HÜDA PAR

HÜDA PAR'dan Fransa Cumhurbaşkanı Macron'a tepki – İSTANBUL

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Protestodan görüntüler
– Basın açıklamasının okunması İSTANBUL (AA) – Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) İstanbul İl Başkanlığı, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'u İslam'a yönelik sözleri nedeniyle protesto etti.

Fatih Camisi avlusunda bir araya gelen partililer ve bazı sivil toplum kuruluşu üyeleri, “Fransa'nın İslam düşmanlığını lanetliyoruz” yazılı bir pankart açarken, ellerinde Türkçe, Kürtçe, İngilizce ve Fransızca olarak “İslam düşmanlığı özgürlük değildir”, “İslam'a düşmanlık insanlığa düşmanlıktır” yazılı dövizler taşıdı.

Grup adına basın açıklamasını okuyan HÜDA PAR İstanbul İl Başkan Yardımcısı Ammar Çınar, Avrupa'da İslam'a ve Müslümanlara yönelik ayrımcılık ve engellemelerin, fiziki saldırı ve aleni bir düşmanlığa dönüştüğünü söyledi.

Fransa'nın demokrasi ve özgürlükleri ile övündüğünü belirten Çınar, “Fransa, bu düşmanlık ve ötekileştirme furyasının başını çekmektedir. Söz konusu Müslümanlar ve İslam olunca, bütün özgürlükçü ilkeleri helvadan birer puta dönüşen Fransa, kendi vatandaşı Müslümanları haklarından mahrum edebilmektedir. Macron, açıklama ve uygulamalarıyla İslam’a karşı olan kin ve nefretini artık aleni bir savaşa dönüştürmüştür.” diye konuştu

Fransa'da Müslümanların cami, dernek, lokal, okul gibi kurumlarının kapatılmasının adli makamların elinden alınarak valilerin kararlarına bırakıldığını belirten Çınar, “23 ay süren OHAL ve ardından çıkarılan ‘Ayrımcılıkla Mücadele Kanunu’ ile 152 kafe, 15 mescit, 12 kültür merkezi ve 4 okul kapatıldı. Onlarca kişi gözaltına alındı ve sınır dışı edildi. Müslümanlar her tarafta ayrımcı şiddet ve tacizlere uğradı.” dedi.

Çınar, izzet ve irade sahibi İslam ülkelerinin, Fransa'nın İslam düşmanlığına karşı mutlaka harekete geçmesi ve dünya genelinde Müslümanların hak ve hukukunu koruyacak bir mekanizmanın kurulması gerektiğini ifade etti.

HÜDA PAR'dan Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un İslam karşıtı söylemlerine tepki – ŞIRNAK

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– HÜDA PAR Şırnak İl Başkanı Emcet Yalçın'ın konuşması HÜDA PAR'dan Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un İslam karşıtı söylemlerine tepki
ŞIRNAK – (AA) – Hür Dava Partisince (HÜDA PAR) Şırnak'ta yapılan basın açıklamalarıyla, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un İslam karşıtı söylemlerine tepki gösterildi.

Diyarbakır'ın Sur ilçesindeki Ulu Cami önünde bir araya gelen partililer, “İslam'a düşmanlık psikolojik bir hastalıktır”, “İslam'a düşmanlık insanlığa düşmanlıktır”, “Biz Avrupalı Müslümanlarla dayanışma içindeyiz” ve “Fransa'da adalet, eşitlik ve kardeşlik yok çünkü Macron var” yazılı pankartlar taşıdı.

Partililer adına açıklama yapan HÜDA PAR Genel İdare Kurulu (GİK) Üyesi Faruk Dinç, Avrupa'da İslam ile Müslümanlara yönelik ayrımcılık ve engellemelerin, fiziki saldırılara ve aleni bir düşmanlığa dönüştüğünü söyledi.

Fransa'nın kendi vatandaşı Müslümanları haklarından mahrum ettiğini savunan Dinç, Macron'un, açıklama ve uygulamalarıyla, İslam'a karşı nefretini artık aleni bir savaşa dönüştürdüğünü belirtti.

“Fransa'nın hem insanlığa hem de İslam’a karşı sicili bozuktur.” diyen Dinç, şöyle konuştu:

“Fransa, son iki asırda başta Cezayir olmak üzere Afrika'nın birçok ülkesinde İslam topraklarını işgal ve talan etmiş, yüzbinlerce Müslümanı katlederek soykırım uygulamıştır. Şu andaki refah ve zenginliğini halen sömürmekte olduğu İslam topraklarına borçludur. Müslümanlar bunların hiçbirini unutmuş değildir. Fransa halen bunların hesabını vermemiştir. Fransa 'terör ve aşırılıkla mücadele' adı altında Müslümanlara her türlü baskı ve ayrımcılığı yaptı. Macron 'Fransa Müslümanı' adıyla kendilerine göre bir Müslüman tipi oluşturmaya çalışıyor.”

Bu yaklaşımları” İslam ve Müslümanlara açılan bir savaş” olarak değerlendirdiklerini dile getiren Dinç, şunları kaydetti:

“Avrupa ve Fransa, İslam'a karşı açtığı bu savaşı kazanamayacaktır. Aziz İslam'a karşı mücadele etmeye çalışanlar, dün olduğu gibi bugün de kaybedenlerden olacaktır. İzzet ve irade sahibi İslam ülkeleri, Fransa'nın bu İslam düşmanlığına karşı mutlaka harekete geçmeli, dünya genelinde Müslümanların hak ve hukukunu koruyacak bir mekanizma mutlaka kurulmalıdır. Başta Fransa olmak üzere Avrupa'da artışa geçen İslam düşmanlığını lanetliyoruz.”

Partililer, Siirt'te Abdulhakim Sancak Çarşı Camisi, Elazığ'da öğretmenevi, Mardin'de Şakir Nuhoğlu Camisi, Bingöl'de Saat Kulesi önünde, Şırnak ve Batman'da parti il binasında yaptıkları basın açıklamasıyla, Macron'un İslam karşıtı söylemlerine tepkilerini dile getirdi.

HÜDA PAR Genel Başkanı İshak Sağlam, “Kobani soruşturması”nı değerlendirdi – DİYARBAKIR

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ : – HÜDA PAR Diyarbakır İl Başkanlığı binası
– HÜDA PAR Genel Başkanı İshak Sağlam'ın açıklamaları HÜDA PAR Genel Başkanı İshak Sağlam, “Kobani soruşturması”nı değerlendirdi:
– “Amacın söylendiği gibi Kobani olmadığı, Kobani bahaneli saldırılar olduğu ortadadır. Kim hedef göstermiş, azmettirmiş, onlara rehberlik etmiş ise mutlaka bunun hesabını vermesi lazım”
DİYARBAKIR (AA) – Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) Genel Başkanı İshak Sağlam, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 2014'te Kobani bahanesiyle düzenlenen eylemlere ilişkin soruşturmasına ilişkin, “Amacın söylendiği gibi Kobani olmadığı, Kobani bahaneli saldırılar olduğu ortadadır. Kim hedef göstermiş, azmettirmiş, onlara rehberlik etmiş ise mutlaka bunun hesabını vermesi lazım.” dedi.

Sağlam, 6-8 Ekim 2014'te yaşanan olaylar ve bu olaylara kadar gelinen sürecin iyi okunması gerektiğini söyledi.

“6-8 Ekim olayları spontane, kendiliğinden oluşmuş ve bazı çapulcuların sokağa çıkması gibi algılanıyor. Olayın perde arkasında küresel emperyalizmin oluşturduğu ajanda ve bunlar da piyon olarak ortaya atılmışlar.” diyen Sağlam, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Saldırılar İslami hassasiyeti olan, Marksist ve Leninist örgüte itaat etmeyen insanlara yöneldi. 21 parti teşkilatımız kısmen veya tamamen tahrip edildi. Onlarca, binlerce insan yaralandı. Sadece Diyarbakır'da 6 arkadaşımız hunharca şehit edildi. Her görülen sakallı, mesture kadın hedef gösterilerek saldırıldı. Amacın söylendiği gibi Kobani olmadığı, Kobani bahaneli saldırılar olduğu ortadadır.”

– “Azmettirenlerin önemli bir kısmı hiç yargılanmadı”

“O tarihte sokağa çıkan çapulcular, olayı azmettiren ve sokağı onlara terk edenler, bu üç unsur beraber bu hesabı vermediği sürece '6-8 Ekim olaylarının hesabı soruldu.' diyemeyiz.” ifadesini kullanan Sağlam, sokağa çıkanlardan bir kısmının yargılanıp ceza aldığını belirtti.

Sağlam, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Onları azmettirenlerin önemli bir kısmı hiç yargılanmadı. Kim hedef göstermiş, azmettirmiş, onlara rehberlik etmiş ise mutlaka bunun hesabını vermesi lazım. Birkaç kişinin 'azmettirdi' diye yargılanması ve gözaltına alınmasıyla kapanmasını kabul etmiyoruz, kapanmamalı. Bu, çok büyük bir olaydır. Üzeri örtülürse gelecekte buna benzer olayların önünün açılmış olması demektir. Eğer gelecekte böyle olaylar yaşamak istemiyorsak, devletin içerisinde çöreklenmiş ve alanı bu insanlara terk eden bütün unsurların da tek tek yargılanması lazım.”

HÜDA PAR Genel Başkanı Sağlam'dan Doğu Akdeniz değerlendirmesi – BATMAN

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) Genel Başkanı İshak Sağlam'ın açıklaması HÜDA PAR Genel Başkanı Sağlam'dan Doğu Akdeniz değerlendirmesi:
– “Türkiye'nin tutumu yerindedir. Olması gerekeni yapıyor ve sonuna kadar da bu hakların savunulması gerekir”
BATMAN (AA) – Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) Genel Başkanı İshak Sağlam, Doğu Akdeniz'deki gelişmelere ilişkin, “Türkiye'nin tutumu yerindedir. Olması gerekeni yapıyor ve sonuna kadar da bu hakların savunulması gerekir.” dedi.

HÜDA PAR Batman İl Başkanlığında düzenlenen programda partililerle bir araya gelen Sağlam, Yunanistan'ın Türkiye ile askeri açıdan boy ölçüşemeyeceğini belirtti.

Sağlam, Yunanistan'ın kendi adına hareket etmediğini ve arkasında Avrupa ülkelerinin olduğunu ifade ederek, “Türkiye'nin daha güçlü bir dış politika için uluslararası anlaşmalardan doğan hukuki haklarını ve tezlerini ortaya koyması gerekiyor. Güçlü bir siyaset için başka ülkeleri de kendi yanına çekmeli.” diye konuştu.

Doğu Akdeniz'de 2000'li yıllarda doğal gaz rezervlerinin bulunmasıyla birçok ülke ve uluslararası şirketin dikkatinin bölgeye yöneldiğine işaret eden Sağlam, şunları kaydetti:
“Bu çerçeveden konuya baktığımızda Türkiye'nin çalışmalarını geç kalmış bir çalışma olarak değerlendirebiliriz. Belki 2000'li yılların ilk çeyreğinden bu yana çalışmaların yapılması gerekliydi. Geç bile kalınmış olsa doğal gaz arama çalışmaları gerekli ve olması gereken bir çalışmadır. Türkiye, Doğu Akdeniz'e en uzun sınırı bulunan bir ülke olarak buradaki yer altı kaynaklarından istifade etme açısından belki de en çok hak sahibi olan ülkedir.”
Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki çalışmalarının yerinde olduğunu dile getiren Sağlam, bu alandaki haklarını sonuna kadar savunması gerektiğini vurguladı.
“Ama bu tür işler dünyada güç dengeleriyle orantılıdır. Güçlü olan haklı ve daha çok paya sahip olduğunu dile getirerek bu işlerde ileri gidiyor.” diyen Sağlam, şöyle konuştu:

“Türkiye'nin tutumu bu açıdan önemlidir. Evet, hak güçte değildir, güç haktadır. Bu anlamda Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki yer altı kaynaklarından istifade etme hakkı vardır ve ülkeyi yöneten insanların da milletin hakkı olan bu zenginliklerden yeterince pay alması için de mutlaka çalışması gerekir. Türkiye'nin tutumu yerindedir. Olması gerekeni yapıyor ve sonuna kadar da bu hakların savunulması gerekir.”

Yunanistan'ın Türkiye'nin tezleri karşısında çok zayıf olmasına rağmen Avrupa Birliği tarafından desteklendiğe işaret eden Sağlam, “Türkiye'nin yapacağı şey Yunanistan'ın sunduğu tezleri çürütecek uluslararası sözleşmeler ve uluslararası hukuk açısından haklı olduğunu göstermek.” ifadelerini kullandı.

– “Macron'un sözleri çok dikkate alınacak sözler değil”

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Türkiye'ye yönelik açıklamalarını da değerlendiren Sağlam, bu açıklamaların malumun ilanı olduğunu belirtti.

Avrupa'nın hiçbir zaman Türkiye'nin yanında olmadığına dikkati çeken Sağlam, “60-70 yıllık bu Avrupa serüveni içinde ülke halkı bunu çok rahatlıkla gördü. Hiçbir zaman Avrupa, Türkiye halklarının bir kazanım elde etmesini, huzur içinde olmasını istemedi. Belki yer altı ve üstü zenginliklerini almak için fırsat kolladılar. Bence Macron'un sözleri çok dikkate alınacak sözler değil.” değerlendirmesinde bulundu.

Avrupa ülkelerinin Doğu Akdeniz'deki doğal gaz rezervlerini Türkiye'ye kaptırmama veya daha az pay verme adına birlik olacaklarını ifade eden Sağlam, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bugün Akdeniz'de ciddi bir doğal gaz rezervi olduğu görüldüğü için bunu kaptırmamak adına veya daha az pay verme adına birleşeceklerdir. Bu, doğaldır. Eğer birleşiyorlarsa bizim de İslam ümmetiyle çok daha rahat birliktelikler kurmamız gerekir. Avrupa ülkelerinin arasında da ihtilaflar var. Bunu da kullanmamız lazım. Bunu bilirsek ve buna göre hareket edersek onların bu birlikteliklerini bozma adına siyaseten yapacağımız çok şey var.”