Francisco Franco

İspanya, Katalonya krizi ve siyasi belirsizlikten çıkışı sandıkta arıyor

MADRİD (AA) – Diktatör Francisco Franco (1936-1975) dönemi sonrası başlayan 44 yıllık demokrasi tarihinin en ciddi siyasi krizini yaşayan İspanya, 6 ay arayla pazar günü bir kez daha sandığa gidiyor.

Parlamenter monarşiyle yönetilen İspanya’da 2008-2014 ekonomik kriziyle sona eren iki büyük siyasi partinin üstünlüğüne dayalı iktidar yarışı, yeni siyasi partilerin çıkmasıyla istikrar sorununa dönüştü.

Son 4 yılda 4. kez genel seçime gidecek İspanyollar, ilk defa bir yıl içinde iki kere oy kullanacak.

Ülkede, 28 Nisan’da yapılan son genel seçimler sonrasında, 20 Aralık 2015 ve 26 Haziran 2016 seçimlerinde olduğu gibi, ne sol ne de sağ blok hükümet kuracak meclis çoğunluğu elde edebilmişti.

Meclisteki 350 sandalyenin 123’üne sahip Sosyalist İşçi Partisinin (PSOE) lideri ve Başbakan Pedro Sanchez, aşırı sol görüşlü Unidas Podemos ile anlaşma sağlayamayınca bir kez daha sandığa gitme kararı almıştı.

Ancak anketler, 10 Kasım’daki seçimlerden sonra da ülkedeki siyasi belirsizliğin süreceğini gösteriyor.

Ülkede pazar günü yapılacak seçimleri yine PSOE’nin kazanması ancak yine tek başına iktidara gelecek çoğunluğu elde edememesi bekleniyor.

Anketlere göre, meclisteki mevcut dağılımın sol partiler ve küçük siyasi partiler açısından çok fazla değişmesi beklenmiyor. Bir önceki seçimlerden farklı olarak sağın biraz oylarını artırması, Liberal Görüşlü Vatandaşlar Partisinin ise ciddi oy kaybı yaşayacağı tahmin ediliyor.

Ülkedeki siyasi durumun değişmeyeceğini gördüğünden seçim kampanyası boyunca “İspanya’nın daha fazla hükümetsiz kalamayacağına” vurgu yapan Sanchez de, azınlık hükümeti kurmak için seçimden 1. çıkan siyasi partinin önünün kapatılmaması çağrısında bulundu.

Katalonya sorunu, ülke siyasetinde belirleyici olmayı sürdürüyor

Diğer yandan 28 Nisan’da olduğu gibi 10 Kasım seçimlerinde de Katalonya sorunu siyasetin önceliğini belirledi.

Ancak siyasi partilerin, Katalonya krizinde 6 ay öncesine nazaran söylemlerini daha da sertleştirdikleri görüldü.

Yüksek Mahkemenin 14 Ekim’de aldığı kararla, tutuklu yargılanan 9 Katalan siyasetçiye 9 ila 13 yıl hapis cezası vermesi sonrası bağımsızlık yanlılarının Katalonya’da gösteriler yapması, siyasi partilerin tavırlarını sertleştirmesindeki ana etken oldu.

PSOE lideri Sanchez, “bağımsızlık değil birlikte yaşam sorunu” diye tanımladığı Katalonya krizine çözüm olarak, 2005’te o dönem iktidarda olan kendi partisinin kaldırdığı “yasa dışı referandum düzenlemenin suç sayılması” düzenlemesini yine çıkarma sözü verdi.

Sağ görüşlü siyasi partiler ise, iktidara gelmeleri halinde anayasanın 155. maddesini uygulayarak, Katalonya’nın özerk yönetim haklarını merkezi hükümete devretmeyi vadetti.

Aşırı sağın oylarını artırması bekleniyor

Katalonya krizinden en fazla siyasi çıkar sağlaması beklenen aşırı sağ görüşlü Vox Partisi daha da ileriye giderek, iktidara gelmesi halinde ayrılıkçı Katalan siyasi partileri kapatacağını ve bu partilerin liderlerini cezaevine göndereceğini savundu.

İspanya’da 2013 sonlarında kurulan ve ilk kez 28 Nisan’da genel seçimlere katılan, göçmen ve İslam karşıtı siyaset yapan Vox’un mevcut durumda 24 olan milletvekili sayısını, pazar günkü seçimlerde 40’ın üzerine çıkarıp, ülkede 3. büyük siyasi parti konumuna gelebileceği tahminleri yapılıyor.

Katalonya’daki radikal gruplar, seçim güvenliğini tehdit ediyor

Diğer yandan Katalonya’daki ayrılıkçı radikal grupların genel seçimi boykot çağrısı, bölgede seçim güvenliğini tehdit eden bir unsur olarak öne çıktı.

Cumhuriyeti Savunma Komitesi ve Tsunami Democratic adlı örgütlerin 300 kadar oy kullanma merkezinde eylem yapmayı planladığına ilişkin haberler, İspanyol basınında yer aldı.

Olası olaylara karşı 12 binden fazla polis ve jandarmanın Katalonya’da görev yapacağı açıklandı.

İyi giden İspanyol ekonomisi, ilk uyarıları vermeye başladı

Bu arada içinde bulunduğu siyasi krize rağmen Avrupa Birliği (AB) ülkeleri arasında en iyi büyüme rakamlarına sahip ülkelerden biri olan İspanyol ekonomisi, ilk uyarılarını vermeye başladı.

Avrupa Komisyonu, İspanya’nın öngörülenden daha az büyüyeceğini ve kamu açığının daha fazla olacağını açıkladı.

Komisyon, İspanya hükümetinin yüzde 2,1 olarak öngördüğü yıl sonu ekonomik büyüme tahminini yüzde 1,9’a çekti.

Ayrıca, İspanya’da 2019 bütçesinin mecliste kabul edilememesinden dolayı hükümetin öngördüğü yıl sonundaki kamu açığı oranının yüzde 2 değil, yüzde 2,3 olacağı tahmininde bulunuldu.

Ekonomik verilerdeki gerilemeye ek olarak, Çalışma Bakanlığının açıkladığı ekimdeki işsizlik rakamlarında artış olduğu görüldü.

İspanya’da işsizlik rakamlarında 2012’den bu yana en kötü ekim ayının görüldüğü ve işsiz sayısının bir önceki aya oranla, 97 bin 948 artışla, 3 milyon 177 bin 659’a çıktığı bildirildi.

Pazar günü yapılacak erken genel seçimler sonunda İspanya’da her türlü halde bir hükümetin kurulması beklense de, Katalonya sorununa çözüm bulmakta ve devlet bütçesini çıkarmakta zorlanacağı, şimdiden görülen yeni hükümetin ömrünün de çok uzun olmayacağı tahmin ediliyor.

İspanya’da 28 Nisan’da yapılan erken genel seçimin sonucunda 350 sandalyeli meclisteki dağılım şu şekilde olmuştu:

Sosyalist İşçi Partisi (PSOE) 123, sağ görüşlü Halk Partisi (PP) 66, liberal sağdan Vatandaşlar (C’s) 57, aşırı sol görüşlü Unidas Podemos 42, aşırı sağ görüşlü Vox 24, Katalonya Cumhuriyetçi Solu (ERC) 15, Katalonya için Birlik (JxCat) 7, Bask Milliyetçi Partisi (PNV) 6 ve ülkedeki diğer özerk yönetimlerde faaliyet gösteren küçük siyasi partilerden Eh Bildu 4, Navarra (NA) 2, Kanarya Koalisyonu (CC) 2, Compromis 1, Kantabria Bölgeci Parti (PRC) 1.

Sigma Dos şirketinin 4 Kasım’daki seçim anketi sonucu ise şöyle:

PSOE 118-126, PP 89-97, Vox 39-44, Unidas Podemos 35-40, C’s 16-19, ERC 13-15, PNV 5-7, JxCat 4-6, Diğerleri 9-16.

Diktatör Franco'nun tabutu 44 yıl sonra anıt mezardan taşındı

MADRİD (AA) – İspanya'da sosyalist azınlık hükümetinin 16 ay süren mücadelesi sonrasında, diktatör Francisco Franco'nun 44 yıldır Şehitler Vadisi'ndeki anıt mezarda olan kalıntıları aile mezarlığına taşındı.

İspanya'yı 1936-1975 yıllarında yöneten diktatör Franco'nun izlerini silmek için sosyalist hükümetin attığı siyasi ve hukuki adımlar sonrasında, eski diktatörün kalıntılarının olduğu tabut 44 yıl sonra Şehitler Vadisi'nden çıkarıldı.

Başkent Madrid'in 58 kilometre dışında olan ve diktatör Franco'nun talimatıyla 1940-1958 yılları arasında inşa edilen Valle de los Caidos'daki (Şehitler Vadisi) bazilikanın içinde olan eski diktatörün tabutu, eşinin (Carmen Polo) gömülü olduğu Madrid'in El Pardo ilçesindeki Mingorrubio Mezarlığı'na taşındı.

Bazilikanın içinde, yaklaşık 1,5 ton ağırlığındaki granit levhanın altında bulunan, çift çinko kaplamalı ve ahşap olan Franco'nun tabutunun çıkarıltılıp taşınması yaklaşık 4 saat sürdü.

Kapalı alanda 44 yıldır duran tabutun zarar gördüğü ancak ailenin talebiyle herhangi bir değişiklik yapılmadan taşındığı bilgisi verildi.

Tabutun çıkarılması sırasında bazilikanın içinde, eski diktatörün torunlarından oluşan 22 aile üyesinin yanı sıra Adalet Bakanı Dolores Delgado, Başbakanlık Genel Sekreteri Felix Bolanos, Başbakanlık Sekreter Yardımcısı Antonio Jose Hidalgo Lopez, bir adli tıp uzmanı ve rahip yer aldı.

Franco'nun tabutu aile üyelerinin omuzlarında bazilikadan çıkartılırken diktatörün torunları, İspanya'da faşizmin sloganı olan "Yaşasın İspanya, Yaşasın Franco" diye bağırdı.

Diktatör Franco'nun ailesi, tabutun üzerini, İspanya bayrağının renkleriyle süslenmiş defne yapraklı çelenk ile kapattı.

Şehitler Vadisi'nde ve Mingorrubio Mezarlığı'nda diktatör Franco için düzenlenen dini töreni, 23 Şubat 1981'de İspanyol Meclisinde yapılan ve başarısız olan darbe girişimine öncülük eden yarbay Antonio Tejero'nun rahip olan oğlu yönetti.

Darbeci yarbay Tejero ise 87 yaşında olmasına rağmen Mingorrubio Mezarlığı önüne gelerek gösteri yapan Franco yanlılarına destek verdi.

Dünyanın farklı yerlerinden 500 gazetecinin akredite olduğu, diktatör Franco'nun tabutunun çıkarılması ve taşınması işleminin İspanyol devletine maliyetinin 63 bin avro olduğu açıklandı.

– Franco yanlıları gösteri yapıp dua etti

Öte yandan Madrid Valiliği güvenlik gerekçesiyle herhangi bir gösteri yapılmasına izin vermese de faşist örgütlere bağlı küçük gruplar Şehitler Vadisi ve Mingorrubio Mezarlığı dışında gösteri yapıp dua etti.

Diktatör Franco'nun tabutunun anıt mezardan çıkarılması, Katalonya'da bağımsızlık yanlılarının 11 gündür süren gösterilerine ve 10 Kasım'da yapılacak erken genel seçimlere kitlenen İspanya'nın gündemini bir günlüğüne de olsa değiştirdi.

Diktatör General Francisco Franco'nun kemikleri, vasiyeti doğrultusunda Madrid'in 58 kilometre kuzeyindeki Valle de los Caidos'daki (Şehitler Vadisi) bazilikaya defnedilmişti.

Bazilikada diktatör Franco'nun yanında faşist Falange Partisinin kurucusu Jose Antonio Primo de Rivera'nın mezarıyla İspanya İç Savaşı'nda hayatını kaybeden 33 binden fazla kişinin (yaklaşık 28 bini Franco yanlısı, geri kalanı cumhuriyetçi) toplu mezarı da bulunuyor.

Hükümet, bu mezarların da açılıp cenazelerin kimlik tespitlerinin yapılmasının ardından ailelerine teslim edilmesini planlıyor.

İspanya'da Franco'nun mezar yeri perşembe günü değiştiriliyor

MADRİD (AA) – İspanya hükümeti, diktatör Francisco Franco’nun kalıntılarının Şehitler Vadisi’ndeki anıt mezardan çıkartılıp eşinin bulunduğu mezarlığa taşınmasının 24 Ekim Perşembe günü olacağını açıkladı.

İspanya hükümetine bağlı İletişim Devlet Sekreterliğinden yapılan yazılı açıklamada, diktatör Franco’nun Şehitler Vadisi’ndeki anıt mezarda bulunan kalıntılarının El Pardo’daki Mingorrubio Mezarlığı’ndaki aile mezarlığına taşınmasının 24 Ekim’de yerel saatle 10.30’da (TSİ 11.30) gerçekleşeceği bildirildi.

Hükümet, Franco’nun kalıntılarının, Mingorrubio Mezarlığı’nın girişinde kapalı bir anıtın içinde olan eşi Carmen Polo’nun yanına gömülmesi işleminin “diktatörün ailesine saygı ve onur kapsamında” yürütüleceğini kaydetti.

Ayrıca işlemlerin basına ve halka tamamen kapalı olacağı, mezarlıkta sadece diktatörün torunlarından oluşan aile üyeleri, noter ve Adalet Bakanı Dolores Delgado’nun bulunacağı bilgisi verildi.

Bu arada, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez’in, diktatör Franco’nun mezar yerinin değiştirilecek olmasını “İspanyol demokrasisini saran bir çemberin sembolik olarak kapatılması” olarak değerlendirdiği kaydedildi.

Franco’nun mezar yerinin değiştirilmesi süreci

İspanya’da Haziran 2018’de iktidara gelen sosyalist azınlık hükümeti, 2007’de çıkartılan Tarihi Bellek Yasası’nın uygulanması gerekçesiyle 24 Ağustos 2018’de diktatör Franco’nun mezar yerinin değiştirilmesi için kanun hükmünde kararname çıkarmıştı.

İspanyol Meclisinde de onaylanan kararname sonrası, hükümet yetkilileri önce aralık sonuna, daha sonra da ocak sonuna diktatör Franco’nun kalıntılarının çıkartılacağına ilişkin açıklamalar yapmış ancak bunu sonuçlandıramamıştı.

Franco’nun torunlarının yaptığı itirazlar sonucu hükümetin kararı yargıya taşınırken, Yüksek Mahkeme hükümeti haklı bulup diktatörün mezar yerinin değiştirilmesi için onay vermişti.

Hükümet, 11 Ekim’de yapılan Bakanlar Kurulu toplantısında, diktatör Franco’nun mezar yerinin değiştirilmesi işleminin en geç 25 Ekim’e kadar yapılması kararını almıştı.

İspanya’da iç savaş ve sonrasında, 1936-1975 döneminde ülkeyi yöneten diktatör General Francisco Franco’nun kemikleri, ölmeden önceki vasiyeti doğrultusunda Madrid’in 52 kilometre kuzeyindeki Valle de los Caidos’daki (Şehitler Vadisi) bazilikanın içine defnedilmişti.

Bazilikada, diktatör Franco’nun yanında faşist Falange partisinin kurucusu Jose Antonio Primo de Rivera’nın mezarının yanı sıra İspanya İç Savaşı’nda hayatını kaybeden 33 binden fazla kişinin toplu mezarı da bulunuyor.

Hükümet, bu mezarların da açılıp cesetlerin kimlik tespitlerinin yapılmasının ardından ailelerine teslim edilmesini planlıyor.

İspanya'da “diktatör Franco'nun mezar yerini değiştirme” kararı

MADRİD (AA) – İspanya Yüksek Mahkemesi, diktatör Francisco Franco'nun kalıntılarının Şehitler Vadisi'ndeki anıt mezardan çıkartılıp eşinin bulunduğu mezarlığa taşınmasına karar verdi.

İspanya'da sosyalist hükümetin, diktatör Franco'nun mezar yerinin değiştirilmesine ilişkin bir yılı aşkın süredir verdiği mücadelede nihai karar, Yüksek Mahkemeden çıktı.

Hükümetin, diktatör Franco'nun kalıntılarının Şehitler Vadisi'ndeki anıttan çıkarılıp eşinin gömülü olduğu aile mezarlığına taşınması kararına Franco'nun torunlarının yaptığı itirazı değerlendiren Yüksek Mahkeme, hükümeti haklı buldu.

Mahkeme üyelerinin oy birliğiyle aldığı kararda, Franco'nun kalıntılarının anıt mezardan çıkarılıp Madrid'in El Pardo ilçesindeki Mingorrubio mezarlığında eşi Carmen Polo'nun da gömülü olduğu aile mezarlığına taşınacağı belirtildi.

Franco'nun ailesinin, kalıntıların Madrid'deki Almudena Katedrali'ne taşınmasına ilişkin talebi ise reddedildi.

– Franco mağduru aileler gösteri düzenledi

İspanyol basını, "Franco'nun kalıntılarının taşınmasının 10 Kasım'da yapılacak erken genel seçimler öncesinde olacağını" iddia etti.

Bu arada Franco mağduru ailelerin bağlı bulunduğu derneğin çağrısıyla Yüksek Mahkeme önünde toplanan bir grup gösteri düzenledi.

İspanya İç Savaşı ve Franco rejiminin mağdurları, basına yaptıkları açıklamada, "İspanya'ya ihanet edenler, binlerce insanın ölümünden sorumlu olanlar mezarda da olsa saygı göremez." dedi.

– "Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine götüreceğiz"

Franco'nun aile avukatı Luis Felipe Utrera Molina, "Kararı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine götüreceğiz." açıklamasında bulundu.

Molina, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez'in, "Franco'nun kalıntılarını yerin yedi kat altına gömerek, her katı kilitleyip anahtarı atmak istediğini" söyledi.

– Franco'nun mezar yerinin değiştirilmesi süreci

İspanya'da Haziran 2018'de iktidara gelen sosyalist azınlık hükümeti, 24 Ağustos 2018'de diktatör Franco'nun mezar yerinin değiştirilmesi için kanun hükmünde kararname çıkarmıştı.

İspanyol Meclisinde de onaylanan kararname sonrası, hükümet yetkilileri önce aralık sonuna, daha sonra da ocak sonuna diktatör Franco'nun kalıntılarının çıkartılacağına ilişkin açıklamalar yapmış ancak bunu sonuçlandıramamıştı.

Franco'nun torunlarının yaptığı itirazlar sonucu hükümetin kararı yargıya taşınmıştı.

İspanya'da iç savaş ve sonrasında, 1936-1975'te ülkeyi yöneten diktatör General Francisco Franco'nun kemikleri, kendisinin ölmeden önceki vasiyeti doğrultusunda Madrid'in 52 kilometre kuzeyindeki Valle de los Caidos'daki (Şehitler Vadisi) bazilikanın içine defnedilmişti.

Bazilikada, diktatör Franco'nun yanında faşist Falange partisinin kurucusu Jose Antonio Primo de Rivera'nın mezarıyla İspanya İç Savaşı'nda hayatını kaybeden 33 binden fazla kişinin toplu mezarı da bulunuyor.

Hükümet, bu mezarların da açılıp cesetlerin kimlik tespitlerinin yapılmasının ardından ailelerine teslim edilmesini planlıyor.