Hakan Atilla

“Gaziantep Sermaye Piyasası ile Buluşuyor”

GAZİANTEP (AA) – Borsa İstanbul Genel Müdürü Mehmet Hakan Atilla, Türkiye'de hisse senedi ve yatırım fonuna yatırım yapan hesap sayısının yaklaşık 4 milyon olduğunu bildirdi.

Atilla, Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Ali Fuat Taşkesenlioğlu ile Gaziantep Ticaret Odasında düzenlenen "Gaziantep Sermaye Piyasası ile Buluşuyor" etkinliğine katıldı.

Burada konuşma yapan Atilla, Gaziantep'in müteşebbis ruhuyla ihracattan üretime kadar birçok alanda örnek olduğunu söyledi.

Borsayla ilgili algının genellikle hisse senedi üzerinden devam ettiğini ifade eden Atilla, "Oysa ki borsa sadece hisse senedinden ibaret değil. Borsa aynı zamanda girişimci ve iş adamlarımızın kendi risklerini yönetebilecekleri bir platform." ifadelerini kullandı.

Borsa İstanbul'un her zaman ürünlerin ve risklerin nasıl yönetileceği konusunda bilgilendirme yapmaya hazır olduğunu dile getiren Atilla, şöyle konuştu:

"Gaziantep'in okur yazarlığı çok yüksek. Belki ülkedeki en yüksek illerden birisi. Fakat finansal okur yazarlık noktasında bu seviyede değiliz. Sebebi de muhafazakar bir yaklaşımla ilgili. Yani borsa ve sermaye piyasasıyla ilgili ürünlerin çok fazla kullanılmıyor olması. Türkiye'de hisse senedi ve yatırım fonuna yatırım yapan hesap sayısı yaklaşık 4 milyon ama bunun 40 binin biraz altındaki bir rakamı Gaziantep'e ait. Oysa ki Gaziantep'in ülkedeki ekonomik yeri düşünüldüğünde bunun farklı bir yeri olması lazımdı."

Atilla, şu anda şirketlerin yüzde 90'a yakınının aile şirketi olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:

"Bizdeki kadar yüksek bir oranda olmasa da dünyada da aile şirketleri var. Fakat aile şirketleri belirli noktadan sonra kurumsallaşma ve süreklilik konusunda sorunlar yaşıyor. Biz bu sorunların üstesinden gelebilmek için şirketlerimizin kendilerini borsada temsil etmelerini, halka arza yakın olmalarını istiyoruz. Profesyonel yönetim, şeffaflık, kurumsallık gibi olguları sağlayan şirketlerin çok uzun vadede de menfaatine olduğunu görüyoruz. Şöyle düşünün, aile şirketlerinden 3. veya 4. jenerasyonlara ve sonrasına uzanabilenlerin sayısı yüzde 2-3'ü geçmiyor. Biliyorsunuz bizde şirketler çok müteşebbis ruhla işe başlıyor, sonrasında 2. ve 3. kuşakta şirketler kurulduğu günden geriye gitmeye başlıyor. Bunun önüne geçebilmek için sizleri teşvik etmek istiyoruz."

– GTO Başkanı Tuncay Yıldırım

Gaziantep Ticaret Odası (GTO) Başkanı Tuncay Yıldırım da sermaye piyasalarının ülkelerin ekonomik gelişiminde ve refahının artırılmasında işlevlerinin büyük olduğunu dile getirdi.

Teknolojinin sınır tanımadığını, artık mal ve hizmet gibi sermaye hareketlerinin önündeki engellerin ortadan kalktığını ve adeta paranın ortak bir kaynağa dönüştüğünü ifade eden Yıldırım, şunları kaydetti:

"Yani artık senin paran, benim param değil, hepimizin kullanımına olanak sağlayan küresel sermaye var. Bu küresel sermayeden pay alabilmek, ekonomik gelişime katkıda bulunacak yatırımlar gerçekleştirmek noktasında da sağlam ve sağlıklı işleyen sermaye piyasaları olması gerekiyor. Bu mevcut durumu düşününce hedefleri büyük, potansiyeli yüksek bir ülke olarak sermaye piyasasının etkinliği için hep birlikte çalışmamız gerektiğine inanıyorum. Sanırım reel sektörün henüz istediğimiz düzeyde sermaye piyasası araçlarını kullanmıyor olmasının en önemli nedeni yeterli bilgi sahibi olmayışımız. Yakın geçmişe kadar borsa denilince 'Aman evladım borsa filan oynama batarsın' diye bir düşünce vardı toplumda. Borsa bir tabuydu, öcüydü. O yüzden bu toplantı hepimiz için çok anlamlı olacaktır."

Açılış konuşmalarının ardından çeşitli sunumlarla devam eden etkinlikle, Gaziantep Valisi Davut Gül, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ve GTO Başkanı Yıldırım, Atilla ile Taşkesenlioğlu'na çeşitli hediyeler takdim etti.

“Hakan Atilla Amerika'da boşu boşuna yattı”

AFYONKARAHİSAR (AA) – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Eski Halk Bankası Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla'nın yargılanmasına ilişkin, “Hakan Atilla Amerika’da boşu boşuna yattı. Yazık günahtı. Ne suçu var Hakan Atilla’nın? Reza Zerrab’ı niye istemediler? Niye istemiyorlar Reza Zerrab’ı? Asıl fail o, rüşveti dağıtan o, rüşveti yiyen, yolsuzluk yapan o." dedi.

Kılıçdaroğlu, Afyonkarahisar’ın Sandıklı ilçesinde bir termal otelde düzenlenen CHP Belediye Başkanları Çalıştayı’nda gazetecilerin sorularını cevapladı.

Eski Halk Bankası Genel Müdür Yardımcısı Atilla'nın tahliyesini değerlendiren Kılıçdaroğlu, “Hakan Atilla Amerika’da boşu boşuna yattı. Yazık günahtı. Ne suçu var Hakan Atilla’nın? Reza Zerrab’ı niye istemediler? Niye istemiyorlar Reza Zerrab’ı? Asıl fail o, rüşveti dağıtan o, rüşveti yiyen, yolsuzluk yapan o. El üstünde tuttular. Reza Zerrab için iki kez nota verdiler Amerika’ya. ‘Ona dokunmayın’ diye. Kabak kimin başına patladı, bir devlet memurunun, bir bankacının başına patladı. Boşu boşuna hapse girdi.”

Kılıçdaroğlu, bir gazetecinin “Hakan Atilla’nın İstanbul’da havalimanında karşılanmasına" ilişkin sorusuna, “Tamamen şov. Ne yapabilirler yani? Karşılıyorlar da ne yaptılar yani hapisten mi kurtardılar? Erdoğan, Trump’a telefon açıp ‘Derhal serbest bırakın’ diyebilirdi. Bırakmadı. Ama Trump telefon etti ‘Papazı derhal serbest bırakın’, ‘Emredersiniz’ dedi. Talimatı aldı ve papazı hemen serbest bıraktı. Merkel telefon etti, hemen serbest bıraktılar. Dolayısıyla yöneticiler açısından söylüyorum, kimsenin ayaklarının yere basmadığı bir Türkiye’de yaşıyoruz. Ayakları yere basmıyor ve gerçekleri görmüyorlar. Hakan Atilla konusunda ne yaptılar bunlar? Trump’ın papaz için yaptığının en azından 10’da birini yapsalardı. Boşu boşuna hapse girdi o. Hiçbir günahı olmayan birisi.” yanıtını verdi.

Anayasa Mahkemesi'nin, "barış bildirisi" olarak adlandırılan metne imza atan 9 akademisyen için verdiği hak ihlali kararını değerlendiren Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Anayasa Mahkemesi’nin bu kararı doğru. Üniversitede çocuklarımıza ders veren hocalar bir görüş dile getirdiler, hapse mi atılır? Üniversitelerden mi atılır bu insanlar? Yanlıştı bu. Anayasa Mahkemesi’nin kararı bu bağlamda doğru bir karar. Beni üzen, kararın 1 oy farkla cıkmış olması. Normalde oy birliğiyle çıkması lazımdı. Eğer demokrasiyi insan haklarını, düşünce özgürlüğünü savunuyorsak, Barış Bildirisi’ne imza attı diye adam üniversiteden mi atılır? Hangi çağda yaşıyoruz? Bu, Orta Çağ kafası, emin olun. O nedenle alınan karar doğru ama bu kararın bir oy farkla alınması demokrasimiz açısından kaygı verici."

Kılıçdaroğlu, ülkede yeni siyasi parti oluşumuna ilişkin de şöyle konuştu:

"Siz gazeteciler, haberciler olarak yeni siyasal oluşumları nasıl büyük bir dikkatle izliyorsanız biz de siyasetçi olarak dikkatle izliyoruz. Elbette insanlar ayrılabilirler, yeni bir parti kurabilirler. Yeni parti kuruyorlar diye insanları suçlamanın bir mantığı yok. Elbette onlar da parti kurarsa bir program açıklayacaklardır, neyi, nasıl yapacaklarını açıklayacaklardır. Vatandaş da bakacaktır. Eğer teveccüh edecekse gidip oy verecektir, kabul etmiyorsa da zaten oy vermeyecektir. Dolayısıyla ayrılan kişileri baştan düşman gibi görüp onları ötekileştirmek, bütün dünyada demokratik geleneklere aykırıdır. Eğer demokrasiyi savunuyorsanız herkesin parti kurma hakkı vardır. Buna da sessiz kalacaksınız. Eğer parti kurulur, partinin programı bir başka parti tarafından eleştirilirse, oturulur eleştirilir. ‘Bu parti programı Türkiye’nin sorunlarını çözmez vesaire bir sürü laf söyleyebilirsiniz. Ama ortada bir şey yokken neden Erdoğan böyle bir sürecin içerisine kendisini sürükledi. Ben gayet iyi anlıyorum tabii. Çekiniyor, tahtının sallanmasından korkuyor. Tahtı sallanmaya başladı Erdoğan’ın. Onu görüyor."

Bir gazetecinin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti bizim dönemimizde asla ve kat'a emir alan bir hükümet olmamıştır.” ifadelerine ilişkin sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Hiçbir CHP’li genel başkan veya hiçbir CHP’li Batı’nın egemen güçlerinden talimat almamıştır. Asla. Ama Erdoğan’ın talimat aldığını bütün dünya biliyor. Papazın serbest bırakılması talimatını kimden aldı? Trump’tan aldı. Bıraktı mı? Bıraktı. Talimat mıydı, talimattı. Talimatın yerine getirilmesinden sonra Trump, Erdoğan’a teşekkür etti. Dikkatinizi çekiyorum, yargıya teşekkür etmiyor, doğrudan Erdoğan’a teşekkür ediyor. Bir başka gazeteci vardı, Türkiye’de hapisteydi. Merkel’den talimat geldi. Bir gecede, hiç hazırlanmayan, aylardır hazırlanmayan iddianame bir gecede hazırlandı. Ertesi gün davası görüldü, tahliye edildi. Tahliye edilirken eline bir başka mahkemenin tutuklama kararı verildi, havaalanında uçak bekliyordu, uçağa bindi ve Almanya’ya gitti. Talimat nereden geldi? Merkel’den geldi. Ne konuşuyor Erdoğan, neyi anlatıyor yani?. Bütün bunları toplumun bilmediğini, toplumun hafızasının bu kadar kör olduğunu mu sanıyor? Her türlü talimatı alıyor. Talimatın gereğini de yerine getiriyor. Ne için? Çünkü o talimatı almazsa burada rahat oturamayacak. Onu da gayet iyi biliyor. Talimat alanlar bizi suçlayamazlar. Talimat alanlar Türkiye’nin bağımsızlığını savunamazlar."

(Sürecek)

Eski Halk Bankası Genel Müdür Yardımcısı Atilla'nın Türkiye'ye dönüşü

TBMM (AA) – CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, ABD'deki İran yaptırımları davasında suçlu olduğu iddia edilen ve 32 ay hapis cezasını tamamlayan eski Halk Bankası Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla'nın Türkiye'ye gelmesinden memnun olduklarını belirterek, "Asıl failler değil, Atilla 32 ay hapiste yattı, haksızlığa uğradı. Rıza Zarrab'ın kirli ilişkilerinin faturası, Hakan Atilla'ya kesilmiştir. " dedi.

Öztunç, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı'nı kutladı.

Buruk bir basın bayramı olduğunu, Türkiye'nin dünya basın özgürlüğü endeksinde 180 ülke arasında 157'nci sırada yer aldığını ifade eden Öztunç, basının özgür olmadığını, gazetecilerin cezaevinde bulunduğunu savundu.

Kahramanmaraş Afşin İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa Mahir Turan'ın, bazı şikayetler üzerine soruşturma geçirdiğini ifade eden Öztunç, suçlamalardan birinin Turan'ın, boşalan okul müdürlüklerine atama yapılırken, öğretmenlere, "Başvuru yapmayın, buralara ben atama yapacağım, kendi adamlarımı getireceğim." demesi olduğunu öne sürdü.

Öztunç, Turan'ın, Portekiz'de görevli bulunduğu sırada Afşin'de motorlu taşıtlar sınavında görevli gibi para aldığını iddia ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bunlardan dolayı hakkında soruşturma açıldı. Açılan soruşturma Kahramanmaraş Valiliğine geldi, valilikte komisyon toplandı ve Turan'a kademe ilerlemesinin durdurulması cezası istendi. Komisyon, bu cezayı ağır buldu, bir alt ceza olarak maaş kesme cezası uygulandı. Ceza alan bu Milli Eğitim Müdürü, birilerini devreye soktu, kendisine ceza veren komisyonun başkanı, Vali Yardımcısı Mesut Taner Genç'i görevden aldırdı. Genç, dün itibariyle İçişleri Bakanlığı tarafından açığa alındı. Turan'ın gücü nereden geliyor? Tabii ki saraydan geliyor. Turan'ın abisi Sefer Turan, Sayın Cumhurbaşkanı'nın başdanışmanı. İçişleri Bakanı'na sesleniyorum; Vali Yardımcısı Genç namuslu, düzgün bir vali yardımcısıdır, görevini yerine getirmiştir. Yanlış yapan bir devlet memurunu uyarmıştır ve gereken cezayı komisyon olarak vermişlerdir. Suçlu vali yardımcısı değil, milli eğitim müdürüdür. Genç'i, görevine iade edin."

Öztunç, bir soru üzerine, eski Halk Bankası Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla'nin Türkiye'ye gelmesinden dolayı CHP olarak memnun olduklarını söyledi.

Öztunç, Atilla'nın haksızlığa uğradığını ancak asıl faillerin unutulduğunu öne sürerek, "Asıl failler değil, Atilla 32 ay hapiste yattı, haksızlığa uğradı. Asıl faillerin intikamı Atilla'dan alındı. Rıza Zarrab'ın kirli ilişkilerinin faturası, Hakan Atilla'ya kesilmiştir. " dedi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun Suriyeli göçmenlere ilişkin açıklamasının sorulmasına karşılık Öztunç, "Soylu, nihayet İçişleri Bakanı olduğunu hatırladı. Uzunca bir süredir oraya buraya laf atmaktan, kamplaştırmaktan İçişleri Bakanlığı yapamıyordu. Bu melese popülizmle, böyle şovlarla çözülemez. Ne yani her Suriyelinin başına polis mi dikecek? Suriye meselesinin çözümü başkadır. Suriye'deki iç savaş bir an önce durdurulmalıdır. Türkiye, bu konuda Suriye yönetimiyle iş birliğine girmelidir, Suriye'nin toprak bütünlüğü sağlanmalıdır. Ondan sonra mülteci politikası yeniden değerlendirilmelidir." diye konuştu.

Hakan Atilla Türkiye'ye geldi (2)

İSTANBUL (AA) – New York JFK Havalimanı’ndan havalanan Atilla’nın da içinde bulunduğu Türk Hava Yolları’nın TK 2 sefer sayılı uçağı, saat 11.30’da İstanbul Havalimanı’na indi.

https://www.youtube.com/watch?v=5zOrtamAN7I

Atilla’yı İstanbul Havalimanı VIP Salonu’nda ailesinin yanı sıra Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan ile öteki ilgililer karşıladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Hakan Atilla ve ailesine geçmiş olsun dileklerini iletti.