Genelkurmay Çatı Davası

'Genelkurmay Çatı' davası istinaftan geçti

Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında Genelkurmay Başkanlığı karargahında yaşanan olaylara ilişkin sözde “yurtta sulh konseyi” üyelerinin de aralarında bulunduğu 224 sanıklı “çatı davası” istinaftan geçti.

Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesince 20 Haziran 2019’da karara bağlanarak eski Hava Kuvvetleri Komutanı Akın Öztürk’ün de aralarında bulunduğu 17 sanığa 141’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilen dosyanın istinaf başvurusu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesince karara bağlandı.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre kararda, ilk derece mahkemenin verdiği hükmün, usul ve esas yönünden hukuka aykırılığının bulunmadığı belirtildi.

Yargılama aşamasında eksiklik olmadığına ve ispat bakımından değerlendirmenin yerindeliğine işaret edilen kararda, delillerin hukuken geçerli ve elverişli olduğu bildirildi.

Kararda, mahkumiyet alanlara yönelik ceza artırım ve indirimlerinin yasal gerekçeye dayandığı kaydedildi.

Bu nedenle sanık ve avukatlarının istinaf başvurularının esastan reddinin kararlaştırıldığı kaydedilen kararda, Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesinin mahkumiyet kararlarının yerinde olduğunun altı çizildi.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesi, kararla birlikte tutuklu sanıkların bu halinin devamına hükmetti.

Kararda, Yargıtay temyiz yolunun açık olduğu bildirildi.

Hüküm

FETÖ’nün 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimine ilişkin “çatı” davada 224 sanıktan 133’ü en az birer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum edildi.

Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesince, sanıklar eski Hava Kuvvetleri Komutanı ve Yüksek Askeri Şura (YAŞ) üyesi orgeneral Akın Öztürk, eski tümgeneraller Kubilay Selçuk, Mehmet Dişli, eski tuğgeneraller Hakan Evrim, Ali Osman Gürcan, Erhan Caha, Mehmet Partigöç, eski tuğamiraller Ömer Faruk Harmancık ve Sinan Sürer, eski albaylar Bilal Akyüz, Cemil Turhan, Fırat Alakuş, Ahmet Özçetin, Murat Koçyiğit, Mustafa Barış Avıalan, Orhan Yıkılkan ve Muhsin Kutsi Barış “anayasayı ihlal” ve “Cumhurbaşkanına suikast” suçlarından birer, 139 kişiye yönelik “kasten öldürmek” suçundan da 139’ar kez olmak üzere toplam 141’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

Sanıklardan eski albay Osman Kılıç ise “anayasayı ihlal” ve 139 kişiye yönelik “kasten öldürmek” suçundan 140 kez aynı cezaya mahkum edildi.

Bu sanıklar 27 defa “kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan 432’şer yıl, Erhan Caha ve Muhsin Kutsi Barış dışındakiler 12 defa “kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmak” suçundan 108’er yıl, Caha ve Barış ise bu suçtan 9 kez olmak üzere toplam 81’er yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Bu sanıklar hakkında 108 maktul yönünden kamu davasının ayrılması ve tutukluluklarının devamı kararlaştırıldı.

Sanıklardan daha önce “anayasayı ihlal” ve “Cumhurbaşkanına suikast” suçlarından Muğla’da mahkum edilen eski tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş hakkında bu suçlar yönünden açılan kamu davasında ret kararı verildi ancak Sönmezateş, 137 kişiye yönelik “kasten öldürmek” suçundan 137 defa ağırlaştırılmış müebbet, 27 kişiye yönelik “kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan 432 yıl, 12 defa “kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmak” suçundan 108 yıl hapse mahkum edildi.

Sanıklardan eski albay Muzaffer Düzenli “anayasayı ihlal”, “Cumhurbaşkanına suikast” ve 60 kişiyi “kasten öldürmek” suçundan 62 kez ağırlaştırılmış müebbet, 27 kişiyi “kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan toplam 432 yıl, 12 defa “kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmak” suçundan 108 yıl hapse çarptırıldı.

Mahkeme, sanıklardan eski albay Osman Kardal ve eski korgeneral İlhan Talu’yu da “anayasayı ihlal” suçundan mahkum etti ancak bu sanıklar için “takdiri indirim” maddesi uygulanarak bu suçtan müebbet hapis verildi.

Eski albaylar Ramazan Gözel ve Doğan Öztürk “anayasayı ihlal” suçundan birer, “kasten öldürme” suçundan da 10’ar kez olmak üzere toplam 11’er kez ağırlaştırılmış müebbet, 22 kişiye yönelik “kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan 352’şer, 10 kişiye yönelik “kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak” suçundan da 90’ar yıl hapse çarptırıldı.

Sanıklardan eski yarbay Ertuğrul Terzi “anayasayı ihlal” ve “kasten öldürme” suçundan toplam iki kez, eski yarbay Savaş Kabaklı “anayasayı ihlal” ve 16 kişiyi “kasten öldürme” suçlarından toplam 17 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası aldı. Kabaklı hakkında bazı maktuller yönünden açılan kamu davasının ayrılması kararlaştırıldı.

Olay tarihinde albay olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yaverliğini yapan Ali Yazıcı, “anayasayı ihlal” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum oldu.

Eski tuğgeneral Ahmet Bican Kırker “anayasayı ihlal” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum edilirken eski tuğgeneral Ünsal Coşkun, eski yarbaylar Mehmet Şahin ve Halil Gül “anayasayı ihlal” suçundan birer, 28 kişiyi “kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan da 28’er kez olmak üzere toplam 29’ar kez, eski yarbay Özcan Karacan ise “anayasayı ihlal”, 28 kişiyi “kasten öldürmeye teşebbüs” ve “Cumhurbaşkanına suikast” suçlarından toplam 30 kez ağırlaştırılmış müebbete mahkum edildi.

11’er kez ağırlaştırılmış müebbete çarptırıldılar

Sanıklar Abdulvahap Berke, Abdurrahman Aydoğan, Ali Feyyaz Beydağ, Fatih Sarımehmet, Fatih Yanıkkaya, Fevzi Sönmez, İbrahim Karadağ, Mahmut Tuncer, Muhammet Yılmaz, Murat Aletrik, Murat Korkmaz, Mustafa Kocaaslan, Mustafa Temir, Temel Can Köroğlu, Samet Yıldız, Turgay Perişan, Vahit Güllü, Abdullah Şevki Güngör, Abdurrahim Aksoy, Ahmet Durmaz, Ali Çakır, Anıl Koç, Bünyamin Tuner, Cemal Turğut, Derviş Taş, Emre Karslı, Erdem Eraslan, Erman Can, Fazlı Özşahin, Furkan Akbenli, Furkan Çetiner, Gökhan Çetin, Gökhan Eski, Halit Kazancı, Hamza Er, Hasan Demirci, Hasan Sevimli, İsmail Yolaçıcı, Lütfullah Taşyumruk, Mehmed Emin Tüzel, Murat Ertaş, Mutlu Burak Uyar, Necati Güneş, Oğuzhan Konuk, Oktay Felekoğlu, Osman Aktaş, Özay Yılmaz, Recep Aktürk, Recep Özkan, Sadi Kazancı, Selçuk Topal, Suat Kürşat Gün, Suat Sağlam, Şener Kısak, Talha Atlanel, Uğur Bostan, Ümit Bayık, Vahap Kavaker, Veysel Özmen, Yener Yılmaz, Yusuf Karşil, Serkan Sağ, Ayhan Carık ve Onur Özdemir, “anayasal düzeni ihlal” suçundan birer, 10 kişiyi şehit etmekten 10’ar kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırıldı.

Levent Türkkan’a ağırlaştırılmış müebbet

Olay tarihinde Hulusi Akar’ın emir subayı olan eski kurmay yarbay Levent Türkkan ile Nuri Gayır, Mehmet Akçara, Ahmet Yıldız, Serdar Tekin, Ömer Gürsel Çetin, Mete Kılıçarslan, Eray Çekerek, Güven Keskin, Gökhan Akdağ, Yusuf Güleç, Kadir Bozan, Abdülkadir İlhan, Ahmet İlhan Ayşan, Emin Anar, Halis Ahmet Özer, Hüseyin Yıldırım (Hakkı oğlu), İlker Çetinkaya, Metin Demir, Muzaffer Çoban, Recep Yıldız, Yusuf Yedidağ, Birol Kurubaş, Ali Gültekin, Fatih Üner, Murat Engin, Adnan Arıkan ve Okan Ataoğlu “anayasayı ihlal”den ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

Sanıklar İsmail Aydın, Gökhan Balcı, Mustafa Çiçek ve Asım Şanöz ise yine aynı suçtan birer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alırken “kasten öldürme” suçundan da 9’ar kez ağırlaştırılmış müebbetle cezalandırıldı.

Sanık Metin Gümüşburun, Doğan Üstüntaş, Şevket Samet Okyay, Kamil Ilgaz, Halil İbrahim Ataalp, İbrahim Çölkesen, Mustafa Demir “anayasayı ihlal”den birer kez müebbet, “kasten öldürme” suçundan ise Ilgaz, Okyay ve Üstüntaş 10’ar kez, diğer sanıklar ise aynı suçtan 9’ar kez müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

Müebbet hapis cezası alanlar

Sanıklar Hüseyin Hakan Öcal, İlyas Akyar, Alparslan Çetin, Mustafa Özsoy, Erhan Metin, Ersoy Öz, Ertan Özmen, Fatih Ekici, İsa Akın, Nejdet Eroğlu, Hüseyin Ömür, Kenan Şimşek, Mustafa Duygulu ve Satı Bahadır Köse, “anayasayı ihlal” suçundan müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

Yardım suçundan ceza alanlar

Sanık Serkan Kılıç, Fatih Koç, Hasan Hüseyin Sarıtarla “anayasayı ihlale yardım” suçundan 15 yıl hapisle cezalandırıldı. Cengiz Aydın ise aynı suçtan 13 yıl 4 ay hapis cezası aldı.

Sanık Ali Emre Eral da aynı suçtan 12 yıl 6 ay hapisle cezalandırıldı.

24 sanık FETÖ üyeliğinden suçlu bulundu

Özgür Solakoğlu, Fatih Okutur ve Muhammet Uslu, “terör örgütü üyeliği” suçundan 12’şer yıl hapis cezası aldı.

Sanıklardan Bayram Aydemir, Emrah Ilgaz, İlyas Bilgiş, Mehmet Demir, Oğuz Serhad Habiboğlu, Veysal Tokmak, Mustafa Sözer, Halil İbrahim Karabal, Mehmet Arif Pazarlıoğlu, Uğur Şahin, Salih Ulusoy, Nahsen Fıstıkçı, Özcan Kurt, Yalçın Gür, Murat Bingül, Vural Akyıldırım ve Mehmet Adıgüzel, “anayasayı ihlal” suçlamasından beraat etti, “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan ise 7 yıl 6’şar ay hapisle cezalandırıldı.

Mahkeme, sadece örgüt üyeliğinden cezalandırılmaları istenen Bayram Akpan, Lütfi Karaca, Yalçın Toker ve Mustafa Akyıldız hakkında 7 yıl 6’şar ay hapis cezasına hükmetti.

“Örgüt üyeliği” suçlamasıyla tutuksuz yargılanan Ramazan Cömert, Kübra Yavuz ve Mehmet Uslu’nun beraatine karar verildi.

Sanıklar Aziz Onur, Hakan Toprak, Ahmet Albayrak, Barış Erdemir, Cahit Kükey, Deniz Aydın, Ersin Eker, Fahri Kafkas, Hüseyin Yıldırım, Kenan Yıldırım, Mesut Ürkmez, Murat Mala, Murat Pekgüler, Murat Can Avtan, Mustafa Mengi, Okan Kurt, Serkan Candan, Uğur Kent, Ümit Keskin, Yusuf Yalçın, Baki Kavun, Fatih Misir, Mustafa Çakmaktaşı, Sinan Yılmaz, Yusuf Akdemir, Cihangir Şenlik ve Sedat Taşkın tüm suçlamalardan beraat etti.

Tümgeneral Osman Ünlü ile tuğgeneraller Murat Aygün ve Özkan Aydoğdu’nun da başka davalarda ceza aldıkları için bu dosyadan beraatine karar verildi.

Mahkeme, sanıkların bir kısmının üzerilerine atılı suçlardan beraatine hükmetti.

Sanıklardan bir kısmı oy birliği, bir kısmı da oy çokluğu ile beraat etti.

Dosyası ayrılan sanıklar

Mahkeme, FETÖ elebaşı Fetullah Gülen, eski tuğgeneral Ali Kalyoncu, eski yarbay Turgay Sökmen ile Adem Özer, Ali Irmak, Mehmet Aytaç, Neşet Gülener, Serkan Coşkun, Serhat Pahsa, Şener Doğrugören, Tayfun Özek, Tevfik Gök ve Turgay Er hakkındaki kamu davasının ayrılmasını kararlaştırdı.

Darbe sanığından duruşma salonunda görevli albaya tehdit

ANKARA (AA) – CEMİL MURAT BUDAK – Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) sözde “yurtta sulh konseyi” üyesi olduğu iddia edilen eski tümgeneral Mehmet Dişli’nin, Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen Genelkurmay çatı davasında duruşma salonunun güvenliğinden sorumlu Albay Tarık Hekimoğlu’nu tehdit ettiği ortaya çıktı.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, 27 Temmuz’da Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen Genelkurmay çatı davasında tutuklu sanıklardan Mehmet Dişli, duruşma sürerken savunmasına ilişkin avukatıyla görüşmek için mahkeme başkanından izin aldı.

Dişli’nin, sanıkların bulunduğu bölümün arkasında avukatıyla dizüstü bilgisayardan savunmasına ilişkin görüntüleri izledikten sonra savunmasıyla alakalı olmayan fotoğrafları da incelediği belirlendi.

Bu durumu tespit eden duruşma salonunun güvenliğinden sorumlu Ankara İl Jandarma Komutan Yardımcısı Albay Tarık Hekimoğlu, sanık ve avukatını uyardı.

Albay Hekimoğlu’nun, sanığın avukatına “Gösterdiğiniz görüntüler savunmaya ilişkin değildir. Lütfen bilgisayarınızı kapatınız.” uyarısında bulunması üzerine sanık Dişli, salondakilerin duyabileceği şekilde Hekimoğlu’na yönelik, “Ne yapayım, elimle mi kapatayım? Sen bu yaptıklarını unutma Tarık Albay’ım göreceksin.” şeklinde tehdit içeren sözler sarf etti.

Bunun üzerine tutanak altına alınan olaya ilişkin Sincan Cezaevi yönetimi, tutuklu sanık Mehmet Dişli hakkında disiplin soruşturması başlattı.

İfadesi alınan sanık Dişli, duruşma salonunda avukatıyla görüşmek için mahkeme başkanından izin aldığını, savunmasına ilişkin görüntüleri incelerken videolar arası geçiş yapmak üzere görüntü ekranını kapattığı sırada ekran koruyucu fotoğrafının göründüğünü iddia etti.

Fotoğrafı gören Albay Hekimoğlu’nun sert bir üslupla kendisini uyardığını öne süren sanık Dişli, “Bunun üzerine ben de asker şahıs olmam nedeniyle incindiğimi, hayal kırıklığına uğradığımı belirtmek için kendisine yaptığı bu muameleyi asla unutmayacağımı söyledim.” beyanında bulundu.

Soruşturma sonucunda sanık Dişli’nin görevli Jandarma Albay Tarık Hekimoğlu’na yönelik yüksek ses tonuyla astların ve salondaki diğer tutukluların duyacağı şekilde küçük düşürücü, onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek şekildeki eylemi işlediği belirlendi.

Buna göre Dişli, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un ilgili maddesi gereği “kurum görevlilerine hakaret veya tehditte bulunmak” eyleminden 5 gün hücre cezasına çarptırıldı.

Sanık Mehmet Dişli, cezaya karşı Ankara Batı İnfaz Hakimliğine itirazda bulundu.

İtirazın reddedilmesi durumunda sanığın hücre cezası onaylanacak.

FETÖ’nün sözde “yurtta sulh konseyi” üyeleri arasında

Mehmet Dişli’nin Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesinde “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs”, “TBMM’yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs” ve “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs” suçlarından yargılanmasına devam ediliyor.

9 Mayıs’taki duruşmada esasa ilişkin mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, Dişli’nin de arasında bulunduğu sözde “yurtta sulh konseyi” üyelerinin 15 Temmuz’da yurt genelinde şehit edilen güvenlik güçleriyle vatandaşların ölümünden sorumlu tutulmalarını ve 252’şer kez ağırlaştırılmış müebbetle cezalandırılmalarını istedi.

Savcı, 2 bin 558 sivil vatandaş ile 177 güvenlik personelinin yaralanmasına neden olduğu gerekçesiyle aynı sanıkların 55 bin 880’er yıl hapisle cezalandırılmalarını da talep etti.

Darbeci yarbay polise karşı direneceğini söylemiş

ANKARA

Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Genelkurmay Başkanlığındaki eylemlerle ilgili sözde “yurtta sulh konseyi” üyelerinin de aralarında yer aldığı 224 sanığın yargılandığı “Genelkurmay çatı davası”na devam edildi.

Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’ndeki salonda görülen duruşmanın öğleden sonraki bölümünde, Binbaşı Yusuf Özbek tanık olarak dinlendi.

Genelkurmay Başkanlığı Protokol Şube Müdürlüğünde görev yaptığını belirten Özbek, 15 Temmuz’da darbe girişiminden saatler önce Genelkurmay Başkanlığı karargahına gelen MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ı karşıladığını belirtti.

Daha sonra Protokol Şube Müdür Vekili Albay Ferudun Bircan’ın talimatıyla Yüzbaşı Bayram Akpan’a rutin işlerinde yardımcı olduğunu anlatan Özbek, daha sonra eve gitmek için izin istediği Albay Bircan’ın kendilerine “Çocuklar, ‘Tatbikat var.’ diyorlar. Tahminimce sizi bırakmazlar. İsterseniz bir deneyin.” dediğini aktardı.

Özbek, bunun üzerine güney nizamiyeye doğru yürümeye başladıklarını, çıkış yapacakları sırada kamuflajlı bir askerin kendilerine engel olduğunu söyledi.

Protokol şubede görev yapan birkaç kişiyle saat 22.00’de Bircan’ın odasına sığındıklarını belirten Özbek, can güvenliğini sağlamak için kapının arkasına dolapları çektiklerini kaydetti.

Özbek, ilerleyen saatlerde karargah önünde darbecileri protesto eden vatandaşların seslerinin geldiğini, ardından görmediği bir askerin de “Ateş” diye emir verdiğini aktararak, “Ateş emrinden sonra inleme sesini duyduk. Görmediğim biri, ‘Şerefliler de şerefsizler kadar cesur olsun, ateş edin.’ şeklinde bağırarak sivillere ateş edilmesi emrini veriyordu. O kişinin, sivillere ateş etmeyen askerlerin ateş etmeleri için böyle demiş olabileceğini düşünüyorum.” dedi.

Astsubay Abdürrahim Aksoy ve Üsteğmen Mehmet Akçara’ın saat 01.00 sıralarında bulundukları odaya gelerek silah zoruyla kendilerini derdest ettiklerini öne süren Özbek, “Sabah 09.30’da sanık eski kurmay yarbay Oktay Felekoğlu bulunduğumuz yere gelerek, Bircan albaya, ‘Komutanım sizin suçunuz yok. Polis buraya operasyon yapacak. Biz direneceğiz. Sizi serbest bırakalım.’ deyip bizi serbest bıraktı. Cep telefonlarımızı teslim ettiler. Bu sırada Abdürrahim astsubay da bize, ‘Hakkınızı helal edin.’ dedi. Güney nizamiyeye gidince polisin yanındaki askerlerin, rehin alındığımızı söylemeleri üzerine çıkışımıza izin verildi.” ifadelerini kullandı.

Muhabir: Tanju Özkaya


Genelkurmay ‘çatı’ davasında başkandan tepki

ANKARA

Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sırasında Genelkurmay Başkanlığındaki eylemlerle ilgili sözde “yurtta sulh konseyi” üyelerinin de aralarında yer aldığı 224 sanığın yargılanmasına devam edildi.

Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’ndeki salonda görülen Genelkurmay çatı davasının duruşmasına, tutuklu ve tutuksuz sanıklar, taraf avukatları ile şehit yakınları katıldı.

Duruşmanın öğleden sonraki bölümünde, müşteki olarak beyanlarda bulunan emekli Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Ünal’ın çapraz sorgusu yapıldı.

Ünal’a sorular yönelten Akıncı Üssü’nün eski komutanı sanık Hakan Evrim, Ünal ile 15 Temmuz akşamı yaptığı görüşmede Ünal’ın kendisine darbe girişimi olduğuna dair bir şey söylemediğini beyan etti. Müşteki Ünal, “Senin komutan olduğun meydanda uçaklar uçuyor. Senin darbeyi bilmen lazım.” diyerek Evrim’e yanıt verdi.

Mahkeme Başkanı Oğuz Dik’in, Evrim’e, “Yani senin darbeci olduğunu söylüyor.” ifadesi üzerine Ünal, “Evet” karşılığını verdi.

Evrim’in, “Size sabaha kadar çay servisi yapıldı mı?” sorusuna müşteki Ünal, “Sabaha doğru yapıldı ama içmedim. Güvenemedim çünkü.” karşılığını verdi.

Evrim’in, yargılama konusunun dışına çıkan sorular sormaya başlaması üzerine Mahkeme Başkanı Dik, “Sen önce şuna cevap ver; Hava Kuvvetleri Komutanı böyle bir odada rehin mi tutulur? Yoksa şeref salonunda mı karşılanır?” diyerek Evrim’e tepki gösterdi.

Bazı sanıklar ve avukatların da müşteki Ünal’a sorular yöneltmesinden sonra Ünal’ın çapraz sorgusu tamamlandı.

Davanın görülmesine devam ediliyor.