Drone

Silahlı drone Songar 'bomba atar' kuşandı

ANKARA(AA) – Askeri araç elektroniği, otonom mikro, mini ve orta sınıf rotorlu insansız hava araçları (İHA), elektro-optik, sınır güvenliği, yapay zeka gibi alanlarda sistem, alt sistem, donanım ve yazılımlar geliştiren ASİSGUARD, Türkiye için ilk olan milli sistem çözümlerini güvenlik güçlerinin envanterine katmaya hazırlanıyor.

ASİSGUARD, vurucu mikro drone Salgur ve silahlı drone sistemi Songar’ı ilk kez 30 Nisan-3 Mayıs’ta gerçekleştirilen 14’üncü Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda (IDEF’19) sergiledi.

Şirket, yurt içinden ve dışından katılımcıların büyük ilgi gösterdiği sistemleri geliştirmek için fuar sonrasında yoğun bir çalışma yürüttü.

IDEF’19 sonrasında en önemli gelişmelerden biri Türkiye’nin ilk milli silahlı drone sistemi Songar için sipariş sürecinin başlaması oldu. Yakın zamanda Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) envanterine girecek Songar’a bir dizi yeni yetenek ve donanım kazandırılmasına yönelik çalışmalar da sürüyor.

Lazer mesafe ölçer, balistik hesaplama ve nişangah gibi yetenek ve donanımlarla vuruş hassasiyeti ve etkinliği artırılacak Songar’a, olası tehditlerin uyarılmasına yönelik olarak da anons sistemi eklenecek.

Silahlı Songar ve Salgur sürüsünden eş zamanlı görev

Fuar sonrasındaki bir diğer önemli gelişme Songar ve Salgur’un TSK yetkililerinin de katıldığı saha testinde birlikte görev yapması oldu.

Oluşturulan senaryo kapsamında vurucu 6’lı sürü halinde uçan mikro drone Salgur tarafından belirlenen hedefleri, makineli tüfek ve bomba atar entegre edilmiş drone sistemi Songar etkisiz hale getirdi.

Bugüne kadar otomatik makineli tüfekle performansı test edilen Songar, talep üzerine ilk kez 40 milimetre otomatik bomba atarla atış gerçekleştirdi. Songar, yeni silahıyla da belirlenen hedefleri etkili şekilde vurdu.

Gökyüzünün yeni avcısı

Tekli veya çoklu drone sistemiyle eş zamanlı görev yapabilen Songar, hedef bölgenin tespiti, tehdidi etkisiz hale getirme, operasyon sonrası hasar tespiti ve gerçek zamanlı görüntü aktarımı gibi kritik birçok görevi icra edebiliyor.

Stabilizasyon sistemi için ulusal ve uluslararası patent başvuruları yapılan Songar Silahlı Drone Sistemi, otomatik makineli tüfekle teçhiz edilmiş 10 kilometre yarıçaplı bir menzil içinde görev yapabiliyor. Gerçek zamanlı görüntü aktarımı yapabilen sistem, 200 adet 5,56 kalibre 45 milimetre NATO sınıfı mermi taşıyabiliyor. Özel esnek mermi yolu ve otomatik ateşleme mekanizmasına sahip sistem, 2 bin 800 metre irtifa içinde görev icra edebiliyor.

Sistem, özel bir müdahale gerekmeden süratle değiştirilebilen mermi kutusuyla göreve devam edebiliyor.

256 “drone” uçuran sürü algoritması

Pervaneden pervaneye 10 santimetre büyüklüğündeki vurucu mikro drone Salgur ise kritik, gizli/özel operasyonlarda kullanılmak üzere keşif, gözetleme, dinleme ve saldırı olmak üzere 4 ayrı çalışma modunda görev yapabiliyor.

Kapalı veya açık alanda tekli görevlerin yanı sıra araçlar, adeta bir “drone timi” gibi eş zamanlı koordineli görev icra edebiliyor. Sürü algoritması, laboratuvar ortamında 256 “drone”un eş zamanlı operasyonu için doğrulanan Salgur, mevcut operasyonel konsepti içinde 6 “drone”a kadar sürü zekasıyla görev icra ediyor.

Yüz, yazı, obje, araç, ses tanıma yeteneklerine sahip Salgur, uçaktan ve elden atılabiliyor, her biri araç tekrarlayıcı olarak tanımlanarak en uçtaki drone için görev menzili artırılabiliyor. 2 kilometre mesafeden kontrol edilebilen araç, görüntü aktarımı gerçekleştirebiliyor. Salgur, 25 dakika uçuş süresine sahip bulunuyor.

'Yakın gelecekte ulaşım Jetgiller'deki gibi drone ile yapılacak'

İSTANBUL (AA) – Türkiye Hava Sporları İnsansız Hava Araçları Branş Başkanı, Flycam ve Pilot Event Genel Müdürü Mehmet Öztekin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Flycam olarak 2000 yılından beri insansız hava araçlarında hava çekimleri hizmeti sunduklarını ifade ederek, 12 yıldır kendi atölyesinde yaptığı cihazlarla hizmet verdiğini, tamamıyla yerli olmasa da sektörde yüzde 80 oranında yerliliğe ulaştıklarını söyledi.

Türkiye Drone Şampiyonası’nı organize ettiklerini hatırlatan Öztekin, yarışmada birinci ve ikinci olanların Dünya Drone Şampiyonası’na katılacağını bildirdi. Öztekin, “Dünya Drone Şampiyonası’nın ilkini 2018 Teknofest’te gerçekleştirdik. 27 ülkeden 64 sporcu katıldı. Bu sene ise 32 ülkeden 64 sporcu davet ediyoruz. Bazı ülkelerden 300-400 sporcu yarışmaya katılmak istiyor.” diye konuştu.

“Artık dünya robotlaşma üzerine ilerliyor”

Mehmet Öztekin, drone’lerin motorları hariç her şeyini üretebildiklerini belirterek, drone teknolojisinin çok amaçlı kullanılabileceğini söyledi.

Öztekin, şunları kaydetti:

“Artık dünya robotlaşma üzerine ilerliyor. Drone’leri spor faaliyetlerinde, sinematik çekimlerde, fotoğraf çekimlerinde ve arazi ilaçlamada kullanabiliyorsunuz. Faydalı yükler taşıyabiliyorsunuz. Yakın dönemde çeşitli firmalar kargo yükleri taşıyabilmek için yarış içerisindeler. İnanıyorum ki yakın zamanda organlar da taşınabilecek. Yakın gelecekte drone’ler insan da taşıyabilecek. İnsanların ulaşımları Jetgiller’deki gibi drone’ler ile yapılacak. Şu anda 187 civarında firma deneme aşamasında. Demo cihazlarını sergiliyor. Uzak Doğu’da bir firma ülkesinin bakanını uçurdu. Bunu, otomatik ve akıllı bir sistem üretecek. Bu sistemin havada birtakım yolları olacak. Robotik akıllı sistemler sayesinde A noktasından B noktasına gidebileceksiniz.”

Ülkelerin milli teknolojiler geliştirmesinin başka ülkelere bağımlılığı azaltmak için önemli bir etken olduğunu vurgulayan Öztekin, Teknofest gibi yarışmaların öğrencilere “Evet, biz bunu da başarabiliyoruz” dedirttiğini söyledi.

Öztekin, “Geçen sene Teknofest’te hiç ummadığım öğrencilerin başarılı olduğunu gördüm. Yapılmış teknolojilerin milli olduğunu gördüm. Bu ilerisi için de umut verici. Çok daha farklı teknolojilerin bizim insanımız tarafından geliştirilecek olması çok önemli bir şey.” diye konuştu.

Türkiye Drone Şampiyonası

NEVŞEHİR (AA) – Anadolu Ajansının (AA) global iletişim ortağı olduğu TEKNOFEST İstanbul Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali kapsamında Nevşehir'in Ürgüp ilçesinde düzenlenen Türkiye Drone Şampiyonası'nın üçüncü etabı, final müsabakalarıyla sona erdi.

Ürgüp Cumhuriyet Meydanı'nda iki gün süren şampiyonada, 32 lisanslı pilot ilk 3'e girebilmek için yarıştı.

Hız ve manevra kabiliyeti yüksek, tamamen kullanıcının kumanda yeteneğine dayalı olarak tasarlanan dronelarla mücadele veren pilotlar, özel olarak tasarlanan gözlükler aracılığıyla alandaki engebeleri geçmeye çalıştı.

Pistte 4'lü gruplar halinde yarışan pilotlardan Özgür Can Özçelik birinci, Erdem Üstüner ikinci, Alp Erol ise üçüncü oldu.

Dereceye giren pilotlara kupa ve ödüllerini, Ürgüp Kaymakamı Mehmet Maraşlı, Ürgüp Belediye Başkanı Mehmet Aktürk ve Türkiye Hava Sporları Federasyonu Başkanı Ahmet Çağrı Özer verdi.

Anahtarlıkların geliriyle drone yaptılar

BOLU (AA) – Makine ve Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümünden 10 öğrenci, drone yapmak için bir süre önce çalışmalara başladı. Öğrenciler, bunun için gerekli parayı toplamak amacıyla okulda lazer makinesiyle ürettikleri anahtarlıkları satışa çıkardı.

Satıştan elde ettikleri gelirle drone yapan öğrenciler, daha sonra cihazı okulun bahçesinde test etti.

Uçuş testi başarıyla tamamlanan drone ile öğrenciler, 2020’de ABD’nin Maryland eyaletinde gerçekleştirilecek AUVSI-SUAS ve TÜBİTAK tarafından İstanbul Atatürk Havaalanı’nda düzenlenecek drone yarışmalarına katılmayı hedefliyor.

“Ek sistemleri de ekleyeceğiz”

Takım kaptanı, makine mühendisliği 4. sınıf öğrencisi Muaz Türkmen, AA muhabirine, ABD’de yapılacak yarışmada, drone ile insansız kara aracı taşıyacaklarını söyledi.

Zorlandıkları tek noktanın drone için harcadıkları para olduğunu ifade eden Türkmen, “Cihazın maliyeti 7 bin lira civarı oldu. Maddi olarak sıkıntımız var. Bunları aşacağımızı düşünüyorum. Üniversitemizin de destek vereceği söylendi. Hazırlıklarımız bittikten sonra da yarışmalara katılacağız.” diye konuştu.

Takım kaptan yardımcısı, elektrik elektronik mühendisliği 3. sınıf öğrencisi Enes Çiçek de kriterleri farklı iki yarışmaya da odaklandıklarını, bunara en iyi şekilde hazırlanacaklarını belirtti.

Ürünün şu an için görüntü işlemeden bağımsız görevleri yerine getirdiğini anlatan Çiçek, “Görüntü aktarma, işleme gibi sistemleri de ekleyeceğiz. Görüntü işlemeyle hedef nesneyi tanımlamak. Drone nesneye yaklaşarak tutma sistemini devreye sokacak. Görevler için gerekli parçaları alıp entegrasyonunu yaparak projemizde ilerliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Çiçek, yaklaşık 6 aydır proje üzerinde çalıştıklarını dile getirdi.

İlk başlarda zorlandıklarını, para ve destekler geldikçe, sponsorluk anlaşmalarına gidildikçe parçaları tamamlayıp adım adım çalıştıklarını kaydeden Çiçek, bu sürede projenin iyi aşama katettiğini bildirdi.