayılacak.

Hakim ve savcı adayları ile hakim ve savcılara yönelik eğitim programları hariç olmak üzere Akademi hizmetleri ücretli olacak ve Akademi tarafından yatılı tesisler kurulacak.

Akademinin gelirleri

Akademinin gelirleri genel bütçeden yapılacak Hazine yardımları, her türlü yardım, bağış ve vasiyetler ile yapılacak eğitim, öğretim ve diğer hizmetlerden alınacak ücretler, yayın gelirleri, taşınır veya taşınmaz malların gelirleri ile bu gelirlerin nemalandırılması suretiyle elde edilecek gelirlerden oluşacak.

Akademinin denetimi ise adalet müfettişlerince yapılacak.

182 kadro ihdas edildi

Söz konusu kararname ile Hakim ve Savcı Eğitim Merkezi kapatılırken, Türkiye Adalet Akademisine 182 kadro ihdas edildi. İhdas edilen kadrolar arasında 40 sürekli işçi kadrosu da bulunuyor.

Resmi Gazete’de 31 Temmuz 2003 tarihinde yayımlanan 4954 sayılı kanunla kurulan Türkiye Adalet Akademisi, 9 Temmuz 2018 tarihinde yayımlanan 703 sayılı Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılmıştı.

Akademinin kapatılmasının ardından söz konusu KHK ile Hakim ve Savcı Eğitim Merkezinin kurulması kararlaştırılmıştı.

Bakan Gül’den ‘Adalet Akademisi’ paylaşımı

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Türkiye Adalet Akademisinin, yargının insan kaynağını nicelik ve nitelik olarak yükseltme hedeflerine büyük katkı sağlayacağını bildirdi.

Yeniden ve daha güçlü bir vizyonla kurulan Türkiye Adalet Akademisi ülkemize, milletimize, adalet teşkilatına ve hakim-savcı adaylarına hayırlı olsun. Yeni Adalet Akademisi, yargının insan kaynağını nicelik ve nitelik olarak yükseltme hedefimize büyük katkı sağlayacaktır.

— Abdulhamit Gül (@abdulhamitgul) 2 Mayıs 2019

Bakan Gül, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “Yeniden ve daha güçlü bir vizyonla kurulan Türkiye Adalet Akademisi ülkemize, milletimize, adalet teşkilatına ve hakim-savcı adaylarına hayırlı olsun. Yeni Adalet Akademisi, yargının insan kaynağını nicelik ve nitelik olarak yükseltme hedefimize büyük katkı sağlayacaktır.” ifadelerini kullandı.

Sanayi ve Teknoloji bakan yardımcılıklarına atama

ANKARA (AA) – Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcılıklarına Hasan Büyükdede, Dr. Çetin Ali Dönmez ve Mehmet Fatih Kacır atandı.

Cumhurbaşkanlığı kararnamesine göre, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcılığına yapılan atamalar Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında yayımlandı.

Buna göre, Bakan Yardımcılığına Hasan Büyükdede, Dr. Çetin Ali Dönmez ve Mehmet Fatih Kacır atandı.

Bakan yardımcılığıyla görevlendirilmesinin yanı sıra Cumhurbaşkanı Başdanışmanlığına da ataması yapılan Hasan Büyükdede, İstanbul Teknik Üniversitesi mezunu. Makine ve Uçak Yüksek Mühendisi olan Büyükdede, halen İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclis Başkan Vekili ve MÜSİAD Yüksek İstişare Kurulu Üyesi.

Türkiye'nin en büyük sanayi kümelenmesi olan Savunma, Uzay ve Havacılık alanında faaliyet gösteren SAHA İstanbul'un kurucuları arasında yer alan Büyükdede, İstanbul İl Genel Meclisi Başkanı ve İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkan Vekili gibi görevler de üstleniyor.

Hasan Büyükdede, bakanlığın yeni yapılanmasında sanayi kolu ve faaliyetlerinden sorumlu bakan yardımcısı olacak.

– Destekler ve planlama kolundan sorumlu olacak

Dr. Çetin Ali Dönmez ise Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği mezunu, mühendis kökenli finans ve ekonomi uzmanı. İbn Haldun Üniversitesi İşletme Bölümü öğretim üyesi Dönmez, Borsa İstanbul’un risk yönetim birimi ile vadeli işlem ve opsiyon borsasının kuruluşunda etkin rol aldı.

Borsa İstanbul'un elektronik altyapısının geliştirilmesi ve dönüşümüne katkıda bulunan Dönmez, yeni yapılanmada finans, destekler ve planlama kolundan sorumlu olacak.

– "Milli Teknoloji" hamlesinin koordinasyonunda görev alacak

TÜBİTAK Bilim Kurulu Üyesi Mehmet Fatih Kacır ise Boğaziçi Üniversitesi'nden mezun oldu. Mevkidaşı Dönmez gibi endüstri mühendisi olan 34 yaşındaki Kacır, farklı sektörlerde şirketler kurmuş bir girişimci.

Türkiye Teknoloji Takımı Vakfının kurucu başkanı olan Kacır, "Geleceğin Teknoloji Yıldızları", "Deneyap Teknoloji Atölyeleri" ve "Teknofest" gibi projelerin öncülüğünü yaptı. "Milli Teknoloji" ve "Stratejik Dönüşüm" koluna bağlı birimlerden sorumlu olacak Mehmet Fatih Kacır, Türkiye'nin teknolojik dönüşümü ve gerçek katma değerli üretimi yakalayabilmesi için tüm ülkede başlatılacak "Milli Teknoloji" hamlesinin koordinasyonunda görev alacak.