Hukukçular Derneği

Hukukçulardan “Dagir Khasavov” protestosu

İSTANBUL (AA) – Moskova Barosu avukatlarından Dagir Khasavov'un tutuklanması, Beyoğlu'nda bir araya gelen aralarında hukukçuların da bulunduğu çeşitli sivil toplum kuruluşlarınca protesto edildi.

Uluslararası Hukukçular Birliği (UHUB), Hukukçular Derneği (HD), Istanbul Center of International Law (ICIL), Hukukun Üstünlüğü Platformu (HÜP), Hukukçu Hanımlar Derneği, Uluslararası Mülteci Haklan Derneği (UMHD), Yeryüzü Avukatlar Derneği Hukukçu Kadınlar Derneği, Yeryüzü Adalet ve İnsan Hakları Derneği (YAİDER) ile Hak Adalet Kardeşlik Derneği'nin (HAKDER) de aralarında olduğu çeşitli sivil toplum kuruluşları Beyoğlu'ndaki Rusya Başkonsolosluğu önünde toplandı.

Grup adına basın açıklamasını Uluslararası Hukukçular Birliği (UHUB) Türkiye temsilcisi avukat Emine Yıldırım okudu.

Yıldırım, Dagir Khasavov'un Moskova Lefortovo Bölge Mahkemesinde müvekkili olan Dağıstan eski Başbakanının avukatı olarak yürüttüğü davanın 17 Eylül'deki duruşması esnasında, avukatlık görevini ifa ederken gözaltına alındığını ifade etti.

Khasavov'un bir gün sonra çıkarıldığı Basmanny Bölge Mahkemesi'nde, Rusya Federasyonu Ceza Kanununu'nun 294 ve 309. maddelerine istinaden "adaleti engellediği" ve "tanıklara baskı yaptığı" iddiası ile tutuklandığını aktaran Yıldırım, 7 yıl hapis tehdidiyle karşı karşıya olduğunu söyledi.

Yıldırım, şöyle devam etti:

"Bütün suçlamaları reddeden avukat Khasavov, bu gözaltının yıldırma ve görevinden alıkonulma amaçlı olduğunu beyan etmiştir. Avukat Dagir Khasavov'un tutuklanmasına karşı Rusya Federasyonu Avukatlar Birliği, Moskova Barosu ve Uluslararası Avukatlar Komitesi, çok sayıda avukat ve hukukçu kuruluşunun açıklamalarda bulunduğu bilinmektedir. Dagir Khasavov'un gerek duruşmasında tutuklandığı davadaki müvekkili, gerekse diğer müvekkilleri bu tutuklama kararından dolayı savunma hakkından mahrum kalmışlardır. Moskova yakınlarında bir cezaevinde tutulmakta olan Dagir Khasavov'un avukatları, tutuklanma kararına itiraz etmiştir. Avukat Khasavov 60 yaşındadır ve sağlık sorunları nedeniyle ailesi endişe içindedir."

Khasavov'un hukuka aykırı bir şekilde tutuklandığını savunan Yıldırım, Rusya, Kafkasya ve Orta Asya ülkelerinde birçok avukatın bu tutukluluğa tepki göstererek dayanışma eylemleri başlattığını ifade etti.

Yıldırım, avukat Khasavov'un Uluslararası Hukukçular Birliği üyesi olduğunu belirterek, "Khasavov''un, avukatlık görevini ifa ederken gözaltına alınmasını ve tutuklanmasını protesto ediyoruz. Avukat Dagir Khasavov derhal serbest bırakılmalıdır. Khasavov serbest bırakılana kadar çabalarımız ve girişimlerimiz devam edecektir. Türkiyeli hukukçulardan oluşacak bir heyet Rusya'ya ziyaret düzenleyerek konuyla ilgili temaslarda bulunacaktır." diye konuştu.

Avukatların “otopark ücreti” zaferi

İSTANBUL (AA) – İstanbul 7. İdare Mahkemesi, avukatların İstanbul Adalet Sarayı otoparkından ücretsiz veya makul bir ücretle yararlanması gerektiğine hükmederek, artan fiyat tarifesinin iptaline karar verdi.

Hukukçular Derneği Başkanı Avukat Cavit Tatlı'nın İstanbul Adliyesi'nin otopark hizmetinden ücretsiz veya bu mümkün olmadığı takdirde uygun bir bedelle sabit ücret tarifesinden avukatların yararlanması amacıyla, adliye otoparkında yapılan işlemin iptaline ilişkin açtığı davayı İstanbul 7 . İdare Mahkemesi karara bağlandı.

İstanbul 7. idare Mahkemesi, kararında avukat olan davacı Cavit Tatlı tarafından, avukatlık mesleğinin etkili bir şekilde ifa edilebilmesi için avukatların, İstanbul Adliyesi otoparkından ücretsiz olarak yararlandırılması, bu mümkün olmadığı takdirde uygun bir bedelle sabit ücret tarifesi şeklinde yararlandırılması istemiyle 7 Eylül 2017'de dilekçeyle başvuruda bulunduğu anlatıldı.

Söz konusu başvurunun 6 Ekim 2017'de reddedilmesi üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle bu davanın açıldığına işaret edilen kararda, "Uyuşmazlıkta, Adalet Bakanlığı Kartal H Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu İşyurdu Müdürlüğü Yönetim Kurulu Başkanlığı'nın 6 Şubat 2017 tarihli kararında; işletmeciliğini Kartal H Tipi Kapalı ve Açık Ceza İlgaz Kurumu tarafından yapılan İstanbul Adalet Sarayı'nda bulunan otoparktan kimlerin, hangi süre ve şartlarda ücretsiz istifade edebileceklerinin ve aynı zamanda otoparktan alınacak ücretin kararlaştırıldığı, bu karar doğrultusunda da dava konusu işlemin tesis edildiği görülmektedir" denildi.

Kararda, işyurtları kurumunca adliye bünyesinde işletilen otoparklardan ücret karşılığı faydalanmanın doğal olduğuna vurgu yapılarak, şunlar kaydedildi:

"Avukatlar yargı görevi ifa eden meslek mensupları olmaları nedeniyle çoğu zaman mesailerinin bir bölümünü adliyelerde hizmet vererek geçirmektedirler. Bununla beraber, avukatların adliyelerdeki işlerini bitirip ayrılmaları, çoğu kez mahkeme veya savcılıktaki yargı hizmetlerinin işlemesine bağlıdır. Dolayısıyla, duruşmaların belirlenen saatler dışına sarkması ve avukatların kendilerine izafe edilemeyen nedenlerle adliye binalarında daha fazla kalmaları halinde, bundan kaynaklanan külfetin yargı mensubu olan avukatlara yükletilmesi de hakkaniyet ilkesine aykırılık oluşturacaktır."

Kararda, yargının kurucu unsurlarından olan avukatların mesailerinin bir kısmını adliyelerde geçirdikleri göz önüne alındığında, mesleklerinin gereklerini yerine getirmek üzere bulundukları adliyenin otoparkından makul ve sabit bir ücret karşılığı yararlandırılmalarının hakkaniyete uygun olacağı sonucuna vararak dava konusu işlemin iptaline karar verdi.

– "Sembolik bir ücret bekliyoruz"

Davayı takip eden Hukukçular Derneği Avukat Hakları Komisyon Başkanı Avukat Muhammed Emre Avşar, 2017 yılında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına otoparkın avukatlar için ücretsiz ya da sabit ve makul bir ücret alınması için başvuruda bulunduklarını anlattı.

Başsavcılığın ilgili biriminin, bu fiyatların makul olduğu ve çevre otoparkların fiyatlarına nazaran da ucuz olduğu yanıtını verdiğini belirten Avşar, kendilerinin de bu idari kararının iptali için idare mahkemesine başvurduklarını söyledi.

Avşar, Avukat Cavit Tatlı'nın dava açılmasının ardından bazı avukatların da müdahil olduğunu dile getirerek, "Kararın içeriğindeki değerlendirme bizim için önemli. Orada özellikle, yargının kurucu unsurlarından olan avukatların adliyede işlerinin uzun sürmesinin yargı işlerinden kaynaklandığını ve bu işlem için oluşan külfetin avukatların üzerine yüklenemez. Bu yüzden artan şekilde bir fiyat tarifesinin benimsenmesi hukuka aykırıdır deyip tarifeyi iptal etti." diye konuştu.

Şu anda bakanlık ya da savcılığın ücretsiz bir tarife benimseyleceğini dile getiren Avşar, "Bundan sonra biz uygun makul mesela 5 TL gibi sembolik bir ücret bekliyoruz ve bu gün boyu sabit olmak zorunda. Bir kamu hizmeti veren görevliden ne kadar alınabilirse o kadarlık bir sabit ücrete geçilecek. Karar bugünden itibaren geçerli." dedi.

Avşar, avukatların şu anda İstanbul Adliyesindeki otoparkta belirtilen ücreti ödemek zorunda olmadığına işaret ederek, bugün ya da yarın mahkeme kararının uygulanması için başvuru yapacaklarını söyledi.

Hukukçular Derneği üyeleri Sivas'ta buluştu

SİVAS (AA) – Hukukçular Derneğinin üyeleri, Sivas'ta bir araya geldi.

Çeşitli programlara katılmak için Sivas'a gelen Hukukçular Derneği üyeleri, kentin tarihi ve turistlik mekanlarını ziyaret etti. Dernek üyeleri, Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerinin atıldığı Atatürk Kongre ve Etnografya Müzesi'ni de gezdi.

Hukukçular Derneği Genel Başkanı Cavit Tatlı, burada yaptığı açıklamada, Sivas'ta bulunmaktan mutluluk duyduklarını söyledi.

Tatlı, "Sivas, Türkiye Cumhuriyeti için önemli bir yer, sadece Türkiye için değil, dünya için de uyanışın başladığı bir yer. Bu anlamda 15 Temmuz da hem Türkiye için hem de dünya milletleri için bir fırsat oldu. Bizim için 28 Şubat, 15 Temmuz'un hazırlayıcısı olan öncü bir depremdi. Bunu bazıları görebildi, bazıları göremedi." dedi.

Sivas Kongresi'nin 100. yılı olduğunu anımsatan Tatlı, "Sivas Kongresi'nin 100. yılında burada olarak bu milletin ölmediğini, hangi saldırı gelirse gelsin mutlaka ve mutlaka ayağa kalkmayı başaracağını hatırlatmak istedik." diye konuştu.

Hukukçular Derneği kongre üyeleri adına da açıklamada bulunan avukat Adem Yıldırım da Türkiye'nin dört bir tarafından dernek il temsilcileri ve yöneticilerinin 8-10 Şubat'ta Sivas'ta çeşitli programlar gerçekleştirdiğini söyledi.

Türkiye'nin 28 Şubat, 15 Temmuz ve 12 Eylül gibi tarihlerde badireler atlattığını anımsatan Yıldırım, "Sivas Kongresi'nin yapıldığı bina önünde milli iradenin önemine tekrar vurgu yapmak ve bunu hem milletimize hem tüm dünyaya Hukukçular Derneği olarak hatırlatmak istedik." ifadelerini kullandı.

Bu milletin küllerinden doğduğunu, imkanıyla değil imanıyla bu noktaya geldiğini vurgulayan Yıldırım, şunları kaydetti:

"Biz bunu yeniden hatırlatma gereği hissediyoruz. Sivas Kongresi'nde Anadolu'nun dört bir tarafından 40 delege buraya gelmişti ve burada tüm milleti ve ulusu ilgilendiren kararlar almıştı. Biz de ne tesadüftür ki 40 arkadaşımızla bugün buradayız. Biz, milli iradeye ket vuran, milli iradeyi sıkıntıya sokan her türlü iç ve dış baskılardan Türkiye'yi kurtarmamız gerektiğini vurguluyoruz. O zaman manda ve himayeyi kabul eden, kabul etmek isteyen birtakım insanlar vardı, hatta delegeler bile vardı. Şimdi de maalesef manda ve himayeyi kabul etmek isteyen ve kabul eden insanlar var. Dışarıyla bu noktada iş birliği yapmak isteyen insanlar var. Bu vesileyle biz diyoruz ki bu millet kendi iradesine sahip çıkıyor, Kuvayımilliye dediğimiz ruhu amil kılıyor, milli irade dediğimiz bu ruhu esas ve hakim kılmak için böyle bir merkezde bulunmuş oluyor."

“Uluslararası hukuk siyasi olmaktan çıkmalıdır”

İSTANBUL (AA) – AK Parti İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ravza Kavakcı Kan, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) elebaşısını Türkiye'ye vermeyenlerin, birçok farklı suçla yargılanan rahip Brunson'u alamadıkları için iki bakana yaptırım uygulamaya çalıştığını belirterek, "Onların şahsında ülkemizi sıkıntıya sokmaya çalışıyorlar. Özellikle uluslararası hukuk siyasi olmaktan çıkmalıdır. Uluslararası alanda eğer hukuk varsa hukukun gereği yapılır ve yargı kararlarına uluslararası alanda saygı gösterilir. Biz bunu bekliyoruz." dedi.

İstanbul Hukukçular Derneği üyesi avukatlarla bir araya gelen Ravza Kavakcı Kan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "15 Temmuz yaşama hakkına ve Türkiye'nin geleceğine yapılan bir darbe girişimi olduğu için bununla ilgili duruşmaların takip edilmesi" talimatı üzerine, milletvekilleri olarak FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin davaları izlediklerini söyledi.

Hem hukuki sürece şahitlik etmek hem de şehit ailelerine ve gazilere destek vererek millete yapılan darbe girişiminin faillerinin adalet karşısında hesap verdiğini ve adaletin işleyişini görmek adına bu davaları takip ettiklerini getiren Kan, şehit aileleri ve gazilerin de davalara destek verdiğini kaydetti.

Ravza Kavakcı Kan, insan hakları anlamında Türkiye'nin büyük bir dönüşüm yaşadığını vurgulayarak, mahkemelere ve okullara giremeyenlerin, inançlarından, etnik kimliklerinden, düşüncelerinden ötürü devlet politikası olarak öteki sayılanların artık çirkin ayrımcılıklara maruz kalmadığını anlattı.

Amerika'da doktora yaptığı dönemde uluslararası hukuk hocasının dersin ilk oturumunda önüne koyduğu kitapta okumasını istediği ilk cümlenin "Hukuk siyasidir." anlamına geldiğini belirten Kan, şöyle devam etti:

"FETÖ sanıklarının adalet önünde hesap verdiğine şahit olurken suçu olmayanların da serbest kaldığını görüyoruz. Uluslararası alanda bize FETÖ elebaşısını vermeyenler, 'Bizim ülkemizde hukuk var.' diyenler, şu anda bizde dava sebebiyle birçok farklı suçla yargılanan bir rahibi istedikleri, alamadıkları, Türkiye'de hukuk olduğunu düşünmedikleri, daha doğrusu Türkiye hukukuna saygı göstermedikleri için bizim iki bakanımıza yaptırım uygulamaya çalışıyorlar. Onların şahsında ülkemizi sıkıntıya sokmaya çalışıyorlar. Özellikle uluslararası hukuk siyasi olmaktan çıkmalıdır. Uluslararası alanda eğer hukuk varsa hukukun gereği yapılır ve yargı kararlarına uluslararası alanda saygı gösterilir. Biz bunu bekliyoruz."

– "Şehit yakınları ve gaziler yalnız bırakıldıklarını düşünüyor"

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ravza Kavakcı Kan, toplantıda daha sonra avukatların sorularını yanıtladı.

Başörtüsü nedeniyle memurluktan atılan bir kadına 20 bin lira tazminat verilmesinin, bu konuda mağdur olanlar için emsal karar olup olamayacağına ilişkin soru üzerine Kan, TBMM'de İnsan Hakları Komisyonu olduğunu, bunun altında 28 Şubat Komisyonu kurulduğunu belirterek, farklı çözülememiş davalar ve vakalarla alakalı konulara bu komisyonların baktığını söyledi.

FETÖ davalarını takip eden müdahil avukatlarından Mehmet Fatih Yaşar, şehit ve gazilerin, FETÖ davalarının ilk günlerde siyasiler tarafından takip edildiğini ancak daha sonra yalnız bırakıldıklarını düşündüklerini söylediğini belirterek, kendisinin de bu konuda şehit ve gazileri haklı bulduğunu dile getirdi.

Ravza Kavakcı Kan da şehit yakınları ve gazilerin böyle hissetmemesi için ellerinden gelen çabayı gösterdiklerini belirterek, AK Parti'nin il ve ilçe bazındaki teşkilatlarının şehit aileleri ve gazileri yalnız bırakmadığını söyledi.

Meclis çalışmalarını riske atmayacak şekilde İstanbul ve Ankara'daki davalar için görevlendirmeler yapıldığını ifade eden Kan, milletvekili olarak Meclis çalışmalarına da katılmaları gerektiğini dile getirdi.

– "Ana muhalefet partisi FETÖ duruşmalarını izlemiyor"

Ravza Kavakçı Kan, şehit ve gazi ailelerinin her türlü destek taleplerini yerine getirmek için teşkilatlarıyla ve devlet kurumlarıyla irtibat halinde olduklarını söyledi.

Yargılamaların başından beri diğer partilere de FETÖ davalarının duruşmalarına katılmaları yönünde çağrıda bulunduklarını belirten Kan, "Zaman zaman ağır eleştirilerde, davetlerde bulunduk. Ana muhalefet partisinden bir duruşma hariç maalesef hiçbirinde tek kişi görmedim. Bu AK Parti'ye yapılmış bir şey değildi, ama takip ve destek süreci yalnızca bizim sorumluluğumuz oldu. Biz her vesileyle yine davet ediyoruz." ifadelerini kullandı.

– "Hızlı ve adil yargılama"

Müdahil avukatı Zeynep Kola Çağış, takip ettiği bazı davalarda hakimlerin çok hızlı davrandığını, sanık avukatlarına yeteri kadar söz vermediğini belirterek, bunun Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde Türkiye için ileride sıkıntı yaratacağını söyledi.

Çağış, "Hız iyidir ama ceza yargılamasında adalet esastır. Bazı hakimler sanık avukatlarını duruşma salonundan atıyorlar. Bu bizim hukukumuz açısından da savunmanın kısıtlanması demektir." dedi.

Ravza Kavakcı Kan da Türkiye'deki sistemin hızlı ve adil olarak yürütüldüğünü belirterek, şu yanıtı verdi:

"Davalar arka arkaya görülüyor ve sanıklar savunma haklarını avukatlarıyla beraber sonuna kadar kullanıyorlar. Eksik bir şey varsa elimizden geleni yaparız. Seyirci sıfatıyla milletimiz, şehit ailelerimiz, gaziler ve gazi Meclisimiz adına adaletin tecellisine şahitlik etmeye çalışıyorum. Münferit vakalar olabilir. Bir üst mahkeme ve istinaf mahkemesi var, sistem işliyor."

Toplantıya, Hukukçular Derneği Genel Başkanı Cavit Tatlı ile 15 Temmuz darbe girişimi davalarını takip eden gazi ve şehit yakınlarının avukatları katıldı.