Ford Otosan

Ford Otosan 2019 Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayınladı

İSTANBUL (AA) – Kurulduğu günden bu yana tüm faaliyetlerini çevreye ve topluma fayda sağlayan ürün ve hizmet sunma misyonuyla gerçekleştiren Ford Otosan'ın yayınladığı 2019 Sürdürülebilirlik Raporu’nda, şirketin toplumu odağına alarak hayata geçirdiği projeler kamuoyu ile paylaşıldı.

Ford Otosan açıklamasına göre, şirket, Global Reporting Initiative (GRI) tarafından yayınlanan GRI Standartları’nın "temel" (core) ilkeleri doğrultusunda hazırladığı 1 Ocak-31 Aralık 2019 dönemini kapsayan 2019 Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayınladı.

Şirket, sürdürülebilirlik alanında gösterdiği performansla Borsa İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksi’ndeki ve sorumlu yatırım konusunda uluslararası ölçekte kabul gören "FTSE4Good – Gelişmekte Olan Piyasalar Endeksi"ndeki yerini koruyarak Karbon Saydamlık Projesi (CDP) notunu C’den B’ye yükseltti.

– Yenilenebilir enerji yatırımları sayesinde üretim faaliyetlerinin çevresel etkisi azaltılıyor

Açıklamada verilen bilgilere göre, ürettiği birim araç başına düşen enerji tüketimini ve sera gazı salınımını azaltma hedeflerine ulaşmak üzere çalışan Ford Otosan, farklı enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji projelerini hayata geçiriyor.

Şirket, Gölcük ve Sancaktepe fabrikalarında bina dış cephesini kapsayan panellerden oluşturulan Solarwall sistemiyle ısıtma, soğutma ve havalandırma için güneş ışınlarını kullanıyor. Ayrıca, Gölcük Fabrikası'nda kurulan yedi rüzgar türbini ile şirket, tükettiği enerjiyi yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlamaya çalışıyor.

Aydınlatma konusunda ise LED dönüşümlere odaklanan şirket, 2019’da hayata geçirdiği Suntracker sistemleriyle güneşten gelen ışığı atölyelerini aydınlatmak için kullanmaya başladı.

– Kurum içi girişimcilik ve inovasyon kültürü üretim süreçlerinde verimlilik sağlıyor

Ford Otosan, çalışanların fikirlerine ve uzmanlıklarına değer vererek bu amaçla yetkinliklere yatırım yapıyor ve inovatif projeleri destekliyor.

Bunlardan biri üretim süreçlerini mükemmelleştirmeye katkı sağlayacak WhistleTracker Projesi oldu. Ustaların preslenme esnasında oluşan sesi dinleyerek parçalarda hasar olup olmadığını anladığı, ciddi bir uzmanlık, vakit ve yetkinlik gerektiren bu süreçten esinlenerek geliştirilen projede, özel yazılımlarla elde edilen ses verileri dijital filtrelerden geçirilerek parçada hata varsa anında tespit edilmesini sağlıyor.

Ürün, süreç ve iş modellerinde yenilikçiliği benimseyen Ford Otosan, sadece geleneksel bir araç üreticisi olarak değil, hizmet üretip sektöre yön veren, hayal edilenin ötesinde ulaşım olanaklarını şekillendiren ve yenilikçilikle ön plana çıkan bir şirket olmayı hedefliyor.

– "Ürünlerimizi daha da sorumlu hale getiriyoruz"

Ford Otosan Genel Müdürü Haydar Yenigün, 2019 Sürdürülebilirlik Raporu ile ilgili yaptığı değerlendirmede şunları kaydetti:

"Türkiye’nin en değerli ve en çok tercih edilen sanayi şirketi olma vizyonumuza ulaşma yolunda sürdürülebilirlik yönetimini güçlendirmek amacıyla dijital dönüşüm, inovasyon ve yalınlaşma süreçlerine odaklanarak kurum içi girişimcilik ve inovasyonu şirketiminizin tüm kademelerine yaymaya 2019 yılında da devam ettik. Büyük Veri’yi kullanarak, üretim süreçlerimizde daha fazla verimlilik sağlarken, üretim faaliyetleri kaynaklı çevresel performansımızı geliştiriyor, ürünlerimizi daha da sorumlu hale getiriyoruz.

Ayrıca, çevik çalışma şekli ile daha verimli ve sürdürülebilir iş süreçleri için çalışmalarımıza devam ediyor, hiyerarşiyi yok ediyoruz. Yarını inşa ederken, farklılıkları ve çeşitliliği destekliyor, sektördeki kadın-erkek eşitliğini sağlamak için öncü adımlar atıyoruz. İşe alımlarda kadın kotası uygulaması ile otomotiv sektöründe kadın istihdamı lideriyiz. Çalışma arkadaşlarımızın emekleriyle ortaya çıkan tüm yenilikçi projeler ve dönüşüm sayesinde hedeflerimize ulaşıyor, rekabet gücümüzü artırırken sürdürülebilir bir gelecek için fayda sağlıyoruz."

IFC'den Ford Otosan'a 150 milyon dolarlık kredi

İSTANBUL (AA) – Dünya Bankası Grubu üyesi olan Uluslararası Finans Kuruluşu'nun (IFC), Ford Otomotiv Sanayi AŞ'ye 150 milyon dolara tekabül edecek tutarda avro cinsinden kredi desteği sağlayacağı bildirildi.

IFC tarafından yapılan yazı açıklamada, söz konusu krediyle, Türkiye'de otomotiv endüstrisinin daha da geliştirilmesinin, modernizasyonunun, istihdam oluşturulmasının ve rekabet gücünün desteklenmesinin amaçlandığı ifade edildi.

– "Fon, yeni araç modelleri piyasaya sürmek için kullanılacak"

Açıklamada, "Finansmanın tedarik zinciri bağlantıları yoluyla hem doğrudan hem de dolaylı istihdam oluşturması beklenmektedir. Ayrıca bu finansman, gelişmiş otomotiv üretkenliği ve verimliliği sayesinde Türkiye'deki otomotiv endüstrisinin rekabet gücünü ve katma değerli ihracatını artıracaktır." denildi.

Ford Otosan'ın fonu, üretim kapasitesini artırmak ile elektrikli ve hibrit versiyonlar da dahil olmak üzere yeni araç modelleri piyasaya sürmek için kullanacağı aktarılan açıklamada, "Finansman aynı zamanda Ford Otosan'ın modernizasyon ve otomasyona yatırım yaparak verimliliğini artırmasını sağlayacak." ifadesi kullanıldı.

– "Bu sektörün gücü Türkiye için büyük önem taşıyor"

Açıklamada görüşlerine yer verilen IFC Türkiye Ülke Müdürü Arnaud Dupoizat, şunları kaydetti:

"Finansmanımız, Türk otomotiv endüstrisini küresel değer zincirlerindeki konumunu güvence altına alma ve daha da ilerletmenin yanı sıra Koç Şirketler Grubu üyesi olan sektörün lider oyuncularından birini destekleyecek. Bu sektörün gücü, Türkiye'nin istihdam yaratmaya ve yüksek katma değerli ürünler ihraç etmeye devam etmesi için büyük önem taşıyor."

Ford'dan otomobili hijyenik tutmanın ipuçları

İSTANBUL (AA) – Ford İngiltere baş tıbbi sorumlusu Dr. Jenny Dodman, "Otomobillerin içini temizlerken asla çamaşır suyu veya hidrojen peroksit içeren ürünler kullanmamalısınız." ifadelerini kullandı.

Ford Otosan'dan yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Dodman, sürücüler ile otomobillerini temiz tutmanın ipuçlarını paylaştı.

Dodman, ayrıca, parlama ve parmak izi önleyici gibi bazı özel kaplamalara zarar verebilecek amonyak bazlı ürünlerden kaçınılması gerektiğini belirterek, "Üreticiler, her araç için hangi ürünlerin güvenle kullanılabileceği konusunda size gerekli bilgileri sunarlar. İngiltere Halk Sağlığı Kurumu ise bu konuyla ilgili normal ev dezenfektanlarının Kovid-19'a karşı yeterince etkili olduğunu belirtmiş ve tavsiye etmektedir." değerlendirmesinde bulundu.

Otomobillerin dış kısmı için sosyal mesafe kuralı ve hijyen önlemlerini en sıkı şekilde uygulayan yıkama yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini kaydeden Dodman, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Eldiveni bir koruma şekli olarak görebilirsiniz. Ancak, bununla birlikte kirlenmiş bir yüzeye dokunursanız eldivenlerinizin hala kirlenebileceğini ve daha sonra eldivenli el ile yüzünüze dokunduğunuzda virüsün bulaşabileceğini lütfen unutmayın. Otomobilinizi birlikte yaşamadığınız kimseyle paylaşmamalısınız, çünkü bu uzmanların önerdiği sosyal mesafe kurallarının dışına çıkmak olur."

Dodman, Kovid-19 ile enfekte olan birinin öksürdüğünde veya hapşırdığında, virüsü içeren damlacıklar ürettiğini ve bu damlacıkların o kişinin etrafındaki bir yüzeye ulaşabildiğini belirtti.

Dodman, şunları kaydetti:

"Virüsü içeren damlacıklar, Kovid-19 ile enfekte olan kişi tarafından yüzeylere kolayca ulaştırılabiliyor. Başka birisi elleriyle bu yüzeye ve sonra yüzüne dokunduğunda, virüs gözler, ağız veya burun yoluyla vücuda girebiliyor. Ellerimizi yıkamak işte bu nedenle çok önemlidir. Ellerimizi temizlemenin en önemli yolu, sabun ve sıcak su kullanmak, sabun yoksa en az yüzde 70 alkol içeren bir el dezenfektanı kullanmaktan geçiyor."

Kovid-19 ile kontamine olmuş bir yüzeyden kaynaklanan bulaşma riskinin zaman içinde azaldığını kaydeden Dodman, virüsün herhangi bir yüzeyde ne kadar yaşayabileceği henüz kesin olarak bilinmediğini, virüsün ömrünün bulunduğu yüzeye ve koşullara bağlı olarak değişebileceğini belirtti.

– Mikroplar pek çok formda bulunuyor

Ford, mikropların pek çok formda var olduğunu ve çevrede her zaman çeşitli mikro organizmaların yaşadığını bilinmesi gerektiğini, buna rağmen, bu organizmaların küçük bir kısmı insanlar için zararlı olma potansiyeli taşıdığının bilinmesinin önemli olduğunu bildirdi.

Şirketten yapılan açıklamada şunlar kaydedildi:

"Bu yüzden temizlik yapılırken koronavirüs gibi insan sağlığına zararlı diğer tüm bakteri ve virüsleri ortadan kaldırmaya dikkat edilmeli. Araç yüzeyinin Kovid-19 ile kontamine olması ve bulaşma sürecinin kişiye göre fark göstermesi de göz önünde bulundurulursa otomobilinizi sık sık temizlemek dışında, belirli bir araç temizleme sıklığı bulunmuyor. Arabada mutlaka bir el dezenfektanını bulundurmanız ve torpido gözünde kolonya bulundurulması öneriliyor. Ancak, Kovid-19 ile enfekte olma ve bulaşma riskini en aza indirmenin yolu sosyal mesafeyi her zaman korumaktan, ellerin sık sık 20 saniyeden az olmamakla birlikte yıkayarak, sağlık otoritelerini önerdiği tüm tedbirlere uymaktan geçiyor.

Temizlik sırasında direksiyon simidi, tutacaklar, vites kolu, düğmeler veya dokunmatik ekran, silecek ve sinyal kulakçıkları, kol dayanakları, torpido tutacağı, kolçaklar ve koltuk ayarlayıcıları gibi sık dokunan alanlara özellikle dikkat edilmesi gerekiyor. Emniyet kemerleri ve kemer tutamaçları her sürücünün temizlik kontrol listesinde de en üst sıralarda olmalıdır. Taktığınız emniyet kemeri muhtemel öksürük ve hapşırmalardan gelen mikropları taşıyabiliyor."

Türk Metal Sendikası ile MESS Grup toplu iş sözleşmesinde uzlaştı

Arçelik, Bosch, Ford Otosan, Mercedes, Renault, Siemens, Tofaş ve TürkTraktör’ün de aralarında olduğu metal iş kolundaki 200 iş yerini ilgilendiren Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) Grup Toplu İş Sözleşmesinde 7 Ekim’de başlayan müzakereler uzlaşıyla sonuçlandı.

Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Pevrul Kavlak, yaptığı yazılı açıklamada, işveren tarafıyla dün saat 19.30’da MESS Genel Merkezi’nde bir araya geldiklerini ve sabaha kadar süren görüşmelerde anlaştıklarını belirtti.

Metal işçisinin bir kör kuruşunu bile masada bırakmadıklarını, sendikal hayatta yine önemli bir başarıya imza attıklarını ifade eden Kavlak, sözleşmeyle ilgili şu detayları paylaştı:

“1 Eylül 2019 itibarıyla 12 liranın altında olan saatlik ücretlere, 12 lirayı geçmeyecek şekilde 30 kuruş iyileştirme yapıldı. Bunun üzerine tüm saatlik ücretlere, sözleşmenin birinci 6 ayında yüzde 17 oranında zam alınmıştır. İkinci 6 ay için yüzde 6 oranında artış sağlanmıştır. Enflasyon yüzde 6’nın, yani bu oranın altına düşerse dahi, yüzde 6 alınacaktır. Bu oranı geçmesi halinde ise enflasyon farkı alınacaktır. Üçüncü ve dördüncü aylara enflasyon oranında zam alınmıştır. Tüm sosyal haklara birinci yıl yüzde 20 oranında, ikinci yıl için de enflasyon oranında artış sağlanmıştır. Bütün bu kazanımların ilk 6 aylık toplam değeri, ortalama yüzde 18,49, birinci yıl için toplam değeri ortalama yüzde 25,50 olmuştur. Bunlara ek olarak, üyelerimizin büyük önem verdiği tamamlayıcı sağlık sigortası uygulamasına bu sözleşme döneminde de aynen devam edilecektir.”

“En iyi sözleşmeleri imzalayan sendikayız”

Memurlar ve memur emeklilerine yüzde 4+4, işçi emeklilerine yüzde 5+5, kamu işçilerine yüzde 8+4 zam yapıldığını anımsatan Kavlak, “6 aylık enflasyonun 6,05 olduğu koşullarda, yüzde 18’i aşan oranlarda zam aldık. Yani enflasyon üzerine yüzde 12,44 oranında refah payı aldık. Ülkemiz gerçekleri göz önüne alındığında, bu sözleşme sendikamızın tarihine altın harflerle yazıldı.” dedi.

Kavlak, MESS’in 3 yıllık sözleşme, esnek çalışma, ikramiyelerde kıstelyevm, deneme süresi ve denkleştirme, istirahat izin ücretlerini ödememe ve işçi çocuklarına staj yaptırmama gibi önerilerini kabul etmediklerine dikkati çekerek, şöyle konuştu:

“Türk Metal Sendikası, üyeleri için en iyi sözleşmeleri imzalayan sendikadır. Bunu bir kez daha gösterdik. Bu yalnızca bizim değil, öncelikle bize destek olan, güç veren siz değerli üyelerimizin başarısıdır. Bu süreçte büyük emek sarf eden şube başkanlarımıza, şube yönetimlerimize, baştemsilci ve temsilcilerimize, ünite temsilcilerimize ve kurullarımıza şükranlarımı sunuyorum. Özellikle müzakerelerin son aşamasında bize karşı duyarlı yaklaşım gösteren MESS yönetimine de teşekkür ediyorum. Bundan sonra üyelerimizden daha verimli, kaliteli, üretken, çalışma barışı içinde bir çalışma bekliyorum. Ekmeğimizi daha da büyüteceğiz, daha çok üreteceğiz, daha çok kazandıracağız, sonunda da yine biz kazanacağız.”