Dicle Üniversitesi

Kovid-19 aşı denemelerine Dicle Üniversitesinde başlandı – DİYARBAKIR

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi hastahanesi
– DÜ Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alpaslan Kemal Tuzcu'nun konuşması
– DÜ Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı ve İl Pandemi Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mustafa Kemal Çelen'nin konuşması
– Gönüllüye aşı vurulmasına ait görüntü Kovid-19 aşı denemelerine Dicle Üniversitesinde başlandı
– Çin'den gelen Kovid-19 aşısı, Dü Tıp Fakültesinde gönüllü sağlık çalışanları üzerinde test ediliyor
– Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı ve İl Pandemi Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mustafa Kemal Çelen:
– “Üniversitemizde ve bölgemizde sağlık çalışanlarının aşıya ilgisi yüksek. Bu çalışmanın sonunda topluma yönelik bir çalışma da başlayacak ve artık vatandaşlar da gönüllü olarak davet edilecek”
– “Dünyada 12 bin 500 hasta üzerinde yapılan çalışmalarda yan etkileri yüzde 1,5 oranında halsizlik, binde 2 oranında da ateş şeklinde görülmüştür. Ciddi bir yan etki saptanmamıştır”
– Aşı denemesinde yer alan Prof. Dr. Alpaslan Kemal Tuzcu:
– “Bir bilimsel çalışmaya dahil olduk. Bu bizim için mutluluk verici. Bu aşının başarılı olması dünya için önemli. Hem bilime katkı vermek hem de bu riskten kurtulmak için bu aşıyı yaptırdık”
DİYARBAKIR (AA) – Çin'den gelen yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşısı, Dicle Üniversitesi (DÜ) Tıp Fakültesinde gönüllü sağlık çalışanları üzerinde test edilmeye başlandı.

Aşısının gönüllüler üzerindeki denemelerinde, DÜ Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdurrahman Şenyiğit ve Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alpaslan Kemal Tuzcu da yer aldı.

– “Aşının başarılı olması dünya için önemli”

Prof. Dr. Tuzcu aşının salgının gidişatını değiştirecek bir çalışma olduğuna işaret ederek her zaman bilimsel çalışmalara insanları dahil ettiklerini ama bu kez kendilerinin bir bilimsel çalışmaya dahil olduklarını söyledi.

“Bugün ilk kez Diyarbakır'da, Çin menşeli aşıyı yaptırdım. Yan etkisi şu an yok. Herhangi bir yan etki de beklemiyorum. Ancak birkaç gün içerisinde belli olacak.” diyen Tuzcu, şöyle konuştu:

“Bir bilimsel çalışmaya dahil olduk. Bu bizim için mutluluk verici. Bu aşının başarılı olması dünya için de önemli. Hem bilime katkı vermek hem de bu riskten kurtulmak için bu aşıyı yaptırdık. Arkadaşlarıma da öneririm. Bu aşıyı bilimsel veriler ışığında tavsiye ediyorum. Aşı çalışmaları iş yükümüzü de azaltacak. Sağlık çalışanlarının kayıpları ve ülkemizdeki diğer kişilerin kayıplarını da azaltacak. O yüzden aşı çalışmalarının bir an önce sonuçlanması ve sonuçların bütün dünyaya hayırlı olmasını temenni ediyoruz.”

Aşının her zaman can kurtarıcı olduğuna işaret eden Tuzcu, sağlık çalışanları başta olmak üzere her kesime aşı kullanmaları tavsiyesinde bulundu.

– “Ciddi bir yan etki saptanmamış”

DÜ Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı ve İl Pandemi Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mustafa Kemal Çelen de salgın sürecinde sağlık çalışanları olarak çok yorulduklarını ve çok çalıştıklarını belirterek 2020'nin sonunda aşı çalışmalarının dünya gündemine oturduğunu söyledi.

Çelen, “Diyarbakır olarak İstanbul, Ankara ve Kocaeli’nden sonra üniversitemizde ilk aşımızı hocalarımız Prof. Dr. Alpaslan Kemal Tuzcu ve Prof. Dr. Abdurrahman Şenyiğit'e yapmış bulunmaktayız. Dünyada 12 bin 500 hasta üzerinde yapılan çalışmalarda yan etkileri yüzde 1,5 oranında halsizlik, binde 2 oranında da ateş şeklinde görülmüştür. Ciddi bir yan etki saptanmamıştır.” dedi.

İlk etapta ülkede 1300 sağlık çalışanına yönelik bir aşılama planlanması yapıldığını dile getiren Çelen, “Viral hastalıklarda aslında salgın yönetiminde salgının bitmesi için tek bir çare vardır. Yüzde 100 etkinliğe yakın bir ilaç tedavisi olacaktır veya etkili bir aşımız varsa bu salgının zincirini kırabilir.” ifadesini kullandı.

Çelen, dünya genelinde şu an 9 civarında aşı çalışmasının olduğunu, hepsinin de gayet iyi göründüğünü aktararak, “Bu vesileyle de aşıların etkinliğinin artmasıyla salgının zincirinin de kırılmasını bekliyoruz. Bu anlamda aşı çalışmaları başarılı bir şekilde yürürse salgının da zincirini kırıp şu an yoğun hasta popülasyonundan daha az, her bölgede 3-5 hasta şeklinde gidişatı görebiliriz.” diye konuştu.

– “Vatandaşlar da gönüllü olarak davet edilecek”

Prof. Dr. Mustafa Kemal Çelen, sağlık çalışanlarına yönelik yapılan aşı çalışmasının gönüllülük esasına dayandığına işaret ederek ilk olarak hedeflerinin 80 civarında sağlık çalışanına ulaşmak olduğunu bildirdi.

Gönüllülük esasına dayalı bir çalışma olduğu için talebin sağlık çalışanlarından gelmesi gerektiğini belirten Çelen, “Bayağı bir hasta gönüllü gelmeye başladı. Üniversitemizde ve bölgemizde sağlık çalışanlarının aşıya ilgisi yüksek. Bu çalışmanın sonunda topluma yönelik bir çalışma da başlayacak ve artık vatandaşlar da gönüllü olarak davet edilecek. Gönüllülük esasına uyan kişiler de 2 doz şeklinde aşılama yapılacak.” bilgisini paylaştı.

Dicle Üniversitesinde bordan yarı sentetikli el yumuşatıcı krem üretildi – DİYARBAKIR

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Yarı sentetikli bor türevli el yumuşatıcı krem yapımı ile ilgili labaratuvar çalışmalarından görüntüler
– Dicle Üniversitesi (DÜ) Eczacılık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hamdi Temel'in konuşması
Dicle Üniversitesinde bordan yarı sentetikli el yumuşatıcı krem üretildi
– Diyarbakır DÜ Eczacılık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hamdi Temel, doktora öğrencisi Metin Atlan ile bor madeni üzerinde yaptığı çalışmalarla yarı sentetikli bor türevli krem imal etti
– Prof. Dr. Temel:
– “Hem dermatolojik hem de mikrobiyal uygulamalarına baktığımız zaman inanılmaz derecede güzel sonuçlar elde ettik”
– “Özellikle insanların vücuduna faydalı olabilecek yarı sentetik maddeler yaptık. Elde ettiğimiz bor kremleri çok rahat kullanılabilecek”
DİYARBAKIR (AA) – AHMET KAPLAN – Diyarbakır Dicle Üniversitesi (DÜ) Eczacılık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hamdi Temel, doktora öğrencisiyle bor madeni üzerinde yaptığı çalışmalarla yarı sentetikli bor türevli el yumuşatıcı krem üretti.

Prof. Dr. Temel, AA muhabirine, ikinci doktorayı yapmaya karar verdikten sonra uzmanlık alanının Türkiye'yi ilgilendiren bir konu olduğu için bor bileşikleriyle çalışmaya karar verdiğini söyledi.

Bazı bilim adamlarının bor için “sanayinin tuzu” ifadesini kullandığını, kendisinin de bu madeni “rüya element” olarak nitelendirdiğini belirten Temel, çok önemli olan bu elementin gübre, cam, enerji, ilaç ve kozmetik gibi birçok sektörde kullanım alanının olduğunu ifade etti.

Tez hocası olduğu doktora öğrencisi Metin Atlan'ın hazırladığı tez ve kendisinin hazırladığı ikinci doktora teziyle yaptıkları çalışmalara değinen Temel, “Yapılan iki doktora çalışmasının sonucunda dünyada ilk defa yarı sentetik bor bileşiklerini yaptık. Bu bileşiklerde antioksidan özelliklerinin çok yüksek olduğunu ve canlı hücrelerini yok etmediğini yani toksik özelliğinin olmadığını gördük.” diye konuştu.

– “Güzel sonuçlar elde ettik”

DÜ Eczacılık Fakültesi Araştırma Laboratuvarı'nda 4,5 yıldır bu konuyla ilgili çalışmalar yürüttüklerini anlatan Temel, şunları söyledi:

“Bor bileşiklerini sentezledikten sonra geçtiğimiz uygulama alanında bor kremleri yaptık. Dünyada ilk defa yarı sentetikli bor türevli krem yaptık. Bunun hem dermatolojik hem de mikrobiyal uygulamalarına baktığımız zaman inanılmaz derecede güzel sonuçlar elde ettik. Özellikle insanların vücuduna faydalı olabilecek yarı sentetik maddeler yaptık. Elde ettiğimiz bor kremleri çok rahat kullanılabilecek.”

Dünyada bazı bilim adamlarının borun toksik özelliğinin fazla olduğu yönünde iddialarının bulunduğunu belirten Temel, bunun üzerine elde ettikleri bileşikler üstünde çalışmalar yaptıklarını bildirdi.

“Canlı hücreler üzerine yaptığımız çalışmada elde ettiğimiz bor bileşiklerinin uygulamasında hiçbir canlı hücrenin ölmediğini gördük. Özellikle bizim boronik asit türevli bileşiklerimiz toksik değiller. Bunun çalışmasını yaparak ispatlamış olduk. Etkinliği yüksek dergilerde de bu konu ile ilgili makaleler çıkacak.” diyen Temel, Sağlık Bakanlığından onay alınmasının ardından ürettikleri kremlerin seri üretime geçilmesinin planlandığını anlattı.

– “Boru çok aktif bir şekilde kullanmamız gerekiyor”

Çalışmalarıyla yara kremlerinde de çok güzel sonuçların elde edileceğine inandığını vurgulayan Temel, şu ana kadar fareler üzerinde yapılan çalışmalarda bu yöndeki sonuçların çok aktif olduklarını gördüklerini kaydetti.

Borun dünya rezervinin yüzde 73'ten fazlasının Türkiye'de bulunduğunu kaydeden Temel, şu bilgileri verdi:

“Bora çok önem vermemiz lazım. Bor enstitüleri kurulmuş. Bizim amacımız boru çok daha ileri boyuta götürmek. Bor üniversitesinin kurulması gerekiyor çünkü Türkiye'nin dünyada en gelişmiş ülke sayılmasının nedenlerinden birisi de bu bor olacaktır. Her bilim adamı, çalıştığında borun bir rüya element olduğunu görecek. Artık bir pik yapmamız lazım. Çok güzel projelerimiz var. Bunun yanında boru çok aktif bir şekilde kullanmamız gerekiyor. Savunma sanayisinde, kozmetikte, ilaçta boru kullanmamız lazım. Bizim milli gelirimiz artacak, dışa bağımlılığımız azalacak, ihracatta çok iyi boyuta geleceğiz çünkü dünya rezervinin yüzde 73'ten fazlası Türkiye'de var.”

Diyarbakır'da “11. Uluslararası Arkeoloji Öğrencileri Sempozyumu” başladı

DİYARBAKIR (AA) – Diyarbakır Dicle Üniversitesi (DÜ) tarafından düzenlenen "11. Uluslararası Arkeoloji Öğrencileri Sempozyumu" başladı.

DÜ Kongre Merkezinde üç gün sürecek sempozyumda konuşan DÜ Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Zerzevan Kalesi Kazı Heyeti Başkanı Doç. Dr. Aytaç Coşkun, öğrencilere, Türkiye ve dünyadaki arkeolojik alanların temel içeriğinin aktarılacağını söyledi.

Arkeolojiye ilişkin yeni gelişmelerin de sempozyumda konuşulacağını dile getiren Coşkun, "Sunumlar öğrenciler tarafından yapılacak. Sempozyumun Diyarbakır'da ilk kez yapılması önemli." dedi.

Diyarbakır'ın özellikle son yıllardaki kazı çalışmalarında ön plana çıktığını aktaran Coşkun, kazılarda çalışan öğrencilerin edindikleri bilgileri ya da araştırdıkları konuları sempozyumda sunacağını kaydetti.

Çanakkale 18 Mart Üniversitesi temsilcisi Cansu Yılmaz da 11'incisi gerçekleştirilen uluslararası arkeoloji öğrencileri sempozyumu için Diyarbakır'a geldiğini belirtti.

"Diyarbakır medeniyet şehri. İnsanların yerleşik hayata geçtiği yer olması nedeniyle burası Anadolu için çok kutsal bir coğrafya." diyen Yılmaz, program sayesinde ilk defa Diyarbakır'ı gezme fırsatı bulduğunu dile getirdi.

Yılmaz, "Bereketli topraklardayız. Tarih fışkıran bir yer. Burada olmaktan çok mutluyum. Burada Dicle'yi ve Fırat'ı gördüm. Tarihi Surları gezdim. Herkesin gelip görmesini tavsiye ederim. Ben Diyarbakır'dan
çok memnun kaldım." diye konuştu.

Ankara Hacettepe Üniversitesinde öğrenim gören Şeniz Arataş ise ilk defa Diyarbakır'a geldiğini belirterek, kenti gezmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Arataş, "Arkeolojiyle ilgili birçok kültürel bilgi edineceğiz. Sunumlarla birlikte bu bilgiler desteklenecek. Diyarbakır'a geldiğimiz için şanslıyız. Burada bilgilerimizi pekiştireceğiz." ifadelerini kullandı.

Sempozyumda, Türkiye'deki 25 üniversiteden ve yurt dışından katılan öğrenciler tarafından 35 bildiri sunulacak.

Diyarbakır'da Güneydoğu Bölgesel Kariyer Fuarı başladı

DİYARBAKIR (AA) – Diyarbakır'da Cumhurbaşkanlığı himayesinde Dicle Üniversitesi (DÜ) ev sahipliğinde bölgedeki 7 üniversitenin katkılarıyla "Güneydoğu Bölgesel Kariyer Fuarı" açıldı.

DÜ Konferans Salonu'nda fuarın açılışı dolayısıyla düzenlenen programda konuşan Diyarbakır Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Hasan Basri Güzeloğlu, bölgenin huzur ve güveni için İdlib'de şehit düşen kahraman güvenlik güçlerine Allah'tan rahmet, yaralılara şifa, ailelerine sabır diledi.

Düzenlenen fuar ve etkinliklerin gençleri geleceğe hazırlamak için olduğunu dile getiren Güzeloğlu, "Bir ülkenin en önemli ve değerli gücü yetişmiş insan gücüdür. Bunu sadece bilgi anlamında değil milli ve manevi değerlerine haiz, yerelden evrensele ulaşabilen ve şüphesiz değişimi gerçekleştirebilen bireyler olarak ele almalıyız." dedi.

Güzeloğlu, gençlerin en önemli zenginlik olduğuna işaret ederek, dünyanın değişim ve dönüşümünde üniversitelerin üstlendiği misyona değindi.

Okul öncesi eğitimden başlayarak çocukları iddialı bir şekilde geleceğe hazırlamak için projeler üretildiğini ve yatırımlar yapıldığını aktaran Güzeloğlu, "Bugün okullarımızda sizlerin ve sizlerden sonra gelecek olan nesillerimizin çok güçlü şekilde geleceğe hazırlanmasını istiyoruz. Bilişim ve bilgi teknolojilerini tüketici olarak değil bilen ve üreten olarak, yazılımı çok iyi kullanan değil onu yazan, patentini dünyaya satan bireyler olarak yetişmeniz amacımız." ifadelerini kullandı.

Güzeloğlu, kariyer fuarlarıyla işverenlerin hem kurumlarını tanıtma hem de gençlerle buluşmasının amaçlandığını kaydederek, gelecek yolculuğunda gençlere şans diledi.

Birçok kurum ve kuruluşun yanı sıra özel sektörden de firmalar fuarda yerini aldı.

Büyük ilgi gören fuarda stantları ziyaret eden gençlere meslekler ve kurumlar hakkında bilgilendirme yapıldı.

Fuar kapsamında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca, hakim, savcı ve personelin de yer aldığı temsili duruşma yapıldı.