Danimarka

Danimarka Türk Diyanet Vakfının ney kursuna ilgi yoğun – KOPENHAG

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Ney kursundan detay görüntüler
– Kursiyerlerden Sultan Öksüm ile röportaj
– Kursiyerlerden İbrahim Aslan ile röportaj
– Eğitmen Dr. İrfan Yiğit ile röportaj
– Kopenhag Din Hizmetleri Müşaviri Hüseyin Gündoğar ile röportaj Danimarka Türk Diyanet Vakfının ney kursuna ilgi yoğun
KOPENHAG (AA) – Türk-İslam sanatlarına ilişkin kursların yaygınlaşmasını amaçlayan Danimarka Türk Diyanet Vakfının (DTDV) ney kursu, yoğun talep görüyor.

Danimarka Türk Diyanet Vakfı, hem verdiği hizmetlerini çeşitlendirmek için hem de Türk-İslam sanatlarını tanıtmak ve uygulamak amacıyla Danimarka'da Osmanlıca, ney ve kaligrafi kursları başlattı.

DTDV'nin Kopenhag'ın banliyölerinden Glostrup kasabasındaki yerleşkesinde verilen kurslarla ilgili AA muhabirine bilgi veren Kopenhag Din Hizmetleri Müşaviri Hüseyin Gündoğar, “Ney kursu, Osmanlıca kursu ve kaligrafi kursuyla vatandaşlarımız arasında İslam sanatlarının yaygınlaşması için çalışıyoruz.” dedi.

3 kursa toplamda 70 kursiyerin katıldığını aktaran Gündoğar, “Ney kursunu açtığımızda online başvurusu sistemi kurduk ve onun üzerinden başvuruları aldık. Aslında bu kadar ilgi olacağını tahmin etmiyorduk. Yani gerçekten bu alanla ilgilenen, bu alanla ilgili olarak kendisini geliştirmek isteyen kişilerin olacağını biliyorduk ama beklediğimizden daha fazla ilgi gördü.” ifadelerini kullandı.

Türk-İslam sanatları alanında neyin çok değerli bir müzik aleti olduğuna işaret eden Gündoğar, Danimarka’da, Türk Tasavvuf Musikisi Korosu kurma yönünde çalışmalara başladıklarını da kaydetti.

– “Son nefese kadar mücadele ediliyor”

DTDV tarafından sunulan Türk-İslam sanatları kurslarının eğitmenliğini İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İslam Tarihi ve Sanatları Anabilim Dalı Dini Musiki Bilim Dalının ilk doktora mezunu Dr. İrfan Yiğit yapıyor.

Neyden ses çıkarabilmek ve neyzen olabilmek için kursiyerlerin gerekli gayreti sarf ettiğini belirten Yiğit, “Bu kadar yoğun ilgi olacağını başlangıçta tahmin etmiyorduk. Şu an gerçekten herkes son nefesine kadar bu iş için mücadelesini veriyor. Neyin başlangıçta ses çıkarması, ilk nota seslerinin çıkması, bunlar zor şeyler ama gerçekten çok gayret sarf ediyorlar. Biz de elimizden geldiği kadar bu gayretlerini boşa çıkartmamaya çalışıyoruz. Gereken desteği sağlamaya çalışıyoruz.” diye konuştu.

Hayat yoğunluğu içerisinde ney müziğinin huzur verici, rahatlatıcı ve antidepresan niteliğinde insanlara rahatlatıcı bir ruh dinginliği sağladığının altını çizen Dr. Yiğit, Türkiye’ye nazaran yurt dışında yaşayan Türklerin bu tür kurslara ulaşmakta zorlandığını, ancak DTDV'nin Danimarka’da bu tür bir hizmet ile Türk-İslam sanatlarına ilgi duyanlar için iyi bir fırsat sunduğunu vurguladı.

– “Huzur buluyorum”

Ney kursuna katılabilmek için her hafta 60 kilometre uzaklıktaki Holbaek kentinden gelen 11 yaşındaki İbrahim Aslan, neyin sesini dinleyince huzur bulduğunu, mutlu olduğunu söyledi.

Ney deneyiminde ilk başlarda zorlandığının altını çizen genç Aslan, “Başta biraz zordu ama neyin sesini çıkarınca, gerisi biraz daha kolay gibi geliyor.” ifadelerini kullandı.

Kursun düzenlendiği Glostrup kasabasına 40 kilometre uzaklıktaki Köge kentinden gelen 43 yaşındaki Sultan Öksüm ise çocukluğundan beri Kur’an-ı Kerim dinlerken ney sesini çok sevdiğini ve kendisini çok etkilediğini dile getirdi.

Öksüm, Danimarka’da daha önce bir ney kursu imkanı olmadığı için çok arzu ettiği ney öğrenme fırsatını yakalayamadığını, ancak DTDV çatısı altında açılan kursu duyunca faydalanmak istediğini aktardı.

Danimarka’da “Moria kampındaki sığınmacıların ülkeye kabulü” için gösteri yapıldı – KOPENHAG

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :

– Gösteri alanından detaylar
– Pankart detayları
– Halklararası Yardımlaşma (Mellemfolkeligt Samvirke) Genel Sekreteri Tim Whyte'in açıklamaları Danimarka’da “Moria kampındaki sığınmacıların ülkeye kabulü” için gösteri yapıldı

KOPENHAG (AA) – Avrupa’da birçok ülkenin yanan sığınmacı kampı Moria’daki düzensiz göçmenleri ülkesine kabul edecek olmasına karşın, Danimarka’nın bu yönde bir adım atmaması protesto edildi.

Başkent Kopenhag'da düzenlenen gösteride, Yunanistan'ın Midilli Adası'nda bulunan ve kötü yaşam koşullarıyla adından söz ettiren Moria sığınmacı kampında, geçen hafta çıkan yangın sonrasında barınacak yerleri kalmayan düzensiz göçmenler arasında bulunan refakatsiz çocukların ülkeye getirilmesi istendi.

Halklararası Yardımlaşma (Mellemfolkeligt Samvirke) adlı sivil toplum kuruluşu öncülüğünde Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International), Yardımseverler Takımı (Team Humanity) ve Danimarka Mülteci Yardım Kuruluşu Gençlik Kolları (Dansk Flygtningehjælp Ungdom) tarafından yapılan gösteride, Danimarka’nın da diğer Avrupa ülkeleri gibi Moria sığınmacı kampındaki refakatiz çocukları ülkeye getirmesi çağrısı yapıldı.

Sosyal mesafeye dikkat edilerek ve maske takılarak düzenlenen gösteriye katılan binlerce kişi Moria’daki göçmenler için saygı duruşunda bulundu. Göstericiler, ellerinde oyuncakların yanı sıra “Moria’daki çocuklara tahliye! Hemen şimdi!” ve “AB utan!” yazılı dövizler taşıdı.

Halklararası Yardımlaşma Genel Sekreteri Tim Whyte, parlamento binasının da yer aldığı Christiansborg Sarayı önündeki meydanda düzenlenen gösterinin ardından AA muhabirine yaptığı açıklamada, Danimarka’nın Moria sığınmacı kampındaki refakatsiz çocuklar konusunda üzerine düşen sorumluluğu alması gerektiğini belirtti.

Avrupa’dan sığınma talebinde bulunan mültecilerin toplandığı Moria’nın neredeyse yaşayan bir hapishaneye dönüştüğünü ifade eden Whyte, “Bunun sorumluluğunu Avrupa genelinde paylaşmamız gerekiyor. Sadece Yunanistan’ın bu sorumluluğu kaldıramayacağını hep birlikte gördük.” dedi.

Whyte, 3 bin kişilik kapasiteyle inşa edilen kampta yangın çıktığında 13 bin kişinin yaşadığını hatırlatarak, “Şimdiye kadar Avrupa’da 14 ülke Moria sığınmacı kampında bulunan aileleri kabul edebileceklerini ve yasal hakları olan sığınma taleplerini işleme alacaklarını bildirdi. Danimarka’nın da bu ülkelerin arasına katılarak sorumluluk alması çok önemli.” ifadelerini kullandı.

Danimarka’da yerel politikacıların ve birçok ailenin Moria’daki refakatsiz çocukları kabul etmeye hazır olduğunun altını çizen Whyte, refakatsiz çocukların kabul edilebilmesi için parlamentonun onay vermesi gerektiğini söyledi.

Moria Kampı'nda 9 Eylül’de sabaha karşı farklı noktalarda çıkan yangın sonucu binlerce kişi evsiz kalmıştı.

Danimarka’da ırkçılık karşıtı “Bağımsız Yeşiller” partisi kuruldu – KOPENHAG

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :

– Partinin kurucusu Pakistan asıllı milletvekili Sikandar Malik Siddique'nin açıklaması
– Dinleyicilerden detaylar – Partinin kurucusu Pakistan asıllı milletvekili Sikandar Malik Siddique oldu
KOPENHAG (AA) – Danimarka’da Pakistan asıllı milletvekili Sikandar Malik Siddique’ın lideri olduğu, göçmen kökenlilere yönelik ılımlı siyaset izleyeceğini bildiren “Bağımsız Yeşiller” partisi kuruldu.
Siddique, partisinin kuruluşunu, başkent Kopenhag’ın göçmenlerin yoğunlukla yaşadığı Nörrebro Semti’ndeki Mavi Meydan’da basın açıklamasıyla duyurdu.

Siddique, “Bağımsız Yeşiller olarak Danimarka için yeni bir hikaye yazmak istiyoruz.” dedi.

Ülkede Kur’an-ı Kerim'in yakıldığını hatırlatan ve ırkçılığın kazandığı ifadesini kullanan Siddique, Danimarka için hayal ettikleri hikayeyi ancak ülkede ten rengi, etnik köken, din ve cinsel tercihlerine bakılmaksızın her kesimin eşit şekilde ortak hayata katkı sağlamasına izin verildiğinde ve eşitsizlik ve haksızlık olmadığında kurabileceklerini belirtti.
Her kesimin eşit olduğu bir Danimarka için çalışacaklarını kaydeden Siddique, ırkçılık karşıtı ve aynı zamanda çevreci bir parti olduklarını vurguladı.
Siddique, partinin kuruluşunda yer alan Müslümanları da basın toplantısında tanıttı.
179 sandalyeli Danimarka Parlamentosunda 3 milletvekili ile kurulan Bağımsız Yeşillerin gelecek parlamento seçimlerinde yer alabilmesi için 20 binden fazla seçmenin imzasını toplaması gerektiğinin altını çizen Siddique, tüm ülkeyi dolaşarak imza toplayacaklarını bildirdi.
– Siddique
Kopenhag'da 1986 doğumlu Pakistan asıllı Sikandar Malik Siddique, Roskilde Üniversitesi İletişim ve Küresel Araştırmalar bölümünden mezun oldu.

Ülkede 2005-2009 yıllarında Sosyal Demokrat Partiden Kopenhag Belediyesinde meclisi üyeliği yapan Siddique, Haziran 2019'da yapılan seçimlerde Alternatif Partiden parlamentoya girmişti.

Alternatif Parti lideri Uffe Elbaek’in seçim yenilgisini kabullenerek parti liderliğinden ayrılmasının ardından yerine Josephine Brock’un gelmesiyle Siddique, Uffe Elbaek ve Susanne Zimmer ile Alternatif Partiden ayrılmıştı.

Danimarka'daki aktivistten, Moria Kampı'ndaki refakatsiz çocukların ülkeye kabulü için eylem – KOPENHAG

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :

– Peluş oyuncaklardan detaylar
– Aktivist Mette Nielsen'in açıklaması – Aktivist Mette Nielsen:
– “Moria Kampı'nda çocuklar kendilerine zarar veriyor, intihar ediyor, cinsel saldırıya uğruyor ve Yunan polisi tarafından işkence görüyor”
– “Yetersiz beslenmiş, travma geçirmiş, çamur ve çöpler arasında uyuyan çocuklar gördüm. Çoğunun bir çadırı ya da uyku tulumu da yok”
KOPENHAG (AA) – DAVUT ÇOLAK – Danimarka’nın, Yunanistan’daki düzensiz göçmenler arasında bulunan refakatsiz çocukları ülkeye kabul etmesini isteyen aktivist Mette Nielsen, Danimarka’nın farklı şehirlerinde peluş oyuncaklarla eylem düzenliyor.

Yunanistan'ın Midilli Adası'ndaki Moria Kampı'na sığınan binlerce düzensiz göçmen arasındaki refakatsiz çocukların çok zor şartlar altında kampta bulunduğunu belirten 27 yaşındaki Nielsen, Danimarka’nın 500 refakatsiz çocuğu kabul etmesi için 500 peluş oyuncakla düzenlediği eyleminin amacını ve Yunanistan’da yaşadıklarını AA muhabirine anlattı.

Nielsen, Danimarka’nın 6 şehrinde yaptığı eylemin ardından 7’ncisini de başkent Kopenhag'ın 100 kilometre güneybatısındaki Slagelse kentinde gerçekleştirdiğini söyledi.

Hedefinde 3 şehirde daha eylem düzenlemek olduğunu belirten Nielsen, Danimarka’nın 10 farklı şehrinde konuya dikkat çekmek istediğinin altını çizdi.

Aktivist Nielsen, sözlerine şöyle devam etti:

“Amacım, Danimarka’nın sorumluluk almasını ve Moria Kampı'nda bulunan refakatsiz çocuklara yardım elini uzatmasını sağlamak. Moria Kampı'ndaki çocukların sadece aileleri değil, her şeyi eksik. Su, yemek, yatacak bir yatak ve tabii ki peluş oyuncak. Eylemimde, peluş oyuncak seçmemin nedeni 'güven' vermesinden dolayı. Oyuncakları, refakatsiz çocuklar Danimarka’ya geldiklerinde onlara hediye edeceğim.”

Eylemini yardım kuruluşu Halklar Arası Yardımlaşma (Mellemfolkeligt Samvirke) ile gerçekleştirdiğini aktaran Nielsen, “Halklar Arası Yardımlaşma ile Danimarka’nın 500 refakatsiz çocuğu kabul etmesi konusunda fikir birliğine vardık. Bu yüzden eylemimi 500 peluş oyuncakla gerçekleştiriyorum.” ifadesini kullandı.

– “Gördüklerim ve yaşadıklarım hiç aklımdan gitmiyor”

Nielsen, Midilli Adası’nda sığınmacılara yönelik çalışmalarda bulunduğunu ve yaşadıklarının kendisinde derin izler bıraktığını vurgulayarak, “Moria Kampı'nda hiç çalışma fırsatım olmadı çünkü kampta çalışmak isteyenlere çok zor izin veriyorlar. Ancak Midilli’de sığınmacılara yönelik farklı projelerin içinde yer aldım, özellikle çocuklara yönelik.” dedi.

Nielsen “Gördüklerim ve yaşadıklarım hiç aklımdan gitmiyor. Yetersiz beslenmiş, travma geçirmiş, çamur ve çöpler arasında uyuyan çocuklar gördüm. Çoğunun bir çadırı ya da uyku tulumu da yok. Yani en temel ihtiyaçlar.” ifadesini kullandı.

Çocuklarla konuştuğunda, çocuklardan birinin kendisine “ölmek istiyorum” dediğini aktaran Nielsen, 6 yaşındaki küçük çocukların bile hayattan ümidi kestiğini ve ölmek istediklerini söyledi.

– “Çocuklar, Yunan polisi tarafından işkence görüyor”

Nielsen, “Moria Kampı'nda çocuklar kendilerine zarar veriyor, intihar ediyor, cinsel saldırıya uğruyor ve Yunan polisi tarafından işkence görüyor.” dedi.

Aktivist Nielsen, çocuklara güvenli bir yaşam sağlanması için Danimarka’nın da diğer Avrupa ülkeleri gibi dayanışma içinde olarak çocuklara yardım elini uzatması gerektiğinin altını çizdi.

Gerçekleştirdiği peluş oyuncaklı eylemin sosyal medyada duyulmasının ardından bazı yerel politikacıların kendisiyle irtibat kurarak, refakatsiz çocukları kabul etmeye hazır olduklarını söylediklerini kaydeden Nielsen, bunun gerçekleşebilmesi için hükümetin ve parlamentonun onay vermesi gerektiğini vurguladı.