GYODER

GYODER'in yeni başkanı Mehmet Kalyoncu oldu

İSTANBUL (AA) – Gayrimenkul ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği’nin (GYODER) yönetim kurulu başkanlığına Kalyon Holding Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Kalyoncu seçildi.

GYODER’den yapılan yazılı açıklamaya göre, Türkiye gayrimenkul sektörünün çatı kuruluşu olan derneğin 11 Haziran’da düzenlenen yönetim kurulu toplantısında, iki dönemdir GYODER Başkanlığı'nı yürüten Prof. Dr. Feyzullah Yetgin’in görevinin sona ermesi nedeniyle Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Kalyoncu başkanlığa aday gösterildi.

Pandemi döneminde genel kurulların yapılamaması nedeniyle yönetim kurulu tarafından yapılan seçimde, GYODER Başkanlığı’na oy birliği ile Mehmet Kalyoncu seçildi.

– "Hedefimiz gayrimenkul sektörünü el birliğiyle güçlendirmektir"

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kalyoncu, yeni görevini büyük bir heyecanla yürüteceğini belirterek, "GYODER, sektördeki 20 yılı aşkın tecrübesiyle gayrimenkul sektörünün önde gelen girişimcileri, yöneticileri ve profesyonellerinin, sektörün gelişimi için bir araya geldiği çok kuvvetli bir dernek haline geldi. Yeni dönemde öncelikli hedefimiz, GYODER’in kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarıyla yakın temasını artırmak, çalışmalarımızı el birliğiyle, çok daha güçlü ve aktif bir şekilde sürdürmektir." ifadelerini kullandı.

– "Bizim sektörümüz de bambaşka bir yere gidiyor"

Gayrimenkulün geleceğini planlarken teknoloji ve tasarıma odaklanmak gerektiğini aktaran Kalyoncu, şunları kaydetti:

"GYODER olarak yeni bir yaklaşımla gayrimenkule bakışı değiştirecek, sektördeki değişim ve gelişimin öncüsü olacağız. Nitekim gayrimenkul sektörü, Türkiye ekonomisi için de lokomotif sektörlerden biri ve yaklaşık 200 alt sektörü besleyen önemli bir iş kolu. Finans, inşaat malzemeleri, cam, demir çelik, alüminyum, boya sanayi, ısıtma-soğutma, havalandırma ve mobilya paydaş endüstrilerden sadece birkaçı. Dolayısıyla sektörün geleceğini okumak ve vaktinde yenilikleri yakalamak GYODER olarak yaklaşımımızın temellerini oluşturacaktır. Pandeminin etkisiyle bütün sektörler gibi bizim sektörümüz de bambaşka bir yere gidiyor. Türkiye gayrimenkul sektörü olarak yepyeni bir evreye giriyoruz. Küresel salgın sürecinde hemen herkes evinde, ofisinde, mekanın ne kadar önemli olduğunu ve mekan oluşturmanın ihtisas gerektiren bir iş olduğunu gördü. Bu vesileyle evlerimizin, bizim için yuva demek olduğunu bir kez daha hatırladık. Gayrimenkulde insan alışkanlıklarının daha iyi incelendiği, teknoloji ve tasarımın uyumunun çok önemli hale geldiği bir dönemdeyiz. GYODER olarak yepyeni bir heyecan ve yaklaşımla gayrimenkule bakışı değiştirecek, sektörde değişim ve gelişimin öncüsü olacağız."

Kalyoncu, yakın zamanda açıklanan konut kredi paketinin de etkisiyle konut talebindeki artışın gayrimenkul sektörüne büyük bir moral getirdiğini dile getirdi.

– "Gayrimenkul uzmanlık gerektiren bir alan"

Gayrimenkul geliştirmenin sadece bina inşa etmek anlamına gelmediğinin, bunun ötesinde bireylerin mutluluklarını, hatta huzurunu etkileyen, uzmanlık gerektiren bir alan olduğunun farkına varıldığını belirten Mehmet Kalyoncu, "Yakın dönemde yaşanan gelişmeler sonrası gayrimenkul sektörünün daha rafine bir sektör haline geldiğini söyleyebiliriz. Artık asıl uzmanlık alanı gayrimenkul olmayan firmaların oluşturduğu bir sektör değiliz." değerlendirmesinde bulundu.

– "İyi eğitimli gençlerimizi sektöre kazandırmak istiyoruz"

Sektörün gençleşmesini ve insan kaynağı niteliğinin artmasını hedeflediklerini dile getiren Mehmet Kalyoncu, "Sektörümüze önde gelen üniversitelerden mezun, yetenekli ve iyi eğitimli gençlerimizi kazandırmak istiyoruz. Bu hedeflere ulaşmak belki zaman alacak fakat yaşanan dönüşüm sektörümüze hak ettiği itibarı yeniden kazandıracaktır. Bu dönüşümü tetikleyen tohumları bugünden atmalıyız." ifadelerini kullandı.

– "Yeni dönemin yol haritası hazırlanıyor"

Mehmet Kalyoncu, yeni iş birlikleri ile gayrimenkul sektörünün Türkiye ekonomisine daha büyük katma değer sağlamasını hedeflediklerini ifade ederek, Prof. Dr. Feyzullah Yetgin’e, sektöre ve GYODER’e dair tüm katkıları için şükranlarını sunduğunu, kısa süre içinde yapılacak GYODER Genel Kurulu’ndan sonra yeni dönemin yol haritasını açıklayacaklarını kaydetti.

– Pandemi nedeniyle genel kurul iki ay sonra

GYODER Genel Sekreteri Dr. Murat Berberoğlu ise pandemi genelgesinden dolayı 31 Temmuz’a kadar genel kurul düzenlenemediği için yeni başkanın Yönetim Kurulu tarafından seçildiğini, iki ay sonra yapılacak GYODER Genel Kurulu’nda Mehmet Kalyoncu’nun yeniden aday gösterilerek genel kurulun yapılacağını bildirdi.

– Mehmet Kalyoncu kimdir

Açıklamada yer alan bilgilere göre, mimar ve iş insanı Mehmet Kalyoncu, Kalyon Holding’de Yönetim Kurulu Üyesi olmanın yanı sıra İstanbul Yeni Havalimanı projesinde de İcra Kurulu Üyeliği görevini yürütüyor. Eğitimi ve deneyimiyle elde ettiği birikimini, dedesinin 1944’te attığı temeller üzerinde büyüyen aile şirketi aracılığıyla Türkiye ile paylaşıyor.

İlk ve orta öğretimini İstanbul’da tamamlayan Gaziantep doğumlu Kalyoncu, Ümraniye Anadolu Lisesi’nden mezun oldu. Lise eğitiminin son yılına girerken, Oxford Üniversitesi St. Hugh’s College tarafından düzenlenen akademik programa katıldı. Bu programa kabul edilen ilk Türk öğrenci oldu. O dönemde Rönesans Mimarisi ile ilgili akademik araştırmalarda bulundu.

Üniversiteyi İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nde tamamlarken, bu dönemde Architectural Association ve Illinois Institute of Technology üniversitelerinde ziyaretçi öğrenci olarak eğitim gördü.

Evli ve iki çocuk babası olan Kalyoncu’nun iş hayatıyla tanışması lisans eğitimi sırasında gerçekleşti. Eğitim hayatı ve sivil toplum kuruluşlarındaki sorumluluklarını yürütürken aynı zamanda mimarlık ofislerinde ve inşaat firmalarında staj yaptı. Üniversiteyi bitirdikten sonra Kalyon Holding’in iştiraklerinde farklı kademelerde görev aldı.

Çalışmalarıyla beraber akademik gelişimini de devam ettiren Kalyoncu, uluslararası üniversitelerde programlara katıldı. Harvard Üniversitesi’nde Müzakere, Babson College’da Girişimcilik ve Tufts Üniversitesi’nde Kurumsal Diplomasi eğitimlerini tamamladı.

Eğitimini iş hayatıyla sınırlı tutmayan Kalyoncu, müziğe olan ilgilisini ve piyano yeteneğini London School of Music sertifikasıyla belgeledi.

Kalyoncu iş hayatının yanı sıra üniversite yıllarından beri sivil toplum kuruluşlarıyla da yakından ilgileniyor. Hasan Kalyoncu Üniversitesi’nin kurucu vakfı olan Gaziantep Eğitim ve Hizmet Vakfı’nın da Mütevelli Heyeti Üyesi olan Kalyoncu, Türkiye Tasarım Vakfı Yönetim Kurulu Başkanlığı ile Gayrimenkul ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği Yönetim Kurulu Başkanlığını yürütüyor.

GYODER'den “Kamu arazileri dezavantajlı grupların konut edinmesi için kullanılsın” önerisi

İSTANBUL (AA) – Gayrimenkul ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Gürsel Öngören, Türkiye'de arsaların yüzde 60'ının devletin elinde olduğunu belirterek, "Doğal olarak devlet bu elindeki araziyi verimli ve etkin bir şekilde, dezavantajlı grupların konut üretimi için kullanmalı." dedi.

"Birevim'in önderlik ettiği Tasarruf Finans Platformu tarafından düzenlenen Sosyal Finans Zirvesi kapsamında "Konut 2020" başlıklı oturum gerçekleştirildi.

Oturumda konuşan Öngören, Türkiye'deki düşük gelirli grupların konut edinebilmesi için müteahhitlik sektörü açısından TOKİ dışında bir model bulunmadığını söyledi.

İnşaat sektörünün 2018 ve 2019'da ortalama yüzde 50'ye varan bir arz eksikliği yaşadığını dile getiren Öngören, "Talep düşüklüğü nedeniyle yapı ruhsatı başvurularında yüzde 50'lik düşüş yaşandı. Ancak şu dönemde talep fazla. 2020-2021 yıllarındaki yüksek talep nedeniyle konut fiyatları artabilir." diye konuştu.

Türkiye'de konut üretiminin yüzde 2'sinin bilinen markalar, yüzde 30'unun arsa sahipleri, kalan diğer büyük kısmının da küçük ve orta büyüklükteki inşaat şirketleri tarafından yapıldığını dile getiren Öngören, İstanbul'un hem üretimde hem de satışta lider olduğunu anlattı.

Öngören, düşük gelirli kimselerin TOKİ modeli dışında konut alabilmesi için özel sektörün buraya girmesi gerektiğini vurguladı.

– "Yapı tasarruf sandığı modelini hayata geçirmeliyiz"

Gürsel Öngören, konut üretiminde öncelikli olarak elde bulunan kaynağın doğru kullanılması gerektiğin belirterek, "Öncelikle arsa adı verilen kaynağımız sınırlı. Bunu en verimli şekilde kullanmalıyız. Türkiye'de arsaların yüzde 60'ı devletin elinde. Doğal olarak devlet, bu elindeki araziyi verimli ve etkin bir şekilde, dezavantajlı grupların konut üretimi için kullanmalı." şeklinde konuştu.

Dar gelirlilerin konut edinmesi için Almanya önderliğinde kurulan yapı tasarruf sandıklarından bahseden Öngören, şu ifadeleri kullandı:

"Almanya önderliğinde çok güzel bir model ortaya konuldu. Almanya'da konut kredilerinin yaklaşık 3'te biri yapı tasarruf sandıkları tarafından sağlanıyor. Bu yüzde 30-35 civarında payın 10 puanı yerel belediyelerce oluşturulan sandıklar. Kalan 20-25 puanlık kısım ise özel sektör kaynaklı. Bu çok etkili bir model. Bizim de aynı şekilde yapı tasarruf sandıkları organize etmemiz gerekiyor."

Öngören, tasarruflu ve faizsiz finansman modelleri hakkında ne düşündüğüne dair bir soruya karşılık, bu modelden yararlanan kişilerin sayısının her geçen yıl arttığını söyledi.

Öngören, "Bu yönde çalışan firmaları tebrik ediyorum. Eski kooperatifçilik hamlesine çok benziyor. Kooperatifçilik bir dönem çok önemliydi. Yeni model olarak siz yapar hale geldiniz." dedi.

GYODER'den “sıfır konuta faiz indirimi” değerlendirmesi

İSTANBUL (AA) – Gayrimenkul ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) Başkanı Dr. Feyzullah Yetgin, sıfır konuta düşük faiz uygulamasının Türkiye'de konut sahipliği oranının artırılması için önemli olduğunu ifade etti.

Yetgin, yazılı açıklamasında, 1 Ocak 2020 itibarıyla sıfır konut faizlerinde 0,99 olan oranın 0,79'a indirilmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Konut kredisi faizinin yüzde 1'in altına düşmesinin gayrimenkul sektörünü harekete geçirdiğine dikkati çeken Yetgin, "Her daim gelişme potansiyeli taşıyan gayrimenkul sektörünün Türkiye ekonomisine önemli destek sağladığı da bir gerçek." ifadesini kullandı.

Feyzullah Yetgin, Türkiye'de doğrudan ilk el konut alımına yönelik teşvike çok ciddi ihtiyaç olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:

"Günümüzde konut sahipliği oranı yüzde 60'lar seviyesinde. Biz GYODER olarak birinci el konut satışının, toplam satışın içinde yüzde 65'e çıkarılması gerektiğini savunuyoruz. Çünkü 100 milyon nüfusa ulaşacak bir Türkiye'yi konuşmaya başladık. Dolayısıyla birinci el konut satışlarının cazip hale getirilmesinin yanı sıra, sektöre yönelik vergi indiriminin kalıcı olması, çalışan kesimin konut alımında ödediği faizin, gelir vergisinden mahsup edilmesi gibi düzenlemeler, kamudan öncelikli beklentilerimiz arasında yer alıyor. Onun için gayrimenkul sektörü ve vatandaşı direkt etkileyen 'birinci el konutlara yönelik düşük faiz oranı uygulaması' ülkemizde konut sahipliği oranının artırılması için büyük önem arz ediyor."

TBMM Başkanı Kahraman, 26. Dönemi değerlendirdi

TBMM (AA) – TBMM Başkanı İsmail Kahraman, "24 Haziran 2018 tarihinde yapılacak seçimlerle uygulanmaya başlanacak Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile ümit ediyor ve inanıyorum ki ülkemizde belirsizliklerin, pazarlıkların ortadan kalktığı istikrarlı bir dönem başlayacaktır." dedi.

Kahraman, Mecliste düzenlediği basın toplantısında, TBMM'nin 26. dönem çalışmalarına ilişkin bilgi verdi.

"Bir dönemi kapatıp, yeni bir dönemi açmaya hazırlanıyoruz. 40 gün sonra milletçe sandığa gidip, ülkemiz ve milletimiz için yeni bir dönem başlatacağız." ifadesini kullanan Kahraman,
seçimlerin hayırlı olmasını diledi.

Meclis-i Mebusan’dan günümüze kadar arada kesintileri de dahil edilirse 1876’da başlayan 142 yıllık Meclis geleneği bulunduğunu belirten Kahraman, şöyle devam etti:

"TBMM, milli iradenin tecelli ettiği yerdir. Açıldığı günden bu yana milletimizin istikbalini ilgilendiren kanun ve kararlara imza atıp, ülkemizin karşılaştığı meselelerin çare ve çözüm merkezi olmuştur. Kuruluş ve Kurtuluş mücadelesi verdiğimiz yıllardan günümüze kadar millet ve devlet düşmanları boş durmamışlardır. Önceki darbe teşebbüslerinden daha vahim bir şekilde ülkemiz, emperyalist güçlerin kuklası olan hain ve lain FETÖ terör örgütünün eliyle 15 Temmuz 2016 Cuma gecesi bir darbe teşebbüsüne maruz kalmıştır. Darbe teşebbüsünde bulunanların saldırı gerçekleştirdikleri hedeflerinden biri de Türkiye Büyük Millet Meclisi olmuştur."

Kahraman, menfur darbe girişimine karşı Meclisin kararlı bir duruş sergilediğini ve hainlere karşı korkusuzca, örnek direnişiyle ikinci kez 'Gazi' unvanını almayı hak ettiğini vurguladı.

Türkiye’yi kaosa sürüklemek, bölmek ve parçalamak isteyen darbenin önlenmesinin halkın bir bütün olarak demokrasiye sahip çıkması, darbeyi reddetmesi sayesinde olduğuna işaret eden Kahraman, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın halkımızı meydanlara inip direnişe çağırması ve milletimizin bu çağrıya birlik, bütünlük içinde uymasıyla darbe girişimi 16 saat içinde önlenmiştir. 16 saat gibi kısa bir zamanda da hayat normale dönmüştür. Parti farkı gözetmeksizin bütün milletimizin gösterdiği duruş, Türkiye tarihimizdeki darbeler dönemini sona erdirmiştir. İstiklal ve hürriyetimizi, birlik ve bütünlüğümüzü korumak için sokaklara çıkarak şanlı direnişin bir neferi olan herkese, Büyük Millet Meclisimiz adına şükranlarımı sunuyorum.

O gece kendi kararımla saat 23.38’de Meclise geldim ve açtım. İçtüzüğün verdiği yetkiye dayanarak 16 Temmuz 2016 Cumartesi günü saat 14.00’te Meclisimizi olağanüstü toplantıya çağırdım. Davet ve ilan metinlerini hazırladık ve Çankaya’ya Başbakanlığa gittim. Meclisimizde bulunan dört siyasi parti grubu bu toplantıya katıldı ve gece hazırladığımız ortak bildiri Mecliste grubu bulunan dört siyasi partinin imzasıyla kamuoyuna açıklandı. 16 Temmuz 2106 Cumartesi günü de örnek bir olağanüstü toplantı yaptık. Gece üç partinin hazırladığı bildiriyi, Meclis’te görüşmelerde bulunan dört partinin imzası ile kamuoyuna açıkladık."

O gece 18’i kadın olmak üzere 81’i AK Parti'den, 16’sı CHP'den, 10’u da MHP'den Genel Kurul Salonunda bulunan 107 milletvekili ile önceki dönemlerde milletvekilliği yapanlar, milletvekili yakınları, Meclis çalışanları ve basın mensuplarına "silah arkadaşım" dediğini belirten Kahraman, "AK Parti'den 18 kadın milletvekilimiz birer Nene Hatun’dular, kahramanlık timsaliydiler. Onlara tekraren tebrik ve teşekkürlerimi sunuyorum. Partisinin adı ne olursa olsun, ay yıldızlı bayrağımızın altında birleşen, darbeye karşı demokrasinin yanında yer alan necip milletimize, sivil toplum kuruluşlarımıza, ordumuzun gerçek mensuplarına, güvenlik güçlerimize ve özellikle basınımıza TBMM adına şükranlarımı sunuyorum. 251 şehidimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Gazilerimize sağlıklı uzun ömürler niyaz ediyorum." ifadesini kullandı.

-TBMM bakım çalışmaları"

Kahraman, 22 ay önce gerçekleştirilen hain darbe girişiminde TBMM'nin ölçülemeyecek ölçüde manevi zararın yanında, maddi olarak da büyük hasar gördüğünü aktararak, emperyalistlerin işbirlikçisi teröristlerin uçaklardan attıkları bombalar, helikopterle açtıkları ateş sebebiyle Meclis ana binasının kullanılamaz hale geldiğini hatırlattı.

Halkla İlişkiler Binasında da büyük tahribat olduğunu, Meclis genelinde büyük bir tamirat ve tadilat çalışması başlatıldığını belirten Kahraman, Gayri Menkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) tarafından “Milletin Meclisini Millet Yapar” sloganı ile Meclisteki tamirat ve tadilat işlerinin üstlenildiğini, desteklerinden dolayı GYODER üyelerine teşekkür etti.

TBMM Başkanı Kahraman, 27 Mayıs darbesini gerçekleştiren cuntacıların 1961 yılında açılışını yaptıkları TBMM binasının, ilk defa böylesine kapsamlı bir bakıma alındığını belirterek, Genel Kurul Salonu’nun altında sığınak diye bilinen yerler başta olmak üzere TBMM külliyesinin tümüyle elden geçirilip kullanılabilir hale getirildiğini kaydetti.

-Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi

Kahraman, 26. yasama döneminin siyasi tarihte apayrı ve saygın bir yer edindiğini bildirdi. Kahraman, "Türkiye’nin bir daha darbelere maruz kalmaması, ekonomik ve sosyal istikrarımızı bozmak isteyenlere meydan verilmemesi için bu dönemde köklü değişikliklere imza atılmıştır. Ülkemizin istikbalinin daha parlak olmasını temin etmek ve darbe girişiminin yaralarını sarmak gayesiyle bu dönem yoğun bir mesai sarf edildi. Bu süreçte yaptığımız Anayasanın 70 maddesindeki değişiklik en mühim çalışmadır." dedi.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'yle, TBMM’nin görev ve yetkilerinin yeniden tanımlandığını ve güçlendirildiğini belirten Kahraman, böylece TBMM'nin yasamaya odaklanacağını ve denetleme görevini daha güçlü bir şekilde yapacağını vurguladı.

Kahraman, "Kuvvetler ayrılığı ilkesi gereği, kanun teklifleri milletvekilleri tarafından verilecek ve milletvekillerinin yasama faaliyetlerine daha etkin bir şekilde katılımı sağlanacaktır. Sistemin en önemli gayelerinden biri de yasama-yürütme-yargı erklerinin yetki ve sorumluluklarını netleştirerek, yönetimde istikrarı tesis etmektir. 24 Haziran 2018 tarihinde yapılacak seçimlerle uygulanmaya başlanacak Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile ümit ediyor ve inanıyorum ki ülkemizde belirsizliklerin, pazarlıkların ortadan kalktığı istikrarlı bir dönem başlayacaktır." ifadesini kullandı.

Yakın tarihe bakıldığında, TBMM'nin açılışından bugüne kadar geçen 98 yıllık sürede 65 hükümet kurulduğuna ve bir hükümetin ömrünün ortalama 1,5 yıl olduğuna değinen Kahraman, "Siyasi tarihimizde 2 aylık hatta 28 günlük hükümetler de gördük." dedi.

Ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmanın "siyasi istikrara" dayandığını; Türkiye'nin ekonomik ve sosyal atılımlarının demokrasinin rahatça işlediği uzun soluklu hükümetler döneminde gerçekleştirildiğini aktaran Kahraman, "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle, koalisyon pazarlıklarının yapılmadığı, bakanlıkların paylaşılmadığı istikrarlı bir döneme gireceğiz. Yapılan çalışmaların hayırlı neticeleri önümüzdeki aylardan itibaren görülecektir." diye konuştu.

-"Siyasi tarihimizde yeni bir dönem başlayacak"

Kahraman, şu görüşlere yer verdi:

"Bildiğiniz üzere dönem başında bütün partilerin seçim beyannamelerine koydukları 'yeni bir anayasa yapma' taahhüdünü yerine getirmek için Mecliste grubu bulunan dört partiden üçer üyenin yer aldığı bir komisyon oluşturmuştuk. Komisyon ilk toplantısını 4 Şubat 2016 tarihinde gerçekleştirmişti. 15 gün içinde üç toplantı gerçekleştiren Anayasa Mutabakat Komisyonunun hedefi, takip edilecek usul ve komisyonun ismi hususunda mutabakata varılamadı. Böylelikle bütün partilerin müşterek bir anayasa önerisi ortaya koyamayacağı anlaşılınca 16 Şubat 2016 tarihinde çalışmalar sona erdirildi. Komisyonun çalışmalarına devam etmesi durumunda, üzerinde mutabık kalınacak bir metin oluşturma ihtimali de yoktu. Komisyonun devam etmesi, Türkiye’yi oyalamaktan başka bir mana ifade etmeyecekti.

26. Dönemde yaptığımız çalışmalardan biri de TBMM içtüzüğünde değişiklik yapmak olmuştur. 27 Temmuz 2017 tarihinde yaptığımız değişiklik ile Genel Kurulun çalışma usul ve esasları yeniden belirlenerek yasama faaliyetlerine hız ve nitelik kazandırılmıştır."

Kahraman, yapılan diğer bir değişiklik de yıllardır tartışılan fakat bir türlü gerçekleştirilemeyen Seçim Kanunundaki düzenlemeler olduğunu bildirdi. Kahraman, partilerin birbirleriyle ittifak yaparak seçimlere girmesine izin verildiğini anımsatarak, "Kararlar ve kanunlar, demokratik gereklere ve ihtiyaçlara göre yeniden düzenlenebilir. Atılan adımların neticelerinin hayırlı olmasını temenni ediyorum.

27. Dönem, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ilk Meclisi olacak ve siyasi tarihimizde yeni bir dönem başlayacaktır. 27’nci Dönemde daha başarılı çalışmalara imza atılmasını temenni ediyorum. Kaba, yaralayıcı sözlerden ve kavga görüntülerinden arınmış bir dönem olmasını ümit ediyorum.
Milli birlik, beraberlik ve barış içinde daha ötelere yürümek hedefimizdir. Tek Millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet sloganı daima ilkemiz olmalı. TBMM, inşallah bu ana istikamette yürüyüşünü sürdürecektir." ifadesini kullandı.

Misakımilli'yi kabul eden Meclis-i Mebusan’ın devamı bir Meclisin var olduğunu belirten Kahraman, Misakımilli ile belirlenen sınırların güvenliği ve milletin huzurunun en öncelikli hedefleri olduğunu vurguladı.

Kahraman, "Bu yasama döneminde devletimize yönelik dışardan gelecek tehditleri önlemek gayesiyle Meclisimizce hükümete verilen yetkiye dayalı olarak şanlı ordumuz sınırlarımız dışında da faaliyet yürütmektedir. Bu faaliyetlerin en kapsamlısı Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Operasyonları olmuştur. Ülkemize güney sınırlarımızdan yönelik tehditleri ortadan kaldırmak için yapılan her iki harekâtta büyük başarı elde edilmiştir. Buradan sınırlarımızın güvenliğini sağlayan kahraman Mehmetçiğimize ve güvenlik güçlerimize bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Şehitlerimizin ruhu şad olsun. Gazilerimizden Allah razı olsun." dedi.

Kahraman, 26. Yasama Dönemi’nde görev alan milletvekillerine, siyasi partilerin genel başkanlarına, mensupların, partilerin grup yöneticilerine, komisyon ve kurullarda görev almış başkan ve üyelerine teşekkür etti.

Kahraman, ahirete irtihal eden Gaziantep milletvekili Abdülkadir Yüksel’e de rahmet diledi.

(Sürecek)