FAO

FAO'dan iki ilde arıcılara destek

ANKARA (AA) – Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO) Tarım ve Orman Bakanlığı iş birliğiyle yürüttüğü projede, Konya ve Karaman’da üreticilere 400 arılı kovan ve malzeme dağıltıldı.

FAO'nun açıklamasına göre, Küresel Çevre Fonu (GEF) tarafından da fonlanan Sürdürülebilir Arazi Yönetimi ve İklim Dostu Tarım Projesi kapsamında iki ilde arıcılığın yoğun yapıldığı ilçe ve köyler seçildi.

Karaman'ın Ayrancı ilçesine bağlı Berendi ve Kıraman, Konya'nın Emirgazi ilçesine bağlı Öbektaş ile Halkapınar ilçesine bağlı İvriz köylerinde 400 arılı kovan ve yardımcı ekipman dağıtıldı.

Açık büfelere gıda israfı ayarı

ANKARA (AA) – Tarım ve Orman Bakanlığı ile Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) iş birliğiyle yürütülecek Gıdanı Koru Kampanyası kapsamında bir de strateji belgesi ve eylem planı hazırlandı.

AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, Türkiye’nin gıda kayıpları ve israfının önlenmesi, azaltılması ve yönetimine ilişkin hazırlanan planla, ilgili bakanlıklar, kamu kurumları ve sivil toplum örgütlerinin katkısıyla gıda israf ve kayıplarının önlenmesi için 100 eylem hayata geçirilecek.

Bu kapsamda, özellikle tüketiciler için farkındalık oluşturulması amaçlanıyor. Uygun gıda muhafaza koşulları, kalan yemeklerin muhafazası ve tekrar kullanılması, planlı alışverişin önemi konusunda eğitimler ve atölye çalışmaları yapılacak.

Şekli bozuk gıdaya şans verilecek

Ürün etiketi üzerindeki son tüketim tarihi ve tavsiye edilen tüketim tarihi arasındaki fark anlatılacak ve güvenilir tüketim konusunda farkındalık artırılacak. Evlerde gıda israfını azaltmaya yönelik tarifler ve çözümler yaygınlaştırılacak.

Kusurlu, şekil bozukluğu olan ancak güvenilir ve besleyici meyve ve sebzelerin israfının önüne geçilmesi mesajı verilecek. Şekli bozuk ürünlerin süpermarketlerde satışa sunulması sağlanacak, bu kapsamda gıdanın şeklinden öte kalitesinin önemli olduğuna ilişkin bilgi posterleri kullanılacak. Şekli bozuk ürünler restoran ve hazır yemek şirketlerinin satışlarına da entegre edilecek.

Cezaevlerinden hastanelere kadar bilinç artırılacak

Okullarda, temel askeri eğitim müfredatında, Gençlik ve Spor Bakanlığı yurtlarında, gençlik merkezlerinde, gençlik kamplarında, cezaevlerinde ve hastanelerde, posterler, seminerler, videolarla gıda israfı konusunda bilgi, bilinç ve farkındalık düzeyi artırılacak. Ramazan da dahil, kültürel ve sanatsal faaliyetler yoluyla porsiyon ayarlama ve pişirme, kalan yemekleri muhafaza etme ve raf ömrünü uzatma, yeterli miktarda meyve ve sebze satın alma yöntemleri konusunda tüketicilerin farkındalığı sağlanacak.

Televizyon programlarında, filmlerde veya TV dizisi senaryolarında gıda kaybı ve israfıyla mücadele konusunda gizli veya açık mesajlar verilecek.

Tüketiciler yanında, hazır yemek hizmeti, iş yeri ve kurum yemekhaneleri, restoranlar ve diğer benzeri gıda hizmetlerinin sunulduğu yerler ile dükkanlar, toptan satış yerleri, süpermarketlerde de farkındalık oluşturulacak. Tüm perakendecilere kendilerinin özel izleme sistemleriyle gıda israfını önlemeleri için iyi uygulama rehberleri dağıtılacak.

Geri dönüşen gıda, çorba ve reçel olacak

Artık insan tüketimine yönelik olmayan gıdanın hayvan yemi olarak kullanımı veya organik gübreye dönüştürülmesi konusunda farkındalık oluşturulmaya çalışılacak.

Gıda tedarik zincirindeki verimliliğin artırılması için gıda nakliyesinde kullanılan frigofrik araçlar için etkili denetim kuralları ve asgari standartlar belirlenecek. Gümrükte, devlet kontrolü altına alınan, yasal süreçleri devam eden ürünlerin zayi olmasını engellemek amacıyla ilgili mevzuat gözden geçirilecek. Türkiye genelinde özellikle taze meyve ve sebze, patates ve soğan olmak üzere tarım ürünleri için lisanslı depo sayısı artırılacak.

Geri kazanılan güvenli ve besleyici gıdalar tekrar işlenerek çorba, sos, reçel veya turşulara dönüştürülecek. Böylece gıdaların katma değeri artırılacak.

Restoranlar, hazır yemek firmaları ve kafeterya gibi yerlerde gıda israfının azaltılması için açık büfelerde tabak boyutları küçültülecek. Gıda kayıplarını ve israfını azaltan işletmelere bir ödüllendirme sistemi getirilecek.

Restoranlar ve açık büfelerde israfı önlemek için tabakta kalan gıdaları paket yaptırma, porsiyon boyutları ve farklı fiyatlandırma konusunda müşterilerin bilgilendirilmesi teşvik edilecek.

Dünyada çam balının yüzde 90'ı Türkiye'de üretiliyor

ANKARA (AA) – BM Gıda ve Tarım Örgütünden (FAO) “Dünya Arı Günü” dolayısıyla yapılan açıklamaya göre, bal, küresel gıda güvenliğinin sağlanmasında önemli bir yer tutuyor. Çam balı da bu anlamda büyük önem taşıyor.

Reçineli bir bal olan çam balının çiçek balına kıyasla daha güçlü baharat yapısı ve kendine özgü bir tadı bulunuyor. Dünyadaki çam balının neredeyse yüzde 90’ı Türkiye’de üretiliyor.

Türkiye, aynı zamanda dünyanın 25 arı alt türünün beşte birine ev sahipliği yapıyor.

Başta Muğla olmak üzere özellikle Türkiye’nin Ege Bölgesi’ndeki çam ormanlarındaki arılar, sadece belirli çam ağaçlarının sapında yaşayan bir kabuklu böcek türü olan “Marchalina Hellenica”nın bıraktığı kalıntıdan bal özü topluyor.

FAO ile Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), çam balının endüstrisini güçlendirmek, daha verimli, sürdürülebilir ve kapsayıcı hale getirmek ve bu özel balın dünya çapında tanınmasını artırmak için Türkiye’nin çam balı sektörü ile çalışıyor.

Türkiye, EBRD ve FAO desteği ile bu yerel bilgiyi korumak ve gelecek nesillerin arıcılık geleneğini sürdürmeleri amacıyla çam balının “Coğrafi İşaret” olarak kaydedilmesi için çalışmalarını sürdürüyor.

Çam balının Coğrafi İşaret ile kaydedilmesinin, bu balı eşsiz kılan biyolojik çeşitliliğin ve doğal kaynakların korunması için üreticileri teşvik edeceği, aynı zamanda daha fazla uluslararası pazar fırsatı sağlayacağı ve baldan daha yüksek gelir elde edilebileceği belirtiliyor.

Çam balının Coğrafi İşaret kayıt süreci geçen yıl başlamıştı. Bu girişimin Türkiye’nin bal sektöründe yapılacak iyileştirmelere zemin hazırladığı ifade ediliyor.

“Gıdanı Koru Kampanyası”na BM Gıda ve Tarım Örgütünden övgü

ANKARA (AA) – Birleşmiş Milletler (BM) Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Orta Asya Alt Bölge Koordinatörü ve Türkiye Temsilcisi Viorel Gutu, Gıdanı Koru Kampanyası'nın, bölgedeki diğer ülkelerin kendi ulusal strateji ve eylem planlarını oluşturmalarında ön açacak bölgesel bir girişimin başlangıcı niteliğinde olduğunu bildirdi.

Gutu, Tarım ve Orman Bakanlığı ile FAO ortaklığında gerçekleştirilen "Gıdanı Koru Kampanyası"nın tanıtım toplantısına video konferans yöntemiyle katıldı.

Dünya genelinde üretilen gıdanın yüzde 14'ünün hasattan perakende sürecine kadar kaybolduğu belirten Gutu, perakende ve tüketim aşamalarında israf edilen gıdanın da fazla olduğunu ancak bunun tam ölçümünün yapılamadığını söyledi.

Gutu, "Dünyada 820 milyon insanın her gece yatağa aç yattığı düşünüldüğünde, bu kadar gıdanın kaybediliyor veya israf ediliyor olması ahlaki olarak da kabul edilemez." dedi.

Gıda kayıp ve israflarının azaltılmasının gıda güvenliği ve beslenmeyi iyileştirmenin, sera gazı emisyonlarını azaltmanın ve doğal kaynaklar üzerindeki baskıyı azaltmanın bir yolu olarak görülebileceğini vurgulayan Gutu, gıda kayıp ve israfına gösterilen uluslararası ilginin "2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi"nde de yer bulduğunu dile getirdi.

Pek çok ülkenin gıda kayıp ve israfını azaltmaya yönelik eylemlerde bulunmaya hazır olduğuna dikkati çeken Gutu, şöyle konuştu:

"FAO olarak bizler 2011 yılından bu yana gıda kayıp ve israfı sorununa ilgi çekmeye ve bu konuda farkındalık yaratmaya çalışıyoruz. Bu alanda üzerimize düşeni yapmak üzere, FAO olarak alandaki ilk ve en geniş çaplı girişimimiz olan 'Gıda Kaybı ve İsrafını Azaltmak İçin Gıdayı Koru Küresel İnisiyatifi'ni başlattık. Messe Düsseldorf ile yakın iş birliği içinde, Güney Asya, Yakın Doğu ve Afrika'da pek çok kapasite geliştirme ve farkındalık artırma projesi gerçekleştirdik."

– "Türkiye diğer ülkeler için de iyi bir örnek oluşturacak"

Gutu, Türkiye'de yıllık 300 milyon ekmek ve 2,8 milyar lira tasarrufla sonuçlanan ve ekmek israfını önlemeyi hedefleyen büyük bir farkındalık kampanyasına imza attıklarını anımsatarak, söz konusu kampanyanın farkındalığı artırmakla kalmayıp somut sonuçlar üreten güzel bir ulusal kampanya örneği olduğunu dile getirdi.

Geçen yıl, gıda kayıp ve israfını azaltmak için Gıdayı Koru Küresel İnisiyatifi'nin tamamlayıcı projesi olarak FAO ile Tarım ve Orman Bakanlığının "Sıfır Atık, Sıfır Açlık: Gıda Kayıp ve İsrafını Azaltmak İçin Destek Projesi"ni yürüttüklerini hatırlatan Gutu, şunları kaydetti:

"Bu bir yıllık proje boyunca, bizler il müdürlükleri temsilcileri, akademisyenler, sivil toplum ve özel sektör temsilcilerinin de katılımıyla bir dizi çalıştay düzenledik. Bu çalıştayların sonucunda, bakanlık uzmanları ve ilgili paydaşların da katılımıyla Türkiye'nin ilk gıda kayıp ve israfının önlenmesi, azaltılması ve yönetimine ilişkin ulusal strateji ve eylem planını kaleme aldık. Bugün bu ulusal strateji ve eylem planını sizlere duyurmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Öte yandan, bu lansmanın bölgenin diğer ülkelerinin kendi ulusal strateji ve eylem planlarını oluşturmalarının önünü açacak bölgesel bir girişimin başlangıcı niteliğinde olduğunu da dile getirmek isterim."

Türkiye'nin diğer ülkeler için de iyi bir örnek oluşturacağını ve FAO'nun da ihtiyaç duyulduğunda teknik bilgi ve uzmanlığını memnuniyetle paylaşabileceğini vurgulayan Gutu, artık gıdanın üretme ve tüketme biçimleriyle ilgili eylemde bulunmanın vaktinin geldiğini sözlerine ekledi.