Haluk Bayraktar

Haluk Bayraktar: “Maliyete çok yakın şekilde, yabancı muadillerine göre çok daha düşük bir şekilde satış planlaması yaptık. Yakında satışına başlayacağız” – GAZİANTEP

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– TEKNOFEST kapsamında düzenlenen Yerli ve milli “Deneyap Yazılım Kartı” lansmanı
– T3 Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar'ın sunumda konuşması Yerli ve milli Deneyap Yazılım Kartı TEKNOFEST'te tanıtıldı
– T3 Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar:
– “Özellikle akım koruma, sürekli 5 volt gerilim çıkışı, lityum bataryaların şarj edilme, devre tahtasıyla uyumlu olması, mikrofon ve kamerası olması gibi bazı özellikler bizi farklı kılan en temel özellikler”
– “Maliyete çok yakın şekilde, yabancı muadillerine göre çok daha düşük bir şekilde satış planlaması yaptık. Yakında satışına başlayacağız. T3 Vakfı olarak 10 bin Deneyap öğrencisine bunları ücretsiz olarak hediye edeceğiz”
GAZİANTEP (AA) – Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar, ithal edilen muadillerine göre çok daha fazla özelliğe sahip olan, yerli ve milli “Deneyap Yazılım Kartı”nı tanıttı.

Bayraktar, Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, T3 Vakfı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı öncülüğünde düzenlenen TEKNOFEST 2020 kapsamında gerçekleştirilen tanıtım toplantısında, TEKNOFEST kapsamında verilen emeklerin geleceğin Türkiyesi için yapıldığını dile getirdi.

Bugün çok önemli bir gelişmeyi paylaşmak üzere buluşulduğunu dile getiren Bayraktar, tanıtımını gerçekleştirdiği yazılım kartına ilişkin şu bilgileri verdi:

“Eğitim teknolojilerinde önemli bir adım atalım istedik. Kullandığımız kartların, standartların güçlü bir alt yapısı olsun istedik. Bu kapsamda çalışmalar yapıyorduk. Malum yapay zeka her sektörde olan şeyler. Artık her alanda yapay zeka var. Artık milyarlarca makine birbiriyle konuşuyor. Öyle bir kart geliştirelim ki akıllı şehirler uygulaması yapılabilsin, lojistikten sağlığa kadar her alanda kullanılabilsin istedik. 1 yılın sonunda geldiğimiz noktayı şimdi sizlerle paylaşacağız.”

– “İHA'larda kullanılabilecek otonom bir kart”

Sunumu sırasında kartın özelliklerini tanıtan bir video da izleten Bayraktar, şöyle devam etti:

“Görmüş olduğunuz ufak ama marifeti çok olan bu kart, tüm temel özellikleri olan, kamerası ve farklı giriş portlarına kadar güçlü işlemcisiyle artık önümüzdeki yıllarda hem eğitim alt yapısında hem de TEKNOFEST'in tüm alanlarında kullanılabilecek, tamamına hizmet edebilecek, deniz altında su altı robotunu götürebilecek, yer robotunu hareket ettirebilecek, İHA'larda kullanılabilecek otonom bir kart. Biz istedik ki standart haliyle bile çok önemli işlevleri olsun. İşlemcisi güçlü olsun, yapay zeka tabanlı, farklı portları olsun, nesnelerin interneti projelerine hizmet edebilsin. Kamerası, mikrofonu olsun, wi-fi ve bluetooth teknolojisiyle diğer cihazlarla çalışabilen bir kart oldu. 32 Bit İşlemci, 2 Mp kamera, çeşitli yapay zeka uygulamaları imkan sağlayabilen bir kart. Tüm robotlarda ve telefonlarda kullanılabildiği gibi 6 eksen ataletsel, grafik tabanıyla sürükle bırak uygulamalarını kullanabilen, C++ programlarıyla kodlanabilen, devre tahtasına uyumlu bir kart.”

– İthal edilen muadillerine göre çok daha ileri bir kart

Bayraktar, çok yönlü bir çalışma ortaya koyduklarını vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Bunu yaparken şunu gözlemledik, TEKNOFEST'te de birçok takımımız kendi kartını geliştirebiliyor. Yurt dışından yabancı ithal edilen muadillerine baktık bu kartın. İşlemci, çalışma prensipleri, çevresel özellikleri açısından bunlardan çok daha ileri bir kart durumunda. Elde ettiğimiz deneyimler ve geri beslemeler doğrultusunda, yoğun şekilde kullanılan yabancı muadillerinde olmayan bazı özelliklerle bu kartı tasarlayıp geliştirdik. Özellikle akım koruma, sürekli 5 volt gerilim çıkışı, lityum bataryaların şarj edilme, devre tahtasıyla uyumlu olması, mikrofon ve kamerası olması gibi bazı özellikler bizi farklı kılan en temel özellikler.”

– T3 Vakfı 10 bin Deneyap Yazılım Kartı hediye edecek

Gençlerin milli kartla çalışmalar yapmasını istediklerini aktaran Bayraktar, şöyle konuştu:

“Maliyet etkinlik planlamasını da yaptık. Maliyete çok yakın şekilde, yabancı muadillerine göre çok daha düşük bir şekilde satış planlaması yaptık. Yakında satışına başlayacağız. T3 Vakfı olarak 10 bin Deneyap öğrencisine bunları ücretsiz olarak hediye edeceğiz. Bu kartın ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olmasını diliyoruz. Bu kartın geliştirilmesinde emeği geçenlere teşekkür ediyorum.”

Bayraktar, gelecek yıllarda yapılacak TEKNOFEST'te yeni kartın kullanıldığı projeleri görmeyi istediklerini söyledi.

“Yüksek teknolojide Milli Teknoloji Hamlesi geleceğimizin garantisi”

İSTANBUL (AA) – Türkiye'nin en büyük sanayi kümelenmesi Savunma, Havacılık ve Uzay Kümelenmesi Derneği (SAHA İstanbul) Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar, "Milli teknoloji hamlesi olarak adlandırdığımız yüksek teknoloji ve savunma sanayi yatırımları geleceğimiz adına en önemli garantimizdir." ifadelerini kullandı.

SAHA İstanbul'dan yapılan açıklamaya göre, savunma, havacılık ve uzay sanayisinde faaliyet gösteren firmaların "Milli Teknoloji Hamlesi" için bir araya geldiği SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar katıldığı televizyon programında Türkiye’nin yüksek teknoloji ve savunma sanayisindeki millileşme hamlesini anlattı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Haluk Bayraktar, Türkiye’nin en büyük sanayi kümelenmesi olan SAHA İstanbul’un, 353 üyesiyle kendini Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesi’ne katkı sağlamaya adadığını bildirdi.

Bundan 20 yıl önce savunma sanayisinin kendi içine kapalı, özel sektör firmalarının girmesinin zor olduğu bir alan olduğuna dikkati çeken Bayraktar, şunları kaydetti:

“SAHA İstanbul ile hedefimiz dinamik olan özel sektör firmalarımızı savunma sanayine entegre etmek. Üyelerimizin hali hazırda yürüyen yerlileşme ve millileşme programlarına destek vermelerini sağlıyoruz. Üyelerimizin elektronik, yazılım, kompozit malzemelerden talaşlı imalata kadar farklı konularda çok özel kabiliyetleri var. Savunma sanayi tüm bu sektörleri kapsıyor. Hedefimiz tüm bu firmaları savunma sanayinin içine katmaktır. SAHA İstanbul üyeleri arasında farklı bir sinerji var. Herkes birbirinin problemiyle, derdiyle dertlenince çok güzel bir sinerji ortaya çıkıyor. Bir araya gelip konsorsiyum kurarak yaptığımız çok güzel projeler var. SAHA İstanbul, savunma sanayisindeki başarımızı arttırmak için çok güzel bir oluşum.”

– Türkiye son 15 yılda büyük bir atılım yaptı

SAHA İstanbul üyeleri arasında yerli ve milli savunma sanayi hamlesi adına çok güzel başarı örnekleri olduğunu anlatan Bayraktar, “Savunma sanayisinde ihracatın ciddi bir yükseliş grafiğinde olduğunu ve ciroların da ciddi anlamda arttığını görüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Bayraktar, Türkiye’nin son 15 yılda savunma sanayisinde ciddi bir atılım içinde olduğunu belirterek, “Bundan 15 yıl önce yerlilik oranları yüzde 20’lerdeydi, şimdi yüzde 60’ı geçtik. Proje sayısı da ciddi anlamda arttı. Bundan 10 yıl önce savunma sanayisinde 300 proje yürütülürken, şu anda 600’ün üzerinde proje yürüyor. Son dönemde ana platform projelerinde, insansız hava araçlarında, milli gemide, eğitim uçaklarında, radar ve elektronik projelerinde başarı örneklerinin ortaya çıkması sektörün derinleşmesine katkı sağladı. Ana platformlardaki başarıların alt katmanlara yayılması, özel sektörün buraya entegre olması, buraya hizmet ve iş üretir hale gelmesi kritik önem arz ediyor. Hem maliyet etkin hem de rekabete açık alanlar olması nedeniyle çok büyük önem taşıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

– "Milli üretim diğer sektörlere de yayılmalı"

Bayraktar, savunma sanayisinin son 15 yıldaki başarısının örnek teşkil ettiğini vurgulayarak, bu başarıyla birlikte milli ve özgün üretim modelinin diğer sektörlerde de yayılması gerektiğini kaydetti.

Türk savunma sanayisinin ihracattaki artışına da dikkati çeken Haluk Bayraktar, şunları aktardı:

"Savunma sanayisinde başarı örnekleri ortaya çıktıkça, geliştirilen yeni teknolojiler TSK, emniyet teşkilatımız ve jandarma bünyesinde kullanıldıkça ihracat potansiyelimiz de artıyor. 2018 yılında savunma sanayisinde 2,1 milyar dolar gibi yüksek bir ihracat rakamı yakalandı. Bundan 10 yıl önce bunun yarısı bile değildi. Her yıl ortalama yüzde 10 artış ile Türkiye’nin savunma sanayi ihracatında bir ivme var. Ayrıca cirolar her yıl yaklaşık yüzde 9 oranında büyüdü. Bu ivmenin daha da artacağına inanıyorum. Türkiye olarak geleceğin teknolojilerine, kritik teknolojilere, katma değeri yüksek ürünlere, bağımsızlığımız açısından stratejik önem taşıyan alanlara yatırım yapmamız ve bunu sistemli ve programlı bir şekilde gerçekleştirmemiz gerekiyor. Milli teknoloji hamlesi olarak adlandırdığımız yüksek teknoloji ve savunma sanayi yatırımları geleceğimiz adına en önemli garantimizdir. Bunun sonuçlarını da bir anlamda ihracat rakamlarıyla görüyoruz.”

– "GSMH’deki savunma sanayisine ayrılan pay düştü"

Bayraktar, Türkiye’nin kalkınmasında ve gelişme hamlesinde şu an en kritik konunun yüksek teknoloji alanında atılan adımlar olduğuna işaret ederek, son yıllarda sanılanın aksine Türkiye ekonomisinde savunma sanayine ayrılan payın azaldığını bildirdi. Bayraktar şöyle devam etti:

"GSMH içinde son 15 yılda savunma sanayisine ayrılan pay düşme eğiliminde. 2002 yılında savunma sanayine ayrılan pay yüzde 4 iken, şu an yüzde 2,2’lerde. Şu anda aslında bütçemizin daha azını savunmaya ayırıyoruz. Savunmadaki başarı örnekleri ve gündemdeki yerini artırıyor. Bunun nedeni aslında şu, yerli katkı artıyor. Yerli katkı arttıkça daha maliyet etkin ve daha düşük maliyetli işler yapılmış oluyor. Savunma öyle bir alan ki yerlileştikçe hem ülkenin ekonomisine yerli katkı ve cari açığı düşürme yönüyle hem de daha az maliyetle daha çok sistem tedarik edilmiş oluyor. Bizim yerlileşme ve Milli Teknoloji Hamlesi adına yaptığımız her şey çarpan etkisiyle ülke ekonomisine katkı sağlıyor.”

SAHA İstanbul Başkanı ve Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar:

İSTANBUL (AA) – SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı ve Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar, 2004 yılında "yurt dışından hazır İHA'yı, savaş gemilerini, tankları alacağız" şeklinde projeler olduğunu belirterek, "Hepsi bir anda, bir toplantıda iptal edildi. 'Kendi İHA'mızı, tankımızı, savaş gemimizi yapacağız' denildi. Bugün ATAK varsa, milli gemimiz varsa, İHA'larımızı konuşuyorsak ve Afrin'de bu kadar başarıya imza atabiliyorsak o irade sayesinde." dedi.

Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı da olan Bayraktar, Sultangazi Belediyesi tarafından Sultangazi Belediyesi Nikah ve Konferans Sarayı'nda düzenlenen Türkiye'nin Yüzyılı ve Geleceği Uluslararası Gençlik Sempozyumu'na katıldı.

Sempozyumun ikinci gününün açılışında konuşan Bayraktar, Türk-İslam tarihindeki ilmi buluşlardan, Harezmi'den, İbn-i Sina'dan, El Cezeri'den ve Fatih Sultan Mehmet'ten bahsetti. Bayraktar, Osmanlı'nın, son dönemlerinde teknolojiye sahip çıkma adına batıya bilim adamı gönderdiğini ancak oraya gidenlerden istenilen verim alınmadığını söyledi.

Trablusgarp ve Balkan harpleri ile Birinci Dünya Savaşı'na değinen Bayraktar, Almanların Birinci Dünya Savaşı'nda Osmanlı'ya demode uçakları verdiğini, savaşta bu alanda da ciddi eksiklikler çekildiğini, Almanların savaş bittikten sonra uçakları kırarak gittiğini anlattı.

Kurtuluş Savaşı'nda bu kırık uçakların tamir edilerek kullanıldığını belirten Bayraktar, Vecihi Hürkuş'un kırık uçakları toplayarak kullandığını, o dönemin ileri gelenlerinin uçak bağışladığını ve devletin bu yolla uçak sahibi olduğunu söyledi.

Havacılığın bir anlamda "yitik sevda" şeklinde milletin gönlünde var olduğunu dile getiren Bayraktar, Cumhuriyet'in ilk yıllarında havacılıkla ilgili ciddi girişimler bulunduğunu, Kayseri'de elektrik hatları yokken 1925 yılında motor ve uçak üretilmesi için fabrika kurulduğunu kaydetti.

Vecihi Hürkuş'un, kendisini uçak yapmaya adadığını, yaptığı uçağı uçurduğunu ancak sonrasında izinsiz uçuş nedeniyle hapis cezası aldığını hatırlatan Bayraktar, Türk havacılığında adını hep ilklere yazdıran Nuri Demirağ'dan bahsetti.

Türk havacılığının gelişim serüveni ve karşı karşıya kaldığı engellere değinen Bayraktar, Marshall yardımları gibi etkenlerle uçak ve diğer havacılık araçları konusunda üretimlerin engellendiğini, genellikle yurt dışından distribütörlük yapanların önünün açıldığını aktardı.

Bayraktar, "Daha yeni bunların değerini anlıyoruz. Yeni yeni milli teknoloji alanında başarılı sonuçları gördükçe bunun önemini ve geçmişte yaşadıklarımızın ne anlama geldiğini anlıyoruz." diye konuştu.

– "Savunma sanayisiyle ilgili irade 2004'te ortaya konuldu"

Haluk Bayraktar, Türkiye'nin savunma sanayisinin yurt dışına bağımlı hale gelmesinin zararının Kıbrıs Barış Harekatı'nda görüldüğünü, o zaman bu konuda uyanış başladığını ve savunma sanayisinin o dönemde temellerinin atıldığını anlattı.

ASELSAN ve TAI'nin o dönemdeki kuruluş serüvenine değinen Bayraktar, "Ondan sonra 2004'e geliyoruz. 2004'te bir irade ortaya konuluyor. Bugün savunma sanayisinde başarı örnekleri varsa o iradenin bir sonucu… O irade de şu; biz artık yurt dışından hazır alım yapmayacağız, kendimiz için kritik olan teknolojileri bağımsız ve hür bir şekilde kendi mühendislerimiz, firmalarımız ve girişimcilerimizle geliştireceğiz. Bizim de aslında insansız hava araçlarını geliştirme aşaması o sürece denk geliyor." şeklinde konuştu.

2004'te ilk ekiplerinin bir bilgisayar ve az sayıdaki mühendisle işe başladığını anlatan Bayraktar, 2018'de ekiplerinin geldiği noktadan bahsetti.

Bayraktar, bundan 15 yıl önce İHA'ların o kadar bilinmediğini, artık marketlerde bile drone satıldığını, o dönemde kendilerinin, "Türkiye, havacılık arenasında bu alana odaklanırsa, bu alana teşvik olursa burada şansımız olur. Havacılığı son noktada burada yakalayabiliriz" dediklerini söyledi.

Teknolojik gelişmelerin bu şekilde yaşandığını, kendilerinin de ufaktan başlayarak adım adım bugüne geldiklerini anlatan Bayraktar, Şırnak'ta, Güneydoğu'da aylarca, yıllarca sahada kalarak tamamen kendi imkanları ile havacılık araçlarını ürettiklerini bildirdi.

Bayraktar, "En son geliştirdiğimiz ürün Bayraktar TB2 Silahlı İnsansız Hava Aracı… Onun haricinde mini İHA var. O mini İHA, belki ufak bir uçak ama Türkiye Cumhuriyeti'nin silahlı kuvvetlerinin envanterine giren ilk insansız hava araçları ve Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ihraç edilen ilk insansız hava aracı." dedi.

– "TB2, 70 bin saatten fazla uçuş gerçekleştirdi"

SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı ve Baykar Genel Müdürü Bayraktar, TB2'nin son dönemde operasyonların vazgeçilmezi haline geldiğini ve sıkça isminin duyulduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

"Özellikle Afrin operasyonunda çok öne çıktı ama öncesinde de vardı. Biz şu an burada konuşurken belki de ülkemizin, askerimizin, polisimizin emniyetini sağlamak için 10-15 tanesi havada ve bu geliştirdiğimiz teknoloji sadece uçağın gövdesi değil, elektroniğiyle, yazılımıyla her şeyi ile milli ve özgün bir tasarım… Bu tasarım, kendi sınıfında teknolojik anlamda da dünyanın en ileri teknolojisine sahip. Bugün itibarıyla 70 bin saatin üzerinde uçuşu gerçekleştirmiş bir sistem. Her ay takribi en az 6 bin saat uçuş yapıyoruz ki bu en az 8-10 hava aracının devamlı havada olması demek. Yoğun bir kullanım söz konusu ki etkisi çok yüksek.

2004 yılında Türkiye'nin bir irade koyması bu işin bu noktaya gelmesi için çok önemliydi. Biz kendi hayatımızda yaşadığımız tecrübelerle çok engellemelerle karşılaştık, badireler atlattık. Birçok noktada, 'Tamam bu iş bitti' dedik. Ancak sonuçta bu noktaya eriştik. Demek ki erişilebiliyor, böyle bir sistem mevcut… Siz gençlerin görevi bunu daha ileriye taşımak."

– "Bugünlere 2004'teki irade sayesinde geldik"

Haluk Bayraktar, önceden girişimcilere bu kadar destek verilmediğini belirterek, "2004 yılında 'Yurt dışında hazır İHA'yı, savaş gemimizi, tankımızı alacağız' şeklinde projeler vardı. Hepsi bir anda, bir toplantıda iptal edildi. 'Kendi İHA'mızı, tankımızı, savaş gemimizi yapacağız' denildi. Bugün ATAK varsa, milli gemimiz varsa, İHA'larımızı konuşuyorsak ve Afrin'de bu kadar başarıya imza atabiliyorsak o irade sayesinde. Afrin'de sadece bu geliştirdiğimiz, milli uçaklarımız uçabildi. Yurt dışından satın alınanların hiçbirisi uçamadı. Çünkü kullanıcı talimatnamesinde 'bulut varsa, yağmur varsa, kar varsa uçma' diyor. Uçma da askerimiz, polisimiz, kar kış demeden sahada… Biz de dedik ki 'her türlü riski alırız, buyurun uçun.' İsterseniz bin adet üretiriz." şeklinde konuştu.

Akıncı İHA Projesi'ne değinen Bayraktar, geleceğe hazırlanmanın önemine işaret etti. Geleceğin trendinin insansız sistemler olduğunu vurgulayan Bayraktar, bu yönde hazırlıklar yapmak gerektiğini söyledi.

Bayraktar, "Gelecekte insanların yapacağı bütün rutin işleri yapay zeka yapacak deniliyor. Buna hakim olmanız için okulu bitirmeniz gerekmiyor. Bu yaşlarda bu işlere girmeniz gerekiyor. T3'ün de misyonu bu." diye konuştu.

EYDEP Sözleşmesi, SSTEK ve SAHA İstanbul arasında imzalandı

İSTANBUL (AA) – Endüstriyel Yetkinlik Değerlendirme ve Destekleme Programı (EYDEP) Sözleşmesi, Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) adına Savunma Sanayi Teknolojileri AŞ (SSTEK) ile Savunma, Havacılık ve Uzay Kümelenmesi Derneği (SAHA İstanbul) arasında imzalandı.

Sözleşme, İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nda (SAHA EXPO 2018), SAHA İstanbul Genel Sekreteri İlhami Keleş ve Savunma Sanayi Teknolojileri AŞ Genel Müdürü Mustafa Gürsoy tarafından imzalandı. SSB Başkan Yardımcısı Dr. Celal Sami Tüfekçi ve SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar da şahit imzası attı.

İmza töreninde konuşan SSB Başkan Yardımcısı Dr. Celal Sami Tüfekçi, havacılık, uzay ve savunma alanında yüksek sertifikasyon gerektiren kontratlarda, özellikle küçük firmaların yer almasının çok mümkün olmadığını belirterek, şunları kaydetti:

"Bu zamana kadar ana yükleniciler, küçük firmalarımızı denetliyor ancak ‘şu konularda eksiksiniz’ diyorlardı. Bunu artık sadece denetleme değil, aynı zamanda destekleme haline de dönüştürmek istedik. Böylelikle firmalarımızın eksik olduğu alanlarda devlet desteği vererek bu ekosistemin kabiliyetinin tabana daha da yayılmasına destek olacağımızı ümit ediyoruz."

SSB’nin Ankara’da olması nedeniyle Türkiye’nin her yerine yetişemediğini ifade eden Tüfekçi, "Türkiye’nin en büyük savunma ve havacılık kümelenmesi olan SAHA İstanbul’a, İstanbul ve Marmara Bölgesi’ndeki EYDEP faaliyetlerini bir bakıma tevdi etmiş oluyoruz. Yine birlikte çalışacağız ve yakın bir gelecekte de EYDEP’i kurumsal bir yapı altında, başkanlığımızın altında çalışan bir birim değil de kurumsal bir yapı olarak da teşkilatlandırmayı öngörüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

– "SAHA EXPO’ya gösterilen ilgiden memnuniyet duyuyoruz"

SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar da 135 katılımcıyla birlikte düzenledikleri SAHA EXPO 2018’in savunma, havacılık ve uzay alanlarında Türkiye’de sağlanan gelişimi gözler önüne serdiğini ifade ederek, sektör mensuplarının fuarda şirketler arası görüşmelerde bulunduğunu söyledi.

Bayraktar, fuarla, savunma sanayisinde bugüne kadar elde edilen başarıları sanayi firmalarının geneline yaymayı hedeflediklerini belirterek, "Türkiye’nin en büyük savunma, uzay ve havacılık kümelenmesi olarak ilkini düzenlediğimiz SAHA EXPO’ya gösterilen ilgiden memnuniyet duyuyoruz." dedi.

Verilen bilgiye göre, imzalanan anlaşma ile SAHA İstanbul, firmaların üretim yetkinlik düzeylerini kapsamlı şekilde belirlemek suretiyle savunma ve havacılık projelerinde yer almalarını sağlayacak, Türkiye’nin ihtiyacı olan ancak üretilemeyen ürünler için bunu başarmaya en yakın firmaların desteklenmesini sağlayacak.