Elektrikli Araç

Dizel ve benzinle farkı kapatan elektrikli araçlar, Avrupa'da rekabeti kızıştırıyor

İSTANBUL (AA) – Filo kiralara şirketi LeasePlan'in yayınladığı Araç Maliyet Endeksi'ne göre, elektrikli araçlar Avrupa'nın birçok ülkesinde dizel ve benzinli araçların maliyetleriyle rekabet etmeye başladı.

LeasePlan, Araç Maliyet Endeksi'nin 2020 sonuçlarını açıkladı.

18 Avrupa ülkesinin küçük ve kompakt sınıflardaki bir araca toplam sahip olma maliyetlerinin detaylı analizini (yakıt, amortisman, vergiler, sigorta ve bakım gibi maliyet kalemleri de hesaba katılarak) kapsayan endeks, Avrupa'daki elektrikli araçların artık her zamankinden daha uygun fiyatlı olduğunu verilerle birlikte ortaya koydu.

Avrupa ülkelerinde kompakt sınıfta yer alan elektrikli araçlar, benzinli ve dizel araçlara göre maliyetler açısından kolaylıkla rekabet eder hale geldi.

Raporda, geçen yıllarda dizel, benzinli ve elektrikli araçlar arasında görülen maliyet farklarının bu yıl bir hayli kapandığı gözlemlendi. Buna göre, kompakt sınıftaki elektrikli araçların içten yanmalı araçlara kıyasla maliyetler açısından en rekabetçi olduğu ülkeler Almanya, İtalya, Hollanda, Norveç, Portekiz, İsveç, İsviçre ve İngiltere olarak sıralandı.

D segmenti elektrikli araçların içten yanmalı araçlara göre en rekabetçi olduğu ülkeler ise Avusturya, Belçika, Danimarka, Fransa, Almanya, İrlanda, İtalya, Hollanda, Norveç, Portekiz, İspanya, İsveç, İsviçre ve İngiltere oldu.

– Norveç ve İtalya'da elektrikli araçlar daha uygun

Araç Maliyet Endeksi'ne göre, elektrikli araçların dizel ve benzinli araçlara kıyasla daha ekonomik olduğu iki ülke Norveç ve İtalya oldu.

Norveç'te benzinli bir araca sahip olma maliyeti aylık 851 avro iken, dizel bir aracın maliyeti 913 avro, elektrikli araca sahip olmanın maliyeti ise 750 avro. İtalya'da benzinli aracın aylık maliyeti 807 avro ve dizel aracın 753 avro civarındayken, elektrikli aracın maliyeti 742 avro olarak belirlendi.

Norveç ve İtalya'ya en yakın ülkelerden birisi olan Hollanda'da benzinli bir aracın aylık maliyeti 711 avro olurken, dizel aracın 806 avro ve elektrikli aracın 721 avro olarak kayıtlara geçti.

Benzinli, dizel ve elektrikli araçların aylık maliyetlerinin en yakın olduğu diğer ülkelerden bazıları ise İsveç, Portekiz, Almanya, İngiltere ve İsviçre oldu. Bu ülkelerde elektrikli, dizel ya da benzinli bir araç almanın aylık maliyetler bakımından çok büyük farkları bulunmuyor.

– En yüksek maliyetler İsviçre'de

Araç kullanımına ait aylık ortalama maliyet, Avrupa genelinde büyük farklılık gösteriyor. Farklılıkların en büyük nedenleri arasında GSYH'nin etkisi bulunuyor.

LeasePlan Araç Maliyet Endeksi'ne göre, aylık maliyetler göz önüne alındığında bir araç kullanmak için en pahalı ülke İsviçre iken, en uygun ülkenin Macaristan olduğu ortaya çıktı.

İsviçre'de araç kullanmanın aylık maliyeti ortalama 926 avro olarak belirlenirken, Macaristan'da bu maliyetin ortalama 491 avro olması dikkati çekiyor.

GSYH ile birlikte kıyaslandığında toplam sahip olma maliyetinin İtalya ve Portekiz'deki sürücüler için en yüksek, Danimarka ve İsveç'teki sürücüler için en düşük olduğu görülüyor.

– Türkiye'de benzinli aracın aylık maliyeti 509 avro, dizelin 547 avro

Araştırmada içten yanmalı, yani benzinli veya dizel araçlarla ilgili önemli bulgular da yer alıyor.

Buna göre, Norveç ve İsviçre, içten yanmalı araçlar açısından en pahalı ülkeler olarak sıralanıyor. Norveç'teki elektrikli araçların fiyatları ise içten yanmalı araçlara göre oldukça düşük.

LeasePlan Araç Maliyet Endeksi'ne göre, Macaristan 537 avro ile benzinli bir araca sahip olmanın en uygun olduğu ülke iken, Yunanistan 534 avro ile dizel araca sahip olma bakımından en uygun ülke olarak öne çıkıyor.

Türkiye'de benzinli bir araca sahip olmanın aylık maliyetinin 509 avro, dizel bir araca sahip olmanın aylık maliyetinin ise 547 avro olması dikkati çeken sonuçlar arasında bulunuyor.

– "Vergi ve şarj altyapısı destekleri çok önemli"

Açıklamada görüşlerine yer verilen LeasePlan Türkiye Genel Müdürü Türkay Oktay, şunları kaydetti:

"Geçtiğimiz senelerde Avrupa'da elektrikli araçlar ile dizel veya benzinli araçlar arasındaki fiyat farkının daraldığını zaten görüyorduk. Bunun sebebi elbette elektrikli araçların her geçen yıl daha da rekabetçi bir hale gelmesiydi. Bugün, yaptığımız araştırmanın sonucunda çok daha net görüyoruz ki bu farkın kapanması artık bir an meselesi. Çalışan filosunu 2021, tüm filosunu ise 2030 yılına kadar, sıfır emisyon seviyesine çekmek için dahil olduğu EV 100 gibi inisiyatifleri göz önünde bulundurduğumuzda LeasePlan'in konunun en önemli öncülerinden olduğunu söylemek mümkün.

Elektrikli araçların ülkemizde daha ulaşılabilir ve etkin bir alternatif olabilmesi için vergi ve şarj altyapısı destekleri çok önemli. Türkiye'de henüz elektrikli araç pazarı tam olarak oluşmadığı için bu anlamda bir veri yok. Türkiye, dizel yakıtlı bir araca sahip olma maliyeti açısından endekse katılan ülkeler arasında Macaristan ve Yunanistan'ın hemen ardından 3'üncü sırada yer alıyor. Ülkemizde dizel yakıtlı bir araca sahip olmanın aylık maliyeti ise 547 avro, yani ortalama 5 bin lirayı buluyor."

Adalar'ın ilk elektrikli araç şarj istasyonu Eşarj oldu

ANKARA (AA) – Enerjisa Enerji'nin 2018'ten beri çoğunluk hisselerine sahip olduğu elektrikli şarj istasyonu ağı Eşarj, AYEDAŞ iş birliğiyle Adalar'da ilk elektrikli araç şarj istasyonunu kurdu.

Enerjisa'dan yapılan yazılı açıklamaya göre, İstanbul'un Adalar ilçesinde kurulan yeni 22kVA gücündeki tek çıkışlı Eşarj istasyonu, bölgede kullanımı yaygınlaşan elektrikli araçlara büyük kolaylık sağlayacak.

Türkiye'de Uluslararası Yeşil Enerji Sertifikası'na (IREC) sahip ilk elektrikli şarj istasyonu operatörü Eşarj, yeni istasyonu Adalar'ın çevreci ulaşım çözümlerine erişimini sağlayacak.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Enerjisa Enerji Üst Yöneticisi (CEO) ve Eşarj Yönetim Kurulu Başkanı Murat Pınar, şunları kaydetti:

"Enerjisa Enerji olarak, küresel enerji trendlerini yakından takip ederek sürdürülebilirliği temel alan bir stratejiyi benimsedik. Eşarj da bu stratejinin önemli bir parçası. 2020 sonuna kadar 400'den fazla Eşarj noktasına ulaşma hedefimize sadık kalarak, Adalar'da AYEDAŞ'ın da desteğiyle Eşarj istasyonu kurarak bir ilki gerçekleştirdik. Adalar'da elektrikli araçlar bireysel ve toplu taşıma alanında yoğun olarak kullanılmaya başladı. Biz de bu istasyonla Adalar'ın sürdürülebilir yaşantısına katkı sağlayacağımıza inanıyoruz."

Atık piller elektrikli araçların bataryalarının üretiminde kullanılacak – KOCAELİ

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :

– Elektronik eşyaların parçalanmasından detay görüntüler
– Atık pillerden detay görüntüler
– Pillerin ayrışmasından detay görüntüler
– Tesisi işleten firmanın genel müdürü Ilgar ile röportaj
– Pillerin hammaddesinin ayrışmasından detay görüntüler
– Laboratuvardan detay görüntüler Atık piller elektrikli araçların bataryalarının üretiminde kullanılacak
– TÜBİTAK MAM tarafından Kocaeli'de kurulan Türkiye'nin ilk “Atık Pil Geri Kazanım Tesisi”nde çeşitli işlemlerden geçirilerek geri kazanımı sağlanan ham maddeler, elektrikli araçların bataryalarının yapımında kullanılacak
– Tesisi işleten firmanın genel müdürü Ilgar:
– “Yılda yaklaşık 3 bin ton elektrikli araçların lityum pilinin geri dönüşümünü yapacağız ve buradan çıkan ham madde ile de pil üretimi yapılacak. Lityum ve kobalt sülfat bu ham maddeleri ülkemizde üreteceğiz ve ekonomiye kazandıracağız”
– “Bu ham maddelerin yurt dışından getirilmesi ve işlenmesi pahalı. Biz burada kısa sürede ve daha uygun fiyata elde ediyoruz”
KOCAELİ (AA) – METİN GİRGİN – Kocaeli'de kurulan “Atık Pil Geri Kazanım Tesisi”nde, Avrupa Birliği (AB) projeleri desteğiyle atık piller çevre kirliliğine neden olmayacak şekilde bertaraf edilip, elde edilen lityum ve kobalt sülfat, elektrikli araçların bataryalarının ham maddesi olarak ekonomiye kazandırılıyor.

Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Marmara Araştırma Merkezi (MAM) Kimyasal Teknoloji Enstitüsü yürütücülüğünde Kartepe ilçesinde 3 bin metrekaresi kapalı, 8 bin metrekarelik alanda 16 yıl önce kurulan Exitcom Recycling firmasında, ekonomik ömrünü tamamlamış bilgisayarlar, cep telefonları ve tablet bilgisayarlar, Avrupa Birliği (AB) standartlarında geri dönüştürülüp, içindeki pillerden değerli maddeler çıkarılıyor.

Firmanın genel müdürü Murat Ilgar, AA muhabirine, 1999'da Almanya'da, 2004 yılında Türkiye'de elektronik atıklar üzerine çalışmaya başladıklarını belirterek, gelen atıklardan yüzde 92 ila 95 geri dönüşüm sağladıklarını söyledi.

Ilgar, çeşitli firmalardan, kurum ve kuruluşlardan gelen atıkları ayrıştırdıktan sonra imhalarını gerçekleştirdiklerini ve değerli parçalarını ham madde olarak geri kazandırdıklarını belirtti.

Türkiye'de ve Almanya'da elektronik atıkların geri dönüşümü işini yaptıklarını anlatan Ilgar, “Tesislerimizde, firmalardan ve belediyelerden gelen piller ayrıştırıldıktan sonra uygun olarak işleniyor. Türkiye'de şu anda yaklaşık 10 bin pil var ve bu pillerin içinde yaklaşık 2 bin tonu lityum piller. Avrupa'da ise bu rakam yaklaşık 20 bin ton. Bu bahsettiğimiz piller cep telefonları, tabletler ve laptoplardan çıkan pillerdir.” diye konuştu.

– “Yılda 3 bin ton elektrikli araçların lityum pilinin geri dönüşümünü yapacağız”

Türkiye'de yaklaşık 5 bine yakın elektrikli aracın olduğunu, 2035'li yıllarda Avrupa'nın birçok ülkesinde ve dünyada elektrikli araçlara geçileceğini aktaran Ilgar, şöyle dedi:

“Bu araçların batarlarının ham maddesi çok önemli. Bunlar Türkiye'ye yurt dışından geliyor. Ülkemizde de bazı önemli kuruluşlar pil imalatı için start verdi. İleriki dönemlerde bu ham maddeye Türkiye'nin ihtiyacı olacağını düşündük. Şu anda konuyla ilgili 2 AB projesi aldık. Konuyla ilgili Çevre Bakanlığında gerekli izinleri alarak, pilot tesisimizi de kurduk. Yakın zamanda ana tesisimizde faaliyete geçireceğiz. Yılda yaklaşık 3 bin ton elektrikli araçların lityum pilinin geri dönüşümünü yapacağız ve buradan çıkan ham maddeyle de pil üretimi yapılacak. Lityum kobalt sülfat bu ham maddeleri ülkemizde üreteceğiz ve ekonomiye kazandıracağız.”

Ilgar, söz konusu pillerin stratejik atık olduğunu, özellikle AB ülkeleri, ABD ve Çin'de bunlarla alakalı birçok firmanın devlet destekli çok ciddi yatırımlar yaptığını aktardı.

Bu konuyla ilgili destek beklediklerini söyleyen Ilgar, “Bu Türkiye'de ilk tesis ve yarın elektrikli araç üreticeğimiz zaman bunun ham maddesine ihtiyaç duyulacak. Biz çalışmalarımızda bunu başardık. Gerek AB projeleriyle gerekse kendi yaptığımız Ar-Ge'lerle şu anda ham maddeyi elde ettik. Bunu da yakın zamanda ekonomik olarak ülkemizin hizmetine sunucağız.” diye konuştu.

– “Tesisi Türk mühendisleriyle yerli ve milli imkanlarla kurduk”

Atık pillerin tesiste deşarj sisteminden geçtiğini, bunların içinden elektrikli araçlar için kullanılan pillerin ayrıştırıldığını ve sınıflandırıldıktan sonra özel aktif karbonlu ünitelerde özel kırıcılardan geçirildiğini belirten Ilgar, içindeki malzemeleri ayırdıklarını anlattı.

Tesisleri ve laboratuvarı, Ar-Ge çalışmaları sonucu Türk mühendisleriyle yerli ve milli imkanlarla kurduklarını bildiren Ilgar, Karadeniz Teknik Üniversitesi ve Isparta Üniversitesi ile Avrupa'nın bazı ülkelerindeki üniversitelerle iş birliği içinde olduklarını, 30'un üzerinde Ar-Ge projesi ve çeşitli ödüller aldıklarını belirtti.

– “Ham maddeyi ucuza ve kısa sürede üreteceğiz”

Avrupa’da ve dünyada birçok ülkenin bu stratejik konunun yatırımlarını yıllar öncesinden yaptıklarını vurgulayan Ilgar, şunları kaydetti:

“Eğer biz yarın elektrikli araç üreteceksek onun ana kısmı, yani kalbi pilden oluşuyor. Onun ham maddesi maalesef ülkemize yurt dışından geliyor. Bu elektrikli araçlar gelecekte stratejik bir önem arz ediyor. Türkiye kendi elektrikli aracını üretecek. Bununla ilgili firmalar pil üretimine geçecek ama bu pili üretmek için bir ham madde ihtiyacımız var. Bu ham maddeleri ayrı ayrı almak zorundasınız. Lityumu farklı yerden kobaltı farklı yerden fakat bizim burada bu ham maddelerin hepsini toplu olarak üretme durumumuz var. Bu açıdan bakıldığı zaman ülkemiz için önemi arz etmektedir. Bu ham maddeyi ucuza ve kısa sürede almamız lazım. Bundan dolayı ülke ekonomisine ciddi katkılar sunacağız. Bu ham maddelerin yurt dışından getirilmesi ve işlenmesi pahalı. Biz burada kısa sürede ve daha uygun fiyata elde ediyoruz. Buradan çıkan ham maddeler elektrikli araçların bataryalarının üretiminde kullanılabilecek. Tabii bu konuda önümüzün açılması noktasında devlet büyüklerimizden beklentimiz var.”

Karaismailoğlu: “Elektrikli araçların kullanılmasını ve toplu taşımanın teşvik edilmesini sağlayacağız” – ANKARA

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu'nun konuşması AUS Strateji Belgesi ve 2020-2023 Eylem Planı tanıtıldı
– Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu: (2)
– “Ekonomik verimlilik, can güvenliği, hız ve ekolojik fayda sağlayacak akıllı yollarla ülke ekonomisini canlandırmayı, istihdama katkı sağlamayı ve en önemlisi vatandaşların yaşamına konfor ve kalite katmayı hedefliyoruz”
– “Şehirlerimizde park yeri bulma ihtiyacı dolayısıyla oluşan hareketlilik, trafik sıkışıklığına neden olan konular arasında yer almaktadır. Bu soruna yönelik akıllı otopark projelerinin gelişmesine zemin hazırlayacak bir uygulama geliştireceğiz”
– “Toplu taşımanın daha konforlu hale getirilmesi ve vatandaşlarımızın teşvik edilmesi için yolcu bilgilendirme sistemleri kuracağız”
ANKARA (AA) – Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, verimlilik, can güvenliği, hız ve ekolojik fayda sağlayacak akıllı yollarla ülke ekonomisini canlandırmayı, istihdama katkı sağlamayı ve en önemlisi vatandaşların yaşamına konfor ve kalite katmayı hedeflediklerini bildirdi.

Karaismailoğlu, Ulusal Akıllı Ulaşım Sistemleri (AUS) Strateji Belgesi ve 2020-2023 Eylem Planı Tanıtım Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, AUS'a yönelik çalışmalarla seyahat sürelerini azaltmayı, trafik güvenliğini artırmayı, mevcut yol kapasitelerinin daha etkin ve daha verimli kullanmayı, enerji verimliliğiyle ülkenin ekonomisine katkı sağlamayı ve çevreye verilen zararları azaltmayı amaçladıklarını söyledi.

Söz konusu projelerle izleme, ölçme, analiz ve kontrol mekanizmalarını içeren çalışmaları hayata geçirmeye devam ettiklerini dile getiren Karaismailoğlu, akıllı ulaşım sistemlerinin Bakanlığın, ulaştırma ve haberleşme alanında yürüttüğü hizmetlerden yenilikçi ve vizyoner adımlarından birisi olduğunu vurguladı.

Ekonomik verimlilik, can güvenliği, hız ve ekolojik fayda sağlayacak akıllı yollarla ülke ekonomisini canlandırmayı, istihdama katkı sağlamayı ve en önemlisi vatandaşların yaşamına konfor ve kalite katmayı hedeflediklerini dile getiren Karaismailoğlu, sistemin, ulaşımın tüm modlarıyla doğrudan ilgili olması sebebiyle bu alandaki çalışmaların koordine edilmesi, gerekli mevzuat düzenlemelerinin yapılması, strateji ve politikaların belirlenmesi gibi pek çok görevin Bakanlık tarafından yürütüldüğünü vurguladı.

– Yollarda fiber haberleşme altyapısı kurulacak

Ulaşımda güvenliğin artırılarak can ve mal kayıplarının azaltılmasını, trafik sıkışıklığının mümkün olduğunca giderilerek karbon salınımının asgariye indirilmesini, hareketliliğin artırılmasını hedeflediklediklerine dikkati çeken Karaismailoğlu, Ulusal AUS Strateji Belgesi'nde yer alan eylemler hakkında şu bilgileri verdi:

“AUS alanında ihtiyaç duyulacak konularda mevzuat oluşturulması için gerekli çalışmaları yapacağız. Ulusal AUS mimarisini hazırlayarak, entegrasyon standartlarını ülkemiz ihtiyaçlarına göre belirleyeceğiz. İl Trafik Kontrol Merkezleri ve Karayolu Trafik Kontrol Merkezlerinin kurulmasıyla koordinasyonu sağlayacak geleceğe dönük ulaşım planlamalarıyla olay yönetimi yapacağız. AUS altyapısını güçlendirmek ve bu istemlerinin haberleşme ihtiyacını karşılamak için Karayolları Genel Müdürlüğümüzün sorumluluk alanındaki bölünmüş yollar ve otoyollarda fiber haberleşme altyapısını tesis edeceğiz.”

– Akıllı otopark projesi

Şehirlerde park yeri bulma ihtiyacı dolayısıyla oluşan hareketliliğin, trafik sıkışıklığına neden olan konular arasında yer aldığına işaret eden Karaismailoğlu, şöyle devam etti:

“Bu soruna yönelik şehirlerimizde otopark problemlerinin çözümlenmesi, zaman ve yakıt tasarrufunun sağlanması amacıyla akıllı otopark projelerinin gelişmesine zemin hazırlayacak bir uygulama geliştireceğiz. AUS teknolojilerinin ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilen çözümlerin nihai ürüne dönüşümüne katkı sağlayacak bir iş birliği-AUS test ve uygulama koridoru kuracağız. Yapay zeka, derin öğrenme, büyük veri, mobil teknolojiler, robotik, Endüstri 4.0 gibi teknolojilerdeki gelişmelerin AUS sektörü üzerindeki etkileri ve kullanım alanlarına yönelik çalışmaları da önümüzdeki yıllarda yürüteceğiz. Toplu taşımanın daha konforlu hale getirilmesi ve vatandaşlarımızın teşvik edilmesi için yolcu bilgilendirme sistemleri kuracağız.”

– Hava taksiye mevzuat düzenlemesi

Bakan Karaismailoğlu, strateji belgesinde yer alan uzun dönem hedefleri arasında ise AUS iş birliği uygulamalarının, otonom araçların yaygınlaştırılması, yerli ve milli araç içi haberleşme ve bilgi sistemlerinin üretilmesinin yer aldığını aktardı. Karaismailoğlu, raylı sistemlerin hareket enerjisinin yeşil enerjiye dönüştürülmesi, hava taksi (VTOL) ve benzeri araçlara yönelik mevzuat düzenlemelerinin yapılması, blok zincir teknolojilerinin kullanımı, ulaşımın tüm modlarında entegrasyonun sağlanmasının da uzun dönemli hedefler arasında bulunduğunu kaydetti.

Bakanlık olarak akıllı ulaşım sistemlerini, hayata geçirdikleri ulaştırma yatırımları arasında, gelecek için önemli bir unsur olarak gördüklerini belirten Karaismailoğlu, “Yürüttüğümüz tüm çalışmalarımızla daha verimli, daha güvenli, çevreye daha duyarlı, insan odaklı bir ulaşım altyapısına kavuşmayı hedefliyoruz. Bu bağlamda, hazırladığımız Ulusal Akıllı Ulaşım Sistemleri Strateji Belgesi ve 2020-2023 Eylem Planı uygulama sürecinde tüm paydaşlarımızın yol haritamıza sahip çıkacağına inancım tamdır. ” ifadelerini kullandı.

Karaismailoğlu, daha sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından hizmete açılan Ankara-Niğde Otoyolu'nun ana kontrol merkezine canlı bağlanarak kontrol merkezindeki akıllı ulaşım sistemleri hakkında bilgi aldı.

(Bitti)