Filistin Gazze İsrail

'AA foto muhabiri ailesinden koparılma riskiyle karşı karşıya'

KUDÜS (AA) – Uluslararası Af Örgütü (UAF), işgal altındaki Doğu Kudüs’te bulunan evinde 22 Ocak’ta gözaltına alınan ve o günden bu yana İsrail’e ait bir sınır dışı merkezinde tutulan Anadolu Ajansı’nın (AA) Filistin asıllı foto muhabiri Mustafa Kharouf’un her an sınır dışı edilerek eşinden ve 1,5 yaşındaki kızından koparılma riskiyle karşıya karşıya olduğunu belirtti.

UAF Orta Doğu ve Kuzey Afrika Direktörü Salih Hicazi, yaptığı yazılı açıklamada, İsrail’e bir an önce Kharouf’u serbest bırakarak Doğu Kudüs’te ikamet yerine geçen “Kudüs kimliği” vermesi çağrısı yaptı.

Hicazi, Kharouf’un keyfi şekilde gözaltına alına alınarak sınır dışı edilme planının İsrail’in Doğu Kudüs’te yaşayan Filistinlilerin sayısını azaltma ve insan haklarını ihlal politikasının bir yansıması olduğunu söyledi.

Kharouf’un 22 Ocak’tan bu yana gözaltında tutulduğu Givon Sınır Dışı Merkezi’nden çıkarılarak serbest bırakılması ve ailesine kavuşması gerektiğini vurgulayan Hicazi, “AA foto muhabiri her an sınır dışı edilerek 1,5 yaşındaki kızından ve ailesinden koparılma riskiyle karşı karşıya. İsrail makamlarının Kharouf’un oturum iznini reddetmesi ve asılsız suçlamalara dayanarak sınır dışı etme planı hukuksuz ve acımasızca.” ifadelerini kullandı.

“Uluslararası toplum Kharouf için İsrail’e baskı yapmalı”

Açıklamasında ayrıca İsrail makamlarını uluslararası yükümlülüklerini yerine getirmeye davet eden Hicazi, şunları kaydetti:

“Uluslararası toplum, Kharouf’u sınır dışı etme hedefinden vazgeçirmek amacıyla acilen İsrail makamlarına baskı yapmalı.”

Kharouf 123 gündür gözaltında

İsrail güçleri, Filistin asıllı AA foto muhabiri Mustafa Kharouf’u “oturma izni olmadığı” gerekçesiyle 22 Ocak’ta işgal altındaki Doğu Kudüs’te bulunan evinden gözaltına almıştı.

O günden bu yana Givon Sınır Dışı Merkezi’nde tutulan Kharouf, hukuki mücadelesine devam ederken, İsrail, oturma izni olmadığı gerekçesiyle AA foto muhabirini büyüdüğü ve tüm ailesinin yaşadığı yer olan Doğu Kudüs’ten çıkararak zorla Ürdün’e göndermek istiyor.

Babasının çalışmak için gittiği Cezayir’de 1986’da dünyaya gelen Kharouf, ailesiyle 12 yaşındayken Doğu Kudüs’e yerleşti. O günden bu yana oturma izni almak için uğraşan Kharouf’a aradan geçen 20 yıla rağmen gereken izin verilmedi.

Doğu Kudüs’te oturma izni yerine geçen “Kudüs kimliği” sahibi Temam ile evlenen Kharouf, geçtiğimiz yıllarda “aile birleşimine” başvursa da bu girişiminden de sonuç alamadı.

İsrail makamları Kharouf’u sınır dışı ederse eşi Temam ve 1,5 yaşındaki kızı Asya’dan koparılmış olacak.

Batı Şeria'da Nekbe'nin 71'inci yılı gösterileri

RAMALLAH (AA) – İşgal altındaki Batı Şeria'nın çeşitli bölgelerinde Nekbe'nin (Büyük Felaket) 71'inci yılı münasebetiyle gösteri ve yürüyüşler düzenlendi.

Batı Şeria'nın başta Ramallah olmak üzere, Beytüllahim, Cenin ve El Halil kentlerinde düzenlenen gösterilerde Filistin bayrakları ve üzerinde "dönüş hakkı" yazan flamalar taşındı. Bazı göstericilerin Filistinli mültecilerin 1948'de tehcir edildikleri topraklarına dönüş hakkını temsil eden anahtar maketleri taşıdığı görüldü.

Batı Şeria'daki camilerde Nekbe'nin 71'inci yılına atfen 71 saniye boyunca sirenler çalındı.

– Nekbe'nin 71'inci yılında "dönüş hakkı" vurgusu

Nekbe'yi Anma Komitesinin çağrısı üzerine Ramallah'ta bir de yürüyüş düzenlendi. Eski Filistin Devlet Başkanı Yasir Arafat'ın anıt mezarının bulunduğu bölgeden başlayan yürüyüş, Yasir Arafat Meydanı'nda sona erdi.

Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) Mülteci İşleri Dairesi Başkanı Ahmed Ebu Havli, burada yaptığı konuşmada, Filistin halkının Nekbe'nin 71'inci yılında, ilkelerine bağlı kalarak, dönüş hakkından vazgeçmediğini belirtti.

Ebu Havli, Filistin halkının başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir devlet kurmak için mücadele vermede kararlı olduğunu vurguladı.

Filistinliler, İsrail'in 14 Mayıs 1948'de işgal ettiği Filistin topraklarında bağımsızlığını ilan etmesi ve Filistinlileri zorunlu göçe tabi tutması nedeniyle 15 Mayıs'ı "Nekbe" (Büyük Felaket) olarak anıyor.

“Büyük Dönüş Yürüyüşü”nde yaralananlara yardım

İSTANBUL (AA) – İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı, Filistinlilerin "Toprak Günü" anısına gerçekleştirdikleri "Büyük Dönüş Yürüyüşü" sırasında, İsrail askerlerinin saldırılarında yaralanan 500'ü aşkın kişiye maddi yardımda bulundu.

İHH İnsani Yardım Vakfı'ndan yapılan açıklamada, Gazze'deki ablukanın 12'inci yılında olduğu ve abluka altındaki Gazze halkının sağlıktan barınmaya, eğitimden gıdaya kadar pek çok temel ihtiyacını karşılayamadığı belirtildi.

İHH'nın, başlattığı çeşitli yardım kampanyaları ve Mavi Marmara Gemisi ile Filistin’i dünya gündemine taşımayı başardığına değinilen açıklamada, "İHH, çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Bu kapsamda hayırseverlerin destekleriyle Büyük Dönüş Yürüyüşü esnasında Siyonist İsrail askerlerinin saldırılarında yaralanan 500’ü aşkın Gazzeli yaralıya maddi yardımda bulunuldu. Bilindiği üzere vakfımız, geçtiğimiz ay 'Gazze’ye Yardım Cuması' adı altında yeni bir yardım kampanyası başlatmış ve 81 ilde düzenlenen kitlesel eylem ve basın açıklamalarıyla bunu kamuoyuna ilan etmişti." denildi.

Filistinliler'in, 30 Mart'tan beri abluka altındaki Gazze Şeridi'nin İsrail sınırında "Büyük Dönüş Yürüyüşü" adı altında barışçıl eylemler düzenlediği hatırlatılan açıklamada, İsrail askerlerinin ise sürgün edildikleri topraklarına geri dönmeyi ve 2006'dan beri Gazze'ye uygulanan hukuksuz ablukanın kaldırılmasını talep eden sivil halkın üzerine gerçek mermilerle ateş açtığı hatırlatıldı.

İsrail askerlerinin, devam eden barışçıl gösterilere müdahalesinde 200'den fazla Filistinlinin şehit olduğunun, binlercesinin de yaralandığının aktarıldığı açıklamada, "İHH Gazze Ofisi, 2009 yılında işgalci İsrail’in 'Dökme Kurşun Operasyonu' adını verdiği, bini aşkın Filistinliyi öldürdüğü saldırılar sonrası yardım faaliyetlerinin yerinden idare edilebilmesi amacıyla kuruldu. Ofiste, acil yardım, psikolojik destek, meslek edindirme, sağlık, eğitim ve yetim çalışmaları da yürütülüyor. Geçtiğimiz aylarda işgalci İsrail tarafından Gazze’ye düzenlenen saldırıda, İHH İnsani Yardım Vakfı'nın Gazze'de bulunan ofisi de ağır hasar görmüş ve ofis kullanılamaz hale gelmişti. İHH, tüm engellemelere rağmen Filistin halkına hizmet etmeyi sürdürecek." ifadeleri kullanıldı.

“İşgalci, halkımızı öldürmek ve bizi yok etmek istiyor”

GAZZE (AA) – Filistin Meclisi Başkan Yardımcısı Ahmed Bahr, İsrail'in Gazze Şeridi'ne uyguladığı ablukayı sürdürmesinin uluslararası normlara ve insan haklarına aykırı olduğunu söyledi.

Meclisin Gazze limanında düzenlediği konferansta konuşan Bahr, İsrail'in Gazze Şeridi'ne uyguladığı ablukayı sürdürmesinin uluslararası normlara ve insan haklarına aykırı olduğunu belirterek, söz konusu ablukanın Filistin halkına karşı işlenen bir soykırım olduğunu ifade etti.

İsrailli yetkililere 2006 yılından bu yana Gazze Şeridi'ne uyguladıkları ablukayı kaldırması talebinde bulunan Bahr, "İşgalci, halkımızı öldürmek, ilaç ve elektriği kesmek ve bizi yok etmek istiyor." dedi.

Bahr, Birleşmiş Milletler'e, uluslararası toplum ve insan hakları kuruluşlarına, işgalci İsrail'in Filistin halkına karşı işlediği suçların takipçisi olmaları ve bunları açığa çıkarmaları çağrısında bulundu.

İsrail, 2 milyona yakın kişinin yaşadığı Gazze Şeridi'ne 2006'dan bu yana karadan, havadan ve denizden abluka uyguluyor.