Erzurum

DOKTORLAR KOVİD-19'LA SAVAŞI ANLATIYOR – Kovid-19'u 2 kez yenen genç doktor, hastalarına nefes oluyor – ERZURUM

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Erzurum Şehir Hastanesi'nden genel görüntü
– Hastane içinden görüntüler
– Dr. Selim Sunar'ın koruyucu kıyafet giyinmesi
– Dr. Sunar'ın serviste çalışmasından görüntüler
– Mareşal Çakmak Devlet Hastanesinde görevli Dr. Selim Selim Sunar ile röportaj
– Dr. Sunar'ın tedavi ve takibini yapan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Alperen Aksakal ile röp
DOKTORLAR KOVİD-19'LA SAVAŞI ANLATIYOR – Kovid-19'u 2 kez yenen genç doktor, hastalarına nefes oluyor
– Erzurum'da pandemi hastanesine dönüştürülen sağlık kurumunun acil servisinde görev yapan ve meslekteki ilk yıllarında 2 kez yakalandığı Kovid-19'u yenen Dr. Selim Sunar, Kovid-19'a karşı verdiği mücadeleyi ve yaşadıklarını anlattı
– Dr. Selim Sunar:
– “Psikolojik olarak çok yıpratıcı süreç geçirdim. Bir anda herkesten uzaklaşmak istiyorsunuz. Ölüm korkusu tamamen üzerinize çöküyor ve ölümle yüzleşmek zorunda kalıyorsunuz. Bu da benim gibi 25 yaşında biri için çok kolay olmasa gerek”
– Erzurum Şehir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Alperen Aksakal:
– “Gencim bana bir şey olmaz demeyin, en canlı örneği mesleğe yeni başlamış ve öğrenciliğinden beri tanıdığımız, hastalığı ağır geçiren Dr. Selim kardeşimiz. İki kez geçirdi, ikincisi daha ağırdı. Yani 'bir kez geçirdim bitti' diye bir şey yok, herkesin başına gelebilir”
ERZURUM (AA) – İLHAMİ ERKILIÇ – Erzurum'da Mareşal Çakmak Devlet Hastanesinde görev yapan ve 2 kez yakalandığı yeni tip koronavirüsü (Kovid-19) yenen Dr. Selim Sunar, hastalarına hem nefes hem de örnek oluyor.

Mesleğe geçen yıl başlayan ve pandemi hastanesine dönüştürülen hastanenin acil servisinde Kovid-19 hastalarını iyileştirmek için görev yapan 25 yaşındaki Sunar, 2 kez yakalandığı Kovid-19 ile mücadelesini AA muhabirine anlattı.

Sağlık ordusunun hastaları iyileştirebilmek için mesai gözetmeden çalıştığını ifade eden Sunar, “Bizim açımızdan zor ve gerçekten yıpratıcı süreç oluyor, hele bir de işe yeni başlayan hekimseniz, bir anda hengamenin içine düşüyorsunuz. Bu pandemi belki 100, belki 50 yılda olabilecek bir süreç.” dedi.

Hastalarına tedavilerinde yardımcı olmanın yanı sıra tedbirlere uymaları konusunda duyarlı olmaları için örnek olan Sunar, pandemi döneminde sevdiklerinden aylarca ayrı kaldığını belirterek, annesini göremediğini aktardı.

Kovid-19'a yakalandığında süreci önce hafif geçirdiğini anlatan Sunar, “Salgının ilk başlarında Kovid-19 oldum. 15 gün hastanede, 15 gün misafirhanede kaldım. Sonrasından ev tutarak ailemiz ve arkadaşlarımızdan uzunca süre ayrı kaldığımız dönemler oldu. Bunlar da bizi psikolojik olarak yıprattı.” diye konuştu.

– Genç doktorun annesi de Kovid-19'a yakalandı

Ailesinin ısrarıyla bir süre sonra onlarla yaşamaya devam ettiğini söyleyen Sunar, “Kovid-19 ile ilgili makalelere baktığımızda sanki tek alt tipi yokmuş, 3-4 alt tipi varmış gibi gözüküyor. İlk Kovid-19 olduğumda ailemle yaşamıyordum. İkincisinde hastalık aileme de bulaştı. Ateş, öksürük, halsizlik ve eklem ağrılarım oldu ama annemin daha sıkıntılı geçti. Akciğer tutulumu vardı ve zatürreye dönmüştü, kronik hastalıkları da vardı. Doktor ve sağlıkçıların gayretiyle annem de ben de kurtuldum.” ifadelerini kullandı.

Sunar, Kovid-19 ile mücadelede en önemli görevin vatandaşlara düştüğüne işaret ederek, maske, sosyal mesafe ve hijyen kuralına riayet edilmesini istedi.

– “Ölümle yüzleşmek zorunda kalıyorsunuz”

İkinci kez Kovid-19 olduktan sonra akciğerlerinde pıhtılaşma meydana geldiğini, zor ve sıkıntılı süreç geçirdiğini dile getiren Sunar, şunları kaydetti:

“Hastanede 13 gün yattım. Neredeyse yoğun bakıma gidiyordum. Sağlık durumum gerçekten kötüydü. Doktorlar erken tanı koyup hızlıca tedaviye başladıktan sonra toparlandım. Psikolojik olarak çok yıpratıcı süreç geçirdim. Bir anda herkesten uzaklaşmak istiyorsunuz. Ölüm korkusu tamamen üzerinize çöküyor ve ölümle yüzleşmek zorunda kalıyorsunuz. Bu da benim gibi 25 yaşında biri için çok kolay olmasa gerek. İleriye yönelik çok fazla beklentiniz var ve onları gerçekleştirme ihtimalinizin olmadığını düşünüyorsunuz. İnsan bu süreçte depresyona girer, onun da kıyısından döndük.”

Sunar, tedavi sürecinde kendisini hayata bağlayan ve desteklerini esirgemeyen Dr. Alperen Aksakal ile Dr. Sibel İba Yılmaz'a, yakınlarına, arkadaşlarına ve ailesine teşekkür etti.

Erzurum Şehir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Alperen Aksakal da meslektaşı Sunar'ın ikinci kez Kovid-19 olduğunda akciğerlerinde pıhtı geliştiğini belirterek, “Allah'a şükürler olsun Selim'in tanısını koyduk, tedavisini tamamladık ve işine başladı. İnşallah bir daha geçirmez. Şu an yoğun bakımda 20 ila 80 yaş aralığında hasta takip ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

– “Bir kez geçirdim bitti diye bir şey yok”

Hastalığın akciğerlere indikten sonra genç hastalar ve özellikle genetik yatkınlığı olanlarda ağır seyrettiğine dikkati çeken Aksakal, şöyle devam etti:

“Artık dayanamıyorum beni entübe edin, makineye bağlayın diyen hastalar gördük. Yani 'gencim bana bir şey olmaz' demeyin, en canlı örneği mesleğe yeni başlamış ve öğrenciliğinden beri tanıdığımız, hastalığı ağır geçiren Dr. Selim kardeşimiz. İki kez geçirdi, ikincisi daha ağırdı. Yani 'bir kez geçirdim bitti' diye bir şey yok, herkesin başına gelebilir. Tedbirleri elden bırakmayalım. Halkımız maske, mesafe ve hijyene çok dikkat etsin.”

Köfteci olarak tasarlanan midibüs ilgi görüyor – ERZURUM

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Hacı Tahtakıran'ın midibüste köfte pişirmesi
– Aracın içinden görüntüler
– Köfteci olarak kullanılar midibüs
– Hacı Tahtakıran'ın konuşması Erzurum'da köfteci olarak tasarlanan midibüs ilgi görüyor
– Midibüste köftecilik yapan Hacı Tahtakıran:
– “5 nüfuslu bir aileyim. Evim, sigortam ve emekliliğim yok, gelirim sadece bu iş. Buradaki kazancımla ailemi geçindiriyorum, çalışmazsam ekmek kazanamam”
ERZURUM (AA) – Erzurum'da bir midibüste köftecilik yaparak geçimini sağlayan 54 yaşındaki Hacı Tahtakıran'ın ekmek teknesi görenlerin ilgisini çekiyor.

Erzurum Şehir Hastanesinin karşısındaki boş arazide konuşlandırdığı midibüste köfte yapıp satan Tahtakıran, hastane personelinin yanı sıra üniversite öğrencileri ve yoldan geçenlere midibüsünde kurduğu tezgahta köfte yapıyor.

Hem midibüsün içinde hem de dışındaki taburelerde müşterilerine köfte ekmek satan Tahtakıran'ın köfteci şeklinde tasarladığı midibüsü de görenlerin ilgisini çekiyor.

Köfteci Hacı Tahtakıran, AA muhabirine, 34 yıl yaptığı kamyonculuğu bıraktıktan sonra aldığı aracın içini köfte tezgahına çevirdiğini, bu şekilde ailesinin geçimini sağladığını söyledi.

Tahtakıran, “Hayat şartları yüzünden kamyonculuktan ekmek kazanamaz hale geldim. Bu yüzden batıda bu işi gördüğüm için aklıma ilk gelen bu oldu ve bir şekilde ekmeğimi kazanırım diye bu işe başvurdum.” dedi.

Midibüsle köftecilik yapmak için belediyeden gerekli izinleri aldığını anlatan Tahtakıran, “5 nüfuslu bir aileyim. Evim, sigortam ve emekliliğim yok, gelirim sadece bu iş. Buradaki kazancımla ailemi geçindiriyorum, çalışmazsam ekmek kazanamam.” diye konuştu.

Tahtakıran, köftesini yiyenlerin bir kez daha geldiğini sözlerine ekledi.

Pandemiyle mücadelenin can kurtaranı: Erzurum Şehir Hastanesi – ERZURUM

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Şehir Hastanesinden drone görüntüleri (ARŞİV)
– Erzurum Şehir Hastanesi'nden görüntüler
– Hastaneye gelen vatandaşların ateşlerinin ölçülerek içeri alınması ve işlem yaptırması
– Hastanenin acil servisinden görüntüler
– Acil serviste muayene için bekleyen hastalardan görüntüler
– Yoğun bakım odası niteliğindeki hasta odalarından görüntüler
Pandemiyle mücadelenin can kurtaranı: Erzurum Şehir Hastanesi
– Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın “hayalim ve sevdam” dediği şehir hastaneleri projesi kapsamında, bu yıl hasta kabulüne başlayan Erzurum Şehir Hastanesi, Kovid-19'un yaygınlaştığı dönemden itibaren pandemi hastanesi olarak hizmet veriyor
– Başhekim Dr. Öğr. Üyesi Özgür Çelebi:
– “Pandemi döneminde Şehir Hastanesi can kurtaran oldu. Pandeminin yükünü Şehir Hastanemiz üstlendi”

ERZURUM (AA) – İLHAMİ ERKILIÇ – Erzurum'da fiziki altyapısı, nitelikli yatak kapasitesi ve sahip olduğu yüksek teknolojiyle yaklaşık 1500 yatak kapasiteli Şehir Hastanesi, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ile mücadelede pandemi döneminin adeta can kurtaranı oluyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın “hayalim ve sevdam” dediği şehir hastaneleri projesi kapsamında, bu yıl civar illerin yanı sıra komşu ülkelerden de hasta kabulüne başlayan Erzurum Şehir Hastanesi, Kovid-19'un yaygınlaştığı dönemden itibaren pandemi hastanesine dönüştürüldü.

Sağlık hizmetlerinin en üst noktaya çıkarıldığı, yoğun bakım olarak da kullanılan hasta odaları özelliği sayesinde salgın döneminde Kovid-19 hastalarına adeta can suyu olan Doğu'nun şifa merkezinde, sağlık ordusu büyük özveriyle çalışıyor.

İl Sağlık Müdürü Gürsel Bedir koordinasyonunda, Şehir Hastanesi Başhekimi Dr. Öğr. Üyesi Özgür Çelebi önderliğinde alınan Kovid-19 tedbirleri kapsamında, hastaneye gelenlerin girişte ateşleri ölçülüyor, ön bilgileri alındıktan sonra ilgili birimlere yönlendiriliyor.

Kovid-19 tanılı vakaya müdahale için zamanla yarışan doktorlar, yüzlerine taktıkları kat kat maskeler ve siperlikler, giydikleri koruyucu tulum ve önlükle hastalara şifa dağıtıyor.

Başhekim Çelebi, AA muhabirine, Şehir Hastanesinin Doğu Anadolu'daki en önemli sağlık projelerinden biri olduğunu belirterek, hastanede acil servisten yoğun bakıma tüm önlemlerin alındığını söyledi.

Tanı konulan ya da şüpheli vakaların tedavi ve kontrollerinin gerçekleştirildiğini ifade eden Çelebi, acil serviste ön tanı işlemlerinden sonra hastaların çok fazla beklemeden testlerinin yapıldığını, durumu ağır olanların da yoğun bakımda tedaviye alındığını aktardı.

– “Pandemi döneminde Şehir Hastanesi can kurtaran oldu”

Çelebi, Şehir Hastanelerinin salgınla mücadeleye büyük katkı sağladığını ve bu dönemde söz konusu hastanelerin kıymetinin daha çok anlaşıldığını dile getirerek, şöyle devam etti:

“Cumhurbaşkanımızın ve eski Sağlık Bakanımız Recep Akdağ'ın şehrimize hediyesi. Şehir Hastanesinin pandemi döneminde kıymeti daha iyi anlaşılıyor. Pandemi döneminde Şehir Hastanesi adeta can kurtaran oldu. Salgının yükünü de Şehir Hastanemiz üstlendi. Sağlık Bakanımız Fahrettin Koca öncülüğünde pandemiyle mücadelemiz sürüyor. İnşallah bu salgından bir an önce kurtulur eski günlere döneriz.”

Sağlık ordusunun görevinin başında olduğuna işaret eden Çelebi, “Hastaları sağlığına kavuşturmak için sağlık personelimiz gece gündüz demeden çalışıyor. Kovid-19 ile mücadelede vatandaşlarımızdan destek istiyoruz. Maske, mesafe ve hijyen kuralına lütfen uyalım. Kovid-19 alacağımız tedbirden daha güçlü değil.” diye konuştu.

Deprem bölgesine 40 kişilik arama kurtarma ekibi gönderildi – ERZURUM

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Ekiplerin hazırlanması ve araçlarla hareket etmeleri
– Erzurum Hava Meydan Komutanlığı ve görevlilerden detay görüntü
– Askeri uçak ve görevlilerden detaylar Erzurum, Erzincan ve Ağrı'dan deprem bölgesine 40 kişilik AFAD ekibi gönderildi
ERZURUM (AA) – Erzurum, Erzincan ve Ağrı'dan, 6,6 büyüklüğünde depremin yaşandığı İzmir'e 40 kişilik AFAD ekibi sevk edildi.

Depremin ardından Erzincan ve Ağrı'dan gelen AFAD ekipleri Erzurum'da toplandı.

Erzurum'da dahil olan personelle 40 kişiye ulaşan ekip, Erzurum Hava Meydan Komutanlığı'ndan kalkan Türk Silahlı Kuvvetlerine ait uçakla İzmir'e gitti.

Ekip, depremde yıkılan binaların enkazında yürütülen arama kurtarma çalışmalarında görev alacak.