Deniz Baykal

Mecliste geçen kesintisiz 18 yıl

TBMM (AA) – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 3 Kasım 2002 seçimleriyle girdiği Meclis’te 18. yılını doldurdu. Deniz Baykal, Engin Altay, Haluk Koç ve Akif Hamzaçebi de Kılıçdaroğlu gibi 6 dönemdir Meclis’te kesintisiz görev alıyor.

Kılıçdaroğlu, 3 Kasım 2002 seçimleri sonucunda ilk kez Meclis’e girdi. Kılıçdaroğlu, 22. Dönem ile başladığı Meclis yolculuğunu, 23, 24, 25, 26 ve 27. dönemlerde de sürdürdü.

22, 23 ve 24. dönemlerde İstanbul’dan, 25, 26 ve 27. dönemlerde ise İzmir’den CHP’yi Meclis’te temsil eden Kılıçdaroğlu, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu üyeliği, CHP Grup Başkanvekilliği görevlerinde bulundu. Kılıçdaroğlu, 22 Mayıs 2010’dan bu yana da CHP Genel Başkanlığı koltuğunda oturuyor.

Meclis’te 6 dönem boyunca kesintisiz görev alan dört milletvekili daha bulunuyor.

CHP İstanbul Milletvekilleri Engin Altay ve Akif Hamzaçebi, CHP Ankara Milletvekili Haluk Koç ile CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal da 22, 23, 24, 25, 26 ve 27. dönemlerde Meclis’te görev aldı.

Baykal Antalya’dan, Altay Sinop ve İstanbul’dan, Hamzaçebi Trabzon ve İstanbul’dan, Koç Samsun ve Ankara’dan milletvekili seçilerek Meclis’e girdi.

AK Parti ise üç dönem kuralı uyguladığı için bir milletvekili üst üste 4 dönem seçilemiyor.

Muhabir: Meltem Öztürk

Deniz Baykal, Meclis’te gazetecilerle sohbet etti

TBMM (AA) – CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal, Suriye'deki gelişmelere ilişkin, "Bu kritik dönemde toplum olarak bilgilendirilmemiz lazım. Bunun en önemli muhataplarından birisi de siyasi partilerdir. Siyasi partilerin, bu varlık yokluk sorunu ile ilgili bilgilendirilmelerinde yarar vardır." dedi.

Baykal, milletvekili yeminini ettikten sonra ilk defa geldiği Meclis'te basın mensuplarıyla bir araya geldi. Gazetecilerin "Sağlık durumunuz gayet iyi" sorusu üzerine Baykal, kendisini daha iyi hissettiğini vurguladı. Baykal, yeni yasama dönemini heyacanla beklediğini belirterek, çalışmalara katkı sağlamak arzusunda olduğunu söyledi.

Gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını da yanıtlayan Baykal, Türkiye'nin Suriye'de "Güvenli Bölge" oluşturulması adına yürüttüğü müzakerelere ilişkin, yaşananların tek başına bir partinin çözebileceği sorunlar olmadığını, ortak akıl içerisinde hareket edilmesini önerdi.

Suriye'deki gelişmeleri medyaya yansıdığı şekliyle takip edebildiğini, ayrıca bir bilgi edinme şansının olmadığına işaret eden Baykal, toplum olarak bilgilendirilmeye ihtiyaçlarının olduğunu ifade ederek, "Bu kritik dönemde toplum olarak bilgilendirilmemiz lazım. Bunun en önemli muhataplarından birisi de siyasi partilerdir. Siyasi partilerin, bu varlık yokluk sorunu ile ilgili bilgilendirilmelerinde yarar vardır. Buradan bir ortak akıl üretmeliyiz. Çünkü tehditler kuşaklar boyu devam edebilecek nitelikte. Hukuk ve demokrasi dengeleri oturtulamayınca… Yurt ve bölge barışı, yurt ve dünya barışı, hepsi birbirine bağlı." diye konuştu.

Kimseye akıl verme haddine sahip olmadığını da belirten Baykal, çıkış yolunu samimiyetle arayan, karşısındakilere değer veren bir anlayışa ihtiyacın olduğunu söyledi.

Herkesin el ele verip samimiyetle hareket etmesinin tam zamanı olduğunun altını çizen Baykal, "Şimdi oturup el ele, baş başa konuşmayacağız da ne zaman konuşacağız. İşin büyüklüğünü düşünerek, olmadık şeylere takılmadan birlikte harekete geçilmesi lazım. Hepimiz için çok ciddi tehditlerin ortaya çıktığı doğrudur. Çok derin bir görev anlayışıyla derhal harekete geçmek lazım. Bunun için de müzakere etmek lazım. Bizim sistemimiz de dünyanın sistemi de bunu gerektiriyor. Özel tedbirlere ihtiyaç olduğu doğrudur, bu 'yaptım oldu' ile halledilecek işler değil. Müzakere etmek lazım." ifadelerini kullandı.

– Üç büyükşehir belediyesindeki görevlendirmeler

Deniz Baykal, Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediye Başkanlarının görevden uzaklaştırılmalarına ilişkin soru üzerine yaşananların, "demokrasi ve hukuk ilişkisinin Türkiye'de oturtulamamış" olmasından dolayı gerçekleştiğini savundu.

Siyasetin temelinin demokrasi, demokrasinin ise halkın iradesince oluştuğuna dikkati çeken Baykal, "Her şeyin bozulduğu gibi siyaset de bozulabilir. İktidar bozulur, bozar, mutlak iktidar mutlaka bozar. Her şeyin ölçüsünü yakalamak lazım. Tadını tutturabilmek lazım. Yaşanmadan bu olmuyor. Kitapta bunun formülü yok. Demokrasi de olacak, hukuk da olacak." dedi.

Adli yıl açılışına ilişkin bir soru üzerine de Baykal şöyle konuştu:

"Yaşanan tartışmalar hukuk ile siyaset ilişkilerinin oturtulamamış olmasının yansımalarıdır. Bunlar hep çocukluk hastalıkları. Bunları aşmamız lazım. 1946 seçimlerinden beri aşmaya çalışıyoruz. 1947'deki İnönü'nün o meşhur bildirgesi, 12 Temmuz bildirgesi ve arkasından 1950 seçimleri. 1950 seçiminden sonrada yeni bir dönemin açılışı. Bu dönemin kendi içinde ortaya çıkan sorunları. sonrasındaki darbeler, askeri müdahaleler. 1960, 71, 80… Bütün bunları kalıcı şekilde aşmamız lazım bir daha buna benzer süreçlerin işlememesi için olağanüstü dikkatli olmamız lazım. Hukuk ve siyaset, demokrasi el ele, baş başa yürümesi gereken iki temel konu. Demokrasisiz de olmaz, hukuksuz da olmaz. Bunları oturtmamız lazım. Her şey insana bağlı. İnsanın ne ölçüde ders aldığına, ne ölçüde yaşanmışlığın hakkını verdiğine bağlı. Ne ihlal edilemez bir anayasa mümkün, ne de ihlal edilemez bir kanun yapmak mümkün. Her şey ihlal edilebilir. Bunun çaresi de bir yanda hukuk, diğer yanda demokrasi. Demokrasi ile hukuku karşı karşıya getirmek, cumhuriyet ile demokrasiyi karşı karşıya getirmek kadar vahim bir durum yoktur. Hepsini özümseyeceğiz, DNA'larımıza geçireceğiz.

İş insana gelip dayanıyor. Birbirimizi anlayabilmek, birbirimizle el ele verebilmek ve ortak hedefe doğru yürümeyi başarabilmek… Bunu başarmışlar yahu. Milli mücadele böyle başarıldı, Cumhuriyet böyle kuruldu. Tarihimiz bu iş birliklerin, özverilerin, karşılıklı saygının her yönü ile destanıdır. Milli mücadeleyi bile bu anlayışla vermişiz. Ülkemizi işgale gelmiş, Türkiye'yi imhaya karar verip yola çıkmış insanlara saygı göstermekten başlayarak savaşırken 'susuzlukla savaş olmaz' deyip sakalarını Çanakkale'yi işgale gelmiş İngiliz birliklerine gönderen bir anlayışla tarihimiz ışıl ışıldır. İşte bu anlayışlar önemli. Bunlarla bezenmiş bizim kültürümüz. Nobel Barış Ödülü'ne Mustafa Kemal'i aday gösterme gereği hisseden bir Yunanistan'a bu duyguyu vermişiz. Bunların kıymetini bilmeliyiz. Buradan günümüzdeki ilişkilere yansımaları taşımalıyız. Birbirimize olan ihtiyacımızı unutmadan, ayrımcılık yapmadan ortak noktaları yakaladığımız da ne kriz kalır ne umutsuzluk. Yeter ki karşımızdakileri doğru anlayalım. Sevgi ile dostluk ile bir ülke kuralım, bir siyaset kuralım, bir uluslararası düzen kuralım. Başka çıkış yolu da yok."

Deniz Baykal'dan Antalya Büyükşehir Belediyesine ziyaret

ANTALYA (AA) – Eski CHP Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Muhittin Böcek'i makamında ziyaret etti.

Geçirdiği beyin kanamasının ardından tedavisi tamamlanarak Antalya'da dinlenmeye çekilen Deniz Baykal, özel tasarlanmış minibüsle Antalya Büyükşehir Belediyesine geldi.

Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek tarafından karşılanan Baykal, daha sonra başkanlık makamına geçti.

Baykal, çok mutlu bir günü birlikte yaşadıklarını, büyük bir seçim mücadelesinden sonra memleketi Antalya'da partisini ve belediye başkanlarını ziyaret etmenin her zaman nasip olacak bir durum olmadığını söyledi.

"Allah'a şükürler olsun bugünleri gösterdi." ifadesini kullanan Baykal, bu mutluluğu partilileriyle birlikte yaşamak için adeta koşarak geldiğini söyledi.

Baykal, Muhittin Böcek'in henüz çiçeği burnunda Büyükşehir Belediye Başkanı olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

"Ne büyük bir nimettir. Allah'a şükrediyorum. Hepinize teşekkür ediyor, yürekten kutluyorum. Emeği geçen herkesten Allah razı olsun. Sizin de bizim de milletimizin de yolu açık olsun. Bu yolu açtınız. Bu yolun ucundan baktığınızda çok güzel bir gelecek gözüküyor. Parlak bir ufuk gözüküyor. Bunu ben görüyorum. Bu tünelin içinden bakınca Türkiye'nin ufkunu, önünü açtınız. Allah razı olsun hepinizden. Başarılar diliyorum. Çok güzel günler göreceğiz. Demokrasi böyledir. Umutsuzluk zirve yapar, arkasından devreye millet girer. Bir bakarsınız karamsarlık dağılmış, bulutlar dağılmış, güneş doğuyor. Aydınlık ufuk ve gelecek gözüküyor. Bir kez daha bunu Antalya ve Türkiye'de yaşıyoruz. Bunu gerçekleştiren bütün vatandaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Yürekten kutluyorum. Hepinizden Allah razı olsun. Yolumuz aydınlık olsun. Daha güzel günlerde beraber olalım."

Seçimin kaybetmek ya da kazanmak için değil, görevlendirilme için yapıldığını ifade eden Baykal, her görevlendirmenin de bir ufuk açtığını bildirdi.

Her seçimin ülke, parti ve millet için bir yenilenme olduğunu aktaran Baykal, "Kim kazandı, kim kaybetti diye bir şey yok. Kim görevlendirildi? Sayın Başkanımız Antalyamız tarafından bir kez daha görevlendirilmiştir. Büyük bir sorumlulukla siyaset yenilenmiştir. Siyasette neyin önemli, neyin önemsiz olduğu her seçimde yeniden tarif ediliyor. Hizmet, güler yüz, tatlı dil, kucaklamak, el ele vermek, ayrım yapmamak, insan onuruna saygı göstermek kalıcı olan bunlar, gerisi hikaye. Her seçimden alınacak dersler vardır." diye konuştu.

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Böcek ise Baykal'ın siyasetin duayeni ve her zaman gönlünde genel başkan olduğunu, 2002 yılında CHP parti rozetini yakasına Baykal'ın taktığını söyledi.

Baykal'ın ziyaretinden dolayı son derece memnun olduğunu anlatan Böcek, şunları kaydetti:

"19 ilçeye hizmet etme fırsatı veren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve Antalyalılara teşekkür ediyorum. Beni bugünlere kadar aday gösteren başta genel başkanım Deniz Baykal'a, kıymetli yoldaşlarıma, değerli Antalyalılara çok teşekkür ediyorum. Bundan sonra bize oy veren vermeyen tüm vatandaşlarımızın emrinde olacağım."

Ziyarete, Antalya'da CHP'den belediye başkanlığını kazanan ilçe belediye başkanları ve partililer katıldı.

Beyin kanaması sonucu 16 Ekim 2017'de 51 gün yoğun bakımda kalan, ardından fizik tedavi için Almanya'ya giden Baykal, 20 Mart 2018'den itibaren tedavisini sürdürdüğü Sağlık Bakanlığı Gaziler Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesinden taburcu oldu.

Baykal, kızı Aslı Baykal ile 1 Nisan'da Sağlık Bakanlığına ait ambulans uçakla Antalya'ya gelerek Kepez ilçesi Duacı Mahallesi'ndeki evinde istirahate çekilmişti.

Meclisi Deniz Baykal açacak

TBMM(AA) – AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, geçirdiği rahatsızlık sonrası bir süre yurt içi ve yurt dışında tedavi gören Deniz Baykal, yeni dönem parlamentosuna CHP’den Antalya milletvekili olarak en yaşlı üye sıfatıyla girdi.

Baykal’ın kızı Aslı Baykal ile yakın arkadaşı Atanur Göncü, Meclise gelerek Deniz Baykal’ın Geçici TBMM Başkanlığını üstlenip üstlenemeyeceği ve TBMM Genel Kurulunu açıp açamayacağı konusunda Meclis bürokratları ile görüştü ve milletvekillerinin yemin edeceği Genel Kurul Salonu’nda incelemelerde bulundu.

Deniz Baykal, 8 Temmuz Pazar günü gerçekleştirilecek milletvekili yemin töreninden önce, aynı gün TBMM Başkanı İsmail Kahraman’dan görevi devralacak.

Başkanlık mührünü de alacak Baykal daha sonra Geçici TBMM Başkanı olarak Genel Kurulu yönetecek.

Deniz Baykal, Ankara milletvekillerinin yeminine sıra gelince, birleşime ara verecek. Bundan sonra yemin törenine, ikinci en yaşlı üye sıfatıyla, Geçici TBMM Başkanvekili İYİ Parti Ankara Milletvekili Durmuş Yılmaz’ın başkanlığında devam edilecek.