Ekrem İmamoğlu

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Melen Barajı'nı inceledi – DÜZCE

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Ekrem İmamoğlu'nun açıklaması
– Melen Barajı tesislerinden detaylar
– Esma Hanım Köyün'den detaylar İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Melen Barajı'nı inceledi:
– “İhalesi yapıldı. Yer teslimi yapıldı. Şimdi de müteahhit işine başlayacak”

DÜZCE (AA) – İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Melen havzası üzerine İstanbul'un su ihtiyacını gidermek amacıyla yapımı devam eden Melen Barajı'nda incelemelerde bulundu.

Sakarya'nın Ortaköy mevkisinde bulunan, gövdesi 2017 yılında tamamlanan barajda oluşan problemlerin çözülmesine yönelik yapılan proje çalışmaları akabinde 28 Şubat 2020'de Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından ihalesi gerçekleştirilen, 1 Haziran'da inşaat çalışmalarına başlanan ve 2023 yılında tamamlanması planlanan Melen Barajı inşaatı alanına gelen İmamoğlu, burada görevlilerden bilgi aldı. Yetkililerle basına kapalı toplantı yapan İmamoğlu, daha sonra buradaki işçilerle bir araya geldi.

İmamoğlu, burada yaptığı konuşmada, İstanbul için su meselesinin önemli olduğunu söyledi. Su meselesinin parayla ölçülecek bir problem olmadığını belirten İmamoğlu, “Ülkemizin su politikalarını iyi yönetmek durumundayız. Bu konuda Bakanlığımız ve DSİ kurumumuz var. DSİ Türkiye'nin iyi işlerini yapmış kurumlarından biridir.” dedi.

Melen Barajı'ndaki sorunları ve süreci takip ettiklerini anlatan İmamoğlu, şöyle devam etti:

“28 Şubat 2020 tarihinde ihalesi yapıldı. Yer teslim edildi, süreç devam ediyor. Yatırım planına tekrar alınması sağlandı. İhalesi yapıldı. Yer teslimi yapıldı. Şimdi de müteahhit işine başlayacak. 2023 yılında baraj tamamlanmış olacak. Ardından barajın su dolumu olacak. Her şey istediğimiz gibi giderse 5 yılı var.”

İklim değişikliğine değinen İmamoğlu, iklim değişikliği nedeniyle kuraklık yaşandığını, tüm dünyanın su kaynaklarını yok ettiğini söyledi. Aşırı kentleşme gibi konuların bütün dünyayı ve Türkiye'yi zor durumda bıraktığını vurgulayan İmamoğlu, “Susuzluk belki de dünyanın gelecekteki en önemli problemlerinden birisi.” değerlendirmesinde bulundu.

İmamoğlu, daha sonra geçen yıl temmuz ayında Melen Havzası üzerinde bulunan ve 7 kişinin hayatını kaybettiği sel felaketinin olduğu Akçakoca'nın Esmahanım ve Uğurlu köylerini ziyaret etti. Vatandaşlarla sohbet eden İmamoğlu, “Maalesef ülkemizin bazı coğrafyalarında talihsiz doğal afetleri yaşıyoruz. Bazı afetler doğanın bir neticesi bazıları ise bizim sebep olduğumuz afetler. İnşallah bu tarz doğal afetleri bir daha yaşamayız. Hem bu coğrafyada hem de başka yerlerde afetlerden de başka sıkıntılardan da Allah korusun.” ifadelerini kullandı.

İmamoğlu, incelemelerinin ardından bölgeden ayrıldı.

İBB'den cemevi projesi

İSTANBUL (AA) – İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Ümraniye Topağacı Mahallesi'ndeki Kazım Karabekir Cemevi'ni ziyaret etti.

İBB Basın Danışmanlığından yapılan açıklamaya göre, Cemevi Derneği Başkanı Erdal Ahi ve yöneticilerle bir araya gelen İmamoğlu'na, İBB Kültür Varlıkları Daire Başkanı Mahir Polat da eşlik etti. İmamoğlu, burada yaptığı konuşmada, cemevinin arazi olarak iyi bir yerleşkesi olduğunu söyledi.

Bunun iyi konumlanması ve projelendirilmesi gerektiğini belirten İmamoğlu, "Şimdi arkadaşlarıma talimat verdim. Malum bir hukuki süreç var, ayrıca 2B'den mülkiyet geçiş süreci var. Bunu takip edeceğiz. Hem İstanbulumuza yakışan hem de buradaki hemşehrilerimizin ibadetlerini en saygın bir şekilde yapabilecekleri bir cemevini nasıl hep birlikte yaparız, onu bir harekete geçireceğiz." dedi.

İstanbul genelinde Alevi yurttaşlara hizmet edecek kalitede cemevleri yapımının da gündemlerinde olduğunu vurgulayan İmamoğlu, "Örnek teşkil edecek birkaç noktada cemevi hazırlama projemiz var. Bunu İstanbul'a hediye etmek istiyoruz, engelleri ortadan kaldırıp. Bir tanesi de burası olabilir. Bu konuda adım atmak istiyoruz." diye konuştu.

Cemevinin bulunduğu mahalleyle ilgili mülkiyet, tapu ve ulaşımla ilgili sorunlarından da haberdar olduğunu belirten İmamoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

"Buna ek olarak güvenlik sorunlarından bahsetti muhtarımız. Bu minvalde de arkadaşlarım bir çalışma yapacaklar. Hem sorunlarını duyacağız hem de çözümleri. Bazı konuların çözümüne gücümüz yetmeyebilir, bizi aşan konular olabilir. Örneğin mülkiyetle ilgili mahkeme süreci… Ama size yoldaşlık yaparız. Yani, orada hep beraber hareket ederiz. Bütün uzmanlarımız bu konuda harekete geçer."

İSKİ'nin Üsküdar'daki yağmur suyu tüneli çalışmaları devam ediyor

İSTANBUL (AA) – İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Üsküdar Meydanı'nda yağmur suyu birikmesini önlemek amacıyla çalışmaların devam ettiği Bülbülderesi Yağmur Suyu Tüneli inşaat sahasında inceleme yaptı.

İBB'den yapılan açıklamaya göre, İSKİ'nin Üsküdar'da bulunan 4 şantiyesindeki incelemeler sırasında İmamoğlu'na, Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen ve İSKİ Genel Müdürü Raif Mermutlu eşlik etti.

Sultantepe Mahallesi'ndeki Bülbülderesi Yağmur Suyu Tüneli inşaat sahasını ziyaret eden İmamoğlu, Türkmen ve Mermutlu'dan çalışmalarla ilgili bilgi aldı. İmamoğlu, telsiz yardımıyla TBM (Tunnel Boring Machine – Tünel Açma Makinesi) cihazının kazı işlemlerini başlatması talimatını verdi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen İmamoğlu, Üsküdar Meydanı'nda, yağmur sularının birikip denizle bütünleştiğini anımsatarak, yağmur sularının 3 noktadan sağlıklı bir şekilde denize nakledileceğini ve bu görüntünün ortadan kalkacağını anlattı.

Bülbülderesi hattı üzerinde uygulanan TBM çalışmasını başlattıklarını ifade eden İmamoğlu, 8-9 aylık süre içerisinde çalışmaların tamamlanacağını belirtti.

Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen de Bülbürderesi ve Çavuşdere havzalarından gelen yağmur sularının Üsküdar Meydanı'nda biriktiğine, bu durumun hem ulaşımı aksattığına hem de tehlike oluşturduğuna işaret ederek, bu iki derenin suyunun meydana inmeden açılacak tünellerle denize akıtılacağını kaydetti.

Proje kapsamında, TBM yardımıyla 3 bin 200 mm çapında, 907 metre uzunluğunda yağmur suyu tüneli açılacak. İnşaatın bitimiyle Üsküdar Meydanı ve Selman-ı Pak Caddesi'nde yaşanan su baskınlarına son verilmesi amaçlanıyor.

İmamoğlu ve beraberindeki heyet, daha sonra Kuzguncuk Sahil Kolektörü Deplasesi, İcadiye Caddesi Atık Su Kolektörü ve İstavroz Atık Su Tüneli şantiyelerinde incelemelerini sürdürdü.

İçişleri Bakanlığından “İmamoğlu'na soruşturma” haberine ilişkin açıklama:

ANKARA (AA) – İçişleri Bakan Yardımcısı İsmail Çataklı, "Sayın Ekrem İmamoğlu'nun görevde olmadığı tarihte yapılan satın almalardan dolayı hakkında soruşturma izni verildiğine ilişkin iddia doğru değildir, sorumlu tutulduğu ve hukuka aykırılık tespitiyle hakkında soruşturma izni verilen ödemelerin tamamı, ödemesi sonradan yapılsa da kendisinin görevde olduğu döneme aittir." ifadelerini kullandı.

Çataklı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'na soruşturma açıldığı yönünde bir gazetede yayımlanan haberdeki iddialara ilişkin Twitter hesabından yazılı açıklama yaptı.

Benzer haberlerin daha önce de yayımlandığını anımsatan Çataklı, o haber üzerine yaptıkları açıklamada, 2019-2020 yıllarında belediyelerde 389 genel teftişin yapıldığı ve belediye başkanlarının mensubu olduğu partilere bakıldığında 221'inin AK Parti, 59'unun CHP'li olduğu, 2019'da belediyelerde yapılan 107 özel teftişin belediye başkanlarının mensubu olduğu partilere bakıldığında 45'inin AK Parti, 26'sının CHP'li olduğu, 31 Mart 2019 yerel seçimlerinden bugüne kadar 429 belediyede soruşturma yapıldığı, belediye başkanlarının mensubu olduğu, partilerine bakıldığında 190'ının AK Parti, 126'sının CHP belediyeleri olduğu bilgisini paylaştığını anımsattı.

– "Dosya incelemesi talebinde de bulunulmamıştır"

Çataklı, bugünkü haberde yer alan iddialara ilişkin ise şunları kaydetti:

"Her şeyden önce; Sayın Ekrem İmamoğlu'nun görevde olmadığı tarihte yapılan satın almalardan dolayı hakkında soruşturma izni verildiğine ilişkin iddia doğru değildir, sorumlu tutulduğu ve hukuka aykırılık tespitiyle hakkında soruşturma izni verilen ödemelerin tamamı, ödemesi sonradan yapılsa da kendisinin görevde olduğu döneme aittir. Ödeme fiilen hangi tarihte gerçekleşirse gerçekleşsin usulsüz uygulama, ilgilinin görev süresinde gerçekleşmiştir. Bir kamu görevlisinin görevinden ayrılması halinde dahi görevde iken aldığı karar, yaptığı iş ve eylemlerden sorumlu tutulması, bu sorumluluğun takibinden muaf tutulmasının ise ancak suç ve ceza zaman aşımı ile mümkün olduğu bilinen en temel hukuk ilkelerindendir. Soruşturma üzerine Bakanlığımızca verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Kaldı ki soruşturma izni verilmesine ilişkin karar, idari bir karar olup bu karara karşı Danıştaya itiraz yolu açıktır."

4483 sayılı yasa uyarınca ifade istek yazısında hakkında ön inceleme yapılanın, hangi konuda ifadesinin istendiğinin açıkça belirtilmesinin yeterli olduğunu ve bilirkişi raporlarının hakkında ön inceleme yapılana iletilmesi gibi bir uygulamanın mevcut olmadığını belirten Çataklı, şu bilgileri verdi:

"Ayrıca ifade öncesinde müfettişliğinden dosya incelemesi talebinde de bulunulmamıştır. Bulunmuş olması halinde bu isteğinin değerlendirileceği muhakkaktır. Bakanlığımız Mülkiye Teftiş Kurulunun yerleşik uygulamalarına göre, müfettişin halihazırda bulunduğu bir görev mahalli ile ilgili olarak yeni bir teftiş, inceleme ve soruşturma yapılması ihtiyacının doğması durumunda, yeni bir müfettiş görevlendirmesi yapmak yerine, orada bulunan müfettişten bu işleri yapması istenmektedir. Bu sayede aynı anda birden çok müfettişin bir yerde bulunmasının yaratacağı olumsuz değerlendirmelerin önünün alınması amaçlanmaktadır."

– "İlgilileri hukuki sürece saygıya davet ediyoruz"

Çataklı, açıklamasında şunları paylaştı:

"Görevlendirilen Mülkiye Başmüfettişimiz, Bakanlığımıza intikal eden şikayetler üzerine verilen Özel Teftiş emri tarihinde, Danıştay 1. Dairesinin 13/12/2018 tarihli ve E:2018/2252, K:2018/2281 sayılı kararı ile ilgili çalışmayı Beylikdüzü Belediyesinde yürütmekte olduğundan, zaten görev mahallindeydi. Ve bu görev de Mülkiye Teftiş Kurulunun mutat uygulamasının bir gereği olarak kendisine verildi. Buradan da bahse konu müfettişin özel olarak seçilip görevlendirilmediği açıktır. Kaldı ki; ilgili müfettişimiz son derece yetkin bir bakanlık bürokratı (denetim elemanı) olup siyasi tercihlerini, yaptığı soruşturmalardan ayrı tutacak kadar hukuka saygılıdır. Uzun memuriyet geçmişinde hakkında bu yönde tek bir ima dahi söz konusu olmamıştır. Ayrıca; Mülkiye Teftiş Kurulunda söz konusu Sayın Belediye Başkanının mensup olduğu parti belediyelerinde, Bakanlığımızın izniyle genel müdür ve genel sekreter görevlerinde bulunup hatta seçimlerde aday olan ve kurula tekrar dönen, her birinin de hukuka uygun olarak görev yaptığına inandığımız bazı arkadaşlarımız bulunduğu gibi başka partilerden aday olup kurula dönmüş, halen görevine devam eden de bulunmaktadır."

Kendisinin de Mülkiye Teftiş Kurulu kökenli bir Bakan Yardımcısı olarak bulunulan iddiayı bühtan olarak gördüğünü ve reddettiğini belirten Çataklı, şu ifadeleri kullandı:

"Köklü bir tarihe sahip olan ve bugüne kadar çok önemli görevler ifa etmiş olan Mülkiye Teftiş Kurulumuzun bütün mensupları da bunu kendilerine yapılmış bir iftira olarak görmektedir. Söz konusu soruşturma görevi kapsamında yapılan iş ve işlemler tamamen hukuka uygun olarak yerine getirilmiş olup her türlü yargı denetimine de açıktır. İlgilileri medya üzerinden algı oluşturmak yerine hukuki sürece saygıya davet ediyoruz. Kanun karşısında bu alanda kimse dokunulmaz değildir. Medya üzerinden yapılan ithamlar görevin hassasiyetini değiştiremeyecek, akamete uğratamayacak, Mülkiye Teftiş Kurulu bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kanunların verdiği görevlerin gereğini hassasiyetle yerine getirmeye devam edecektir."