Fransa

Nadal, Federer'i yakalamak için Fransa 'toprak'larında

ANKARA (AA) – Avustralya Açık, Wimbledon ve ABD Açık ile tenis sezonunun en önemli dört turnuvasından biri olan Fransa Açık, bu yıl 27 Eylül-11 Ekim tarihlerinde 119. kez organize edilecek.

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle 4 ay ertelenen organizasyon, yarın TSİ 12.00’de başkent Paris’te başlayacak.

İlk kez 1891 yılında düzenlenen ve normalde sezonun ikinci grand slam tenis turnuvası olan Roland Garros, Wimbledon’ın iptali ve takvimdeki değişiklik sebebiyle 2020’nin 3. ve son “grand slam”i olacak.

Ülkenin vaka sayılarındaki artışın sebep olduğu endişeler altında düzenlenecek Fransa Açık, 1947’den bu yana ilk defa alışılageldiği gibi mayıs-haziran döneminde yapılmayacak.

Bu yıl daha soğuk hava koşulları altında oynanacak Roland Garros’da ayrıca kullanılan topların markası da değişti.

Geçen yıl toplam 42 milyon 661 bin avro para ödülünün dağıtıldığı Fransa Açık, birçok spor etkinliği gibi Kovid-19’dan olumsuz etkilendi.

Bu yıl dağıtılan toplam ödül, yüzde 11 azalarak 38 milyon avroya, tek kadınlar ve tek erkekler şampiyonlarına verilen ödül ise 2,3 milyondan 1,6 milyon avroya düştü.

Günlük 1000 seyirci limiti

2020 Fransa Açık, Kovid-19 salgını sonrası seyirci alınan ilk grand slam tenis turnuvası olacak. ilk etapta 11 bin 500 olarak planlanan, sonrasında 5000’e düşürülen günlük seyirci sayısı, salgın kaynaklı endişeler sebebiyle 1000’e indirildi.

Bu doğrultuda Roland Garros yerleşkesindeki 16 kortun tribünlerine, günde toplam 1000 seyirci alınacak. İzleyiciler, yerleşkede bulunduğu süre zarfında maske takacak.

Fransa’ya girişleri sonrası yapılan testin sonucu negatif çıkan tenisçiler, turnuvaya katılabilecek. 5 günde bir teste tabi tutulacak oyuncular, organizasyon tarafından belirlenen iki otelde konaklayacak.

Merkez kort açılır-kapanır çatıya kavuştu

İnşa edildiği 1928’den beri turnuvanın merkez kortu olarak hizmet veren Philippe Chatrier’deki maçlar, bu yıldan itibaren yağmurdan etkilenmeyecek.

2019’da başlatılan yenileme sonrası kapasitesi 15 bin 225’e çıkan Philippe Chatrier Kortu’na eklenen çatı sistemi, yaklaşık 15 dakikada kapanabiliyor.

Gözler Nadal’da

Fransa Açık’ta tüm gözler, erkeklerin 2 numaralı seribaşı Rafael Nadal’ın üstünde olacak. Roland Garros’yu 12 defa kazanan Nadal, bir kez daha zirveye çıkarsa 20 şampiyonlukla Roger Federer’e ait “en fazla grand slam turnuvası kazanan erkek tenisçi” rekorunu egale edecek.

Fakat salgın sebebiyle tenis maçlarının durdurulduğu şubattan sonra ilk turnuvasına bu ay Roma Açık’ta çıkan ve çeyrek finalde elenen Nadal’ın form durumu, merak konusu.

Ayrıca Fransa’ya, Roma Açık’ı kazanarak gelen dünya 1 numarası Novak Djokovic ve bu yıl Avustralya Açık’ta final oynayan, ABD Açık’ta ise kariyerinin ilk grand slam zaferini yaşayan 3 numaralı seribaşı Dominic Thiem de düşünüldüğünde, Nadal’ı her zamankinden zor bir turnuvanın beklediği söylenebilir.

4. turda toprak kortun önemli isimlerinden Fabio Fognini (14 numaralı seribaşı), çeyrek finalde ise Alexander Zverev (6) ile eşleşme ihtimali yüksek Nadal’ın, yarı finaldeki muhtemel rakipleri arasında ise son 2 yılın finalisti Thiem, Gael Monfils (8), Roma Masters çeyrek finalinde yenildiği Diego Schwartzman (12) ve 2015 şampiyonu Stanislas Wawrinka (16) öne çıkıyor.

Fransa Açık’taki tek şampiyonluğunu 2016’da elde eden Djokovic de Daniil Medvedev (4 numaralı seribaşı), Stefanos Tsitsipas (5), Matteo Berrettini (7), Denis Shapovalov’un (9) yanı sıra toprak zeminin tehlikeli isimleri Roberto Bautista (10) ve Pablo Carreno (17) ile beraber ana tablonun aynı yarısında yer alıyor.

Halep formda ama işi zor

Kariyerindeki ilk grand slam şampiyonluğunu 2018’de Roland Garros’da elde eden kadınların 1 numaralı seribaşı Simona Halep, mevcut formuna bakıldığında bu yılki turnuvanın da favorisi.

Paris’e, Prag ve Roma’daki toprak kort turnuvalarını kazanarak 14 maçlık galibiyet serisiyle gelen Halep dışında, 2016 şampiyonu Garbine Muguruza, bu yıl ABD Açık’ta final oynayan Victoria Azarenka, 24. grand slam şampiyonluğu peşindeki Serena Williams ve kariyerinin ilk grand slam şampiyonluğunu bu yıl Avustralya Açık’ta kazanan Sofia Kenin de dikkatle izlenmesi gereken isimlerin başında geliyor.

2017 Avustralya Açık zaferinden sonra oynadığı 4 grand slam finalini de kaybeden 38 yaşındaki Serena Williams, Fransa Açık’ta 2015’ten bu yana ilk, toplamda 4. şampiyonluk için sahaya çıkacak. Williams, bunu başarması halinde “tarihin en fazla grand slam turnuvası kazanan tenisçisi” unvanını, 24 şampiyonluğu bulunan Margaret Court ile paylaşacak.

3. turda geçen yıl çeyrek finalde yenildiği Amanda Anisimova (25 numaralı seribaşı), 4. turda geçen yılın finalisti Marketa Vondrousova (15), çeyrek finalde de Kiki Bertens (5) veya Johanna Konta (9) ile karşılaşma olasılığı yüksek Halep’in, yarı finaldeki muhtemel rakipleri arasında ise Elina Svitolina (3), Serena Williams (6) ve Victoria Azarenka (10) yer alıyor.

Ana tablonun diğer yarısında ise Karolina Pliskova (2 numaralı seribaşı), Sofia Kenin (4), Petra Kvitova (7), Aryna Sabalenka (8), Garbine Muguruza (11), Madison Keys (12), Angelique Kerber (18) ve 2017 şampiyonu Jelena Ostapenko dikkati çekiyor.

Erkeklerde 2, kadınlarda 5 isim turnuvaya katılmayacak

Erkekler dünya sıralamasının 4 numarası Roger Federer ve klasmanın 20. basamağındaki Milos Raonic, sakatlıkları yüzünden organizasyonda mücadele edemeyecek.

Kadınlarda ise klasmanın ilk 10 basamağındaki 4 oyuncu, turnuvada boy gösteremeyecek. Ashleigh Barty (dünya 1 numarası) ve Wang Qiang (32), sağlık kaynaklı endişeleri, Naomi Osaka (3), Bianca Andreescu (7), Belinda Bencic (10) ise sakatlıkları nedeniyle çekilme kararı aldı.

Turnuvanın tarihçesi

İlk defa 1891 yılında “Fransa Şampiyonası” adıyla düzenlenen turnuvaya, yalnızca ulusal çaptaki erkek tenisçilerin katılımı kabul edildi. 1897’de kadınların da yarışmaya başladığı Fransa Şampiyonası’na 1902’de karışık çiftler, 1907’de ise çift kadınlar karşılaşmaları eklendi.

1925’ten itibaren uluslararası katılımcıların da mücadele ettiği turnuva, profesyonel oyuncular ile amatörlerin karşılaşmasına izin verildiği “açık dönem” olarak nitelendirilen 1968 yılında tenisçilerin yarıştığı ilk grand slam oldu. Turnuvaya adını veren “Roland Garros” kortunun 1928’deki inşasına kadar şampiyona “Stade Français” ve “Racing Club de France” sahalarında oynandı.

Fransa Tenis Federasyonu, 1927 yılında ABD topraklarında Davis Kupası’nı kazanan “Silahşörler” lakaplı Fransız tenisçiler Jacques Brugnon, Jean Borotra, Henri Cochet ve Rene Lacoste’un bir yıl sonra Paris’te düzenlenecek rövanş maçı için yeni bir saha inşa etme kararı aldı.

Yeni kort için “Stade Français”in hissedarlarına ait “Porte d’Auteuil” arazisi uygun görüldü. Kortun yapılabilmesi için tek şart, “Stade Français”in ünlü eski üyelerinden pilot Roland Garros’un isminin verilmesiydi. Roland Garros, 23 Eylül 1913’te Akdeniz’i uçakla geçen ilk insan olarak havacılık tarihine geçmişti.

Toprak kortun farkı

Fransa Açık, toprak kortta oynanan tek grand slam turnuvası olma özelliğini taşıyor. Toprak kort, sert ve çim zemine göre topun hızının azalmasına ve yerden daha fazla yükselmesine yol açıyor. Kort, bu özelliğiyle uzun rallilerin yaşanmasına olanak sağlıyor ve çok güçlü servis kullanamayan tenisçilerin zafiyetini kapatıyor.

Bu nedenle kariyerinde birçok grand slam şampiyonluğu bulunan John McEnroe, Stefan Edberg, Pete Sampras, Boris Becker, Venus Williams, Martina Hingis, Lindsay Davenport gibi tenisçiler bu turnuvayı kazanamadı.

Fransa, Macron döneminde son 25 yılın en yüksek kamu borcu artışını kaydetti

PARİS (AA) – Fransa’da Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron döneminde kamu borcu, son 25 yılın en büyük artışını kaydederek gayri safi yurtiçi hasılanın (GSYH) yüzde 114,1’ine ulaştı.

Ulusal İstatistik Enstitüsü (INSEE), ülkenin kamu borcunun yılın ikinci çeyreğinde 12,7 puan artarak, son 25 yılın en yüksek artışını gösterdiğini duyurdu.

INSEE’den yapılan açıklamada, ülkenin kamu borcunun haziran ayı sonunda mart ayına göre 113,4 milyar dolar artarak 2 bin 638,3 milyar avroya ulaştığı kaydedildi.

GSYH’nin yüzde 114,1’ine eşit olan ve mart ayındaki kamu borcuna göre 12,7 puan artış anlamına gelen bu rakam, INSEE’nin bu veriyi yayımladığı 1995’ten bu yana bir çeyrekte kaydedilen fazla kamu borcu artışı oldu.

Açıklamada, bu artışın kısmen yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının ekonomik etkileri nedeniyle görüldüğü ifade edildi.

Sosyal güvenlik kurumlarının borçlarının da kısmi işsizlik önlemleri ve sosyal katkıların ertelenmesi ya da iptal edilmesi nedeniyle ciddi bir artış göstererek 84,9 milyar dolar yükseldiği aktarıldı.

Ülkedeki kamu borcundaki rekor artışın Kovid-19 salgının etkisinin yanı sıra, Macron yönetiminin başarısız politikaları sebebiyle kaydedildiği belirtiliyor.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron: Türkiye'ye saygı duyuyoruz ve onunla diyaloğa hazırız

PARİS (AA) – Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Türkiye’ye saygı duyduklarını ve bu ülkeyle diyaloğa hazır olduklarını bildirdi.

Macron, Birleşmiş Milletler (BM) 75’inci Genel Kurulu’na yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle video mesajla katıldı.

Doğu Akdeniz’de yeniden çatışma alanını engellemek ve uluslararası hukuka saygı gösterilmesi için etkili diyaloğun oluşturulması gerektiğini dile getiren Emmanuel Macron, Korsika’da düzenlenen Avrupa Birliği (AB) üyesi Güney Avrupa Ülkeleri Zirvesi’nde bu çağrının yapıldığını hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye’ye saygı duyuyoruz ve onunla diyaloğa hazırız. Türkiye’den Avrupa’nın egemenliğine ve uluslararası hukuka saygı göstermesini, Libya ve Suriye’deki eylemlerini açıklığa kavuşturmasını bekliyoruz. Hakaretler etkili değil. Tüm bu sözler ve eylemlerin, devletlerin arasındaki sorumluluğa dayalı ilişkilerde yeri yok. Biz, Avrupalılar, diyaloğa hazırız.”

Macron, müttefikler ile uluslararası hukuka saygı göstererek ve iş birliği içerisinde hareket edilmesi gerektiğini savunarak, bu prensiplerin müzakereye açık olmadığını iddia etti.

BM’nin Libya’ya yönelik silah ambargosuna saygı gösterilmesi gerektiğini ifade eden Emmanuel Macron, ülkesinin BM’nin himayesinde Çin’de Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ne uluslararası gözlemcilerin gitmesini istediklerini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Fransa Cumhurbaşkanı Macron ile telefonda görüştü

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Fransa Cumhurbaşkanı Macron’dan gelen talep üzerine gerçekleşen görüşmede, Türkiye-Fransa ve Türkiye-AB ilişkileri ile Doğu Akdeniz başta olmak üzere bölgesel gelişmeler ele alındı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede, Doğu Akdeniz’deki gerginliğin sebebinin Türkiye’nin ve Kıbrıs Türklerinin bölgedeki meşru haklarının yok sayılması olduğuna işaret ederek, Fransa’nın Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum kesiminin gerginliği tırmandıran maksimalist iddia ve adımlarını desteklemesine anlam veremediğini belirtti.

Türkiye’nin kimsenin hakkında gözü olmadığını ancak kendi haklarını da kimseye yedirmeyeceğini vurgulayan Erdoğan, her zaman olduğu gibi bugün de sorunların çözümü için diyalog ve iş birliğini savunduklarını ifade etti.

“Tansiyonu düşürmek için diplomasi fırsatları değerlendirilmeli”

Tansiyonu düşürmek için diplomasi fırsatlarının değerlendirilmesi ve sürdürülebilir müzakere süreçlerinin hayata geçirilmesi gerektiğinin altını çizen Erdoğan, tüm sorunları masada konuşmak ve çözmek istediklerini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu süreçte Fransa’dan da sağduyulu ve yapıcı bir tutum beklediklerini, Türkiye-Fransa arasında istişare ve iletişim mekanizmasının sürekli olarak işletilmesinde fayda gördüğünü kaydetti.

Erdoğan, AB Liderler Zirvesi’nden Türkiye’ye ilişkin yapıcı diyalog ve iş birliğini teşvik eden bir yaklaşımın çıkmasının da bölgesel meselelerin çözüm imkanları açısından önemli olduğunu vurguladı.