Ankara Barosunun 11 yöneticisinden, Erbaş hakkındaki açıklama nedeniyle savunma istendi

ANKARA (AA) – Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ın ramazanın ilk cuma hutbesine ilişkin Ankara Barosu'nun yaptığı açıklamaya yönelik soruşturma kapsamında, baronun 11 yöneticisinin yazılı savunması istendi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, Ankara Barosunun 26 Nisan'da Erbaş hakkındaki açıklaması nedeniyle başlatılan soruşturma sürüyor.

Edinilen bilgiye göre başsavcılık, baronun açıklamasına ilişkin Diyanet İşleri Başkanlığı ve diğer şikayet dilekçelerini birleştirdi. Soruşturma kapsamında da baroya yazı göndererek 11 yöneticinin açıklamayla ilgili yazılı savunmalarını talep etti.

Yazılı savunma için 11 yöneticiye 15 günlük süre tanındığı, süre sonunda kovuşturmaya gerek görülmesi halinde de Adalet Bakanlığından izin talep edilebileceği belirtildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Ali Erbaş'a yönelik açıklama nedeniyle başlatılan soruşturma kapsamında, daha önce, açıklamayı kimin kaleme aldığının, metnin altında kimlerin imzası bulunduğunun tespiti için Ankara Barosundan ıslak imzalı Yönetim Kurulu kararını talep etmişti.

Van ve Bitlis'ten, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'a destek

VAN (AA) – Van ve Bitlis'te sivil toplum kuruluşu temsilcileri, ramazan ayının ilk hutbesindeki ifadelerinden dolayı bazı kesimler tarafından hedef alınan Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'a destek verdi.

Van Barosuna kayıtlı avukatlar ile stajyer avukatlar, yaptıkları yazılı açıklamada, Erbaş'ın İslam dininin inançları, ibadet ve ahlak esasları hakkında yaptığı konuşmaya karşı bir STK tarafından suç duyurusunda bulunulmasını, Ankara ve Van Barolarının açıklamalarını reddettiklerini belirtti.

Diyanet İşleri Başkanının, kanunun kendisine yüklediği görevi ifa ederek, İslam dininin emir ve yasakları doğrultusunda toplumu aydınlattığı vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, İstanbul Sözleşmesi hükümleri ile yasallık kılıfına büründürülüp, meşruiyet zemini oluşturulmaya çalışılan, 'farklı cinsel kimliklere saygı', 'cinsel yönelim ve cinsel kimlik temelli ayrımcılık' kılıfıyla, özendirilen cinsel sapkınlığın karşısındayız. Bilinmelidir ki inanç dünyamızın sınırlarını, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararları değil, yüce kitabımız Kur'an-ı Kerim'in çağlar üstü olan hükümleri çizer. Allah'ın lanetlediği sapkın eşcinselliğe insan hakları kılıfı altında destek verenler, bugün aleyhlerine olan hiçbir fikre hoşgörü göstermemektedirler. Farklı inanç ve düşünceden üyeleri bulunan baronun sadece belli bir kesimin fikrini meslek odasına yansıtması başta Van Barosu avukatlarını hiçe saymaktır."

– Bitlis

Bitlis Medeniyet Platformu Dönem Başkanı Cengiz Şahin, yaptığı yazılı açıklamada, Erbaş'ın, ramazan ayının ilk cuma hutbesindeki söylemleri üzerine bazı kesimlerce linç edilmek istendiğini belirtti.

Erbaş'ın söylediklerinin Kur'an-ı Kerim'de geçtiğini ve tamamına katıldıklarını, gönülden desteklediklerini aktaran Şahin, açıklamada şu ifadelere yer verdi:

"İnsanlığın ahlaki değerleriyle oynamak ve alay etmek isteyen bazı değer yoksunları, bu kez de İslam'a saldırmaya ve İslam dinini karalamaya çalışıyor. Allah'ın emirleri doğrultusunda ve Kur'an ayetleriyle doğrudan insanlara gerçekleri ifade etmeye çalışan Erbaş, tüm dünyaya ve eşcinselliği savunan LGBT güruhuna karşı malumun ilanını ortaya koymuştur. Diyanet İşleri Başkanımız yalnız değildir."

Van, Hakkari, Bitlis ve Muş'tan Diyanet İşleri Başkanı Erbaş'a destek

VAN (AA) – Van, Hakkari, Bitlis ve Muş'taki sivil toplum kuruluşu temsilcileri, ramazan ayının ilk hutbesindeki ifadelerinden dolayı bazı kesimler tarafından hedef alınan Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'a destek verdi.

Van'da sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla oluşturulan Sivil Dayanışma İnisiyatifi, Erbaş'ın hedef alınmasına tepki gösterdi.

İnisiyatif Dönem Sözcüsü Cevdet Arvas, yaptığı yazılı açıklamada, Prof. Dr. Erbaş'ın ifadelerini doğru bulduklarını belirtti.

İnsanlığın ahlaki kodlarıyla oynamak isteyen bazı kesimlerin İslam'a saldırmayı kendilerine bir görev addettiğini ifade eden Arvas, şunları kaydetti:

"İslam'da kadın ve erkek olarak yaratılan her cinsin kendilerine has özelliklerinin olduğunu ifade etmek istiyoruz. Hazreti Muhammed, kadına benzemeye çalışan erkekleri ve erkeğe benzemeye çalışan kadınları lanetlemiştir. Eşcinsellik hem Kur'an-ı Kerim'de hem de hadislerde çirkin bir fiil olarak nitelendirilerek şiddetle yasaklanmıştır. Her cinsin kendi fıtri yapısını sürdürmesi yani kadının erkekleşmemesi veya erkeğin kadınlaşmaması şeklinde doğuştan getirilen fıtri özelliklerin ayrışması toplumda ahlaki olgunluğun da bir göstergesi olacaktır."

– Hakkari

Doğu Anadolu Bölgesi Gaziler ve Şehit Aileleri Federasyonu Genel Başkanı Abdurrahman Er, Erbaş'a yönelik bazı baro ve derneklerin büyük bir linç kampanyası başlattığını belirtti.

Ali Erbaş'a yapılan saldırıları nefretle kınadıklarını söyleyen Er, şöyle konuştu:

"Diyanet İşleri Başkanın her daim arkasındayız. Ramazanda bu tür tartışmalarla ülkemizin meşgul edilmesini üzüntüyle karşılıyoruz. İslamiyette asla yeri olmayan eş cinsellik ve zina konusunda toplumu uyaran Diyanet İşleri Başkanımız görevini layıkıyla yerine getirmiştir. Başkanımıza yapılan saldıranları nefret ve şiddetle kınıyor, federasyon olarak her daim başkanımızın yanında olduğumuzu beyan ediyoruz."

– Bitlis

Sivil Toplum Hareketi Derneği Bitlis İl Başkanı avukat Burak Taşdemir de İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Ankara Barosunun, Erbaş hakkında yayımladığı bildiriyi kınadıklarını ifade etti.

Milletin en önemli birleştirici gücü olan İslam'ın hedef alındığının aleni şekilde ortada olduğunu vurgulayan Taşdemir, "Diyanet İşleri Başkanımızın görevini yapmasından ötürü eleştirmeleri ve hedef göstermeleri TCK'nin ilgili maddeleri uyarınca, 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik ederek veya aşağılayarak toplumda nefret ve ayırımcılığa yol açarak kamu çalışanına görevinden dolayı alenen hakaret' suçudur. Konunun yakından takipçisi olacağımızı bildiriyoruz, yapılan bu saldırı karşısında sessiz kalmayan aziz milletimize şükranlarımızı sunuyoruz." ifadelerini kullandı.

– Muş

Muş Belediye Başkanı Feyat Asya da Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ın görevinin İslam dininin emir ve yasaklarını anlatmak olduğunu aktardı.

Allah'ın emrini ve İslam'ın hükmünü söyleyen Erbaş'ın yalnız olmadığını ifade eden Asya, "Her zaman Diyanet İşleri Başkanımızın yanındayız. Başkanımız görevini layıkıyla yerine getirmiştir. Erbaş'ın, İslamiyette asla yeri olmayan yasakları Müslümanlara iletmesinden rahatsızlık duyan bazı baro ve dernekleri şiddetle kınıyorum." dedi.

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş'a memleketi Ordu'daki STK'lerden destek

ORDU (AA) – Ordu'da bazı sivil toplum kuruluşları, ramazan ayının ilk hutbesindeki ifadelerinden dolayı bazı kesimlerin tepki gösterdiği Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş'a destek verdi.

Memur-Sen Ordu Şubesi binası önünde bir araya gelen bazı sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, ortak basın açıklaması gerçekleştirdi.

Açıklamayı okuyan Diyanet-Sen Şube Başkanı Kerim Alptekin, Diyanet İşleri Başkanlığının, ülkenin en köklü ve saygın kuruluşlarından birisi olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Erbaş'ın, cuma hutbesinde İslam'ın en temel yasaklarından birisi olan zina ve eş cinselliğin Kur'an'da lanetlendiğini söylemesinden dolayı sözde İnsan Hakları Derneği tarafından suç duyurusunda bulunulmasını, Ankara ve İzmir barolarının açıklamasını Ordu'daki STK'ler olarak kınadıklarını vurgulayan Alptekin, bu konuda Diyanet İşleri Başkanı Erbaş'ın yanında olduklarının bilinmesini istediklerini belirtti.

Alptekin, dün olduğu gibi bugün de ümmet coğrafyasına hizmet eden, mazlumların, çaresizlerin imdadına yetişen, iman ve hakikat ölçülerini her alanda ve herkese hatırlatmaya çalışan Diyanete ve onun saygıdeğer başkanına yapılan acımasız saldırılara karşı olduklarını tek dil ve söylemle buradan dünyaya haykırdıklarına işaret ederek şöyle konuştu:

"İslam'ın en temel yasaklarından olan zina ve eş cinselliğin Kur'an'da lanetlendiğini Diyanet İşleri Başkanımız söylemeyecek de kim söyleyecek? Zinanın ve eş cinselliğin zararları ortadayken insan hakları bahane edilerek bunun söylenmesine bile tahammül edilememesi neyin şımarıklığı ve azgınlığıdır. Ankara Barosu, Diyanet İşleri Başkanımızın açıklaması üzerinden müthiş bir terbiyesizliğe doğru kayarak, İslam'ın değerlerini sorgulamak, kutsal olana saldırmak ve toplumun temel değerlerini aşağılamak gibisinden bir yaklaşım içerisindedir. Yaptıkları basın açıklamasında sesi çağlar öncesinden gelen bu şahsın derken kastettikleri şey aslında Kur'an'ın hükümleridir. Hedef Diyanet İşleri Başkanımızın şansında dinimizin kendisidir. Milletimizin inanç ve değerlerine yabancı ve düşman olan pervasızca ve çirkince yapılan bu açıklamayı STK'ler olarak kınıyoruz."

Türkiye adına aydınlık yarınlardan bahsedebilmek için bir ve bütün olmaları gerektiğini aktaran Alptekin, "Dillerinden kin dökülenlerin Diyanete dair tek bir olumlu cümle kurmayanların, Diyanetin kucaklayıcı, yapıcı, aydınlatıcı ve aydınlık yüzünü görmeleri de imkansızdır. Vatanlarını yabancılara şikayet edenler bilmelidirler ki 'Vatanlarını yaşanmaz bilenler, vatanlarını yaşanmaz kılanlardır." dedi.