ŞANLIURFA – Şanlıurfa'da Göbeklitepe'den sonra Karahantepe heyecanı

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Karahantepenin havadan drone ile görüntülenmesi
– Karatepe'deki kazı çalışması (Arşiv)
– Kazı alanında bulunan eserler (Arşiv)
– Kazı alanında bulunan heykel ve taş sütunlar
– Haliliye Belediye Başkanı Mehmet Canpolat ile röportaj Şanlıurfa'da Göbeklitepe'den sonra Karahantepe heyecanı
– Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un kazı çalışmalarının yürütüldüğü Karahantepe'ye ilişkin açıklamaları Şanlıurfa'da heyecan yarattı
– Haliliye Belediye Başkanı Mehmet Canpolat:
– “Göbeklitepe'de ağırlıklı olarak hayvan figürlerinin, Karahantepe'de ise insan figürlerinin yer aldığını söyleyebiliriz. Kazı çalışmaları devam ediyor”
– Şanlıurfa Bölgesel Turist Rehberler Odası Başkanı Müslüm Çoban:
– “Şanlıurfa'ya gelen misafirler tarihte çok özel bir yolculuk yapma imkanı bulacaklar. Bu keşif yöre halkını olduğu kadar turizmcileri de heyecanlandırdı”
ŞANLIURFA (AA) – UNESCO Dünya Mirasi Listesi'nde yer alan Göbeklitepe'deki dikili taşların benzerlerinin bulunduğu Karahantepe'deki kazı çalışmalarıyla ilgili Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un, “Muhtemelen de dünyada tekrar ses getiren yeni bir keşfimiz olacak diye düşünüyorum” ifadeleri, Şanlıurfa'da heyecan yarattı.
Kentteki kültür envanterinin tespiti için başlatılan çalışmalar kapsamında, şehir merkezine 46 kilometre mesafede bulunan Tek Tek Dağları Milli Parkı içerisindeki Kargalı Mahallesi yakınlarında, araştırmacılar tarafından 1997'de yüzey araştırması sırasında Karahantepe'deki yapılar fark edildi.
Yöre halkı tarafından “Keçilitepe” olarak da bilinen alanda, Karahantepe Kazı Başkanı Prof. Dr. Necmi Karul başkanlığında 3 yıl önce “Göbeklitepe Kültürü ve Karahantepe Kazıları” projesi kapsamında yüzey araştırma çalışması başlatıldı.
Bu araştırmalarda, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Göbeklitepe'deki yapılara benzeyen ve ilk belirlemelere göre neolitik döneme ait “T” biçiminde 250'nin üzerinde dikili taş tespit edildi. Geçen yıl ilk kez yapılan kazı çalışmalarında neolitik döneme ait insan ve hayvan heykelleri ile anakayaya oyulu çukur tabanlı yapılar bulundu.
Bu yıl ikinci kez yapılan kazı çalışmalarında ise elde edilen buluntulardan bir kesit, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy tarafından paylaşıldı.
Bakan Ersoy'un bir TV kanalında Karahantepe'ye ilişkin, “Biz orada kazıyı başlattık bu yıl, yoğun ve hızlı bir şekilde kazı programı devam ediyor. Muhtemelen -kesin teyidini almadık bir yıllık çalışma daha var ama- daha eski bir kazı merkezine ulaşmış olacağız. Bu 12 bin yıllık, öteki çok daha eski çıkacak. Ama şuan bilimsel olarak teyit edilmesi lazım ve muhtemelen Göbeklitepe'den daha öncelikli bir yer haline gelecek. Karahantepe yeni ilgi odağımız olacak.” açıklamasında bulundu.

Ersoy'un çalışmalara ilişkin, “Muhtemelen de dünyada tekrar ses getiren yeni bir keşfimiz olacak diye düşünüyorum” değerlendirmesi ise Şanlıurfalıları heyecanlandırdı.
– “Kahantepe'de insan figürleri bulunuyor”
Haliliye Belediye Başkanı Mehmet Canpolat, Şanlıurfa'nın kadim bir şehir olduğunu belirterek, Göbeklitepe'den sonra Karahantepe'nin de hem bu kentte hem de kendi belediye sınırları içerisinde bulunmasından mutluluk duyduğunu söyledi.
Şanlıurfa'nın her tarafından tarihin fışkırdığını anlatan Canpolat, şunları belirtti:

“Karahantepe kazılarımız yapılıyor bu da Göbeklitepe gibi eşdeğer tarihlerde. Laboratuvar sonuçlarına göre kesinleşecek belki daha eski bile olabilecek nitelikte. Kültür ve Turizm Bakanımız da paylaşımlarda bulundular. Bizler de kazı çalışmalarını yakından takip ediyoruz, çeşitli argümanlarla destek veriyoruz. Göbeklitepe'de ağırlıklı olarak hayvan figürlerinin, Karahantepe'de ise insan figürlerinin yer aldığını söyleyebiliriz, kazı çalışmaları devam ediyor.”
Canpolat, bölgenin başlı başına bir turizm merkezi olacağını anlatarak, Şanlıurfa'yı ziyarete gelenlerin tarihte yolculuk yapacağını söyledi.
– Turizmcileri heyecanlandırdı
Şanlıurfa Bölgesel Turist Rehberler Odası Başkanı Müslüm Çoban da Karahantepe'deki keşiflerin turizmcileri de heyecanlandırdığını ifade etti.
Göbeklitepe'de olmayan ritüellerin Karahantepe'de görülebileceğini anlatan Çoban, “Şanlıurfa'ya gelen misafirler tarihte çok özel bir yolculuk yapma imkanı bulacaklar. Bu keşif yöre halkını olduğu kadar turizmcileri de heyecanlandırdı. Pandemide bile Göbeklitepe'ye yoğun bir ilgi vardı, Karahantepe heyecanıyla bu ilgi daha da artacaktır. İnsanlar bu yeni yeri görmek için Şanlıurfa'ya gelecektir.” dedi.

ŞANLIURFA – Tarihin sıfır noktası “Göbeklitepe” dezenfekte edildi

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Ekiplerin Göbeklitepe'de dezenfekte etmesinin drone görüntüsü
– Ekiplerin Göbeklitepe'deki ziyaretçi merkezini dezenfekte etmesi
– Ekiplerin animasyon gösteri salonu çalışması
– Ekiplerin mağaza, kafeterya, otopark, yürüyüş alanları ve servisleri dezenfekte etmesi
– Göbeklitepe'yi ziyarette gelenler -Haliliye Belediye Başkanı Mehmet Canpolat ile röportaj Tarihin sıfır noktası “Göbeklitepe” dezenfekte edildi
– Şanlıurfa'da 12 bin yıllık geçmişiyle UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Göbeklitepe'de dezenfeksiyon yapıldı
– Haliliye Belediye Başkanı Mehmet Canpolat: – “Buraya gelen yerli ve yabancı turistler çok rahat bir şekilde Göbeklitepe'yi gezebilirler. Belediye olarak gece, gündüz demeden çalışmalarımıza devam ediyoruz”
ŞANLIURFA (AA) – Şanlıurfa'da, UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alan ve “tarihin sıfır noktası” olarak nitelendirilen Göbeklitepe, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında dezenfekte edildi.
Haliliye Belediyesine bağlı ilaçlama ekibi, Göbeklitepe'de Kovid-19 tedbirleri kapsamında çalışma yaptı. Özel kıyafetli ekipler, Göbeklitepe'deki ziyaretçi merkezi, animasyon gösteri salonu, mağaza, kafeterya, otopark, yürüyüş alanları ve servislerde özenli bir şekilde dezenfeksiyon gerçekleştirdi. Ekiplerin çalışmalarını yerinde inceleyen Haliliye Belediye Başkanı Mehmet Canpolat, salgın sürecinin ilk gününden itibaren sorumluluk alanlarında başlattıkları dezenfeksiyon ve maske dağıtımını sürdürdüklerini söyledi. UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alan Göbeklitepe'de de ekiplerin aralıklarla dezenfeksiyonu sürdürdüğünü anlatan Canpolat, “Buraya gelen yerli ve yabancı turistler çok rahat bir şekilde Göbeklitepe'yi gezebilirler. Belediye olarak gece, gündüz demeden çalışmalarımıza devam ediyoruz. Pandemiyle de ilgili olarak halkımızın sağlığı için elimizden gelen tüm gayreti ortaya koyuyoruz.” diye konuştu.

Kahin Tepe ikinci Göbeklitepe olma yolunda – KASTAMONU

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Kahin Tepe kazısı kazı alanı
– Vali Avni Çakır'ın kazı alanını ziyareti
– Dr. Öğretim Üyesi Nurperi Ayengin'in Vali Çakır'a bilgi vermesi
– Dr. Öğretim Üyesi Nurperi Ayengin'in Vali Çakır'ı buluntulara ilişkin bilgilendirmesi
– Vali Çakır'ın konuşması
– Dr. Öğretim Üyesi Nurperi Ayengin'in konuşması Kahin Tepe ikinci Göbeklitepe olma yolunda
– Kastamonu Valisi Avni Çakır:
– “İnşallah buluntuların ortaya çıkmasıyla Kahin Tepe ikinci bir Göbeklitepe olma yolunda hızla ilerleyecektir. Çalışamların sonunda ikinci bir Göbeklitepe'yi de burada tüm insanlığın kültürel mirasına sunacağız”
– “Sanki buradan elde edilen tecrübe ile Göbeklitepe inşa edilmiş olabilir. Kahin Tepe'de medeniyetin 10-12 bin yıl önce yerleştiği yönünde buluntular var”
KASTAMONU (AA) – Kastamonu Valisi Avni Çakır, Kahin Tepe'nin buluntuların ortaya çıkmasıyla ikinci bir Göbeklitepe olma yolunda hızla ilerleyeceğini söyledi.

Çakır, Kastamonu'nun Araç ilçesindeki arkeolojik alanda incelemelerde bulundu, Düzce Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Protohistorya ve Önasya Arkeolojisi Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Nurperi Ayengin danışmanlığında devam eden Kahin Tepe kazısı hakkında bilgi aldı.

Vali Çakır, gazetecilere yaptığı açıklamada, bölgede çıkan buluntuları inceleme fırsatı bulduklarını söyledi.

Önemli buluntulara şahitlik ettiklerini anlatan Çakır, “Kastamonu bildiğiniz gibi tarihi ve kadim bir şehir. Milattan önce 2-3 binli yıllara dayanan bir yaşam merkezi. İnşallah Kahin Tepe'de devam eden çalışmaların neticesinde medeniyetlerin beşiği olan ilimizin belki de Anadolu'nun en eski yerleşim yerlerinden bir tanesi olduğuna tanıklık ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

– “Buradaki buluntular sanki Göbeklitepe'den daha önce yapıldığını düşündürüyor”

Kahin Tepe'nin ikinci bir Göbeklitepe olma yolunda hızla ilerleyeceğini vurgulayan Vali Çakır, şöyle devam etti:

“Göbeklitepe ile birlikte Anadolu'da yerleşim 10 bin yıl öncesine kadar dayandı. Buradaki buluntular sanki Göbeklitepe'den dana önce yapıldığını düşündürüyor. Sanki buradan elde edilen tecrübe ile Göbeklitepe inşa edilmiş olabilir. Kahin Tepe'de medeniyetin 10-12 bin yıl önce yerleştiği yönünde buluntular var. Bu da hem ilimizin kadim şehir özelliğini perçinleyen hem de kültürel zenginliğine katkı sunan bir keşif. Burada arkadaşlarımız 3 yıldır Kültür Bakanlığımızın ve DSİ'nin yardımlarıyla bu çalışmaları yapıyorlar. İnşallah buluntuların ortaya çıkmasıyla Kahin Tepe ikinci bir Göbeklitepe olma yolunda hızla ilerleyecektir. Çalışamların sonunda ikinci bir Göbeklitepe'yi de burada tüm insanlığın kültürel mirasına sunacağız.”

– “Burası gerçekten Anadolu tarihi ve dünya tarihi açısından çok önemli bir yerleşim yeri”

Dr. Öğretim Üyesi Nurperi Ayengin ise Karadeniz'in bilinmeyen Akeramik Neolitik dönemini açığa çıkardıklarını söyledi.

Kazılarda Karadeniz'de bu döneme ait ilk buluntulara rastladıklarını aktaran Ayengin, şu bilgileri paylaştı:

“Karadeniz'de daha önce böyle bir dönem bilinmiyordu. İlk defa bu yerleşimde gördük. Bu kültürü Göbeklitepe, Nevali Çori ve Çayönü gibi yerleşimlerden tanıyorduk ama Karadeniz'in Akeramik Neolitik dönemini bilmiyorduk. Yine aynı şekilde burada da şamanik bir inanç var. Bu inancın bütün bulgularını, verilerini görüyoruz. Buranın bir tapınma alanı ve toplanma alanı olduğunu düşünüyoruz. O dönemde insanlar hayvanlara tapıyorlar. Burası gerçekten Anadolu tarihi ve dünya tarihi açısından çok önemli bir yerleşim yeri.”

Salgın nedeniyle çalışmalarda aksamalar yaşandığını belirten Ayengin, “Seneye pandemi ortadan kalkarsa çok daha büyük bir ekiple gelip, jeoradarla alanda çalışmalar yapacağız. Bizim kendi tespitlerimiz de var. Onlardan da yararlanarak kazı çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Tapınakları da bulacağımıza inanıyoruz. Çünkü mimaride kullanılan buluntularımız var. Mimari için özel üretilmiş dikmelerimiz var.” diye konuştu.